ifade ile cümle
ifade kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Her bir veri bir "yaprak" ile ifade edilir. .Not every signal is equipped with a 'danger' aspect.
Bu bilgiler ancak matematik olarak ifade edilebilmektedir.You can think only about the mathematics.
Element zenginliği genellikle, en bol öğe olan hidrojene göreli olarak ifade edilir.Abundances are generally expressed relative to hydrogen, the most abundant element.
Adı "calsium gone" (kalsiyum gitti) ifadesinden türetilmiş bir portmanteau (birleşik sözcük) idi.Its name was a portmanteau derived from the phrase "calcium gone".
Hem fil hem de baobab ağacı ülkenin doğal zenginliklerini ifade etmektedir.The elephant and the baobab tree represent nature and the backbone of the country.
Popüler muhalefet, çok sayıda doğal olmayan direniş eyleminde ifade edildi.Popular opposition was expressed in numerous spontaneous acts of nonviolent resistance.
ABD Başkanı Barack Obama şiddetle ilgili "derin kaygıları" olduğunu ifade etti.U.S. President George W. Bush expressed "serious concern" about their deaths.
Bunlar genellikle fantezi kurgu ya da sahne sihirbazlarıl tarafından kullanılan saçma ifadelerdir.They are often nonsense phrases used in fantasy fiction or by stage prestidigitators.
Halkın % 12'si ise bu konuda yorum yapmanın zor olduğunu ifade etmiştir.The rest of the 6% had no opinion on this issue.
Refah kapitalizmi, kapsamlı refah politikalarının dahil edildiği kapitalist ekonomileri ifade eder.Welfare capitalism is capitalism that includes social welfare policies.
Craven ayrıca filmin konseptini doğu dinleri üzerine çalışarak geliştirdiğini ifade etmiştir.Craven has also stated that he drew some inspiration for the film from Eastern religions.
Koy halki için birlik ve beraberlikte onemli bir anlam ifade ettiği bilinir.Firmly fixed in knowledge, his Self is content, well-established within.
Bir dergi birçok yanlış ifadeler içeren ve Schacht'ı eleştiren bir makale yayınladı.A magazine published an article criticizing Schacht, containing several incorrect statements.
Evlendiklerinde Muhammed'in 25, Hatice'nin ise 40 yaşlarında olduğu ifade edilir.At the time of the marriage Muhammad was 25 years old and Khadeeja was 40 years old.
Resimde de görülen sistematik hatalar, sağır değişkenlerle ifade edilebilir.Systematic errors such as seen in the picture are quantified by dummy variables.
Rusya-Suriye ilişkileri Rusya ve Suriye arasındaki ikili ilişkiyi ifade eder.Russia–Syria relations refers to the bilateral relationship between Russia and Syria.
Memurlar gürültünün ve kirliliğin olacağını ifade etti.Officials expressed concern over possible noise pollution and traffic.
Para, fiyatlar ile değerleri ifade eden bir araçtır.Debt is a factor affecting currency prices.
Allah'ın Kur’ân'daki ifadesine göre İslam'da şehitler ölmezler.Do not think of those who are slain for the cause of Allah as dead.
34 ifadesini hesaplamak için, öncelikle, 34 = 81 ifadesini hesaplarız.To compute 34 in this group, compute 34 = 81, and then divide 81 by 17, obtaining a remainder of 13.
Pseudo kod ile şu şekilde ifade edilir.The following pseudocode demonstrates this.
VEGF'nin aşırılaşmış ifadesi hastalıklara meydan verebilir.When VEGF is overexpressed, it can contribute to disease.
Turuncu; gençliğin ve dinamizmin ifadesidir.One of its strengths is its youth and vitality.
Saldırganın notunu "Şimdi meşhur oldum işte" ("be famous") ifadesiyle bitirdiği kaydedildi.Alén's phrase "now maximum attack" became well-known.
Sanal dünya terimi ise etkin kişiyi temel alan interaktif ortamları ifade eder.The term virtual world refers to agent-based, interactive environments.
İkinci ifadenin kanıtı da birinci kanıta benzer olarak yapılabilir.Therefore, the proof can be constructed here similar to the original one.
İfade Çince kökenli olup (萬歲 wànsuì) Çin İmparatoru'na uzun ömür dilemeyi ifade etmekteydi.The phrase originated in ancient China as an expression used to wish long life to the emperor.
En sevdiği ifade "Ay Puñeta"dir.His favourite horse was "Indira".
Böylece y’nin varlığı x’in varlığını ifade etmez.Thus the presence of y does not imply the presence of x.)
