Ana içeriğe geç
Sözlük

ihtimal ile cümle

ihtimal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Bolo mi povedané, že nehryzú a je dosť možné, že ani vyletia. (Smiech)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Bylo mi řečeno, že nekoušou, a dost možná asi ani nevyletí. (smích)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Disseram-me que eles não mordem, podem até nem sair do frasco. (Risos)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...물지 않는 다고 알고 있어요. 그리고 뭐 사실, 유리병 밖으로 나올지 아닐지도 모르겠습니다. (웃음)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Mi dicono che non pungono, anzi potrebbero non uscire nemmeno dal barattolo.
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Mij is verteld dat ze niet bijten, sterker nog, ze verlaten misschien niet eens deze pot. (Lachen)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Mi s-a spus că nu mușcă. De fapt s-ar putea să nici nu iasă din borcan. (Râsete)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...On m'a dit qu'elles ne mordent pas, en fait, elles pourraient bien ne pas quitter ce pot. (Rires)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Podobno nie gryzą i mogą nawet nie opuścić słoika. (Śmiech)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...(Risas)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Saya diberitahu mereka tidak menggigit, bahkan mungkin tidak akan keluar. (Tertawa)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Tôi được biết rằng chúng không cắn, thực tế, chúng thậm chí sẽ không ra khỏi cái bình. (Tiếng cười)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Μου είπαν ότι δεν δαγκώνουν, στην πραγματικότητα μπορεί να μη βγουν καν έξω από το δοχείο. (Γέλια)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Казаха ми, че не хапят, всъщност те може дори да не излязат от буркана. (Смях)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Мені сказали, що вони не кусаються; насправді, вони навіть не змогли б залишити цієї банки. (Сміх)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Мне сказали, что они не кусают.
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...נאמר לי שהן לא עוקצות, יתכן שהן אפילו לא תעזובנה את הצנצנת. (צחוק)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...لقد أخبروني انها لا تعض ، في الواقع ، إنهم ربما لا يغادرون تلك الزجاجة حتى . (ضحك)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...(笑い) 様々の工夫をこらしたソリューションを集めてみました
Bana "San Francisco" dedi. Ona "Willie Brown'u tanıma ihtimalin var mı?" diye sordum.私は「もしかしてウィリー・ブラウンと知り合い?」 と言いました
Başarısız olma ihtimali oldukça yüksek, ama biz gerçekleştirmeye çalışmazsak hiçbir şekilde gerçekleşmeyecek.A kudarc esélyei igen magasak, azonban biztosan nem fog bekövetkezni, ha meg sem próbáljuk!
Başarısız olma ihtimali oldukça yüksek, ama biz gerçekleştirmeye çalışmazsak hiçbir şekilde gerçekleşmeyecek.De kansen op mislukking zijn erg hoog, maar het zal in ieder geval niet gebeuren als wij het niet proberen.
Başarısız olma ihtimali oldukça yüksek, ama biz gerçekleştirmeye çalışmazsak hiçbir şekilde gerçekleşmeyecek.실패의 가능성이 매우 큽니다. 하지만 우리의 노력없이 어떠한 변화도 일어나지 않을 것입니다.
Başarısız olma ihtimali oldukça yüksek, ama biz gerçekleştirmeye çalışmazsak hiçbir şekilde gerçekleşmeyecek.Le possibilità di fallire sono molto alte, ma di certo non succederà mai nulla se nemmeno ci proviamo.
Başarısız olma ihtimali oldukça yüksek, ama biz gerçekleştirmeye çalışmazsak hiçbir şekilde gerçekleşmeyecek.Le risque d'échec est très élévé, mais ceci ne peut se produire si nous n'essayons pas de le provoquer.
Başarısız olma ihtimali oldukça yüksek, ama biz gerçekleştirmeye çalışmazsak hiçbir şekilde gerçekleşmeyecek.Pravděpodobnost selhání je velmi vysoká, ale nic by se nestalo, kdybychom se o to nepokusili.
Başarısız olma ihtimali oldukça yüksek, ama biz gerçekleştirmeye çalışmazsak hiçbir şekilde gerçekleşmeyecek.Rủi ro thất bại rất cao, nhưng nhất định sẽ không xảy ra nếu chúng ta không cố làm nó xảy ra.
Başarısız olma ihtimali oldukça yüksek, ama biz gerçekleştirmeye çalışmazsak hiçbir şekilde gerçekleşmeyecek.Șansele unei nereușite sunt foarte mari, dar cu siguranță că nu se va întâmpla nimic dacă nu încercăm.
Başarısız olma ihtimali oldukça yüksek, ama biz gerçekleştirmeye çalışmazsak hiçbir şekilde gerçekleşmeyecek.Вірогідність невдачі дуже висока, але цього не трапиться, якщо ми цього не допустимо.
Başarısız olma ihtimali oldukça yüksek, ama biz gerçekleştirmeye çalışmazsak hiçbir şekilde gerçekleşmeyecek.Шансовете за провал са много високи, но със сигурност няма да се случи ако не се опитаме да го направим.
Başarısız olma ihtimali oldukça yüksek, ama biz gerçekleştirmeye çalışmazsak hiçbir şekilde gerçekleşmeyecek.Шансы на провал очень высоки, но абсолютно точно ничего не произойдет, если мы не попытаемся сделать это.
Başarısız olma ihtimali oldukça yüksek, ama biz gerçekleştirmeye çalışmazsak hiçbir şekilde gerçekleşmeyecek.הסיכויים לכשלון הם גבוהים מאוד, אך הדבר ללא ספק לא ייקרה אם לא ננסה לגרום לזה לקרות.
Başarısız olma ihtimali oldukça yüksek, ama biz gerçekleştirmeye çalışmazsak hiçbir şekilde gerçekleşmeyecek.ان فرص الفشل كبيرة جداً ولكنها لن تحصل ان لم نسمح لها بالحصول
Başarısız olma ihtimali oldukça yüksek, ama biz gerçekleştirmeye çalışmazsak hiçbir şekilde gerçekleşmeyecek.失敗を恐れて何もしなければ 成功の可能性など無いのです 外交官だった時と比べて
Başka bazı şeylerin virüs bulaşımı frekansını arttıyor olma ihtimali de var.Ar putea exista alţi factori acolo care fac ca transmiterea să aibă o frecvenţă mai mare
Başka bazı şeylerin virüs bulaşımı frekansını arttıyor olma ihtimali de var.Bisa jadi ada hal-hal lain yang membuat transmisi terjadi dengan frekuensi yang lebih tinggi.
Başka bazı şeylerin virüs bulaşımı frekansını arttıyor olma ihtimali de var.Det kan vara andra saker. som leder till ökad spridning.
Başka bazı şeylerin virüs bulaşımı frekansını arttıyor olma ihtimali de var.Đó có thể là một số yếu tố khiến cho đại dịch lan tràn nhanh hơn.
Başka bazı şeylerin virüs bulaşımı frekansını arttıyor olma ihtimali de var.Er zouden andere dingen kunnen zijn die transmissie in een hogere frequentie veroorzaken.
Başka bazı şeylerin virüs bulaşımı frekansını arttıyor olma ihtimali de var.Es könnte sein, dass es etwas anderes ist, weswegen die Übertragung häufiger vorkommt.
Başka bazı şeylerin virüs bulaşımı frekansını arttıyor olma ihtimali de var.Il y a peut-être d'autres facteurs qui font que la transmission se fasse dans des taux plus élevés.
Başka bazı şeylerin virüs bulaşımı frekansını arttıyor olma ihtimali de var.전염이 더 잘되게 만드는 또 다른 이유가 있을 수도 있습니다.
Başka bazı şeylerin virüs bulaşımı frekansını arttıyor olma ihtimali de var.Lahko, da so tu druge stvari, zaradi katerih se prenos zgodi z večjo frekvenco.
Başka bazı şeylerin virüs bulaşımı frekansını arttıyor olma ihtimali de var.Może jeszcze inne czynniki ułatwiające przenoszenie choroby.
Başka bazı şeylerin virüs bulaşımı frekansını arttıyor olma ihtimali de var.Môže to byť inými faktormi, ktoré spôsobujú zvýšenú frekvenciu prenosu.
Başka bazı şeylerin virüs bulaşımı frekansını arttıyor olma ihtimali de var.Můžou existovat jiné faktory, které způsobují vyšší frekvenci přenosu.
Başka bazı şeylerin virüs bulaşımı frekansını arttıyor olma ihtimali de var.Pode ser que seja outra coisa que faça a transmissão ocorrer com uma maior frequência.
Başka bazı şeylerin virüs bulaşımı frekansını arttıyor olma ihtimali de var.Podría ser que hay otras cosas que hace que la transmisión ocurra con mayor frecuencia.
Başka bazı şeylerin virüs bulaşımı frekansını arttıyor olma ihtimali de var.Può essere che ci siano altre cose che fanno si che la trasmissione avvenga più frequentemente.
Başka bazı şeylerin virüs bulaşımı frekansını arttıyor olma ihtimali de var.Saattaa olla vielä muitakin tekijöitä, jotka vaikuttavat tartuntojen esiintyvyyteen.
Başka bazı şeylerin virüs bulaşımı frekansını arttıyor olma ihtimali de var.Θα μπορούσαν να είναι άλλοι παράγοντες που προκαλούν διάδοση με μεγαλύτερη συχνότητα.
Başka bazı şeylerin virüs bulaşımı frekansını arttıyor olma ihtimali de var.Возможно, также существуют другие причины, делающие передачу вируса более частой.
Başka bazı şeylerin virüs bulaşımı frekansını arttıyor olma ihtimali de var.Може да има и други неща, които причиняват повишаване честотата на разпространение.
Başka bazı şeylerin virüs bulaşımı frekansını arttıyor olma ihtimali de var.Можливо, також існують інші причини, які збільшують частоту передачі вірусу.
Başka bazı şeylerin virüs bulaşımı frekansını arttıyor olma ihtimali de var.יכול להיות שישנם גורמים אחרים שמובילים להדבקה בתדירות גבוהה.
Başka bazı şeylerin virüs bulaşımı frekansını arttıyor olma ihtimali de var.وقد توجد أشياء أخرى تزيد من نسبة انتقال الفيروس
Başka bazı şeylerin virüs bulaşımı frekansını arttıyor olma ihtimali de var.高い頻度で伝染を生じさせるのは 結局のところ、健康な人が異性とのセックスを行っている限り
Başka karşılaşma ihtimali de o yere gittiğimdedirAltă întâlnire pur incidentală a fost când am mers într-un loc
Başka karşılaşma ihtimali de o yere gittiğimdedirAz is csak véletlen volt, hogy elmentem valahova
Başka karşılaşma ihtimali de o yere gittiğimdedirEen andere toevalligheid, gebeurde toen ik naar een plek ging
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod