Aslında, en ideali belki de hiç kelime kullanmamak.De hecho, lo mejor podría ser no utilizar ninguna palabra.
Aslında, en ideali belki de hiç kelime kullanmamak.Di fatto, l'ideale potrebbe essere non usare affatto le parole.
Aslında, en ideali belki de hiç kelime kullanmamak.En fait, l'idéal serait peut-être de n'utiliser aucun mot.
Aslında, en ideali belki de hiç kelime kullanmamak.Het ideale is wellicht helemaal geen woorden.
Aslında, en ideali belki de hiç kelime kullanmamak.Ideal ar fi fără.
Aslında, en ideali belki de hiç kelime kullanmamak.I själva verket kan det vara bäst att inte använda några ord alls.
Aslında, en ideali belki de hiç kelime kullanmamak.사실, 단어를 아예 사용하지 않는게 가장 이상적일수도 있습니다.
Aslında, en ideali belki de hiç kelime kullanmamak.Lembro-me de pensar que o meu amigo podia ter explicado a experiência completa com uma dança.
Aslında, en ideali belki de hiç kelime kullanmamak.Trong thực tế, hay nhất có thể là không nói gì cả.
Aslında, en ideali belki de hiç kelime kullanmamak.Vielleicht ist es am Besten, überhaupt keine Worte zu benutzen.
Aslında, en ideali belki de hiç kelime kullanmamak.Vlastně ideální by bylo nepoužívat slova žádná.
Aslında, en ideali belki de hiç kelime kullanmamak.Właściwie może lepiej w ogóle ich nie używać.
Aslında, en ideali belki de hiç kelime kullanmamak.Στην πραγματικότητα, το ιδανικό θα είναι να μη χρησιμοποιήσετε καμία λέξη.
Aslında, en ideali belki de hiç kelime kullanmamak.В действителност идеалното е да не се използват изобщо думи.
Aslında, en ideali belki de hiç kelime kullanmamak.На самом деле, может, лучше вообще обойтись без слов.
Aslında, en ideali belki de hiç kelime kullanmamak.למעשה, אולי הכי טוב בכלל לא להשתמש במלים.
Aslında, en ideali belki de hiç kelime kullanmamak.في الحقيقه، المثالي هو عدم استخدام اي كلمات على الاطلاق.
Aslında, en ideali belki de hiç kelime kullanmamak.私は思いました -
Aslında, tüm erkek bedenleri ideal güzellikte canlandırılmış.Vlastně všechny mužské postavy mají krásná, ideální těla.
Aslında yalnızca ideal koşullarda 38 ATP üretilir. -그리고 실제로는요, 38 ATP를 생산하는 것은 굉장히 이상적인 일이에요.
Aslında yalnızca ideal koşullarda 38 ATP üretilir. -A realita je taková, že pouze v ideálním případě vyprodukujeme 38 jednotek ATP.
Aslında yalnızca ideal koşullarda 38 ATP üretilir. -In praktijk gebeurt dit alleen in ideale omstandigheden, dat je 38 mol ATP produceert.
Aslında yalnızca ideal koşullarda 38 ATP üretilir. - -Mas há uma grande variação neste números e as pessoas ainda estão a estudar esta ideia.
Aslında yalnızca ideal koşullarda 38 ATP üretilir. -Nella realtà solo nelle condizioni ideali si producono 38 ATP
Aslında yalnızca ideal koşullarda 38 ATP üretilir. -W rzeczywistości tylko w idealnych warunkach podczas oddychania powstanie 38 cząsteczek ATP.
Aslında yalnızca ideal koşullarda 38 ATP üretilir. -Y la realidad es sólo en circunstancias ideales podrá producir 38 ATPs.
Aslında yalnızca ideal koşullarda 38 ATP üretilir. -Και, στη πραγματικότητα, αυτό είναι το ιδανικό να παραχθούν 38 ΑΤΡ.
Aslında yalnızca ideal koşullarda 38 ATP üretilir. -Хоча справедливо зазначити, що для отримання саме 38-ми АТФ, необхідні ідеальні умови.
Aslında yalnızca ideal koşullarda 38 ATP üretilir. -אלה הם התנאים האידיאליים שבהם נוצר ATP.
Aslında yalnızca ideal koşullarda 38 ATP üretilir. -وفي الحقيقة ، هذا في الطروف المثالية أنك ستنتج 38 ATP
Aynı ideali paylaşan bir sürü kişi var.Ada banyak orang yang sebenarnya mempunyai mimpi yang sama.
Aynı ideali paylaşan bir sürü kişi var.Có rất nhiều người cùng chung một giấc mơ.
Aynı ideali paylaşan bir sürü kişi var.Det finns många människor som faktiskt delar samma dröm.
Aynı ideali paylaşan bir sürü kişi var.Er zijn veel mensen die dezelfde droom delen.
Aynı ideali paylaşan bir sürü kişi var.Es gibt viele Menschen die den gleichen Traum haben.
Aynı ideali paylaşan bir sürü kişi var.Há muitas pessoas que partilham o mesmo sonho.
Aynı ideali paylaşan bir sürü kişi var.Hay muchas personas que comparten el mismo sueño.
Aynı ideali paylaşan bir sürü kişi var.Il y a des tas de gens qui partagent en fait le même rêve.
Aynı ideali paylaşan bir sürü kişi var.Je množstvo ľudí, ktorí majú rovnaký sen
Aynı ideali paylaşan bir sürü kişi var.실제로 동일한 꿈을 공유하는 수 많은 사람들이 존재합니다.
Aynı ideali paylaşan bir sürü kişi var.Ma sono anche in tanti a condividere lo stesso sogno.
Aynı ideali paylaşan bir sürü kişi var.Sok ember van, akinek az álma közös.
Aynı ideali paylaşan bir sürü kişi var.Sunt mulți oameni care împărtășesc același vis.
Aynı ideali paylaşan bir sürü kişi var.Wiele osób ma te same marzenia.
Aynı ideali paylaşan bir sürü kişi var.Υπάρχουν πολλοί άνθρωποι που μοιράζονται το ίδιο όνειρο.
Aynı ideali paylaşan bir sürü kişi var.Има много хора, които всъщност споделят една и съща мечта.
Aynı ideali paylaşan bir sürü kişi var.Многие разделяли одну мечту.
Aynı ideali paylaşan bir sürü kişi var.הרבה מאוד אנשים חולקים אותו חלום.
Aynı ideali paylaşan bir sürü kişi var.هناك الكثير ممن يشاركون بعضهم البعض نفس الأحلام
Aynı ideali paylaşan bir sürü kişi var.自分たちの自由を気にかける人々は沢山いるでしょう
Bedeni ise çok güzel, ideal figür.Es decir, tiene este cuerpo hermoso y perfecto .
Bedeni ise çok güzel, ideal figür.Tedy krom toho krásného těla.
Bedeni ise çok güzel, ideal figür.To znaczy ma on idealnie piękne ciało.
Belirli bir bilim dalının her probleminin çözümü için ideal bir tür, varlık ya da olgu vardır.עבור כל בעיה בתחום מדעי נתון, קיים מין או יישות או תופעה אידאליים לפתרונה.
Belirli bir bilim dalının her probleminin çözümü için ideal bir tür, varlık ya da olgu vardır.لكل مشكلة في مجال من العلوم، يوجد هناك صنف أو كيان أو ظاهرة مثالية لحلها.
Belirli bir bilim dalının her probleminin çözümü için ideal bir tür, varlık ya da olgu vardır.その理想的な解答を具現化した 種 もの あるいは事象がある その理想的な解答を具現化した 種 もの あるいは事象がある 逆に述べると あらゆる種 もの あるいは事象には
Belirli bir bilim dalının her probleminin çözümü için ideal bir tür, varlık ya da olgu vardır.어떤 과학 분야든 모든 문제에는 그 해답에 이상적인 종(種)이나 본질, 또는 현상 같은게 있죠.
Ben, bizim kaldırımda durup da, kavgadan kaçtığımız türden bir, hayali idealizmden de bahsetmiyorum.Je ne parle pas d'une idéalisme rêveuse qui nous permet de s'assoir loin de l'action ou d'éviter la battaile.
Ben, bizim kaldırımda durup da, kavgadan kaçtığımız türden bir, hayali idealizmden de bahsetmiyorum.No hablo del idealismo que nos permite que nos mantengamos marginados o huyamos del combate.
Ben, bizim kaldırımda durup da, kavgadan kaçtığımız türden bir, hayali idealizmden de bahsetmiyorum.Nu vorbesc despre idealismul evazionist care ne permite doar sa stam pe tusa sau sa ne eschivam de la o lupta.