ihtişam ile cümle
ihtişam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Pelerinin sahibinin ihtişamını yansıtma içgüdüsüyle işlendiğini görüyoruz. .Można odczuć, że przemawia się do dostojności władcy.
Pelerinin sahibinin ihtişamını yansıtma içgüdüsüyle işlendiğini görüyoruz. .Was wiederum klar für die Erhabenheit des Besitzers spricht.
Pelerinin sahibinin ihtişamını yansıtma içgüdüsüyle işlendiğini görüyoruz. .يوجد إدراك واضح هنا للتحدث إلى أعضاء الجمعية المالكين
Şimdi, buradaki ihtişamı anlamak için, bu şehirde herkes için hangi nimetler yaratıldığına bakınız.Acum, intelege grandoarea acestui moment si ce binecuvantare reprezinta acest oras pentru noi toti.
Şimdi, buradaki ihtişamı anlamak için, bu şehirde herkes için hangi nimetler yaratıldığına bakınız.Értsd meg ennek a pillanatnak a nagyszerűségét és az áldást, amit ez a város jelent mindannyiunknak.
Şimdi, buradaki ihtişamı anlamak için, bu şehirde herkes için hangi nimetler yaratıldığına bakınız.Jetzt begreifen wir auch die Großartigkeit dieses Momentes und den Segen, den diese Stadt für alle bedeutet.
Şimdi, buradaki ihtişamı anlamak için, bu şehirde herkes için hangi nimetler yaratıldığına bakınız.Maintenant, comprenons la grandeur de ce moment et la bénédiction que cette cité représente pour nous.
Şimdi, buradaki ihtişamı anlamak için, bu şehirde herkes için hangi nimetler yaratıldığına bakınız.Ora, comprendiamo la grandiosità di questo momento. e la benedizione che è questa città per tutti. André,
Şimdi, buradaki ihtişamı anlamak için, bu şehirde herkes için hangi nimetler yaratıldığına bakınız.Pochopte nyní velkolepost tohoto okamžiku. a požehnání, které toto město všem přináší.
Şimdi, buradaki ihtişamı anlamak için, bu şehirde herkes için hangi nimetler yaratıldığına bakınız.Teraz rozumiecie wyniosłość tej chwili i błogosławieństwo, jakim jest to miasto dla każdego.
Şimdi, buradaki ihtişamı anlamak için, bu şehirde herkes için hangi nimetler yaratıldığına bakınız.Τώρα, καταλάβετε το μεγαλείο αυτής της στιγμής και την ευλογία που αυτή η πόλη αποτελεί γιά όλους.
Şimdi, buradaki ihtişamı anlamak için, bu şehirde herkes için hangi nimetler yaratıldığına bakınız.Теперь осознайте величие этого момента и благословение для всех в этом городе
Size önce kısaca tarihinden bahsedip sonra her çocuğun en gözde oyuncağının ihtişamlı geleceğini anlatacağım.Jeg vil give jer en kort historie, og fortælle jer om den storslåede fremtid for ethvert barns favoritlegetøj.
Size önce kısaca tarihinden bahsedip sonra her çocuğun en gözde oyuncağının ihtişamlı geleceğini anlatacağım.이제 여러분께 연에 대한 간단한 역사에 대해 말씀드리고, 모든 아이들이 가장 좋아하는 장남감의 장대한 미래에 대해 말씀드리겠습니다.
Size önce kısaca tarihinden bahsedip sonra her çocuğun en gözde oyuncağının ihtişamlı geleceğini anlatacağım.Rövid történeti bemutatást tartok, majd pedig minden gyermek kedvenc játékának nagyszerű jövőjét vázolom.
Size önce kısaca tarihinden bahsedip sonra her çocuğun en gözde oyuncağının ihtişamlı geleceğini anlatacağım.Vliegers. Een korte geschiedenis, en de geweldige toekomst van het favoriete speelgoed van elk kind.
Size önce kısaca tarihinden bahsedip sonra her çocuğun en gözde oyuncağının ihtişamlı geleceğini anlatacağım.Vou contar uma breve história, e falar do magnífico futuro do brinquedo favorito de qualquer criança.
Size önce kısaca tarihinden bahsedip sonra her çocuğun en gözde oyuncağının ihtişamlı geleceğini anlatacağım.Расскажу вкратце об истории змеев и о прекрасном будущем этой любимой каждым ребёнком игрушки.
Size önce kısaca tarihinden bahsedip sonra her çocuğun en gözde oyuncağının ihtişamlı geleceğini anlatacağım.Ще ви представя кратка история и ще ви разкажа за великолепното бъдеще на любимата играчка на всяко дете.
Size önce kısaca tarihinden bahsedip sonra her çocuğun en gözde oyuncağının ihtişamlı geleceğini anlatacağım.Я трохи розповім вам про історію та прекрасне майбутнє цієї популярної дитячої забавки.
Size önce kısaca tarihinden bahsedip sonra her çocuğun en gözde oyuncağının ihtişamlı geleceğini anlatacağım.עפיפונים - אציג בפניכם היסטוריה קצרה ואספר לכם על העתיד המזהיר של הצעצוע החביב על כל ילד.
Size önce kısaca tarihinden bahsedip sonra her çocuğun en gözde oyuncağının ihtişamlı geleceğini anlatacağım.,سأقدم لمحة تاريخية عن الطائرات الورقية وسأخبركم عن المستقبل الرائع ،للعبة المفضلة لكل طفل
Size önce kısaca tarihinden bahsedip sonra her çocuğun en gözde oyuncağının ihtişamlı geleceğini anlatacağım.子どものお気に入りのおもちゃの 壮大な未来をお話ししましょう 凧は1000年以上の歴史を持ち
Tüm bu ihtişama karşın, başlangıç son derece hayal kırıcıydı.A dispetto di tanto splendore, l'inizio si rivelò estremamente frustrante.
Tüm bu ihtişama karşın, başlangıç son derece hayal kırıcıydı.A pesar de todo este esplendor el principio fue muy frustrante.
Tüm bu ihtişama karşın, başlangıç son derece hayal kırıcıydı.En dépit de toute cette splendeur, les débuts se sont avérés extrêmement frustrants.
Tüm bu ihtişama karşın, başlangıç son derece hayal kırıcıydı.În ciuda acestei splendori, începutul a fost extrem de frustrant.
Tüm bu ihtişama karşın, başlangıç son derece hayal kırıcıydı.이런 놀라움을 만나기 위한 시작은 매우 좌절스러웠습니다.
Tüm bu ihtişama karşın, başlangıç son derece hayal kırıcıydı.Mặc dù có rất nhiều điều tuyệt diệu như vậy, chặng đầu của chuyến đi lại rất khó khăn
Tüm bu ihtişama karşın, başlangıç son derece hayal kırıcıydı.Ondanks al deze pracht, was het begin zeer frustrerend.
Tüm bu ihtişama karşın, başlangıç son derece hayal kırıcıydı.Pomimo całej tej świetności, początki były szalenie frustrujące.
Tüm bu ihtişama karşın, başlangıç son derece hayal kırıcıydı.Terlepas dari semua hal luar biasa ini, permulaannya sangat membuat frustasi.
Tüm bu ihtişama karşın, başlangıç son derece hayal kırıcıydı.Trotz all dieser Pracht war der Anfang überaus frustrierend.
Tüm bu ihtişama karşın, başlangıç son derece hayal kırıcıydı.Въпреки цялото това великолепие, началото беше изключително обезсърчаващо.
Tüm bu ihtişama karşın, başlangıç son derece hayal kırıcıydı.Но не смотря на все это великолепие, начало было очень трудным, полным разочарований.
Tüm bu ihtişama karşın, başlangıç son derece hayal kırıcıydı.למרות כל ההדר הזה, ההתחלה היתה מאד מתסכלת.
Tüm bu ihtişama karşın, başlangıç son derece hayal kırıcıydı.وعلى الرغم من كل هذه الروعة .. لقد كانت البداية مرهقةٌ جداً ..
