Cazibe tamamen dünyevi sınırları aşmak ve dünyayı daha ideal ve mükemmel bir hale getirmektir.Glamour gaat over deze wereld overstijgen om op een geïdealiseerde, perfecte plek te geraken.
Cazibe tamamen dünyevi sınırları aşmak ve dünyayı daha ideal ve mükemmel bir hale getirmektir.그리고 매력은 모두 이 세상을 초월하는 것에 대한 것이며, 이상화된, 완벽한 곳으로 도달하는 것입니다.
Cazibe tamamen dünyevi sınırları aşmak ve dünyayı daha ideal ve mükemmel bir hale getirmektir.Și glamourul înseamnă transcendența acestei lumi și ajungerea într-un loc idealizat, perfect.
Cazibe tamamen dünyevi sınırları aşmak ve dünyayı daha ideal ve mükemmel bir hale getirmektir.Y el glamur es todo aquello que te eleva más allá de este mundo hasta un lugar idealizado, perfecto.
Cazibe tamamen dünyevi sınırları aşmak ve dünyayı daha ideal ve mükemmel bir hale getirmektir.Блясъкът е извисяването над този свят и достигането до идеализирано, перфектно място.
Cazibe tamamen dünyevi sınırları aşmak ve dünyayı daha ideal ve mükemmel bir hale getirmektir.Гламур заходит за рамки привычного мира и превращает его в совершенное, идеальное место.
Cazibe tamamen dünyevi sınırları aşmak ve dünyayı daha ideal ve mükemmel bir hale getirmektir.וזוהר הוא כולו התעלות מהעולם הזה והגעה למקום אידיאלי, מושלם.
Cazibe tamamen dünyevi sınırları aşmak ve dünyayı daha ideal ve mükemmel bir hale getirmektir.وكل مافي الابهار هو أنه يرتقي بالعالم ويذهب به إلى مكان مثالي
Cazibe tamamen dünyevi sınırları aşmak ve dünyayı daha ideal ve mükemmel bir hale getirmektir.理想的で 完璧な場所に 至ることを意味します 乗り物がグラマーなのは
Cennetin ve Dünya'nın neşesisin. İdeal Adamsın.La gioia del cielo e della terra.
Cennetin ve Dünya'nın neşesisin. İdeal Adamsın.Радость неба и земли идеальный человек, пусть Бог бережет тебя.
Cennetin ve Dünya'nın neşesisin. İdeal Adamsın.הטוב בכל הארץ ובשמים. אתה האדם המושלם.
Cinsiyete iki çatışan ideal gözünden bakmak yerine; bir spektrumdan bakmalıyız.이제 우리는 성을 2개의 다른 이상 보다는 하나의 스펙트럼으로 봐야합니다
Cinsiyete iki çatışan ideal gözünden bakmak yerine; bir spektrumdan bakmalıyız.Det är dags att vi alla ser på kön som ett spektrum istället för två motsatta ideal.
Cinsiyete iki çatışan ideal gözünden bakmak yerine; bir spektrumdan bakmalıyız.Es la hora de ver el género como un espectro, en vez de como dos conjuntos de ideales opuestos.
Cinsiyete iki çatışan ideal gözünden bakmak yerine; bir spektrumdan bakmalıyız.Está na hora de todos vermos os gêneros como espectros, ao invés de dois lados com interesses opostos.
Cinsiyete iki çatışan ideal gözünden bakmak yerine; bir spektrumdan bakmalıyız.Nastal čas aby jsme všichni vnímali pohlaví jako spektrum a ne jako dvě opačné myšlenky.
Cinsiyete iki çatışan ideal gözünden bakmak yerine; bir spektrumdan bakmalıyız.Nastal čas aby sme všetci vnímali pohlavie ako spektrum a nie ako dve opačné myšlienky.
Cinsiyete iki çatışan ideal gözünden bakmak yerine; bir spektrumdan bakmalıyız.We moeten gender op een spectrum gaan zien in plaats van als tegenstellingen.
Cinsiyete iki çatışan ideal gözünden bakmak yerine; bir spektrumdan bakmalıyız.Είναι επιτέλους καιρός να αντιληφθούμε όλοι το φύλο ως ένα φάσμα αντί σαν δύο σετ αντίθετων ιδανικών.
