HTML5, eski tarayıcıların yeni HTML5 yapılarını güvenli bir şekilde ihmal edebileceği şekilde tasarlanmıştır.HTML5は、古いブラウザが新しいHTML5の構造を安全に無視することが出来るように設計されている。
Sonuç olarak, bir noktadaki yük dalgalanması uzak mesafelerde ihmal edilebilir değildir.結果として、各点における電荷変動が大きな距離を隔てても無視できない影響を及ぼす。
(İyi bir planlamada bu sonuncu terim ihmal edilecek kadar küçük olabilir.)(十分狭い場合は縮尺の変化を無視できる)。
Öğretmen olan annesinden Farsça öğrenmeyi de ihmal etmedi.祖父の教えでカツアゲはしない。
Karısı ve iki çocuğunu fazlasıyla ihmal etmektedir.二人の娘やその子供たちに対してはほとんど甘く見ている。
Pek çok uygulamada faz ihmal edilir.多くの応用において重要。
Diğer tabancalar gibi ihmale gelmez.他の武器と違いパワーアップはできない。
Günlük konuşmada ve yazıda bu hareke sistemi çoğunlukla ihmal edilir.関連した会話と筆記において、この助詞はよく省略される。
Mikhail, karısı olmaya devam etti ama gene ihmal edildi.彼女自身はミカエルは忘れていたと思っていたが、彼もまた憶えていた。
HTML5, eski tarayıcıların yeni HTML5 yapılarını güvenli bir şekilde ihmal edebileceği şekilde tasarlanmıştır.HTML5在设计时保证旧的浏览器能够安全地忽略掉新的HTML5代码。
Bu zamandan sonra yapı birbirini izleyen ihmale katlandı.自此之後,它每一次的回歸都被觀測到。
Ihmal edilmediği viskozite için akımları için viskoz akışlar denir.在他號稱毫無疏忽的過程中。
Büyük mesafelerde bu oblateness etkisi ihmal edilebilir hale gelir.这种意义下外延性可能会失败。
Kimi zaman alt dudağın altına da bir takı takmayı ihmal etmezlerdi.未於節目中公佈參賽者排名,因此欄位空白。
Uzun yıllar ihmal edilip köhneledikten sonra yenileştirilmiştir.顧綽被騙後後悔了幾天。
Bu hastalık bir solucan enfeksiyonu türü olup ihmal edilen tropik hastalıklardandır.人类囊虫病历史悠久,是被忽略的热带疾病之一。
Bu noktadan ,işçiler tüm 10 şeridin de uygulanmasını asla ihmal etmediler.此后十次被征辟为官,皆不应命。
Eğer C 1 >> C 2 {\displaystyle C_{1}>>C_{2}} ise, C 2 {\displaystyle C_{2}} ihmal edilebilir.如果 c 1 > 0 {\displaystyle c_{1}>0} 且 c 2 < 0 {\displaystyle c_{2}<0} ,则 B {\displaystyle B} 是不定的。
Bu zamandan sonra yapı birbirini izleyen ihmale katlandı.그러나 그 이후 등판시마다 실점하는 모습을 보였다.
Çok geçmeden zorunlu öğrenimini ihmal etmeye başlamıştır.진시황이 통일을 한 이후 묵가 학파는 급격히 소멸했다.
HTML5, eski tarayıcıların yeni HTML5 yapılarını güvenli bir şekilde ihmal edebileceği şekilde tasarlanmıştır.한편 HTML5은 구조적으로 SGML과 호환될 수 없다.
Diğer tabancalar gibi ihmale gelmez.그 이외의 무기는 전작과 같다.
V 0 {\displaystyle V_{0}} çok küçüktür ve ihmal edilebilir.초기값 X 0 {\displaystyle X_{0}} 은 0보다 크거나 같고 나눔수보다 작아야 한다.
Oğlu küçük yaşta ölmüş olabilir ve bu yüzden de tarihçiler tarafından ihmal edilmiştir.אולי מת בילדותו ולכן אינו נזכר יותר.
HTML5, eski tarayıcıların yeni HTML5 yapılarını güvenli bir şekilde ihmal edebileceği şekilde tasarlanmıştır.למרות זאת, HTML5 עוצב כך שתהיה תאימות לאחור בעיבוד הגרסאות הנפוצות הקודמות של HTML.
Karısı ve iki çocuğunu fazlasıyla ihmal etmektedir.שפטל שכל בשואה את אשתו ושני ילדיו.
Diğer tabancalar gibi ihmale gelmez.אין ניצרה כמו באקדחים רבים אחרים.
Bu aşırı müzik tutkusu yüzünden derslerini ihmal ediyordu ve birkaç kez okuldan uzaklaştırıldı.הם נענשו בעונשים פיזיים כשלא מילאו את המטלות שלהם לשביעות רצון הדודה ונעדרו פעמים רבות מבית הספר.
Bunun yanı sıra avcılık ve balıkçılık da ihmal edilmemiştir.מתקיימת גם מידה לא מבוטלת של ציד ודיג.
HTML5, eski tarayıcıların yeni HTML5 yapılarını güvenli bir şekilde ihmal edebileceği şekilde tasarlanmıştır.HTML5 е проектиран така, че старите браузъри да могат да игнорират новите HTML5 конструкции.
Günlük konuşmada ve yazıda bu hareke sistemi çoğunlukla ihmal edilir.Във всекидневната реч и популярните книги терминът е много често срещан.
Guy, ya yastıkla boğularak ya da yalnızca ihmal ve kötü bakım nedeniyle eceliyle 928 yılında öldü.Умира през 429 пр.н.е., изтощен от работа и грижи или от чума.
Bu hastalık bir solucan enfeksiyonu türü olup ihmal edilen tropik hastalıklardandır.То принадлежи към група заболявания, познати като неглижирани тропически болести.
Bu aşırı müzik tutkusu yüzünden derslerini ihmal ediyordu ve birkaç kez okuldan uzaklaştırıldı.Имал е проблем с поведението и на няколко пъти бил отстранен от училище.
Trablus her konuda ihmal edildi.Травис не е споменат в епизодите.
Bu sırada evini ve ailesini ihmal etmeye, eve geç ve içkili gelmeye başladı.Помага на старицата да влезе вътре и да си отдъхне и да пие вода.
Fakat bu kütle oldukça az olduğundan ihmal edilir.Качеството на този прибор се оценява като доста ниско.
Kısaca bu hiçbir zaman ihmal edilmeyecek bir araştırma konusudur.To je tajna koju nikad neću otkriti.
Koşulların, n çok büyük değilken önemli hale gelmesi ihmal edilir.Točnija vrijednost mase dobiva se ako period P nije predug.
Bu noktadan sonra işini de ihmal etmeye başlar ve kendisinde titremeler, düşünme yetersizliği baş gösterir.Prvi put u životu izostaje s posla, a čak se usudi i lagati.
Bazı akım alanlarında, viskoz etkileri çok küçük ve çözümleri viskoz etkilerinin hesapta ihmal edebilir.V niektorým prúdových poliach sú vplyvy viskozity veľmi malé a riešenia výpočtov ich môžu zanedbávať.
Ancak sönümlenme süresinin ihmal edilebilir olması yeterli sayılır.Je otázne, či bol dostatok času na evakuáciu.
Bunun yanı sıra avcılık ve balıkçılık da ihmal edilmemiştir.Poľovníctvo a rybárstvo je povolené bez obmedzenia.
Uzun yıllar ihmal edilip köhneledikten sonra yenileştirilmiştir.Jeho ostatky však boli po niekoľkých rokoch exhumované a spálené.
Çok geçmeden zorunlu öğrenimini ihmal etmeye başlamıştır.Zelo kmalu je začel zanemarjati svoj študij.
Jolie yardımcı rolde Wilson'ın ihmal edilmiş karısı Margaret Russels'ı oynadı.Angelina Jolie je odigrala stransko vlogo Margaret Russell, Wilsonove zanemarjene žene.
Kendine aşırı bir güven duyan İmparator önden bir keşif birliği göndermeyi ihmal etti.Še vedno pretirano samozavestnemu cesarju se ni zdelo potrebno, da bi pred glavnino vojske poslal izvidnico.
Bu aşırı müzik tutkusu yüzünden derslerini ihmal ediyordu ve birkaç kez okuldan uzaklaştırıldı.S posvečanjem glasbi pa je zanemarjal svoje šolske obveznosti in pogosto izostajal od pouka.
İlkbahar ve sonbahar sürümleri ihmal edilmemelidir.Na Cvetno nedeljo in velikonočno tridnevje se ne smejo pojavljati v javnosti.
Bugün başıboş bırakılmış bu bina ihmalsizlik ve vandalizmden nasibini almaktadır.Zaradi svoje odprte narave je dovzetna za netočnosti in vandalizem.
Bu hastalık, ihmal edilen tropik hastalık olarak sınıflandırılmaktadır. ^ "Schistosomiasis (bilharzia)".Ši liga priskiriama prie apleistų atogrąžų ligų. „Schistosomiasis (bilharzia)“.
Kuşkusuz en büyük siyasî patlama, Kosovalı Sırpların Komünist Belgrad yönetimince ihmal edilmeleriydi.Turbūt didžiausias Kosovo serbų skundas buvo dėl komunistų valdžios aplaidumo Belgrade.
Ancak anlaşılma noktasında yöntem ve formülize etme çabasını ihmal etmiştir.Priežastį ir tikslą jis sutapatino su forma.
Bunun yanı sıra avcılık ve balıkçılık da ihmal edilmemiştir.Žuvys taip pat buvo medžiojamos, o ne žvejojamos.
Oybirliğiyle alınmış bir karar ardından, Isabella’nın Holly Romano’ya karşı ihmalkar olduğu beyan edilmiştir.Peaaegu ühehäälse otsusega leiti, et Isabella oli Holly Ramona suhtes hooletu olnud.
HTML5, eski tarayıcıların yeni HTML5 yapılarını güvenli bir şekilde ihmal edebileceği şekilde tasarlanmıştır.HTML5 on kujundatud nii, et vanemad HTML 4 brauserid võivad ohutult uusi HTML5 konstruktsioone eirata.
"Afrika'yla ilgili karanlıkta kalan tek şey, onu ihmal edişimizdir." diyen, coğrafyacı George Kimble'ydi.Bol to geograf George Kimble, ktorý povedal, že "Na Afrike je temná iba naša neznalosť o nej".
"Afrika'yla ilgili karanlıkta kalan tek şey, onu ihmal edişimizdir." diyen, coğrafyacı George Kimble'ydi.Fu George Kimble, il geografo, a dire che "L'unica cosa nera dell'Africa è la nostra ignoranza su di essa".
"Afrika'yla ilgili karanlıkta kalan tek şey, onu ihmal edişimizdir." diyen, coğrafyacı George Kimble'ydi.Geograful George Kimble a spus că "singurul lucru întunecat din Africa este ignoranța noastră."
"Afrika'yla ilgili karanlıkta kalan tek şey, onu ihmal edişimizdir." diyen, coğrafyacı George Kimble'ydi.George Kimble, geograf, powiedział: "Jedyną ciemną rzeczą w Afryce jest nasza ignorancja".