Tanı ideal olarak olgu ve rakamlara dayanmalıdır.Dans la mesure du possible, le diagnostic sera basé sur des faits et des chiffres.
Tanı ideal olarak olgu ve rakamlara dayanmalıdır.El diagnóstico debe basarse, idealmente, en hechos y cifras.
Tanı ideal olarak olgu ve rakamlara dayanmalıdır.В идеале диагноз должен основываться на фактах и цифрах.
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.Amit eddig láttam a TED-ből, azt sugallja, hogy ideális hely lehet ezt elkezdeni.
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.Ausgehend von dem, was ich von TED gesehen habe, glaube ich, dass dies der ideale Ort ist um loszulegen.
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.Da quello che ho visto al TED, questo potrebbe essere il posto ideale per lanciarlo.
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.Dari apa yang saya ketahui tentang TED, saya kira forum ini cocok untuk memulainya.
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.De ce que j'ai vu de TED, je pense que ce pourrait être l'endroit idéal pour le lancer.
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.Din ce am văzut la TED, acesta ar putea fi locul ideal pentru a-l lansa.
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.Do que tenho visto do TED, acho que este pode ser o sítio ideal para lançá-lo.
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.Från vad jag har upplevt här på TED, så tror jag att detta kan vara det ideala forumet att sjösätta detta.
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.Mislim, da je to idealen kraj za začetek, glede na to, kaj sem videl na TEDu.
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.Myślę, że TED świetnie się do tego nadaje.
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.(Nevetés)
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.Por lo que he visto de TED, pienso que este puede ser el lugar ideal para iniciar esto,
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.TED kennende, denk ik dat hier de ideale plaats is om te starten.
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.제가 TED에서 본 것을 생각해 볼 때 이 곳이 그것을 시작할 이상적인 자리가 아닐까 싶습니다.
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.TED:ssä näkemästäni päätellen uskon, että tämä saattaa olla paras paikka panna asia alulle.
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.Ud fra hvad jeg har set af TED, tror jeg, det kan være det ideelle sted at begynde det.
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.Z toho, čo som videl o TEDe, myslím, že by to mohlo byť ideálne miesto na začatie.
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.Z toho co vím o TEDu, myslím, že právě tady by to mohlo začít.
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.Απ' ό,τι έχω δει στο TED, νομίζω πως αυτό είναι το ιδανικό μέρος για να το ξεκινήσουμε.
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.Απ' ότι έχω δει στο TED, νομίζω πως αυτό είναι το ιδανικό μέρος για να το ξεκινήσουμε.
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.З того що я бачив на TED, я думаю, TED — ідеальне місце запустити цей процес.
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.Из того, что я видел на TED'е, я думаю, что это может быть идеальным местом для старта.
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.От това, което видях на TED, аз си мисля, че това може да е идеалното място да започнем.
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.וכבר רמזתי מה המשהו הזה. ממה שראיתי, TED נראה לי כמקום האידיאלי להתחיל בכך.
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.ממה שראיתי, TED נראה לי כמקום האידאלי להתחיל בכך.
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.من خلال ما شاهدته في تيد، أعتقد بأنه المكان المثالي لتدشينه.
TED'de gördüklerime bakarak, burası, bunu başlatmak için ideal bir yer, diyebilirim.繰り返しますが これにはお金がかかることでしょう
Torajanların uzun hayatın idealinin peşinde olmadıkları anlamına gelmez.토라자인들이 보다 더 긴 수명에 대한 열망이 없다는 뚯은 아닙니다.
Torajanların uzun hayatın idealinin peşinde olmadıkları anlamına gelmez.la ideea de viaţă lungă.
Torajanların uzun hayatın idealinin peşinde olmadıkları anlamına gelmez.אינו אומר שבני טוראג'ה אינם דוגלים באידיאל החיים הארוכים.
Torajanların uzun hayatın idealinin peşinde olmadıkları anlamına gelmez.لا يعني أن التوراجيين لا يطمحون إلى مثل أعلى للحياة طويلة.
Torajanların uzun hayatın idealinin peşinde olmadıkları anlamına gelmez.追わないわけではありません 彼らには 健康や長寿を もたらすと考えられる-
Tüm bireyler ve tüm kültürler gerçeklikte gerçekleştirilemeyecek ideallere sahiptir.Alle Individuen und Kulturen haben Ideale, die unmöglich in der Realität umgesetzt werden können.
Tüm bireyler ve tüm kültürler gerçeklikte gerçekleştirilemeyecek ideallere sahiptir.Alle personen en alle culturen hebben idealen die in werkelijkheid niet gerealiseerd kunnen worden.
Tüm bireyler ve tüm kültürler gerçeklikte gerçekleştirilemeyecek ideallere sahiptir.모든 사람들이나 모든 문화는 현실에서는 이뤄질 수 없는 이상을 가지고 있습니다.
Tüm bireyler ve tüm kültürler gerçeklikte gerçekleştirilemeyecek ideallere sahiptir.Todos los individuos y todas las culturas tienen ideales que no se pueden llevar a cabo en la realidad.
Tüm bireyler ve tüm kültürler gerçeklikte gerçekleştirilemeyecek ideallere sahiptir.Toţi indivizii şi toate culturile au idealuri care nu pot fi realizate în realitate.
Tüm bireyler ve tüm kültürler gerçeklikte gerçekleştirilemeyecek ideallere sahiptir.Wszystkie jednostki i wszystkie kultury posiadają ideały, których nie można zrealizować w rzeczywistości.
Tüm bireyler ve tüm kültürler gerçeklikte gerçekleştirilemeyecek ideallere sahiptir.Всички хора и култури имат своите идеали, които не могат да се сбъднат.
Tüm bireyler ve tüm kültürler gerçeklikte gerçekleştirilemeyecek ideallere sahiptir.У всех и каждого есть свои идеалы, которые не могут быть воплощены в жизнь.
Tüm bireyler ve tüm kültürler gerçeklikte gerçekleştirilemeyecek ideallere sahiptir.לכל אינדיוידואל ולכל תרבות יש אידיאלים שאין אפשרות שיתממשו במציאות.
Tüm bireyler ve tüm kültürler gerçeklikte gerçekleştirilemeyecek ideallere sahiptir.كل الأفراد وكل الثقافات لديهم مثال أعلى لا يمكن نهائياً إدراكه في الواقع
Tüm bireyler ve tüm kültürler gerçeklikte gerçekleştirilemeyecek ideallere sahiptir.実現し難い 理想像があります 理想の間には矛盾があり
Tüm tarih boyunca, güzellik ve teknoloji hakkındaki idealleri dışa vurmak için kullanıldılar.Au fost folosite de-a lungul istoriei pentru a exprima idealuri despre frumusețe, despre tehnologie.
Tüm tarih boyunca, güzellik ve teknoloji hakkındaki idealleri dışa vurmak için kullanıldılar.Door de geschiedenis heen werden ze gebruikt... om idealen over schoonheid en technologie in uit te drukken.
Tüm tarih boyunca, güzellik ve teknoloji hakkındaki idealleri dışa vurmak için kullanıldılar.Elles ont été utilisées tout au long de l'histoire pour exprimer les idéaux de beauté, de technologie.
Tüm tarih boyunca, güzellik ve teknoloji hakkındaki idealleri dışa vurmak için kullanıldılar.역사속에서 아름다움과 기술에 대한 이상을 표현하는데 사용되어 왔습니다.
Tüm tarih boyunca, güzellik ve teknoloji hakkındaki idealleri dışa vurmak için kullanıldılar.Kolumn używano w historii do wyrażania ideałów piękna i technologii.
Tüm tarih boyunca, güzellik ve teknoloji hakkındaki idealleri dışa vurmak için kullanıldılar.Používaly se v průběhu dějin k vyjádření ideálů krásy a technologie.
Tüm tarih boyunca, güzellik ve teknoloji hakkındaki idealleri dışa vurmak için kullanıldılar.Se han usado a lo largo de la historia para expresar ideales de belleza y de tecnología.
Tüm tarih boyunca, güzellik ve teknoloji hakkındaki idealleri dışa vurmak için kullanıldılar.Sono stati usate nella storia per esprimere ideali di bellezza, di tecnologia.
Tüm tarih boyunca, güzellik ve teknoloji hakkındaki idealleri dışa vurmak için kullanıldılar.Trong suốt lịch sử, nó đã được sử dụng để thể hiện lý tưởng về vẻ đẹp, về công nghệ.
Tüm tarih boyunca, güzellik ve teknoloji hakkındaki idealleri dışa vurmak için kullanıldılar.Χρησιμοποιούνταν σε όλη την ιστορία για να εκφράσουν ιδανικά περι ομορφιάς, περί τεχνολογίας.
Tüm tarih boyunca, güzellik ve teknoloji hakkındaki idealleri dışa vurmak için kullanıldılar.Вони використовувались впродовж історії, щоб виражати ідеї про красу, про технології.
Tüm tarih boyunca, güzellik ve teknoloji hakkındaki idealleri dışa vurmak için kullanıldılar.С давних времён их создавали, чтобы воплотить идеалы красоты и технологии.
Tüm tarih boyunca, güzellik ve teknoloji hakkındaki idealleri dışa vurmak için kullanıldılar.Те са били използвани преди това, за да изразят идеалите за красота, за технология.
Tüm tarih boyunca, güzellik ve teknoloji hakkındaki idealleri dışa vurmak için kullanıldılar.הם שימשו לכל אורך ההיסטוריה להביע אידאלים של יופי, של טכנולוגיה.