Sovyetler Birliğinde'ki eğitim, öğrencilere devlet ideolojisini aşılamak olan propaganda olmuştu.소련 체제 하의 교육은 사실상 선전활동으로 국가 이데올로기의 목적에 봉사했기 때문에
Sovyetler Birliğinde'ki eğitim, öğrencilere devlet ideolojisini aşılamak olan propaganda olmuştu.מאחר והחינוך בגוש הסובייטי היה במהותו תעמולה ששירתה את האידיאולוגיה של המדינה,
Sovyetler Birliğinde'ki eğitim, öğrencilere devlet ideolojisini aşılamak olan propaganda olmuştu.ونظرا لأن التعليم في ظل الاتحاد السوفياتي هي دعاية في جوهرها تخدم أغراض الدولة الأيديولوجية
Sovyetler Birliğinde'ki eğitim, öğrencilere devlet ideolojisini aşılamak olan propaganda olmuştu.事実上 国家のイデオロギーにかなうような プロパガンダだったので 彼らは 大規模な変革がなければ
Ve bu neredeyse ideolojik bir reaksiyon gibidir, o kişiye antikorların saldırması gibi bir şey.Akoby išlo o ideologickú reakciu, pri ktorej protilátky začnú takéhoto človeka napádať.
Ve bu neredeyse ideolojik bir reaksiyon gibidir, o kişiye antikorların saldırması gibi bir şey.Aproape că e o reacție ideologică, ca și cum anticorpii ar ataca acea persoană.
Ve bu neredeyse ideolojik bir reaksiyon gibidir, o kişiye antikorların saldırması gibi bir şey.E é quase como uma reacção ideológica como anticorpos a começarem a atacar aquela pessoa.
Ve bu neredeyse ideolojik bir reaksiyon gibidir, o kişiye antikorların saldırması gibi bir şey.È quasi una reazione ideologica, come gli anticorpi che iniziano ad attaccare una persona.
Ve bu neredeyse ideolojik bir reaksiyon gibidir, o kişiye antikorların saldırması gibi bir şey.Es ist fast eine ideologische Reaktion so wie Antikörper, die einen Menschen attackieren.
Ve bu neredeyse ideolojik bir reaksiyon gibidir, o kişiye antikorların saldırması gibi bir şey.Et c'est presque comme une réaction idéologique, comme les anticorps quand ils attaquent cette personne.
Ve bu neredeyse ideolojik bir reaksiyon gibidir, o kişiye antikorların saldırması gibi bir şey.Ez majdnem olyan, mint egy ideológiai reakció, mint amikor az antitestek kezdik megtámadni az embert.
Ve bu neredeyse ideolojik bir reaksiyon gibidir, o kişiye antikorların saldırması gibi bir şey.Het is bijna een ideologische reactie, alsof antilichamen die persoon beginnen aan te vallen.
Ve bu neredeyse ideolojik bir reaksiyon gibidir, o kişiye antikorların saldırması gibi bir şey.Je to téměř jako ideologická reakce, jako protilátka, která na toho člověka útočí.
Ve bu neredeyse ideolojik bir reaksiyon gibidir, o kişiye antikorların saldırması gibi bir şey.우리의 시스템은 마치 실수하는 사람들과 이데올로기적인 싸움을 하듯, 또는 항체가 균을 공격하듯
Ve bu neredeyse ideolojik bir reaksiyon gibidir, o kişiye antikorların saldırması gibi bir şey.Prawie jak ideologiczna reakcja, jakby atakowały ich przeciwciała.
Ve bu neredeyse ideolojik bir reaksiyon gibidir, o kişiye antikorların saldırması gibi bir şey.Và nó gần như là một phản ứng trong tâm tưởng, như khi kháng thể bắt đầu tấn công người đó.
Ve bu neredeyse ideolojik bir reaksiyon gibidir, o kişiye antikorların saldırması gibi bir şey.Και είναι σχεδόν σαν μία ιδεολογική αντίδραση, σαν τα αντισώματα να αρχίζουν να επιτίθενται σ' αυτό το άτομο.
Ve bu neredeyse ideolojik bir reaksiyon gibidir, o kişiye antikorların saldırması gibi bir şey.И е почти като идеологическа реакция, сякаш антитела започват да атакуват този човек.
Ve bu neredeyse ideolojik bir reaksiyon gibidir, o kişiye antikorların saldırması gibi bir şey.И это почти как идеологическая реакция, как антитела, начинающие атаковывать человека.
Ve bu neredeyse ideolojik bir reaksiyon gibidir, o kişiye antikorların saldırması gibi bir şey.І це майже ідеологічна реакція, немов антитіла, які атакують людину.
Ve bu neredeyse ideolojik bir reaksiyon gibidir, o kişiye antikorların saldırması gibi bir şey.וזו כמעט מין ריאקציה רעיונית, כמו הנוגדנים התוקפים את האדם.
Ve bu neredeyse ideolojik bir reaksiyon gibidir, o kişiye antikorların saldırması gibi bir şey.وهي تقريبا ردة فعل فكريه مثل الأجسام المضادة تبدأ في مهاجمة الشخص.
Ve bu neredeyse ideolojik bir reaksiyon gibidir, o kişiye antikorların saldırması gibi bir şey.抗体が守るべき体を攻撃し始めるようなものです 我々はこんな考えをもっています
Ve dördüncü neden bence, slaytta direnç ideolojisi olarak işaretlemiştim burayı,A čtvrtý důvod je podle mě to, co jsem v prezentaci označil jako ideologie odporu.
Ve dördüncü neden bence, slaytta direnç ideolojisi olarak işaretlemiştim burayı,A quarta razão é o que pus no "slide" como a "ideologia da resistência".
Ve dördüncü neden bence, slaytta direnç ideolojisi olarak işaretlemiştim burayı,Dan alasan keempat adalah yang saya sebut pada slide ini sebagai ideologi resistensi.
Ve dördüncü neden bence, slaytta direnç ideolojisi olarak işaretlemiştim burayı,De vierde reden is, denk ik, wat ik hier heb aangemerkt als de tegenstandsideologie.
Ve dördüncü neden bence, slaytta direnç ideolojisi olarak işaretlemiştim burayı,E il quarto motivo, credo, è ciò che ho etichettato sulla diapositiva come 'ideologia della resistenza'.
Ve dördüncü neden bence, slaytta direnç ideolojisi olarak işaretlemiştim burayı,Et la quatrième raison, je crois, c'est ce que j'appelle sur cette diapo l'idéologie de la résistance.
Ve dördüncü neden bence, slaytta direnç ideolojisi olarak işaretlemiştim burayı,Iar al patrulea motiv, cred, este ceea ce am etichetat aici, pe slide, ca ideologia rezistenţei.
Ve dördüncü neden bence, slaytta direnç ideolojisi olarak işaretlemiştim burayı,I czwartym, według mnie, powodem jest to, co oznaczyłem tutaj, na slajdzie, jako ideologię oporu.
Ve dördüncü neden bence, slaytta direnç ideolojisi olarak işaretlemiştim burayı,그리고 제가 생각하는 네 번째 이유는 제가 이 슬라이드에서 '저항의 이념'이라고 명명한 것입니다
Ve dördüncü neden bence, slaytta direnç ideolojisi olarak işaretlemiştim burayı,Och för det fjärde, enligt mig, är vad jag har kallat motståndsideologi här på presentationsbilden.
Ve dördüncü neden bence, slaytta direnç ideolojisi olarak işaretlemiştim burayı,Og den fjerde grund, mener jeg, er hvad vi her på diaset har kaldt modstandens ideologi.
Ve dördüncü neden bence, slaytta direnç ideolojisi olarak işaretlemiştim burayı,Và lý do thứ tư, tôi tin rằng, là điều tôi đã dán mác ở đây như tư tưởng chống đối.
Ve dördüncü neden bence, slaytta direnç ideolojisi olarak işaretlemiştim burayı,Y la cuarta, creo, es lo que he catalogado como la ideología de la resistencia,
Ve dördüncü neden bence, slaytta direnç ideolojisi olarak işaretlemiştim burayı,Κι ο τέταρτος λόγος, πιστεύω, είναι αυτό που έχουμε ονομάσει ιδεολογία της αντίστασης.
Ve dördüncü neden bence, slaytta direnç ideolojisi olarak işaretlemiştim burayı,И четвертая причина, как мне кажется, заключается в том, что я здесь отметил как идеологию сопротивления.
Ve dördüncü neden bence, slaytta direnç ideolojisi olarak işaretlemiştim burayı,И четвъртата причина, смятам е, това, което съм обозначил тук на слайда, като идеология на съпротивата.
Ve dördüncü neden bence, slaytta direnç ideolojisi olarak işaretlemiştim burayı,הסיבה הרביעית, לדעתי, היא מה שהכתרתי בשיקופית זו כ"אידאולוגיה של התנגדות".
Ve dördüncü neden bence, slaytta direnç ideolojisi olarak işaretlemiştim burayı,والسبب الرابع ، على ما أعتقد ، هو ما صنفته هنا على الشريحة كأيدلوجية المقاومة .
Ve dördüncü neden bence, slaytta direnç ideolojisi olarak işaretlemiştim burayı,私がこのスライドで名付けたのが 抵抗のイデオロギーです 私がここで言いたいことは
Yani, ideoloji her şeyi ile çalış.Portanto a ideologia é transversal a tudo.
Yani, ideoloji her şeyi ile çalış.Έτσι, η ιδεολογία που παίζει μέσα από τα πάντα.
Yavaş yavaş düşünceler ideolojiye yön verir, hareketlere yön veren politikalara yol açar.Az eszmék lassan ideológiákhoz vezetnek, azok irányvonalakhoz, melyek végül cselekvéshez.
Yavaş yavaş düşünceler ideolojiye yön verir, hareketlere yön veren politikalara yol açar.Ideeën leiden langzaam tot ideologie, en tot beleid, wat tot daden leidt.
Yavaş yavaş düşünceler ideolojiye yön verir, hareketlere yön veren politikalara yol açar.Ideen führen langsam zu Ideologie, zu Maximen, die zu Handlungen führen.
Yavaş yavaş düşünceler ideolojiye yön verir, hareketlere yön veren politikalara yol açar.Încet-încet ideile devin ideologie, devin politici care la rândul lor devin acțiuni.
Yavaş yavaş düşünceler ideolojiye yön verir, hareketlere yön veren politikalara yol açar.아이디어는 서서히 이념이 되고 정치가 되어 행동을 촉발합니다
Yavaş yavaş düşünceler ideolojiye yön verir, hareketlere yön veren politikalara yol açar.Le idee conducono lentamente all'ideologia, conducono alle politiche che conducono alle azioni.
Yavaş yavaş düşünceler ideolojiye yön verir, hareketlere yön veren politikalara yol açar.Lentamente las ideas llevan a la ideología llevan a las políticas, que llevan a las acciones.
Yavaş yavaş düşünceler ideolojiye yön verir, hareketlere yön veren politikalara yol açar.Lentement, les idées mènent aux idéologies, mènent aux décisions, qui mènent aux actions.
Yavaş yavaş düşünceler ideolojiye yön verir, hareketlere yön veren politikalara yol açar.Myšlenky postupně vedou k ideologii, k politice, která vede k činům.
Yavaş yavaş düşünceler ideolojiye yön verir, hareketlere yön veren politikalara yol açar.Perlahan-lahan ide berubah menjadi prinsip kemudian menjadi peraturan, kemudian berubah menjadi tindakan.
Yavaş yavaş düşünceler ideolojiye yön verir, hareketlere yön veren politikalara yol açar.Stopniowo idee prowadzą do ideologii, ta do określonej polityki a polityka do konkretnych działań.
Yavaş yavaş düşünceler ideolojiye yön verir, hareketlere yön veren politikalara yol açar.Từ từ thì những ý tưởng hình thành hệ tư tưởng, đưa đến những chính sách có thể áp dụng vào thực tiễn.
Yavaş yavaş düşünceler ideolojiye yön verir, hareketlere yön veren politikalara yol açar.Идеи постепенно создают идеологию, и затем политику, приводящую к реальным действиям.
Yavaş yavaş düşünceler ideolojiye yön verir, hareketlere yön veren politikalara yol açar.Идеите бавно водят до идеология, водят до политики, които водят до действия.
Yavaş yavaş düşünceler ideolojiye yön verir, hareketlere yön veren politikalara yol açar.לאט לאט רעיונות מובילים לאידיאולוגיה, מובילים לפוליטיקה אשר מובילה למעשים.
Yavaş yavaş düşünceler ideolojiye yön verir, hareketlere yön veren politikalara yol açar.،و شيئا فشيئا تتحول الأفكار إلى أيديولوجيا .تؤدي إلى سياسات تؤدي بدورها إلى اتخاذ إجراءات