Cinsiyete iki çatışan ideal gözünden bakmak yerine; bir spektrumdan bakmalıyız.Нам давно настав час поглянути на гендер як на складну систему, а не як на два протилежних полюси.
Cinsiyete iki çatışan ideal gözünden bakmak yerine; bir spektrumdan bakmalıyız.Нам давно пора взглянуть на гендер как на сложную систему, а не как на два идеальных полюса.
Çok güzel ve ideal bir form oluşturmuş.Він створив ідеальну фігуру.
Çok idealisttim.Byla jsem opravdu idealistická.
Çok idealisttim.Byłam naprawdę idealistką.
Çok idealisttim.Eram foarte idealistă.
Çok idealisttim.Ero veramente un'idealista.
Çok idealisttim.Ich war sehr idealistisch.
Çok idealisttim.Ik was echt idealistisch.
Çok idealisttim.J'étais totalement idéaliste.
Çok idealisttim.저는 대단히 이상주의적이었습니다.
Çok idealisttim.Nagyon idealista voltam.
Çok idealisttim.Saya sangat idealis.
Çok idealisttim.Tôi đã quá lý tưởng.
Çok idealisttim.Ήμουν πραγματική ιδεαλίστρια.
Çok idealisttim.Бях истинска идеалистка.
Çok idealisttim.Я була справжнім ідеалістом.
Çok idealisttim.Я была настоящим идеалистом.
Çok idealisttim.הייתי באמת אידאליסטית.
Çok idealisttim.كنت حقاً مثالية.
Çok idealisttim.感情的に弱ってる時は、難問に対する
Constantin'in burada gördüğümüz heykeli çok idealize edilmiş, çok ilahi gözüküyor gibi gelmedi bana.Ale jak dla mnie Konstantyn nie przedstawia żadnego z tych sposobów obrazowania.
Constantin'in burada gördüğümüz heykeli çok idealize edilmiş, çok ilahi gözüküyor gibi gelmedi bana.Ale zde Konstantin nevypadá jako by měl byť jediné z těchto "vymyšlených" tradičních zobrazování.
Constantin'in burada gördüğümüz heykeli çok idealize edilmiş, çok ilahi gözüküyor gibi gelmedi bana.Ma qui Costantino non sembra una di quelle tradizioni per me.
Constantin'in burada gördüğümüz heykeli çok idealize edilmiş, çok ilahi gözüküyor gibi gelmedi bana.Але тут, Костянтин не відповідає жодній з цих традицій, на мій погляд.
Constantin'in burada gördüğümüz heykeli çok idealize edilmiş, çok ilahi gözüküyor gibi gelmedi bana.Ж: Но здесь портрет Константина, по-моему, не относится ни к одной из этих традиций.
Çünkü bu bir idealdir.Bởi đó là một lý tưởng.
Çünkü bu bir idealdir.For det er et ideal.
Çünkü bu bir idealdir. Hayali bir şeydir.Jest czymś idealnym, całkowicie wyimaginowanym.
Çünkü bu bir idealdir. Hayali bir şeydir. Ona sahip olamayız.이상적이기 때문에, 허구라는 것이죠. 가질 수 없는 것입니다.
Çünkü bu bir idealdir. Hayali bir şeydir. Ona sahip olamayız.Porque es algo ideal, imaginario, no podemos tenerlo.
Çünkü bu bir idealdir. Hayali bir şeydir. Ona sahip olamayız.لأنها مثالية. لذا فهي خيالية. لا يمكن الحصول عليها.
Çünkü bu bir idealdir. Hayali bir şeydir. Ona sahip olamayız.概念ツールとしては
Çünkü bu bir idealdir. Hayali bir şeydir.Είναι ένα ιδανικό. ένα δημιούργημα της φαντασίας.
Çünkü bu bir idealdir.Karena ini ideal.
Çünkü bu bir idealdir.Mert ez egy eszmény.
Çünkü bu bir idealdir.Omdat het een ideaal is.
Çünkü bu bir idealdir.Parce que c'est un idéal.
Çünkü bu bir idealdir.Pentru că este un ideal.
Çünkü bu bir idealdir.Perché è un ideale.