Tüm bu ihtişama karşın, başlangıç son derece hayal kırıcıydı.初めの頃は 非常にイライラさせられました 小さな障害物
Ve bu büyük ihtişamı kocaman bir domuzla paylaşıyorlar.1匹の大きな豚もいました ダイ マンジュが6年生の時に両親が言いました
Ve bu büyük ihtişamı kocaman bir domuzla paylaşıyorlar.A všechen ten přepych sdílejí s jedním opravdu velkým prasetem.
Ve bu büyük ihtişamı kocaman bir domuzla paylaşıyorlar.Dan mereka berbagi kemegahan tersebut dengan seekor babi yang sangat besar.
Ve bu büyük ihtişamı kocaman bir domuzla paylaşıyorlar.E condividevano questo grande splendore con un enorme maiale.
Ve bu büyük ihtişamı kocaman bir domuzla paylaşıyorlar.En ze delen deze grote weelde met een heel dik varken.
Ve bu büyük ihtişamı kocaman bir domuzla paylaşıyorlar.Et ils partagent cette grande splendeur avec un très grand cochon.
Ve bu büyük ihtişamı kocaman bir domuzla paylaşıyorlar.Ezt a luxust még megosztják egy jó nagy disznóval.
Ve bu büyük ihtişamı kocaman bir domuzla paylaşıyorlar.In to sijajno razkošje si delijo z zelo velikim prašičem.
Ve bu büyük ihtişamı kocaman bir domuzla paylaşıyorlar.I te luksusy dzielą z ogromną świnią.
Ve bu büyük ihtişamı kocaman bir domuzla paylaşıyorlar.그들은 이 대단한 "화려함"을 매우 큰 돼지와 공유하고 있습니다.
Ve bu büyük ihtişamı kocaman bir domuzla paylaşıyorlar.Şi împărtăşesc această profundă splendoare cu un porc foarte mare.
Ve bu büyük ihtişamı kocaman bir domuzla paylaşıyorlar.Und sie teilen dieses großartige Anwesen mit einem sehr großen Schwein.
Ve bu büyük ihtişamı kocaman bir domuzla paylaşıyorlar.Và họ chia sẻ sự "sung túc" này với 1 con heo rất lớn
Ve bu büyük ihtişamı kocaman bir domuzla paylaşıyorlar.Και μοιράζονται αυτό το μεγάλο θέλγητρο με ένα πολύ μεγάλο γουρούνι.
Ve bu büyük ihtişamı kocaman bir domuzla paylaşıyorlar.И разделяют всю эту неимоверную роскошь с очень большой свиньёй.
Ve bu büyük ihtişamı kocaman bir domuzla paylaşıyorlar.И те споделят този разкош с едно много голямо прасе.
Ve bu büyük ihtişamı kocaman bir domuzla paylaşıyorlar.והם חולקים את הפאר הרב הזה עם חזיר גדול מאוד.
Ve bu büyük ihtişamı kocaman bir domuzla paylaşıyorlar.وهم يشاركون هذا كله مع خنزير كبير.
Ve eğer şehrin ve kömür... ...madenciliğinin o eski ihtişamına bağlı... ...biri varsa... ...O,Judy'dir.A pokud by někdo měl lpět na bývalou slávu místní uhelné historie a města, měla by to být Judy.
Ve eğer şehrin ve kömür... ...madenciliğinin o eski ihtişamına bağlı... ...biri varsa... ...O,Judy'dir.만약 마을의 누군가가 과거 탄광 역사의 영광을 고수해야 한다면,
Ve eğer şehrin ve kömür... ...madenciliğinin o eski ihtişamına bağlı... ...biri varsa... ...O,Judy'dir.Và nếu ai đó rất đỗi tự hào về lịch sử của ngành khai thác than và của thành phố, thì đó hẳn phải là Judy.
Ve eğer şehrin ve kömür... ...madenciliğinin o eski ihtişamına bağlı... ...biri varsa... ...O,Judy'dir.שגרים בעיר בשם ווייטוויל שבוירג'יניה המערבית. ואם מישהו אמור להיצמד לתהילת העבר של כורי הפחם,