ifade ile cümle

ifade kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Kıbrıs Türkleri ise anlaşmaya varma yönündeki kararlılıklarını ifade ettiler.The Turkish Cypriots have expressed their determination to seek a deal.
Mimica Zagrep'in başvurusunun önümüzdeki haftalarda iletileceğini de ifade etti.Mimica added that Zagreb will submit its application for membership in the coming weeks.
Şayet bu satış başarıya ulaşırsa, aynı işlev sürdürülebilir." dediği ifade edildi.If this sale is successful, it will continue to do so," the statement quoted Ashdown as saying.
Her ikisi de mahkemede ifade verdi.Both testified at the trial.
Türkiye, yeni şartlar eklenmesi olasılığına da karşı olduğunu açıkça ifade etti.Turkey also has made clear that it opposes the possible inclusion of new conditions.
Kütüphanenin tarihinin ruhunu ifade etmek için, Spahiç Behram'ın bir dörtlüğünden alıntı yapıyor.To convey a sense of the library's history, Spahic quotes a verse by Behram.
Tanığın Nisan 2004'te verdiği ifade kamuoyundan gizlendi.His testimony in April 2004 was closed to the public.
İfade özgürlüğünden dem vuran Marina gibi bazıları, kitabın yasaklanmaması gerektiğini söylüyor.Some, like Marina, who invoked freedom of expression, said the book should not be prohibited.
Mitreva böylesi bir anlaşmanın karşılıklı yarar sağlayacağını ifade etti.Mitreva said such an agreement would be of mutual benefit.
Başbakan, konuşmalarında konuyla ilgili olarak daha sert ifadeler kullanmaya başladı.The prime minister's rhetoric has toughened.
McCloskey olay için "Bosna soykırımı" ifadesini kullandi.McCloskey termed it "a Bosnian genocide".
Siyasetin okul sıralarında işi yok." ifadesi yer aldı.Politics do not belong in school desks," said the letter.
Türk yazar Pamuk'tan daha fazla ifade özgürlüğü için çağrıTurkey's Pamuk calls for greater freedom of expression
Başbakan, Irak'a askeri harekatın "yapılacak son şey olduğunu" ifade etti.A military strike in Iraq should be "the last thing to do", the prime minister declared.
Söz konusu kadınlardan 67''sinin ise fuhuş yapmaya mecbur bırakılan kurbanlar olduğu ifade edildi.Sixty-seven of them were found to be victims of forced prostitution.
Haraszti, Kosova basınının tarafsızlık ve çoğulculuktan yoksun olduğunu da ifade etti.The media in Kosovo, Haraszti added, had shown a lack of objectivity and pluralism.
Hırvatça'da "ses" ve "oy" aynı sözcükle ifade ediliyor."Voice" and "vote" are the same word in the Croatian language.
Eski SC Cumhurbaşkanı Biljana Plavsiç'in verdiği ifade davada anahtar rolü oynadı.Testimony given by former RS President Biljana Plavsic was considered key to the case.
Bu, farklı olana karşı beslenen korku ve derin hoşgörüsüzlüğün bir ifadesi.That is an expression of fear and deep intolerance towards others who are different.
Bu arada ABD de Kosova'ya tam destek verdiğini ifade etti.The United States, meanwhile, expressed full support to Kosovo.
İki müttefik Irak'ın egemenlik ve toprak bütünlüğüne olan bağlılıklarını ifade etti.The two allies expressed their commitment to Iraq's sovereignty and territorial integrity.
Tanıktan, Miloşeviç'in Politika Değişikliği Çağrılarına Aldirmadigi Yönünde İfadeWitness Says Milosevic Disregarded Calls for Policy Change
Liliç'in bu ifadesini, BM savaş suçları mahkemesinin ikinci gününde verdi.Lilic's statement came on his second day of testimony before the UN war crimes tribunal.
Ancak, Liliç'in ifadesi iddia makamına önemli bir kanıt sağlamaktan uzak kaldı.However, Lilic's testimony failed to supply evidence of critical importance for the prosecution.
Liliç ifade veren en üst düzeydeki eski Yugoslav yetkilileri arasında bulunuyor.Lilic is among the most senior former Yugoslav officials to testify.
Paranoyakça, aptalca ve tamamıyla hatalı davrandık." ifadelerine yer verdi.We were paranoid and stupid and just flat-out wrong," Reilly wrote.
Başbakan bunun yabancı yatırımcılara da güçlü bir mesaj göndermesi gerektiğini ifade etti.He also believes it should send a strong signal to international investors.
Bazıları için bu ifadeler kafa karıştırıcı gözükebilir.To some, this interpretation may sow seeds of confusion.
Miloseviç, "açıkça bir yalan" olarak nitelendirdiği Clark'ın ifadesini de yalanladı.He dismissed Clark's testimony, calling it a "blatant lie".
Sosyal medya: Kürtçe ifade ve örgütlenme için bir yolSocial media: An avenue for Kurdish expression, organisation
Krasniki belgeyi "ırkçı ifadeler" içeren "tek taraflı bir rapor" olarak nitelendirdi.He described it as a "one-sided report" that includes "racist statements".
BH cumhurbaşkanlığı misyona gönülden destek verdiğini ifade etti.The BiH presidency has voiced its wholehearted support of the mission.
Sert ifadeli bir rapor Ankara'nın öfkeli tepkisine yol açtı.A toughly worded report draws an angry response from Ankara.
Uluslararası toplum, bu tür hareketlere göz yumulmayacağını açık bir şekilde ifade ediyor.The international community has clearly said that such moves will not be tolerated.
Raporda, "Yolsuzluk yaygın olmaya devam ediyor." ifadesi yer aldı."Corruption remains widespread," the report says.
Değişiklikte, eleştirel fikir ifadelerinin suç teşkil etmediği de vurgulanıyor.The amendment also stresses that expressions of critical thought shall not constitute a crime.
Stamboliç Cinayeti Davasında İfade Çöpe AtıldıTestimony Thrown out in Stambolic Murder Trial
Eski Yugoslavya cumhurbaşkanı ile suçlar arasında bağlantı kuran önemli bir ifade çöpe atıldı.Important testimony linking the former Yugoslav president to the crimes has been thrown out.
Hükümet'ten yapılan açıklamada özel polis güçlerinin herhangi bir kayıp vermediği ifade edildi.According to a government statement, no casualties were reported among the special police.
Bu kişinin diktatöre korumalık yaptığı da ifade edildi.He reportedly served also as the dictator's bodyguard.
AB'ye yönelik dış ihracat açısından ifade edecek olursak artış 11,7 milyon avro." dedi.Expressed in terms of foreign exports to the EU, it increased by 11.7m euros," Shala said.
Bugüne kadar iddia makamının 71 tanığı mahkemede ifade verdi.So far, 71 prosecution witnesses have testified in court.
AP'nin haberine göre, savcılığın geriye sadece yedi saatlik ifadesi kaldı.The prosecution has only seven hours of testimony left, the AP reported.
Her iki taraf da davayla ilgili savlarını ifade etmek için eşit fırsata sahip oldu.Both sides had an equal opportunity to express their arguments on the case.
Eski NATO Komutanı Miloseviç Davasında İfade VerdiFormer NATO Commander Testifies at Milosevic Trial
"Böyle bir bilgi yoksa, tüm şüpheleri yok edecek, net bir biçimde ifade edilmelidir.""If there is no such information, this should be stated clearly so as to dispel all doubts."
İmzaların atılacağı yerin dahi daha sonra açıklanacağı ifade ediliyor.Even the venue of the signing is to be announced at a later date.
Cogo adli sürecin bu safhasında herhangi bir ifade vermeyi reddetti.Djogo declined to give any statements in this phase of the legal procedure.
Belgrad Kosova'da fiziksel bir varlığa tekrar sahip olmayacaktır." ifadesi yer alıyor.Belgrade will not re-establish a physical presence in Kosovo," it reads.
Görüşmede liderler BH'nin bütünlüğü ve toprak egemenliğine tam destek ifadesinde bulundular.They voiced full support for the integrity and territorial sovereignty of BiH.
İHD, ifade özgürlüğüne getirilen kısıtlamaların sürdüğüne de dikkat çekiyor.The IHD also drew attention to continuing restrictions on the freedom of expression.
Rapor, "Bu da, ifade özgürlüğüne yönelik bir saldırı bulunduğu anlamına geliyor," diye devam ediyor."This means that freedom of expression is under attack."
Komisyon seçimlerden men kararının AB'nin demokratik ölçütleri ile bağdaşmadığını ifade etmişti.That decision was out of step with EU democratic standards, the Commission said.
Baş yargıç, Çarşamba günü gerçekleşmesi planlanan savunma tanığı ifadesini iptal etti.He cancelled the prosecution witness hearing scheduled for Wednesday.
"İfade ve toplanma özgürlüğü, reddedilemeyecek temel haklardır.""Freedom of expression and assembly are fundamental rights which cannot be denied."
Savcı tanıkların ifadelerinin çelişkili ve ikna edici olmaktan uzak bulundugunu acikladi.The prosecutor described statements made by witnesses as contradictory and inconclusive.
İsim kartlarındaki ifade tartışılıyor. [Reuters]At issue is the wording on name cards. [Reuters]
El Katar duygularını şöyle ifade ediyor: "Romanya'ya 12 yıl önce geldim."I came to Romania 12 years ago.
Başbakan, Türkiye'nin "bu amaç doğrultusunda kararlılıkla ilerleyeceğini" ifade etti.Turkey will "pursue this goal with determination," Erdogan said.
Samra Hidanoviç gibi diğerleri iftarda bir mutluluk duygusu ifade ediyorlar.Others, like Samra Hidanovic, describe a sense of happiness around iftar.

İlgili Sayfalar