Hepsi bu yeni durumdan memnun olmadıklarını ifade ederler.Neither is pleased with their new situation.
Murat Boz, üçüncü albümünün ilk olarak 2010 yılının yaz aylarında çıkabileceğini ifade etti.Boz first announced that his third studio album would be released in the summer of 2010.
Lenin bu durumu şu şekilde ifade eder; ^ V. İ. Lenin.LENIN'S TOMB: Oh, by the way.
İfadesi de kullanılabilir.Even pronunciation is possible.
Enseste ilişkin yasalar kimi zaman yakınlık dereceleri açısından ifade edilir.Laws regarding incest are sometimes expressed in terms of degrees of relationship.
Bu kavram yeni nesil web sitesini ifade eder.This new gender entity already has an operational website.
Burada bir Mellin dönüşümü olarak zeta-fonksiyonu için çeşitli ifadeler vardır.There are various expressions for the zeta-function as Mellin transform-like integrals.
Gerçek sayılar kümesi R {\displaystyle \mathbb {R} } harfi ile ifade edilir.Real numbers R {\displaystyle \mathbb {R} } .
Tanımsız ifadeler olarak da geçer.We also get non-verbal messages by seeing.
Onun hesaplarına göre günümüz insan uygarlığının durumu 0,7 gibi bir değerle ifade edilebilir.Our present civilization would be classed as something like Type 0.7.
Diğer durumlarda ise bu kabuk yapısını S0 galaksinin dış diski ifade edebilir.In other cases, however, the shell structure may represent the outer disk of an S0 galaxy.
Dominatus döneminde, vexillatio Roma ordusunda bir süvari birliğini ifade ederdi.Later, under the Dominate, vexillatio refers to a cavalry unit of the Roman army.
Bu ayrım kimi zaman "durdurma ve görme" olarak da ifade edilir.This is sometimes also referred to as "guess and check".
"4", dört tekerden çekişi ifade ediyordu."The Way" was track four on The Truth.
Eldeki görev açık bir şekilde ifade edilmiş olan ve anında olan geribildirimler vermelidir.The task at hand must have clear and immediate feedback.
Bir eylemci olarak sanatta ve politikada ifade özgürlüğü için mücadele etti.He was an activist, fighting for freedom of expression in art and politics.
Titchener, buna karşı bilinç elemanlarının öznel ifadesi ile ilgilenmiştir.Soucy is right to ignore the disclaimers of those concerned.
Konu ile ilgili yaptığı açıklamada; ifadesini kullandı.He could make things clear, he had to use his knowledge.
Bir ya da iki makineli tüfeğin olduğu ateş noktalarının sayısı ise yüzlerle ifade edilebilir.Multiple discharges of one or more firearms are referred to as gunfire.
Sağ kalıcı maksiller birinci premolar "5", soldaki ise "12" olarak ifade edilir.The right permanent maxillary first premolar is known as "5", and the left one is known as "12".
Sayılar cinsinden ifade edilmektedir .Instead they are referred to by number.
HP dayanıklılığı, SP ise büyü yapabilmeyi ifade eder.Physical abilities use up HP whilst elemental and support magic use SP.
Firmalar müşteri olmadan hiçbir anlam ifade etmezler.All businesses begin with no customers.
Ayrıca Max Heindel'e göre, Gül-haçlı Tanrı anlayışı ile de ifade edilebilir.It is also a Rosicrucian conception of God, as expressed by Max Heindel.
Demi Lovato bunu şöyle anlatır: "'Bu benim vücudumdan utanmamın ifade yoluydu.In a letter Humboldt said of it: "It will damage my reputation.
Görüşmeyi düzenleyen kişi, görüşme başında nazik bir ifadeyle konuya giriş yapmalıdır.The interviewer should always start with a short introduction about him or herself.
Bir çeşit "İsevî Müslümanlık" tarzı olduğu ifade edilmektedir.It’s a sort of demonstration of solidarity.
Bu ara ifadeler açıklama yapmak ya da anlamı güçlendirmek için eklenir.This is considered to add immediacy or authority to the discourse.
Buna ilaveten, bazı virüsler hücre genomuna entegre olup kararlı gen ifadesini sağlarlar.Furthermore, some viruses integrate into the cell genome facilitating stable expression.
Henry Katerin'e onu sevdiği ifade etmek istemektedir.Susan asks Mike if he loves Katherine.
Lacivert; onurun, saygınlığın ve farklılığın ifadesidir.It means propriety, sense of shame.