Çünkü bu bir idealdir.Porque é um ideal.
Çünkü bu bir idealdir.Protože je to ideál.
Çünkü bu bir idealdir.Weil es ein Ideal ist.
Çünkü bu bir idealdir.Защото е един идеал.
Çünkü bu bir idealdir.Потому что это - идеал.
Çünkü bu bir idealdir.Тому що це ідеал.
Çünkü bu bir idealdir.שהם אוטופיים.
Daha İyi Beslenme İçin Küresel İttifak'ın başkanı Jay Naidoo, ideal Afrika Günü'nü şöyle betimledi:Jay Naidoo, presidente de la Alianza Global para Nutrición Mejorada, describió el Día de África ideal:
Demem o ki, Pirate Bay'in pek de idealist olduğu söylenemez.Ainsi, The Pirate Bay n'est pas idéaliste.
Demem o ki, Pirate Bay'in pek de idealist olduğu söylenemez.Así que The Pirate Bay no es idealista.
Demem o ki, Pirate Bay'in pek de idealist olduğu söylenemez.Derfor er the Pirate Bay ikke nogen idealistisk virksomhed.
Demem o ki, Pirate Bay'in pek de idealist olduğu söylenemez.Dus The Pirate Bay is niet idealistisch.
Demem o ki, Pirate Bay'in pek de idealist olduğu söylenemez.Folglich ist "The Pirate Bay" nicht idealistisch.
Demem o ki, Pirate Bay'in pek de idealist olduğu söylenemez.Folglich ist The Pirate Bay nicht idealistisch.
Demem o ki, Pirate Bay'in pek de idealist olduğu söylenemez.Như thế thì Pirate Bay đâu có duy tâm
Demem o ki, Pirate Bay'in pek de idealist olduğu söylenemez.Như vậy, TPB là không duy tâm.
Demem o ki, Pirate Bay'in pek de idealist olduğu söylenemez.Percio' Pirate Bay non e' idealistico.
Demem o ki, Pirate Bay'in pek de idealist olduğu söylenemez.Prin urmare, The Pirate Bay nu e un site idealist.
Demem o ki, Pirate Bay'in pek de idealist olduğu söylenemez. Saf ticari bir iş burada bahsettiğimiz.Då är Pirate Bay inte nån ideell verksamhet, utan affärsverksamhet.
Demem o ki, Pirate Bay'in pek de idealist olduğu söylenemez. Saf ticari bir iş burada bahsettiğimiz.Då är Pirate Bay inte nån ideell verksamhet, utan affärsverksamhet.
Demem o ki, Pirate Bay'in pek de idealist olduğu söylenemez. Saf ticari bir iş burada bahsettiğimiz.Ennélfogva, a Pirate Bay nem idealista, hanem kemény reklámüzlet.
Demem o ki, Pirate Bay'in pek de idealist olduğu söylenemez.Takže The Pirate Bay idealistická není.
Demem o ki, Pirate Bay'in pek de idealist olduğu söylenemez.Täten the Pirate Bay ei siis ole idealistinen.
Demem o ki, Pirate Bay'in pek de idealist olduğu söylenemez.따라서 TPB는 이상을 추구한다고만은 볼 수 없습니다.
Demem o ki, Pirate Bay'in pek de idealist olduğu söylenemez.Zatem TPB nie jest idealistyczny.
Demem o ki, Pirate Bay'in pek de idealist olduğu söylenemez.Έτσι, το Pirate Bay δεν είναι ιδεαλιστικό.
Demem o ki, Pirate Bay'in pek de idealist olduğu söylenemez.Но "Пиратският Залив" не следва някакви идеи.
Demem o ki, Pirate Bay'in pek de idealist olduğu söylenemez.Таким образом, The Pirate Bay не является идеалистическим.
Demem o ki, Pirate Bay'in pek de idealist olduğu söylenemez..כך שמפרץ הפיראטים אינו אידאליסטי
Demem o ki, Pirate Bay'in pek de idealist olduğu söylenemez.و بالتالي فموقع القراصنة ليس مثاليا
Demem o ki, Pirate Bay'in pek de idealist olduğu söylenemez.営利事業なんです
Duruşu çok idealize edilmiş, beden dizlerin üzerinden güzel bir kıvrımla dönüyor. .Socha je taktiež idealizovaná tým, ako je jeho telo vytočené pozdĺž jej lona.
Eğer bu idealler konusunda ciddiysek, bu krizin kaynağındaki sebepler hakkında dürüstçe konuşmamız lazım.우리가 이러한 이상들을 진지하게 여긴다면, 이 위기의 심층적인 원인이 무엇인지 솔직하게 말해야만 합니다.
Eğer bu idealler konusunda ciddiysek, bu krizin kaynağındaki sebepler hakkında dürüstçe konuşmamız lazım.Si somos serios sobre estos ideales, debemos hablar honestamente sobre las causas profundas de esta crisis.
Eğer bu idealler konusunda ciddiysek, bu krizin kaynağındaki sebepler hakkında dürüstçe konuşmamız lazım.Wenn wir über diese ideale ernst nehmen, müssen wir ehrlich über die tieferen Ursachen dieser Krise sprechen.
Eğer bu idealler konusunda ciddiysek, bu krizin kaynağındaki sebepler hakkında dürüstçe konuşmamız lazım.إذا كنا جادين في هذه المثل، يجب أن نتكلم بصراحة عن الأسباب العميقة لهذه الأزمة
Eğer bu idealler konusunda ciddiysek, bu krizin kaynağındaki sebepler hakkında dürüstçe konuşmamız lazım.我々を引き裂く武力か 共に胸に抱く希望か 選択を迫られているからです
Eğer eski günlerdeki işletme teorisi kitaplarına bir bakacak olsaydınız, o kitaplardaki ideal요즘, 관리 이론을 보면 과거에는 우리의 이상적인 지도자는
Eğer eski günlerdeki işletme teorisi kitaplarına bir bakacak olsaydınız, o kitaplardaki idealSi vous regardez les théories du management, à cette époque,
Eğer eski günlerdeki işletme teorisi kitaplarına bir bakacak olsaydınız, o kitaplardaki idealПодивімось на теорію менеджменту.
Eğer eski günlerdeki işletme teorisi kitaplarına bir bakacak olsaydınız, o kitaplardaki idealאם בוחנים את תיאוריית הניהול של היום, הרי שבעבר המנהיג האידיאלי שלנו
Eğer eski günlerdeki işletme teorisi kitaplarına bir bakacak olsaydınız, o kitaplardaki idealلو نظرتم إلى نظرية الإدارة هذه الأيام ، القائد المثالي في نظرنا كما إعتدنا
Eğer eski günlerdeki işletme teorisi kitaplarına bir bakacak olsaydınız, o kitaplardaki ideal過去の理想的なリーダーとは パットン将軍のような人でしたね
Eğer ideal bir öğretmen olsa, daha önce dediğim gibi cevap verirdi,Dacă era un profesor ideal, ar fi răspuns cum am spus eu înainte,
Eğer ideal bir öğretmen olsa, daha önce dediğim gibi cevap verirdi,Een ideale leraar zou hebben gereageerd zoals ik zei:
Eğer ideal bir öğretmen olsa, daha önce dediğim gibi cevap verirdi,Idealny nauczyciel zareagowałby, jak już mówiłem:
Eğer ideal bir öğretmen olsa, daha önce dediğim gibi cevap verirdi,어... 이상적인 선생님이라면 제가 아까 첨에 말씀드린 것처럼 했겠죠.
Eğer ideal bir öğretmen olsa, daha önce dediğim gibi cevap verirdi,Nếu ông ấy là một thầy giáo lý tưởng, ông ấy đáng ra đã đáp lại như tôi nói trước đó,
Eğer ideal bir öğretmen olsa, daha önce dediğim gibi cevap verirdi,Se ele fosse um bom professor, teria respondido o que eu disse antes,
Eğer ideal bir öğretmen olsa, daha önce dediğim gibi cevap verirdi,Se fosse stato un insegnante ideale, avrebbe risposto come dicevo prima,
Eğer ideal bir öğretmen olsa, daha önce dediğim gibi cevap verirdi,Si hubiese sido un profesor ideal, hubiese respondido como les mencioné antes,
Eğer ideal bir öğretmen olsa, daha önce dediğim gibi cevap verirdi,S'il avait été un professeur idéal, il m'aurait répondu comme je disais tout à l'heure,
Eğer ideal bir öğretmen olsa, daha önce dediğim gibi cevap verirdi,Wenn er ein idealer Lehrer gewesen wäre, hätte er so reagiert, wie ich es gerade beschrieben habe,
Eğer ideal bir öğretmen olsa, daha önce dediğim gibi cevap verirdi,Идеальный учитель на его месте сказал бы:
Eğer ideal bir öğretmen olsa, daha önce dediğim gibi cevap verirdi,Якби мій вчитель був ідеальним, він би відповів, як я вже казав:
Eğer ideal bir öğretmen olsa, daha önce dediğim gibi cevap verirdi,אם הוא היה מורה מושלם, הוא היה מגיב כפי שאמרתי קודם:
Eğer ideal bir öğretmen olsa, daha önce dediğim gibi cevap verirdi,لو كان لدينا الآن معلم مثالي، كان قد رد مثل ما قلت سابقاً،
Eğer ideal bir öğretmen olsa, daha önce dediğim gibi cevap verirdi,「ヨンハ君は絵は描けないけど
Eğer ki ideal bir gaz ise,özellikle bağımsızca hareket edecekler.Obzvlášť nezávisle, pokud jsou ideálním plynem.
Eğer ki ideal bir gaz ise,özellikle bağımsızca hareket edecekler.Szczególnie niezależnie, jeśli są idealnym gazem.