Ana içeriğe geç
Sözlük

ideoloji ile cümle

ideoloji kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Her siyaset uzmanı siyasî fikrin ve ideolojinin önemli olduklarını kabul etmemiş.Intenția redactorilor era de a nu aparține niciunui grup politic sau orientări ideologice.
Ayrıca sürekli ideolojik evrim süreci uygulandı.A technikai tökéletesítésen is folyamatosan dolgoztak.
Fakat bunun nedeni ideolojik değil ekonomik idi.Ennek azonban nemcsak ideológiai, hanem gyakorlati célja is volt.
Çalışma aynı zaman da Antonio Gramsci’nin hegemonya teorisine dayanarak ideolojinin kapsamını oluşturur.Ebben többek között Antonio Gramsci hegemóniaelméletét fejlesztették tovább.
Doktrin ideolojinin çekirdeğidir.Nagy jelentőségűvé vált az üldöztetés fogalma a doktrínákban.
Bazıları ideolojik olarak diğerleri ile keskin bir tezat oluşturur.Egyszerre szerepelnek az antisztálinista kommunista pártellenzék és a rendszert ellenzők kívánságai.
1960’lı yıllara gelindiğinde Peru Komünist Partisi ideolojik ve kişisel sebeplerden bölünmüş durumdadır.1960-luvulla Perun kommunistinen puolue hajosi ideologisista ja henkilöistä johtuvista syistä.
Marksizm-Leninizm ideolojisine göre kulaklar daha fakir köylülerin sınıf düşmanıydı.Marxismi-leninismin mukaan kulakit olivat köyhien maanviljelijöiden luokkavihollisia.lähde?
Ayaklanmaların ardındaki seneler boyunca ırk, sınıf, ideoloji ve cinsiyet çok sık meydana gelen engeller idi.Rotu, luokka, ideologia ja sukupuoli nousivat usein esteiksi mellakoiden jälkeisinä vuosina.
Kongrede, Jön Türkler arasındaki ideolojik ve siyasi farklar ortaya çıktı.Kiistassa oli kyse ideologisista ja poliittisista näkemyseroista.
Partinin ideolojisi anti-revizyonist Marksizm-Leninizmdir.Albanian työn puolueen ideologia oli revisionismin vastainen marxismi-leninismi.
Tüm Güney Slavlar'ın birleşmeciliğini savunan ideolojidir.Panslavismi ajatus kaikkien slaavien yhtymisestä.
İlk yönetmenliğini Darré altında "Kan ve Toprak" adlı Nazi ideolojisini yaymaya başladı.Hän osallistui kansallissosialistien niin sanotun Blut und Boden -ideologian kehittelyyn.
Parti'nin ideolojisi Sosyal Demokrasi'dir.Η ιδεολογία της είναι ο Δημοκρατικός Σοσιαλισμός.
Fakat bunun nedeni ideolojik değil ekonomik idi.Ήταν έτσι νομικό και κοινωνικό φαινόμενο, κι όχι οικονομικό.
Fakat bunun nedeni ideolojik değil ekonomik idi.Årsagen var ikke teknisk, men mere politiske hensyn.
Bu kez savaşta, iki taraf arasında ideoloji çatışmaları da mevcuttu.Under uafhængighedskrigen forekom der også sammenstød der, men af en anden karakter.
Ekim 1975'te örgüt ideolojik bir bölünmeye maruz kalmıştır.I mai 1975 gjennomgikk PMOI en ideologisk splittelse.
Ana benzerlik üreme politikaları ile devletin ideolojik amaçları arasında bulunan bağlantıdır.Nøkkellikheten var koblingen mellom reproduksjonspolitikk og statens ideologiske mål.
İlk yönetmenliğini Darré altında "Kan ve Toprak" adlı Nazi ideolojisini yaymaya başladı.Dette ville la innbyggere få leve på Nazi-Tysklands «blod og jord»-prinsipp.
Marksist-Leninist ideolojinin ülkedeki uygulayıcısı oldu.Marxisme-leninismen ble landets statsideologi.
19. yüzyıl tarihsel bakımdan siyasal ideolojilerin öne çıktığı bir dönem olarak ortaya çıkmıştır.Men, den tok raskt farge av 1800-tallet politiske idéklima.
Marksizm-Leninizm ideolojisine göre kulaklar daha fakir köylülerin sınıf düşmanıydı.Menurut Marxisme-Leninisme, kulak adalah musuh dari para petani miskin.
Aang'in karakteri kültürel ideolojilerin geliştrilmiş bir halidir.Karakter Aang dikembangkan secara baik dari ideologi kebudayaan.
Cumhuriyetçilik klasik liberalizmin bir biçimiyle beraber baskın ideolojidir.Republikanisme, bersama-sama dengan sebentuk liberalisme klasik masih menjadi ideologi dominan.
Grup ayrıca «Baveryan İlluminati» diye de adlandırıldı ve ideolojisine "İlluminizm" dendi.Kelompok itu juga disebut Illuminati Bavaria dan ideologinya disebut "Illuminisme".
Her iki örgüt temelde aynı ideolojiyi savunmaktadır.Kedua ideologi itu bertumpu pada dasar yang sama.
Anti-faşizm; her türlü faşist ideoloji, politik hareket ve organizasyona karşı olan görüş.Antifasisme adalah gerakan perlawanan terhadap ideologi, kelompok atau individu fasis.
Marksist-Leninist ideolojinin ülkedeki uygulayıcısı oldu.Marxisme–Leninisme sendiri menjadi ideologi partai.
Saldırganlar cihatçı ideolojiye sahip gruplardı.Hanya sedikit panglima perang yang memiliki semacam ideologi.
Pancasila (pançasila şeklinde okunur), Endonezya'nın ulusal ideolojisidir.Pancasila adalah ideologi dasar bagi negara Indonesia.
Biçimin içeriği ise farklı siyasal rejimler ve ideolojiler tarafından değişik yaklaşımlarla doldurulur.Berbagai bentuk sistem totalitarian dalam suatu pemerintahan berpijak pada ideologi-ideologi yang berbeda.
Doktrin ideolojinin çekirdeğidir.Penekanan terhadap doktrin tertentu.
"Sister City" büyük ölçüde Chavez ve onun sosyalist ideolojisini olumsuz bir bakış açısıyla tasvir eder."Thành phố kết nghĩa" miêu tả Chavez và lý tưởng xã hội chủ nghĩa của ông ta một cách tiêu cực.
Ana benzerlik üreme politikaları ile devletin ideolojik amaçları arasında bulunan bağlantıdır.Điểm tương tự chính là việc liên hệ chính sách sinh sản với mục đích lý tưởng của đất nước.
Bu sadece bir mekan farklılığını değil, kültür ve ideoloji farklılığını da ifade etmektedir.Điều này phản ánh sự đa dạng về lịch sử và văn hóa chứ không phải là sự khác biệt trong đức tin.
Her siyaset uzmanı siyasî fikrin ve ideolojinin önemli olduklarını kabul etmemiş.Ông cũng không tán thành bất kỳ trường phái tư tưởng thuộc học thuyết hay chính trị nào.
Erkeklere kapalı bir ideolojiydi.Nàng là hình mẫu lý tưởng dành cho các cô gái.
Solculuk, politik bir akım ya da ideoloji olarak.Lisa theo một tư tưởng hay nhóm chính trị nào mới.
Sağ popülizm, sağ siyaset ile popülist retoriği ve temaları birleştiren bir ideolojidir.右翼ポピュリズム(うよくポピュリズム、英: Right-wing populism)は右翼の政治と、ポピュリストのレトリックおよび主題とを結びつける政治上のイデオロギーである。
Antun Sadi'nin Suriye Sosyal Milliyetçi Partisi'nin örgütlenmesinden ve bu partinin ideolojisinden etkilendi.アントン・サーアデー(英語版)のシリア社会民族党の組織とイデオロギーに感銘を受けた。
İlk kurulan devletlerin ideolojik yönelimi ve yönetim biçimi Arap ve İran-İslâm geleneklerine dayanıyordu.この当時初めに確立された政府のイデオロギーの傾向と統治体系はアラブ的、イラン・イスラム的伝統に依存したものであった。
Ana benzerlik üreme politikaları ile devletin ideolojik amaçları arasında bulunan bağlantıdır.关键的相似之处在于生育政策与国家意识形态目标的联系。
Genel olarak devletin politik ve sosyal ideolojisini kitlelere ulaştırır ve tanıtır.总的来说,它将国家的政治和社会意识形态传达给群众。
"Sister City" büyük ölçüde Chavez ve onun sosyalist ideolojisini olumsuz bir bakış açısıyla tasvir eder.《姐妹城市》在很大程度上描绘出了查韦斯和他的社会主义意识形态中的一个负面形象。
Üç siyasi ideoloji olan liberallik, faşistlik ve komünistlikle ilgili yeni bir çalışma modeli geliştirmiştir.他创造了一种新的理论体系, 用来认识自由主义、法西斯主义和共产主义这三种政治意识形态。
İngiliz Sosyalizmi'nin (İngsos) ideolojik gereksinimlerini karşılamak için yaratılmıştır.很明顯英國社會主義(英社)是由社會黨所形成。
Parti'nin ideolojisi Sosyal Demokrasi'dir.该党的意识形态是社会民主主义。
Politik ideolojisi 21. yüzyıl sosyalizmi ve Bolivarcılık idi.该联盟的意识形态是21世纪社会主义、进步主义。
1970 yılında FÖJ ideolojik çatışmalar nedeniyle bölündü ve Avusturya Komünist Gençliği adıyla yeniden kuruldu.1970年,由于意识形态冲突,自由奥地利青年分裂,共产党人重建了奥地利共产主义青年,作为奥地利共产党的青年翼。
Bu durum, Çin'in resmî ideolojisi hâline gelmiştir.到今天,這仍然是中國的戰略眼光。
Gazete ideolojik olarak uç solda konumlandırılmıştır.報紙論調被認為偏向左派。
Siyasi olarak Direniş belli bir ideolojiye mal edilememektedir.司法能动主义的诉求并不局限于任何特定的意识形态。
Bu yaklaşımı uyarlayarak Marx anahtar bulguları ideolojik önyargılardan ayırmaya çalışmıştır.이 접근법을 통해 마르크스는 중대한 발견들을 이념적 편향으로부터 분리하려 시도했다.
Fakat bunun nedeni ideolojik değil ekonomik idi.반대 이유는 종교적 이유에서가 아니라 정치적 이유 때문이었다.
Her iki örgüt temelde aynı ideolojiyi savunmaktadır.두 사상가는 본질적으로 같은 철학의 주창자로 간주된다.
Bütün ideolojilerin ve dinlerin temelde boş kavramlar olduğunu ileri sürer.이책은 모든 종교와 이데올로기들이 공허한 개념에 기초해 있다고 주장한다.
Nihai bir zafer yerine ideolojiye karşı sürekli bir mücadele söz konusudur: İdeolojinin tarihi yoktur.אין בו ניצחון מובטח אלא מאבק מתמיד נגד אידאולוגיה: "לאידאולוגיה אין כל היסטוריה", הוא טוען.
Yahudilerin büyük bir kısmı göçe zorlandı ama bir kısmı da ideolojik sebeplerle göç etti.חלק מהשבטים הערבים הושפעו מיהודים ובפרט ספגו השפעות מונותיאיסטיות.
Eşit Takas’ın bir doğa kanunu mu yoksa yanlış bir ideoloji mi olduğu araştırılır.כמו כן הסדרה בוחנת האם עיקרון זה הוא חוק טבע או אידאולוגיה שקרית.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod