Ana içeriğe geç
Sözlük

iddiaya ile cümle

iddiaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu iddiaya göre Beytüllahim tabiri İsa'nın nerede değil, ne zaman doğduğunu göstermektedir.I Det nye testamentet fortelles det ikke om hvilken dag Jesus ble født.
Bir iddiaya göre ise intihar etmemiş; öldürülmüştür.Da de fortsatt ikke godtok betingelsene, ble de drept (den tiende dagen).
İnsanlar bu iddiaya inanmazlar.これを信じない者もいた。
İkili ayrıca bir iddiaya daha girdi.倍賭け法とも言われる。
Gerek İslam alimleri, gerekse Kur'an'ın kendisi böyle bir iddiaya şiddetle karşı çıkmaktadır.太字の鑑(前述の通り「鑒」とも書く)の字を含む人物は義鑑から偏諱を賜った人物である。
Bir iddiaya göre Stalin teklifi "Bir mareşali bir teğmenle takas etmem." diyerek geri çevirmiştir.但这被斯大林断然拒绝,斯大林说:“我不会用一位元帅与一个中尉來互相交换。
Bir iddiaya göre ise intihar etmemiş; öldürülmüştür.既不隱其謀矣,又敢逃其刑乎?」遂被殺害。
İnsanlar bu iddiaya inanmazlar.人無信,不可信。
İkili ayrıca bir iddiaya daha girdi.Carol亦決定跟注,再投入2元。
İkinci iddiaya itiraz olması nedeniyle resmi değildir.这证明了第二个问题有否定的答案。
Diğer bir iddiaya göre ise II. Murat tarafından 1437'de yaptırılmıştır.그는 전해진 바에 의하면 1439년에 오스만 제국의 무라드 2세에 의해 임명되었다고 한다.
Bir iddiaya göre ise intihar etmemiş; öldürülmüştür.이후 유배되어 풀려나지 못하고 그곳에서 사망하였다.
İkili ayrıca bir iddiaya daha girdi.Один оспорил това и двойката се обзаложила.
Başka bir iddiaya göre kırklar mevkii ile bahsedilen kavak ağacı nın hiçbir alakası yoktur.Vsekakor pa gre za opis stanja bika, s katerim nekaj ni vredu.
Diğer bir iddiaya göre, kralla tanışmaları babası Ürdün'de askerî danışmanlık yaparken olmuştur.Toda razmere so Edvarda opozarjale, da bo svoje kronanje moral potrditi na bojnem polju.
Ateistler bu iddiaya pek çok kurgusal kahramanla karşılık vermektedirler.Teooria pooldajad on kogunud selle kohta hulgaliselt tõendeid.
Tutuklanması sırasında iddiaya göre kelepçeli olarak direndi.Asehaldurina oli ta süüdistuste eest kaitstud.
Ama biz bazı şeyleri riske atarak iddiaya girdik.Č una scommessa, quindi abbiamo messo delle cose sul piatto.
Ama biz bazı şeyleri riske atarak iddiaya girdik.De ez egy fogadás közöttünk, aminek bizonyos tétje van.
Ama biz bazı şeyleri riske atarak iddiaya girdik.Le vainqueur obtient ce qu'il désire.
Ama biz bazı şeyleri riske atarak iddiaya girdik.Nhưng, chúng ta phải phân thắng bại rõ ràng đấy.
Ama biz bazı şeyleri riske atarak iddiaya girdik.Tapi dalam hal ini,kami taruhan kami pasang hal-hal yang bisa ditaruhkan
Ama biz bazı şeyleri riske atarak iddiaya girdik.ولكن فى هذه الحالة ,نحن نراهن على أشياء محددة ونضع أشياء على المحّك
Ben de onunla bir şişe şampanyasına öyle olmayacağına iddiaya girdim.Et puis, finalement moi je parie une bouteille de champagne que jamais je serai tout ça.
Ben de onunla bir şişe şampanyasına öyle olmayacağına iddiaya girdim.Finalmente aposté una botella de champaña a que nunca padecería esas enfermedades.
Ben de onunla bir şişe şampanyasına öyle olmayacağına iddiaya girdim.Ik verwed er uiteindelijk een champagnefles om dat ik dat nooit zal zijn.
Ben de onunla bir şişe şampanyasına öyle olmayacağına iddiaya girdim.În final am pariat pe o sticlă de șampanie că niciodată nu voi fi toate astea.
Ben de onunla bir şişe şampanyasına öyle olmayacağına iddiaya girdim.그리고 나선 전 샴페인 한병을 걸었습니다. 잃을 수가 없었죠.
Ben de onunla bir şişe şampanyasına öyle olmayacağına iddiaya girdim.Poi, finalmente scommetto una bottiglia di champagne che non sarò mai niente di tutto ciò.
Biri sizinle iddiaya girdi.Ai đó cho bạn đặt cược.
Biri sizinle iddiaya girdi.Alguém aposta convosco.
Biri sizinle iddiaya girdi.Cineva vă propune un pariu.
Biri sizinle iddiaya girdi.Jemand bietet Ihnen eine Wette an:
Biri sizinle iddiaya girdi.Je wordt uitgedaagd tot een weddenschap.
Biri sizinle iddiaya girdi. Kristal bir küreden bakıp geleceği göreceksiniz.누군가 여러분에게 내기를 제안합니다. 여러분의 눈앞에 수정 구슬이 있고,
Biri sizinle iddiaya girdi. Kristal bir küreden bakıp geleceği göreceksiniz. Ve gördüğünüz kesinlikle çıkacak.Alguien te reta a mirar en una bola de cristal, para ver el futuro; el futuro será certero.
Biri sizinle iddiaya girdi. Kristal bir küreden bakıp geleceği göreceksiniz.מישהו עורך איתכם התערבות. אתם תזכו להביט בכדור בדולח
Biri sizinle iddiaya girdi. Kristal bir küreden bakıp geleceği göreceksiniz.أحدهم يتراهن معك. عليك النظر داخل كرة بلورية
Biri sizinle iddiaya girdi. Kristal bir küreden bakıp geleceği göreceksiniz.未来が見える 正確な未来だ
Biri sizinle iddiaya girdi.Qualcuno vi propone una scommessa.
Biri sizinle iddiaya girdi.Quelqu'un vous propose un marché.
Biri sizinle iddiaya girdi.Valaki egy alkut ajánl: megismerheted a jövőt.
Biri sizinle iddiaya girdi.Κάποιος σας προκαλεί να βάλετε στοίχημα.
Biri sizinle iddiaya girdi.Вам предлагают пари.
Biri sizinle iddiaya girdi.Някой се хваща на бас с вас.
Biri sizinle iddiaya girdi.Хтось пропонує Вам парі.
Bu arada, Homer Groening'in filmi bu iddiaya çok güzel bir alternatif sunuyor.Apropos, filmul lui Homer Groening a venit cu o alternativă minunată la ceea ce s-a afirmat mai devreme.
Bu arada, Homer Groening'in filmi bu iddiaya çok güzel bir alternatif sunuyor.Au passage, je trouve que le film de Homer Groening présentait une belle alternative à cette même affirmation.
Bu arada, Homer Groening'in filmi bu iddiaya çok güzel bir alternatif sunuyor.Begini, saya menemukan film Homer Groening yang memberikan alternatif menarik terhadap klaim itu.
Bu arada, Homer Groening'in filmi bu iddiaya çok güzel bir alternatif sunuyor.Egyébként Homer Groening filmjét gyönyörű alternatívának tartom erre az állításra.
Bu arada, Homer Groening'in filmi bu iddiaya çok güzel bir alternatif sunuyor.Já agora, eu acho que o filme do Homer Groening apresentou uma bonita alternativa para esta afirmação.
Bu arada, Homer Groening'in filmi bu iddiaya çok güzel bir alternatif sunuyor.그나저나, 호머 그뢰닝의 영화에서요. 그러한 주장에 대한 아름다운 대안이 나옵니다.
Bu arada, Homer Groening'in filmi bu iddiaya çok güzel bir alternatif sunuyor.Mimochodem jsem našel, že film Homera Groeninga líčí krásnou alternativu přesně k tomuto tvrzení.
Bu arada, Homer Groening'in filmi bu iddiaya çok güzel bir alternatif sunuyor.Ohimennen sanottuna, Homer Groeningin elokuva esitti kauniin vaihtoehdon juuri tuolle väitteelle.
Bu arada, Homer Groening'in filmi bu iddiaya çok güzel bir alternatif sunuyor.Por cierto, la película de Homer Groening presenta una alternativa hermosa para este mismo comentario.
Bu arada, Homer Groening'in filmi bu iddiaya çok güzel bir alternatif sunuyor.Poza tym myślę, że film Homera Groeninga przedstawia piękną alternatywę dla tych poglądów.
Bu arada, Homer Groening'in filmi bu iddiaya çok güzel bir alternatif sunuyor.Trouwens, ik vind dat Homer Groenings film een prachtig alternatief voor juist die bewering bood.
Bu arada, Homer Groening'in filmi bu iddiaya çok güzel bir alternatif sunuyor.Übrigens, der Film von Homer Groening präsentierte eine wunderschöne Alternative zu genau dieser Behauptung.
Bu arada, Homer Groening'in filmi bu iddiaya çok güzel bir alternatif sunuyor.Кстати, я считаю, что фильм Гомера Гроенинга представил хорошую альтернативу именно этому утверждению.
Bu arada, Homer Groening'in filmi bu iddiaya çok güzel bir alternatif sunuyor.Между другото, смятам, че филмът на Хоумър Грьонинг представи прекрасна алтернатива на това твърдение.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod