Ana içeriğe geç
Sözlük

ihanet ile cümle

ihanet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
"Her nesil göreceli bilinmezlikten uzaklaşmalı, vazifesini keşfetmeli ve ona uymalı veya ona ihanet etmeli.""Cada generación debe, de la relativa oscuridad, descubrir su misión y satisfacerla o traicionarla".
"Her nesil göreceli bilinmezlikten uzaklaşmalı, vazifesini keşfetmeli ve ona uymalı veya ona ihanet etmeli."자신들의 사명을 발견하고 그 사명을 실천하거나 또는 거부해야 한다."
"Her nesil göreceli bilinmezlikten uzaklaşmalı, vazifesini keşfetmeli ve ona uymalı veya ona ihanet etmeli."נדרש לגלות באפלה יחסית, מהי משימתו, ולמלאה או לבגוד בה."
"Her nesil göreceli bilinmezlikten uzaklaşmalı, vazifesini keşfetmeli ve ona uymalı veya ona ihanet etmeli."بعيداً عن الغموض النسبي، إكتشاف رسالته، وتحقيقها أو خيانتها."
"Her nesil göreceli bilinmezlikten uzaklaşmalı, vazifesini keşfetmeli ve ona uymalı veya ona ihanet etmeli."使命を見出さねばならぬ そしてその使命を果たすか それに背くかだ」 私達の使命は何でしょう 何をする必要が
Hyperides kendini ihanet suçlaması ile mahkemede buldu.En Hyperides stond terecht wegens verraad.
Hyperides kendini ihanet suçlaması ile mahkemede buldu.Hipérides viu-se julgado por traição.
Hyperides kendini ihanet suçlaması ile mahkemede buldu.Hüperidész pedig a törvényszék előtt találta magát árulás vádjával.
Hyperides kendini ihanet suçlaması ile mahkemede buldu.Hypereides blev retsforfulgt for forræderi.
Hyperides kendini ihanet suçlaması ile mahkemede buldu.Hypéride a été jugé pour trahison.
Hyperides kendini ihanet suçlaması ile mahkemede buldu.Hyperides fand sich in einem Verfahren wegen Verrates wieder.
Hyperides kendini ihanet suçlaması ile mahkemede buldu.Hyperides se ocitl u soudu kvůli vlastizradě.
Hyperides kendini ihanet suçlaması ile mahkemede buldu.Hzperides s-a trezit judecat pentru trădare.
Hyperides kendini ihanet suçlaması ile mahkemede buldu.Iperide venne processato per tradimento.
Hyperides kendini ihanet suçlaması ile mahkemede buldu.헤페레이데스는 반역죄로 재판을 받습니다
Hyperides kendini ihanet suçlaması ile mahkemede buldu.Ο Υπερείδης δικάστηκε για προδοσία.
Hyperides kendini ihanet suçlaması ile mahkemede buldu.А Гиперид был привлечён к суду за измену.
Hyperides kendini ihanet suçlaması ile mahkemede buldu.Хиперидис станал подсъдим в процес за предателство.
Hyperides kendini ihanet suçlaması ile mahkemede buldu.ואלכסנדר הגדול המשיך לכבוש את העולם המוכר;
Hyperides kendini ihanet suçlaması ile mahkemede buldu.وجد هايبريديس نفسه محاكما بتهمة الخيانة.
Hyperides kendini ihanet suçlaması ile mahkemede buldu.彼が裁判のときに行ったスピーチをご紹介します
İmkansız! Bir Homunculus asla o iyi adama ihanet etmez!Homunculus ei ikinä kääntyisi herrasmiesjohtajaa vastaan.
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››A Syn človeka síce ide, tak ako je uložené, ale beda tomu človekovi, ktorý ho zrádza.
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››A Syn zajisté člověka jde, tak jakž jest uloženo o něm, ale běda člověku tomu, kterýž ho zrazuje.
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››Con người đi, theo như điều đã chỉ định; nhưng khốn cho người nầy phản Ngài!
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››Con_người đi , theo như điều đã chỉ_định ; nhưng khốn cho người nầy phản Ngài !
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››És az embernek Fia jóllehet, elmegy, mint elvégeztetett: de jaj annak az embernek, a ki által elárultatik!
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››For Menneskesønnen går vel bort, som bestemt er; men ve det menneske ved hvem han blir forrådt!
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››Il Figlio dell'uomo se ne va, secondo quanto è stabilito; ma guai a quell'uomo dal quale è tradito!»
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››인자는 이미 작정된 대로 가거니와 그를 파는 그 사람에게는 화가 있으리로다 하시니
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››Le Fils de l`homme s`en va selon ce qui est déterminé. Mais malheur à l`homme par qui il est livré!
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››Negreşit, Fiul omului Se duce, după cum este rînduit. Dar vai de omul acela prin care este vîndut El!``
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››Sin človekov sicer gre, kakor je določeno, ali gorje tistemu človeku, ki ga izdaja.
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››Synci zaiste człowieczy idzie, tak jako jest postanowione; ale biada człowiekowi temu, który go wydaje!
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››Thi Menneskesønnen går bort, som det er beskikket; dog ve det Menneske, ved hvem han bliver forrådt!"
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››Ty Människosonen skall gå bort, såsom förut är bestämt; men ve den människa genom vilken han bliver förrådd!»
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››Και ο μεν Υιος του ανθρωπου υπαγει κατα το ωρισμενον πλην ουαι εις τον ανθρωπον εκεινον, δι' ου παραδιδεται.
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››впрочем, Сын Человеческий идет по предназначению, но горе тому человеку, которым Он предается.
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››Син то чоловічий іде, як постановлено наперед, тільки ж горе чоловікові тому, що зрадить Його!
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››כי הן בן האדם הלך לו כפי אשר נחרץ עליו אבל אוי לאיש ההוא אשר על ידו ימסר׃
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››وابن الانسان ماض كما هو محتوم. ولكن ويل لذلك الانسان الذي يسلمه.
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››人 子 固 然 要 照 所 豫 定 的 去 世 . 但 賣 人 子 的 人 有 禍 了
İnsanoğlu, belirlenmiş olan yoldan gidiyor. Ama Ona ihanet eden adamın vay haline!››人子 固然 要 照 所 豫 定的 去世 . 但 賣 人子 的 人 有 禍了
İsa, kendisine kimin ihanet edeceğini biliyordu. Bu nedenle, ‹‹Hepiniz temiz değilsiniz›› demişti.Albowiem wiedział, który go wydać miał; dlategoż rzekł: Nie wszyscy jesteście czystymi.
İsa, kendisine kimin ihanet edeceğini biliyordu. Bu nedenle, ‹‹Hepiniz temiz değilsiniz›› demişti.Căci ştia pe cel ce avea să -l vîndă; de aceea a zis: ,,Nu sînteţi toţi curaţi.``
İsa, kendisine kimin ihanet edeceğini biliyordu. Bu nedenle, ‹‹Hepiniz temiz değilsiniz›› demişti.Car il connaissait celui qui le livrait; c`est pourquoi il dit: Vous n`êtes pas tous purs.
İsa, kendisine kimin ihanet edeceğini biliyordu. Bu nedenle, ‹‹Hepiniz temiz değilsiniz›› demişti.(Denn er wußte seinen Verräter wohl; darum sprach er: Ihr seid nicht alle rein.)
İsa, kendisine kimin ihanet edeceğini biliyordu. Bu nedenle, ‹‹Hepiniz temiz değilsiniz›› demişti.For han visste hvem det var som skulde forråde ham; derfor sa han: I er ikke alle rene.
İsa, kendisine kimin ihanet edeceğini biliyordu. Bu nedenle, ‹‹Hepiniz temiz değilsiniz›› demişti.Han visste nämligen vem det var som skulle förråda honom; därför sade han att de icke alla voro rena.
İsa, kendisine kimin ihanet edeceğini biliyordu. Bu nedenle, ‹‹Hepiniz temiz değilsiniz›› demişti.Jullie zijn schoon en zuiver, maar niet allemaal." Hij zei dat omdat Hij wist wie Hem zou verraden.
İsa, kendisine kimin ihanet edeceğini biliyordu. Bu nedenle, ‹‹Hepiniz temiz değilsiniz›› demişti.이는 자기를 팔 자가 누구인지 아심이라 그러므로 다는 깨끗지 아니하다 하시니라
İsa, kendisine kimin ihanet edeceğini biliyordu. Bu nedenle, ‹‹Hepiniz temiz değilsiniz›› demişti.Lebo znal svojho zradcu a preto povedal: Nie všetci ste čistí.
İsa, kendisine kimin ihanet edeceğini biliyordu. Bu nedenle, ‹‹Hepiniz temiz değilsiniz›› demişti.Nebo věděl o zrádci svém; protož řekl: Ne všickni čistí jste.
İsa, kendisine kimin ihanet edeceğini biliyordu. Bu nedenle, ‹‹Hepiniz temiz değilsiniz›› demişti.Pois ele sabia quem o estava traindo; por isso disse: Nem todos estais limpos.
İsa, kendisine kimin ihanet edeceğini biliyordu. Bu nedenle, ‹‹Hepiniz temiz değilsiniz›› demişti.Porque sabía quién le entregaba, por eso dijo: "No todos estáis limpios.
İsa, kendisine kimin ihanet edeceğini biliyordu. Bu nedenle, ‹‹Hepiniz temiz değilsiniz›› demişti.Poznal je namreč izdajalca svojega; zato je rekel: Niste vsi čisti.
İsa, kendisine kimin ihanet edeceğini biliyordu. Bu nedenle, ‹‹Hepiniz temiz değilsiniz›› demişti.Sapeva infatti chi lo tradiva; per questo disse: «Non tutti siete mondi»
İsa, kendisine kimin ihanet edeceğini biliyordu. Bu nedenle, ‹‹Hepiniz temiz değilsiniz›› demişti.Sillä hän tiesi kavaltajansa; sentähden hän sanoi: "Ette kaikki ole puhtaat".
İsa, kendisine kimin ihanet edeceğini biliyordu. Bu nedenle, ‹‹Hepiniz temiz değilsiniz›› demişti.Thi han kendte den, som forrådte ham; derfor sagde han: "I ere ikke alle rene."
İsa, kendisine kimin ihanet edeceğini biliyordu. Bu nedenle, ‹‹Hepiniz temiz değilsiniz›› demişti.Tudta ugyanis, hogy ki árulja el õt; azért mondá: Nem vagytok mindnyájan tiszták!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod