Ana içeriğe geç
Sözlük

iffet ile cümle

iffet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Durun, eğer batmazsa iffetlidir, batarsa...Nie, chwila, jeśli utrzyma się na wodzie, jest czysta...
Durun, eğer batmazsa iffetlidir, batarsa...No, aspettate: se galleggia, e' pura, mentre se affonda...
Durun, eğer batmazsa iffetlidir, batarsa...No, si flota, es pura, si se hunde...
Durun, eğer batmazsa iffetlidir, batarsa...Pokud poplave, je čistá. Pokud se potopí...
Durun, eğer batmazsa iffetlidir, batarsa...Si elle flotte, elle est pure...
Durun, eğer batmazsa iffetlidir, batarsa...Не, чакай, ако изплува, е непорочна, ако потъне...
Durun, eğer batmazsa iffetlidir, batarsa...הוא ביקש שתוכיח את טהרתה שוב, אני חושב.
Durun, eğer batmazsa iffetlidir, batarsa...もう一度ピュアだと証明しろと
Eğer batarsa, iffetlidir.Dacă se scufundă, e pură. Dacă pluteşte-
Eğer batarsa, iffetlidir. Eğer batmazsa- Durun, eğer batmazsa iffetlidir, batarsa...Если она утонет, то она чиста, если нет... нет, если не утонет, то она чиста... ... если утонет, то она...
Eğer batarsa, iffetlidir. Eğer batmazsa-Jeśli utonie, jest czysta, jeśli nie...
Eğer batarsa, iffetlidir. Eğer batmazsa-Si elle coule, elle est pure, si elle flotte... non! attends...
Eğer batarsa, iffetlidir. Eğer batmazsa-לא, רגע אחד. אם היא תצוף, היא טהורה, ואם היא תטבע...
Eğer batarsa, iffetlidir. Eğer batmazsa-いや 浮かべばピュアだ 沈めば...
Eğer batarsa, iffetlidir.Ha elsüllyed, tiszta.
Eğer batarsa, iffetlidir.Jika dia tenggelam, dia suci.
Eğer batarsa, iffetlidir.Jos uppoaa, hän on puhdas.
Eğer batarsa, iffetlidir.Nếu nàng chìm, nàng trong trắng.
Eğer batarsa, iffetlidir.Om hon sjunker är hon ren.
Eğer batarsa, iffetlidir.Pokud se potopí, je čistá. Pokud poplave...
Eğer batarsa, iffetlidir.Se affonda, e' pura.
Eğer batarsa, iffetlidir.Se ela afunda, ela é pura.
Eğer batarsa, iffetlidir.Si se hunde, es pura.
Eğer batarsa, iffetlidir.Wenn sie untergeht, ist sie rein.
Eğer batarsa, iffetlidir.Ако потъне - е непорочна.
Eğer batmazsa- Durun, eğer batmazsa iffetlidir, batarsa...Ha fennmarad... nem, várjunk... ha fennmarad, tiszta; ha elsüllyed...
Eğer batmazsa- Durun, eğer batmazsa iffetlidir, batarsa...Nu, invers, dacă pluteşte e pură, dacă se scufundă....
Gösterip gösterip sonra böyle iffetli tavýrlar, namuslu haller!.
Iyi arm'd iffet güçlü kanıtı, Ve; - Cupid ok, o Dian Kullanıcı zekâ hath잘 arm'd 순결의 강력한 증거로, 그리고, - 큐피드의 화살, 그녀는 Dian의 재치를 하셨어요
Iyi arm'd iffet güçlü kanıtı, Ve; - Cupid ok, o Dian Kullanıcı zekâ hathAvec la flèche de Cupidon, - elle a l'esprit Dian, et, dans une preuve forte de la chasteté et arm'd,
Iyi arm'd iffet güçlü kanıtı, Ve; - Cupid ok, o Dian Kullanıcı zekâ hathAz Ámor nyíl - ő adta Dian az esze, És az erős bizonyítéka az erkölcsi tisztaság is arm'd,
Iyi arm'd iffet güçlü kanıtı, Ve; - Cupid ok, o Dian Kullanıcı zekâ hathCom a seta do Cupido, - ela tem a sagacidade de Diana; E, em prova forte de castidade bem arm'd,
Iyi arm'd iffet güçlü kanıtı, Ve; - Cupid ok, o Dian Kullanıcı zekâ hathCon la flecha de Cupido, - ella tiene el ingenio de Diana, y en una prueba fuerte de la castidad y arm'd,
Iyi arm'd iffet güçlü kanıtı, Ve; - Cupid ok, o Dian Kullanıcı zekâ hathCon la freccia di Cupido, - lei ha spirito di Diana, e, in una prova di forza di castità ben arm'd,
Iyi arm'd iffet güçlü kanıtı, Ve; - Cupid ok, o Dian Kullanıcı zekâ hathCu sageata lui Cupidon, - ea are spirit Dian lui; Şi, în dovadă puternică de castitate bine arm'd,
Iyi arm'd iffet güçlü kanıtı, Ve; - Cupid ok, o Dian Kullanıcı zekâ hathDengan panah asmara, - ia telah wit Dian, Dan, dalam bukti yang kuat baik kesucian arm'd,
Iyi arm'd iffet güçlü kanıtı, Ve; - Cupid ok, o Dian Kullanıcı zekâ hathKun Amorin nuoli, - sen täytyi Dian n Wit; Ja vahva todiste siveyden hyvin arm'd,
Iyi arm'd iffet güçlü kanıtı, Ve; - Cupid ok, o Dian Kullanıcı zekâ hathMed Amors pil - hon har Dian är intelligens, och i ett starkt bevis på kyskhet väl arm'd,
Iyi arm'd iffet güçlü kanıtı, Ve; - Cupid ok, o Dian Kullanıcı zekâ hathMed Amors pil, - hun har Dian er Vid, og i stærkt bevis på kyskhed godt arm'd,
Iyi arm'd iffet güçlü kanıtı, Ve; - Cupid ok, o Dian Kullanıcı zekâ hathMet pijl van Cupido, - ze heeft Dian is wit, en in sterk bewijs van kuisheid goed arm'd,
Iyi arm'd iffet güçlü kanıtı, Ve; - Cupid ok, o Dian Kullanıcı zekâ hathMit Amors Pfeil, - sie hat Dian Witz, und in starker Beweis der Keuschheit auch arm'd,
Iyi arm'd iffet güçlü kanıtı, Ve; - Cupid ok, o Dian Kullanıcı zekâ hathS Cupid šípkou, - to jest Dian vtip, a v silný dôkaz čistoty a arm'd,
Iyi arm'd iffet güçlü kanıtı, Ve; - Cupid ok, o Dian Kullanıcı zekâ hathS Cupid šipkou, - to jest Dian vtip, a v silný důkaz čistoty a arm'd,
Iyi arm'd iffet güçlü kanıtı, Ve; - Cupid ok, o Dian Kullanıcı zekâ hathS puščico Cupid je, - ona dade wit Dian; in, v močni dokaz o čistosti dobro arm'd,
Iyi arm'd iffet güçlü kanıtı, Ve; - Cupid ok, o Dian Kullanıcı zekâ hathVới mũi tên của Cupid, cô đã ban wit Dian; Và, bằng chứng mạnh mẽ của đức khiết tịnh cũng arm'd,
Iyi arm'd iffet güçlü kanıtı, Ve; - Cupid ok, o Dian Kullanıcı zekâ hathZe strzałką Amora, - ona bowiem dowcip Dian jest; A w mocnym dowodem czystości oraz arm'd,
Iyi arm'd iffet güçlü kanıtı, Ve; - Cupid ok, o Dian Kullanıcı zekâ hathΜε το βέλος του θεού Έρωτα, - που hath πνεύμα Dian του? Και, σε μια ισχυρή απόδειξη της αγνότητας και arm'd,
Iyi arm'd iffet güçlü kanıtı, Ve; - Cupid ok, o Dian Kullanıcı zekâ hathС стрелка Купидон, - тя не ми остроумие Диан; И в силно доказателство за целомъдрие и arm'd,
Iyi arm'd iffet güçlü kanıtı, Ve; - Cupid ok, o Dian Kullanıcı zekâ hathС стрелкой Амура, - она имеет остроумием Диан это, и, в сильных доказательством целомудрия и arm'd,
Iyi arm'd iffet güçlü kanıtı, Ve; - Cupid ok, o Dian Kullanıcı zekâ hathעם החץ של קופידון, - היא יהוה שנינות של דיאן, וכן, הוכחה חזקה של צניעות arm'd היטב,
Iyi arm'd iffet güçlü kanıtı, Ve; - Cupid ok, o Dian Kullanıcı zekâ hathمع سهم كيوبيد ، -- هاث انها الطرافة وديان ، و، في دليل قوي على العفة arm'd جيدا ،
Iyi arm'd iffet güçlü kanıtı, Ve; - Cupid ok, o Dian Kullanıcı zekâ hath愛の弱い子供じみた弓から彼女はunharm'd住んでいる。彼女は愛する用語の包囲をとどまりません
Sita'nın yapması gereken tek şey iffetini kanıtlamaktır.Allt Sita behöver göra är att bevisa sin renhet.
Sita'nın yapması gereken tek şey iffetini kanıtlamaktır.Những gì Sita phải làm là... chứng minh sự trong sạch.
Sita'nın yapması gereken tek şey iffetini kanıtlamaktır.Sita mußt wieder ihre Reinheit beweisen.
Sita'nın yapması gereken tek şey iffetini kanıtlamaktır.Sita tiene que probar su pureza.
Sita'nın yapması gereken tek şey iffetini kanıtlamaktır.Szítá elég, ha még egyszer bizonyítja a tisztaságát.
Sita'nın yapması gereken tek şey iffetini kanıtlamaktır.Todos os Sita tem que fazer é provar a sua pureza.
Sita'nın yapması gereken tek şey iffetini kanıtlamaktır.Tot ce trebuie să facă Sita e să-şi dovedească din nou puritatea.
Sita'nın yapması gereken tek şey iffetini kanıtlamaktır.Všechno co musí Síta udělat je dokázat její čistotu znovu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod