Kapanma ihtimali ile karşı karşıya kalan UFC, öde-izle sınırlarının dışına çıktı ve televizyona adım attı.Десислава изненада всички със смелия си ход и направи собствена телевизия.
Bir ihtimale göre MÖ 29 yılı kış aylarında hastalıktan ölmüştür. erişildi.Вероятно е убит през зимата на 29 г. пр. Хр.
Üç olasılık içinde en karmaşık olan yol bu olduğu için, gerçekleşme ihtimali en zayıf olandır.Ако сравним трите процеса, транслацията ще се окаже най-сложния от тях.
Bunun gerçekleşme ihtimali yok.Няма шанс това да се осъществи.
Büyük ihtimalle bu, bunu kendi kendime yapabileceğim, son gün."Ovo je vjerojatno posljednji dan kad ću to moći sam učiniti."
Empati gösteriminin eksikliği büyük ihtimalle Asperger sendromunun en önemli fonksiyon bozukluğudur.Nedostatak empatije vjerojatno je najdisfunkcionalniji aspekt AS-a.
Halen işler durumdaki tanklar, en iyi ihtimalle sabit top olarak kullanılabilmektedir.Tenkovi koji su još bili upotrebljivi, mogli su u najboljem slučaju biti korišteni samo kao topovi.
İletişim hızlanınca savaşta başarı kazanma ihtimali yükselir.Budi optimističan - šanse za uspjeh će se povećavati!
İsmi büyük ihtimalle Quechua dilinden gelir.Riječ puma dolazi iz Quechua jezika.
Bu papalık strateji ve politikasının değişmesi ihtimalini ortaya çıkardı.Stjepan Radić je promijenio i strategiju i taktiku.
2036: 19 Nisan 2036'da 99942 Apofis isimli meteor 1/250.000 ihtimal dünyaya çarpacak.13. travnja - Asteroid 99942 Apophis će proći pokraj Zemlje na udaljenosti od 30.000 kilometara.
Beyaz kaplanlar çok büyük bir ihtimalle bengal kaplanlarından çıkmaktadır.Bijeli tigrovi su obojene varijante bengalskog tigra.
Hareketler çok büyük bir ihtimalle halen de devam etmektedirler.S vysokou pravdepodobnosťou sa začne konanie.
Jüpiter'den en az 6,38 kat daha fazla kütleye sahiptir ve bir gaz devi olması ihtimali yüksektir.V každom prípade by Jupiter potreboval byť aspoň 80× hmotnejší, aby sa mohol stať hviezdou.
Gövdenin ince tutulması helikopterin isabet alma ihtimalini azaltacaktı.Pri nehode mohlo byť núdzovo odrezané lano.
"Annabel Lee" büyük ihtimalle Mayıs 1849'da yazıldı.FitzRoyova správa bola nakoniec publikovaná v máji 1839.
Akvaryumdan kaçma ihtimaline karşılık bulunduğu akvaryumun kapağının kapalı olması gerekmektedir.Vodná priekopa, ktorá mala obklopovať citadelu, zostala nedokončená.
Olası iki ihtimale göre, bu beyaz renkler forma kollarında yer alıyordu.Nápadné sú dva biele pásy v krídlach.
"Bir ihtimal uğruna".Je "príležitostná".
Fakat bu ihtimal oldukça düşüktür.Pravdepodobnosť takéhoto javu je však veľmi nízka.
Ermeni saldırısı ihtimali her geçen gün artmaktaydı.Útoky janičiarov sa opakovali každý deň.
Antik Mezopotamyalı kadınlar, büyük ihtimalle ruju icat eden ve kullanan ilk kişilerdi.Ženske v starodavni Mezopotamiji so bile najverjetneje prve, ki so izumile in uporabljale rdečilo za ustnice.
İlk g-bloğu elementinin atom numarası büyük ihtimalle 121 ve sistematik ismi unbiyunyum]].Prvi element iz bloka g bi imel najbrž atomsko število 121 in sistematično ime unbiunij.
Paradoksların ve olası çözümlerinin ihtimali sık sık düşünülmektedir.Večkrat se obravnava verjetnost paradoksov in njihove možne rešitve.
Yine de kurtarılma ihtimali vardır.Obstaja verjetnost okrevanja.
Dünyada bunu başaran büyük ihtimalle tek insandı.Morda je edini tak še ohranjen na svetu.
Lejyonun arması bir ihtimale göre aslandır.Njen emblem je bil verjetno lev.
Priscus büyük bir ihtimalle Philip'ten daha yaşlıydı.Možno je, da je bil Ignatius mnogo starejši od nje.
Büyük ihtimalle varlıklı bir aileye mensuptu ve açıkça iyi eğitim gördüğü anlaşılmaktadır.Izhajal je iz ugledne in bogate družine, kar mu je omogočilo dobro izobrazbo.
İki ihtimalde de şehirdeki insanların ölüm fermanının imzalanmasının bu olay sonucu olduğu biliniyor.Marie pa na tem mestu tudi dopušča možnost, da je resnični vzrok smrti teh treh civilistov njihova usmrtitev.
Büyük ihtimalle bu sembolizm ve ibadet ilhamı bizzat Romalılar tarafından yapılmıştır.Neologizme in oblike knjige je verjetno Küzmič sam naredil.
2036: 19 Nisan 2036'da 99942 Apofis isimli meteor 1/250.000 ihtimal dünyaya çarpacak.1. januar asteroid 99942 Apophis bi lahko trčil v Zemljo
Üç olasılık içinde en karmaşık olan yol bu olduğu için, gerçekleşme ihtimali en zayıf olandır.Če uresničimo vse tri ljubezni, bo smrt mogoče manj strašna.
Eğer dışkı kanlı ise, sebebinin bakteri olma ihtimali virüs olma ihtimalinden fazladır.Če gre za kri v blatu, so vzrok manj verjetno virusi in verjetneje bakterije.
Ortaya çıkan bu kısımda, hapishane hücreleri, birçok büyük oda, büyük bir ihtimal türbe bulunmuştur.Arheologi so na tem mestu odkrili zaporniške celice, mnogo velikih sob in mogočih grobov.
Yine de kurtarılma ihtimali vardır.Viltis gali išlaisvinti.
Büyük ihtimalle Clement'in buralara gömüldüğü düşünülmektedir.Buvo manoma, kad ten Aka Larencija buvo palaidota..
Ancak, değişim geçirme ihtimali bellidir.Galiausiai mainai jau bus negalimi.
Büyük ihtimalle varlıklı bir aileye mensuptu ve açıkça iyi eğitim gördüğü anlaşılmaktadır.Jis buvo kilęs iš palyginti turtingos šeimos, taigi gerai išsilavinęs.
Bu da sonunda büyük ihtimal hırpalanacağı yanlış anlamalara yol açmaktadır.Galiausiai suabejoja, ar tai jam iš tiesų atneš laimę.
Dönen tek kısım motorun içindedir ve büyük ihtimalle dışarıdan görünmez.Įtaisyta mašinos viduje, iš išorės nematoma.
Büyük ihtimalle İngiltere'de o dönemde yaygın bir hastalık olan terleme hastalığından ölmüştür.Tikėtina, kad ji mirė tuo metu siautusios epidemijos metu.
İki durumda da birden fazla sonuç ihtimali vardır.Järelikult saadakse mõlemal juhul väljundis kõrge potentsiaal.
Film büyük ihtimalle kayboldu.Film on kaotsi läinud.
Çocuklar ve yaşlıların ölme ihtimali daha yüksektir.Ohustatud on jällegi lapsed ja vanurid.
Bu yüzden kazanma ihtimali de daha yüksektir.Jälle tekib küsimus võidu tõenäosusest.
"Bir ihtimal uğruna".Antagu vaid võimalus."
1994’teki bu adli vaka sahte anıların oluşması ihtimalinin aydınlatılmasında çok büyük bir rol oynamıştır.See 1994. aasta otsus mängis suurt rolli valemälestuste esinemisele tähelepanu juhtimises.
Öğrenilen adların da yanlış olma ihtimali vardır.See mida teatakse, ei saa olla väär.
0 adımda ise tek ihtimal sıfırda kalacaktır.Sellisel juhul tekib tühjale poolele 0.
Bir ihtimalle de Sauron’un tek hizmetkârı pozisyonunda olmaktan korkuyordu.Ainsana saigi Sauron oma täieliku võimu alla inimesed.
Yol sözcüğü ile de aynı kökten gelme ihtimali vardır.Sealt edasi läheb samas suunas Ropka tee.
Böyle bir çift yüzük bulma ihtimali 10.000 'de 1’dir.Tõenäosus saada 21 punkti on umbes üks kümne vastu.)
0.9 ihtimalle kanser isem kanseri buluyor.Cela me donne 0.9 de chance d'obtenir un résultat positif si j'ai le cancer.
0.9 ihtimalle kanser isem kanseri buluyor.Meine Chance, Krebs zu erkennen, vorausgesetzt ich habe Krebs, beträgt damit 0,9.
0.9 ihtimalle kanser isem kanseri buluyor.Mi dà 0,9 probabilità di rilevare il cancro, quando ho il cancro.
0.9 ihtimalle kanser isem kanseri buluyor.Pravděpodobnost detekování rakoviny, pokud jí opravdu mám, je 0,9.
0.9 ihtimalle kanser isem kanseri buluyor.Šanca na pozitívny výsledok je 0.9 za predpokladu, že rakovinu máme.
0.9 ihtimalle kanser isem kanseri buluyor.Также есть вероятность в 0.9 выявления рака при его наличии.
0.9 ihtimalle kanser isem kanseri buluyor.ונותנת סיכוי של 0.9 לגילוי סרטן כאשר יש לי סרטן.