De Pizan, Jean de Meun'un özellikle alegorik şiirlerinde kullandığı kaba ifadeleri eleştirmiştir.Christine de Pizan je posebej nasprotovala uporabi vulgarnih izrazov v alegorični pesnitvi.
Her hafta ayrı bir bahane getiriyorlar" ifadelerini kullandı."Včasih sem šel vsak teden k spovedi" (angleščina).
Mektubun çeşitli çeşitlemeleri mevcuttur ve bazıları diğerlerinden daha ağır ifadeler içerir.Abi šios problemos turi keletą jų sprendimo variantų, vieni jų yra daugiau žadantys nei kiti.
Ayrıca benzer ifadeler için bkz.Panašius argumentus pateikia ir Ch.
Duygu, edebi ifadelerin merkezini oluşturmuştur.Žinynas – dalykinės literatūros išdėstymo forma.
Sekiz aydan beri de kendi evimde yaşıyorum. ifadeleriyle anlattı.Aštuonerius metus gyveno su aktore Rimante Valiukaite.
Her hafta ayrı bir bahane getiriyorlar" ifadelerini kullandı.Kiekvieną savaitę iškrenta po vieną dalyvį; jis turi atskleisti savo paslaptį.
Başımız sağolsun." ifadeleri kullanılarak duyurulmuştur."Tere hommikust, kallis: protokollid helilindilt".
Fakat bunlar sembolik ifadelerdir.Tegelikult on need sõnad sünonüümid.
Bu ifadeler daha sonra herhangi bir eğrisel koordinat sistemi için geçerli olur.Meie lihtsas näites võime valida ükskõik millise koordinaatsüsteemi.
% 1, düzenli ifadeler için geçersiz bir işaret. Geçerli işaretler:% 1 är en ogiltig flagga för ett reguljärt uttryck. Giltiga flaggor är:
% 1, düzenli ifadeler için geçersiz bir işaret. Geçerli işaretler:% 1 er et ugyldigt flag for regulære udtryk. Gyldige flag er:
% 1, düzenli ifadeler için geçersiz bir işaret. Geçerli işaretler:% 1 érvénytelen jelző reguláris kifejezéshez. Az érvényes jelzők:
% 1, düzenli ifadeler için geçersiz bir işaret. Geçerli işaretler:%1 est un drapeau non valable pour les expressions rationnelles. Las drapeaux valables sont & #160;:
% 1, düzenli ifadeler için geçersiz bir işaret. Geçerli işaretler:%1 es un indicador no válido para expresiones regulares. Los indicadores válidos son:
% 1, düzenli ifadeler için geçersiz bir işaret. Geçerli işaretler:%1 è un contrassegno non valido per le espressioni regolari. Validi contrassegni sono:
% 1, düzenli ifadeler için geçersiz bir işaret. Geçerli işaretler:%1 is een ongeldige vlag voor reguliere expressies. Geldige vlaggen zijn:
% 1, düzenli ifadeler için geçersiz bir işaret. Geçerli işaretler:%1 ist ein ungültiger Schalter für reguläre Ausdrücke. Gültige Schalter sind:
% 1, düzenli ifadeler için geçersiz bir işaret. Geçerli işaretler:% 1 je neplatný příznak pro regulární výrazy. Platné příznaky jsou:
% 1, düzenli ifadeler için geçersiz bir işaret. Geçerli işaretler:% 1 je nesprávne označenie pre regulárny výraz. Správne označenia sú:
% 1, düzenli ifadeler için geçersiz bir işaret. Geçerli işaretler:% 1 jest niepoprawną flagą dla wyrażeń regularnych. Poprawne flagi to:
% 1, düzenli ifadeler için geçersiz bir işaret. Geçerli işaretler:% 1 є некоректним прапорцем для формального виразу. Коректними прапорцями є:
% 1, düzenli ifadeler için geçersiz bir işaret. Geçerli işaretler:O% 1 é uma opção inválida para as expressões regulares. As opções válidas são:
% 1, düzenli ifadeler için geçersiz bir işaret. Geçerli işaretler:Το% 1 είναι μια μη έγκυρη σημαία κανονικών εκφράσεων. Έγκυρες θεωρούνται οι:
Açık maviyi türevini aldığım ifadeler için kullanıyorum.Azul claro significa la derivada de uno de los terminos.
Açık maviyi türevini aldığım ifadeler için kullanıyorum.Bleu pâle signifie que la dérivée de l'un des termes.
Açık maviyi türevini aldığım ifadeler için kullanıyorum.Jasny niebieski znaczy pochodną jednego z czynników
Açık maviyi türevini aldığım ifadeler için kullanıyorum.l'azzuro rappresenta la derivata di uno dei termini.
Açık maviyi türevini aldığım ifadeler için kullanıyorum.O azul claro representa a derivada de um dos termos.
Açık maviyi türevini aldığım ifadeler için kullanıyorum.الأزرق الفاتح يعني أن مشتق من أحد المصطلحات.
Ama aynı zamanda etkileşim ifadelerini dikte ettirdikleri için de nefret ederim.Aber es missfiel mir auch, weil diese Zwischenrufe immer eine Art Bedingung für das Zusammenspiel vorgaben.
Ama aynı zamanda etkileşim ifadelerini dikte ettirdikleri için de nefret ederim.Ale zawsze nienawidziłam tego ponieważ oni dyktowali reguły interakcji.
Ama aynı zamanda etkileşim ifadelerini dikte ettirdikleri için de nefret ederim.그러나 전 언제나 이걸 싫어하는데, 그 이유는 그들이 상호작용에 그 영향을 끼치기 때문이죠.
Ama aynı zamanda etkileşim ifadelerini dikte ettirdikleri için de nefret ederim.Mais j'ai toujours détesté ça parce qu'ils dictaient les termes de l'interaction.
Ama aynı zamanda etkileşim ifadelerini dikte ettirdikleri için de nefret ederim.Men jag avskydde det alltid eftersom det utformade samspelets villkor.
Ama aynı zamanda etkileşim ifadelerini dikte ettirdikleri için de nefret ederim.Men jeg hadede det, fordi de jo bestemte samspillets vilkår.
Ama aynı zamanda etkileşim ifadelerini dikte ettirdikleri için de nefret ederim.Pero siempre odiaba los provocadores porque eran ellos quienes dictaban los términos de la interacción.
Ama aynı zamanda etkileşim ifadelerini dikte ettirdikleri için de nefret ederim.Αλλά πάντα το μισούσα γιατί αυτοί κυβερνούσαν τους όρους της αλληλεπίδρασης.
Ama aynı zamanda etkileşim ifadelerini dikte ettirdikleri için de nefret ederim.Но винаги съм го мразела, защото те диктуваха условията на взаимодействието.
Ama aynı zamanda etkileşim ifadelerini dikte ettirdikleri için de nefret ederim.אבל תמיד שנאתי את זה כיוון שהם היו מכתיבים את התנאים של האינטראקציה.
Ama aynı zamanda etkileşim ifadelerini dikte ettirdikleri için de nefret ederim.و لكني كرهتهم دائماً لأنهم يملون شروط التفاعل
Ama bunların aynı ifadeler olabilmesi için aynı koşullarda olmalılar. *Ale aby toto byly opravdu stejné výrazy, musí mít stejné definiční obory.
Ama bunların aynı ifadeler olabilmesi için aynı koşullarda olmalılar. *Ale w tej kolejności to będą te same wyrażenia, mają te same domeny.
Ama bunların aynı ifadeler olabilmesi için aynı koşullarda olmalılar. *같은 식을 나타내기 위해서는 같은 정의 구역을 가져야만 합니다
Ama bunların aynı ifadeler olabilmesi için aynı koşullarda olmalılar. *Men för att de här två verkligen ska vara samma uttryck, måste de ha samma definitionsmängd.
Ama bunların aynı ifadeler olabilmesi için aynı koşullarda olmalılar. *Но за да бъдат същите изрази, те трябва и да имат същите области
Ama bunların aynı ifadeler olabilmesi için aynı koşullarda olmalılar. *ولكن من اجل ان تكون هذه كلها نفس العبارات، بالتالي عليها ان تحتوي على نفس المجال
Ama bunların aynı ifadeler olabilmesi için aynı koşullarda olmalılar. *但是为了保持式子不变 定义域必须是相同的
Ama bunların aynı ifadeler olabilmesi için aynı koşullarda olmalılar. *同じドメインである必要があります。 または実際には、これらに相当する関数がある場合
Ama denklemi sadeleştirebilir ve paydadaki x^2 ifadelerinden kurtulabiliriz. .하지만 이 x 들을 분모에서 없앨 수 있다면 문제를 훨씬 간단하게 만들 수 있어요
Ama denklemi sadeleştirebilir ve paydadaki x^2 ifadelerinden kurtulabiliriz. .لكن اعتقد انه يمكننا ان نبسطها اذا كان باستطاعتنا ان نتخلص من x^2 في المقام
Ama payda'daki ifadelerden birini, çarpanlardan biri olarak seçerek işe başlayabilirsiniz.تخمن انه واحداً من هذه العوامل سيكون في اسفل
Ama pay ve payda, sayı yerine değişken içeren ifadelerdir. -하지만 분자가 실제 숫자가 되고 분모가 실제 숫자가 되는 대신, 변수를 포함하는
Ama pay ve payda, sayı yerine değişken içeren ifadelerdir. - -Но вместо числителят и знаменателят да са действителни числа, те са изрази, които включват променливи
Ama pay ve payda, sayı yerine değişken içeren ifadelerdir. -変数を含む式です。 いいですか?
Ama sıklıkla bu ifadeleri kesir gibi işleme sokabilirsiniz.To nie jest w sensie formalnym ułamek ale często można na nich działać jak na "niby-ułamkach".
Ancak bu gibi ifadeler onu daha da tartýţmalý kýlýyor:- 젠슨은 이 말을 했던 2006년에 "문명의 엔드게임" 두 권을 출간했습니다.
Ancak bu gibi ifadeler onu daha da tartýţmalý kýlýyor:'C'était M. Jensen en 2006, l'année où il a publié un ouvrage en deux volumes intitulé "Endgame".
Ancak bu gibi ifadeler onu daha da tartýţmalý kýlýyor:Ese fue el señor Jensen en el año 2006, el mismo año en que publicó su libro de dos volúmenes 'Fin del Juego.'
Ancak bu gibi ifadeler onu daha da tartýţmalý kýlýyor:Αλλά είναι δηλώσεις όπως αυτές που τον κάνουν τόσο controversial:'/\/\/\/\/\/\/\/\/\/\/\/\/\/\/\/\/\