iftira ile cümle

iftira kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Az északi szél esõt szül; és haragos ábrázatot a suttogó nyelv.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.De noordenwind brengt regen; roddel en achterklap leiden tot boze gezichten.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Der Nordwind bringt Ungewitter, und die heimliche Zunge macht saures Angesicht.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.El viento del norte trae la lluvia; y la lengua detractora, el rostro airado
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Gió bắc sanh ra mưa ; Còn lưỡi nói hành cách kín_đáo gây cho mặt_mày giận_dữ .
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Gió bắc sanh ra mưa; Còn lưỡi nói hành cách kín đáo gây cho mặt mày giận dữ.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Jako wiatr północny deszcz przynosi: tak przynosi twarz gniewliwą język uszczypliwy.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.북풍이 비를 일으킴 같이 참소하는 혀는 사람의 얼굴에 분을 일으키느니라
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.La tramontana porta la pioggia, un parlare in segreto provoca lo sdegno sul volto
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Le vent du nord enfante la pluie, Et la langue mystérieuse un visage irrité.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Nordanvind föder regn och en tasslande tunga mulna ansikten.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Nordenvind føder regn, og en tunge som hvisker i lønndom, volder sure miner.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Nordenvind fremkalder Regn, bagtalende Tunge vrede Miner.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.O vento norte traz chuva, e a língua caluniadora, o rosto irado.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Pohjatuuli saa aikaan sateen ja salainen kielittely vihaiset kasvot.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Severni veter rodi dež: tako obrekljiv jezik lice nejevoljno.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Severný vietor plodí dážď a hnevlivú tvár jazyk, ktorý tajne škodí.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Vîntul de miazănoapte aduce ploaia, şi limba clevetitoare aduce o faţă mîhnită. -
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Vítr půlnoční zplozuje déšť, a tvář hněvivá jazyk tajně utrhající.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Ο βορρας ανεμος εκδιωκει την βροχην το δε ωργισμενον προσωπον την υποψιθυριζουσαν γλωσσαν.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Както северният вятър произвежда дъжд, Така и тайно одумващият език - разгневено лице.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.Северный ветер производит дождь, а тайный язык – недовольные лица.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.רוח צפון תחולל גשם ופנים נזעמים לשון סתר׃
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.ريح الشمال تطرد المطر والوجه المعبس يطرد لسانا ثالبا.
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.北 風 生 雨 、 讒 謗 人 的 舌 頭 也 生 怒 容
Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, İftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar.北風生雨 、 讒謗 人 的 舌頭 也 生 怒容
Nefretini gizleyen kişinin dudakları yalancıdır. İftira yayan akılsızdır.A ki elfedezi a gyûlölséget, hazug ajkú az; és a ki szól gyalázatot, bolond az.
Nefretini gizleyen kişinin dudakları yalancıdır. İftira yayan akılsızdır.Celui qui dissimule la haine a des lèvres menteuses, Et celui qui répand la calomnie est un insensé.
Nefretini gizleyen kişinin dudakları yalancıdır. İftira yayan akılsızdır.Cine ascunde ura, are buze mincinoase, şi cine răspîndeşte bîrfelile este un nebun. -
Nefretini gizleyen kişinin dudakları yalancıdır. İftira yayan akılsızdır.Den som gömmer på hat är en lögnare med sina läppar, och den som utsprider förtal, han är en dåre.
Nefretini gizleyen kişinin dudakları yalancıdır. İftira yayan akılsızdır.Den som skjuler hat, har falske leber, og den som fører ut ondt rykte, han er en dåre.
Nefretini gizleyen kişinin dudakları yalancıdır. İftira yayan akılsızdır.El que aplaca el odio es de labios justos, pero el que suscita la calumnia es necio
Nefretini gizleyen kişinin dudakları yalancıdır. İftira yayan akılsızdır.Falsche Mäuler bergen Haß; und wer verleumdet, der ist ein Narr.
Nefretini gizleyen kişinin dudakları yalancıdır. İftira yayan akılsızdır.Joka salavihaa pitää, sen huulilla on valhe, ja joka parjausta levittää, on tyhmä.
Nefretini gizleyen kişinin dudakları yalancıdır. İftira yayan akılsızdır.Kdor skriva sovraštvo, ima ustne lažnive, in kdor raznaša obrekovanje, je bedak.
Nefretini gizleyen kişinin dudakları yalancıdır. İftira yayan akılsızdır.Kdož přikrývá nenávist rty lživými, i kdož uvodí v lehkost, ten blázen jest.
Nefretini gizleyen kişinin dudakları yalancıdır. İftira yayan akılsızdır.미워함을 감추는 자는 거짓의 입술을 가진 자요 참소하는 자는 미련한 자니라
Nefretini gizleyen kişinin dudakları yalancıdır. İftira yayan akılsızdır.Kto pokrywa nienawiść wargami kłamliwemi, i kto rozgłasza haóbę, głupi jest.
Nefretini gizleyen kişinin dudakları yalancıdır. İftira yayan akılsızdır.Người giấu sự ghen ghét có môi dối giả; Và ai rải điều nói hành là kẻ ngu dại.
Nefretini gizleyen kişinin dudakları yalancıdır. İftira yayan akılsızdır.Người giấu sự ghen_ghét có môi dối giả ; Và ai rải điều nói hành là kẻ ngu_dại .
Nefretini gizleyen kişinin dudakları yalancıdır. İftira yayan akılsızdır.O que encobre o ódio tem lábios falsos; e o que espalha a calúnia é um insensato.
Nefretini gizleyen kişinin dudakları yalancıdır. İftira yayan akılsızdır.Orang yang menyembunyikan kebencian adalah penipu. Orang yang menyebarkan fitnah adalah dungu
Nefretini gizleyen kişinin dudakları yalancıdır. İftira yayan akılsızdır.Placano l'odio le labbra sincere, chi diffonde la calunnia è uno stolto
Nefretini gizleyen kişinin dudakları yalancıdır. İftira yayan akılsızdır.Retfærdige Læber tier om Had, en Tåbe er den, der udspreder Rygter.
Nefretini gizleyen kişinin dudakları yalancıdır. İftira yayan akılsızdır.Ten, kto prikrýva nenávisť, je človek lživých rtov, a ten, kto vynáša zlú povesť, je blázon.
Nefretini gizleyen kişinin dudakları yalancıdır. İftira yayan akılsızdır.Wie (zonder dat te zeggen) zijn naaste haat, is schijnheilig in zijn spreken; wie roddelt, is een zot.
Nefretini gizleyen kişinin dudakları yalancıdır. İftira yayan akılsızdır.Οστις καλυπτει μισος υπο χειλη ψευδη, και οστις προφερει συκοφαντιαν, ειναι αφρων.
Nefretini gizleyen kişinin dudakları yalancıdır. İftira yayan akılsızdır.Който скришно мрази има лъжливи устни; И който възгласява клевета е безумен.
Nefretini gizleyen kişinin dudakları yalancıdır. İftira yayan akılsızdır.Кто скрывает ненависть, у того уста лживые; и кто разглашает клевету, тот глуп.
Nefretini gizleyen kişinin dudakları yalancıdır. İftira yayan akılsızdır.מכסה שנאה שפתי שקר ומוצא דבה הוא כסיל׃
Nefretini gizleyen kişinin dudakları yalancıdır. İftira yayan akılsızdır.من يخفي البغضة فشفتاه كاذبتان ومشيع المذمة هو جاهل.
Nefretini gizleyen kişinin dudakları yalancıdır. İftira yayan akılsızdır.隱 藏 怨 恨 的 、 有 說 謊 的 嘴 . 口 出 讒 謗 的 、 是 愚 妄 的 人
Nefretini gizleyen kişinin dudakları yalancıdır. İftira yayan akılsızdır.隱藏 怨恨 的 、 有 說謊 的 嘴 . 口出 讒謗 的 、 是 愚妄 的 人
Tybalt Kullanıcı iftira, Tybalt bir saat Hath benim kinsman .-- O tatlı Juliet,A Tybalt a rágalmazás, - Tybalt, hogy egy óra é az én rokonom .-- O édes Júlia,
Tybalt Kullanıcı iftira, Tybalt bir saat Hath benim kinsman .-- O tatlı Juliet,Avec la calomnie de Tybalt, - Tybalt, que n'at-il été une heure mon parent .-- O douce Juliette,
Tybalt Kullanıcı iftira, Tybalt bir saat Hath benim kinsman .-- O tatlı Juliet,Com calúnias Tybalt, - Tebaldo, que uma hora tem sido meu parente .-- O doce Juliet,
Tybalt Kullanıcı iftira, Tybalt bir saat Hath benim kinsman .-- O tatlı Juliet,Con calunnia Tebaldo - Tebaldo, che un'ora Hath stato il mio parente .-- O dolce Giulietta,
Tybalt Kullanıcı iftira, Tybalt bir saat Hath benim kinsman .-- O tatlı Juliet,Con la calumnia de Teobaldo, - Teobaldo, que una hora ha sido mi pariente .-- ¡Oh, dulce Julieta,
Tybalt Kullanıcı iftira, Tybalt bir saat Hath benim kinsman .-- O tatlı Juliet,Cu calomnie lui Tybalt, - Tybalt, că o oră-a fost rudă mea .-- O, dulce Julieta,
Tybalt Kullanıcı iftira, Tybalt bir saat Hath benim kinsman .-- O tatlı Juliet,Dengan fitnah itu Tybalt, - Tybalt, bahwa satu jam telah kerabat saya Sudahkah .-- O Juliet manis,

İlgili Sayfalar