iddiası ile cümle
iddiası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu kişi iddiasını kanıtlarla sunmakla yükümlüdür.Todistuksen taakka on väitteen esittäjällä.
En büyük görüş ise Türklerin Truvalıların soyundan geldiği iddiasıydı.Το σημαντικότερο ζήτημα ήταν η στρατιωτική παρουσία που ήθελαν να είχαν οι Τούρκοι.
Berkowitz'in iddiasına göre iblis ona komşusunun köpeği aracılığıyla öldürmesi için emirler gönderiyormuş.Berkowitz påstod senere, at naboens hund var besat af en dæmon der befalede ham at dræbe.
Fakat kendince Guruluk iddiasında olan kimse, öğrencilerinden çok kendisiyle meşguldür.Hans største betydning lå i den rent personlige indflydelse, han udøvede på sine elever.
TSK’nın bu tarz fotoğrafları arşivlediği iddiası da kesinlikle doğru değildir".How the Right-Wing Press Got It Way Wrong".
Bu iddiasında da haklıdır.Det viser sig, at hun har ret i sin antagelse.
Bu tarih, Buyruk'un kağanlık iddiasıyla uyuşmaktadır.Medvirkende til denne beslutning er, at han bogstavelig talt er faldet på næsen i svinestien.
Antik kaynakların iddiasına göre, askerler kendilerine söz verilen ödemenin ancak yarısını almışlardı.Antikke kilder antyder at de hadde mottatt kun halvparten av den betalingen de var lovet.
Gazete İsrailli bir AIDS uzmanının Arafat'ın AIDS'in tüm semptomlarını taşıdığı iddiasını yayımladı.Avisen siterte en israelsk aidsekspert, som hevdet at Arafat hadde alle symptomene for aids.
1807 - Amerika Birleşik Devletleri eski Başkan Yardımcısı Aaron Burr, vatana ihanet iddiasıyla tutuklandı.1807 – Den tidligere amerikanske visepresidenten Aaron Burr blir arrestert for forræderi.
(Kıtanın ancak %15'i üzerinde hak iddiası olmamıştır.)(Lavere anslag var rundt 5%.)
Karamanlı olduğu iddiası tartışmalıdır.Hennes lojalitet overfor ham kan trolig diskuteres.
İddiasına göre Ahmed'i bu şekilde etkilemiştir.Man mener at han hadde konspirert med Edvard I om å gjøre det på denne måten.
Alman Astronom Erwin Finlay-Freudlich, Einstein’ın bu iddiasını dünyadaki bütün bilim adamlarına duyurdu.Astronom Jerman Erwin Finlay-Freundlich mempublikasikan tantangan Einstein ke ilmuwan di seluruh dunia.
Arcadius, kendisini imparattorluk üzerinde kendi yönetimini kurma iddiası için için motive edebilirdi.Arcadius sendiri mungkin telah termotivasi dalam menyatakan kehendaknya sendiri atas wali penguasanya.
1807 - Amerika Birleşik Devletleri eski Başkan Yardımcısı Aaron Burr, vatana ihanet iddiasıyla tutuklandı.22 Mei 1807: Mantan Wakil Presiden Amerika Serikat Aaron Burr dituduh melakukan pengkhianatan.
Evet halk kulağıyla andırıyor ancak çalıntı iddiasına katılmıyorum.Syech Siti Jenar tidak menolak, tetapi juga tidak mengiyakan permintaan Mahesa Kicak.
Bu konuda siz ne dersiniz?" diye sorduğunda "Bunların iddiası zinâ yapmaktan daha ağırdır.Tanyakanlah kepadanya sendiri, ia sudah dewasa, ia dapat berkata-kata untuk dirinya sendiri."
Suetonius, Antonius'un bu iddiasını politik bir iftira olarak tanımlamıştır.Suetonius menulis bahwa tuduhan Antony adalah pencemaran nama baik dalam politik.
Saldırıyla ilişkisi olduğu iddiasıyla 11 kişi gözaltına alındı.Enam belas orang telah ditahan karena dicurigai berhubungan dengan serangan itu.
Kendisine yöneltilen en önemli eleştirilerden biri, refah toplumunu yok ettiği iddiasıdır.Hal terburuk yang bisa diajukan terhadapnya adalah bahwa dia menginginkan kematian ayahandanya.
Kadın firavun Hatşepsut da taht üzerindeki iddiasını yasallaştırmak için bu tür propagandayı kullandı. .Firaun perempuan Hatshepsut menggunakan propaganda semacam itu untuk mengesahkan kekuasaannya.
(Kıtanın ancak %15'i üzerinde hak iddiası olmamıştır.)(Cabang tanpa persentase didukung sedikitnya 90%.)
Anna'nın kardeşi İoannis 1087 yılında doğdu ve Konstantinos imparatorluk iddiasını kaybetti.Em trai của Anna là Ioannes chào đời vào năm 1087, và Konstantinos đã để mất quyền thừa kế ngai vàng.
Kardinal Feyerabend’in iddiasıyla aynı fikirde olduğunu veya olmadığını açıkça belirtmedi.Hồng y không nói rõ liệu ông đồng ý hay không đồng ý với các ý kiến của Feyerabend.
Araştırmacıların iddiasına göre gerçekleştirilen reaksiyon; 8636Kr + 20882Pb → 293118Og + n şeklindeydi.Các nhà nghiên cứu này tuyên bố rằng họ đã thực hiện phản ứng: 8636Kr + 20882Pb → 293118Og + n.
1807 - Amerika Birleşik Devletleri eski Başkan Yardımcısı Aaron Burr, vatana ihanet iddiasıyla tutuklandı.1807 – Cựu Phó Tổng thống Hoa Kỳ Aaron Burr bị bắt giữ tại Wakefield, Alabama vì tội phản quốc.
2. Dine yönelik uygulamalar olduğu iddiası.Phương pháp 2: dựa vào bản chất của chúng.
Sovyet iddiasına göre bu bölgede 15 bin Alman askeri öldü, bir o kadarı da tutsak alındı.Phía Liên Xô cũng khẳng định có đến 5.000 tù binh Đức đã bị bắt sống trong trận này.
Bu beyan Aişe'nin masum olduğu iddiasını güçlendirdi.Việc này đã thuyết phục được chánh án rằng Ashley vô tội.
1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı.Ông bị ám sát vào năm 1899 bởi một nhóm sĩ quan bất đồng với ông.
Evet halk kulağıyla andırıyor ancak çalıntı iddiasına katılmıyorum.Nó thường được dùng để tự khẳng định nhưng không nhằm dồn người nghe vào thế phòng ngự.
Her iki taraf savaş telafisi iddiasından vazgeçecekti.両陣営は戦争自体の賠償請求を放棄することを宣言した。
Birim'in operasyonları hakkındaki gerçek bilgileri verdikleri iddiasındaydılar.私は軍事作戦に関する情報を事前に受けていたことは事実です。
İsmail Özdağlar, rüşvet aldığı iddiasıyla yargılanmaktaydı.伊勢神宮の御杣山(みそまやま)であり、ヒノキ材を切り出していたことにちなむという。
Temel iddiası "what you see is what you mean" (gördüğün kastettiğindir) (WYSIWYM) paradigmasını karşılamaktır.相撲の格言の中に「極めたら相手の顔を見ろ」という格言がある。
Ancak Dumas bu iddiasında tek başınadır.いずれも、福島が単独で担当する。
Fakat, Hamdan’ın bu iddiası çabuk bir şekilde yalanlandı .しかしこの事実を否定したヘルミネンは即時不服申し立てを行った。
İddiasına göre, Fry tek arkadaşıdır.フレイは次兄ではないか。
İddiası "Endüstriyel devrim ve getirdikleri insan ırkı için bir felaket olmuştur" şeklindeydi.「産業革命とその帰結は、人類に大きな災いをもたらしている」。
Saldırıyla ilişkisi olduğu iddiasıyla 11 kişi gözaltına alındı.11人が法に違反したとした逮捕された。
"İstanbul Fm'den Avrupa Müziğe Kıyak İddiası".MUSIC BIRD for Community FMを参照。
Bir ırkın öbür ırktan üstün olduğu iddiasında değildir.私には、彼らが人種として保存されるだけの価値があるとは思えない。
Karamanlı olduğu iddiası tartışmalıdır.怪しげな話術は健在らしい。
Fakat kendince Guruluk iddiasında olan kimse, öğrencilerinden çok kendisiyle meşguldür.ほんわかした見た目だが、一生懸命な性格で生徒からの信頼も厚い。
19. yüzyılda, Kepler'in tanımı tamamen unutulmuş, bu nedenle kimse Wollaston'un iddiasına karşı çıkmamıştır.但到了19世纪,开普勒的描述完全被遗忘了,所以没有人质疑沃勒斯顿的声明。
Temel iddiası "what you see is what you mean" (gördüğün kastettiğindir) (WYSIWYM) paradigmasını karşılamaktır.武皇初甚怒,既而謂所親曰:「且吾素眇一目,試召之使寫,觀其所為如何。
Alman Astronom Erwin Finlay-Freudlich, Einstein’ın bu iddiasını dünyadaki bütün bilim adamlarına duyurdu.德國天文學家埃爾溫·弗羅因德利希(英语:Erwin Finlay-Freundlich)宣傳了愛因斯坦對全世界科學家的挑戰。
Kulun Beg'in ölümünden sonra kimse kağanlık iddiasında bulunmadı.孔融被杀掉后,没有人不畏惧他的笔。
İddiasına göre Ahmed'i bu şekilde etkilemiştir.他的行事作风对艾梅达尔影响很深。
Fakat, Hamdan’ın bu iddiası çabuk bir şekilde yalanlandı .韩思复又恳切切直地驳斥。
1937'de, Moskova Davaları sırasında Rokossovski de Polonya ve Japonya ajanı olduğu iddiası ile tutuklandı.1937年8月,罗科索夫斯基突然遭到逮捕,有人指控他與波蘭和日本的諜報機關有瓜葛,被判處死刑。
Kardinal Feyerabend’in iddiasıyla aynı fikirde olduğunu veya olmadığını açıkça belirtmedi.”主教并没有明确指出他同意或否认费耶拉本德的观点。
Fakat kendince Guruluk iddiasında olan kimse, öğrencilerinden çok kendisiyle meşguldür.但在另一方面,被當做高嶺之花的她其實十分在意同級生對她敬而遠之的事情。
Hac'da bulunanlara hitap ederek bu iddiasını duyurdu.그 때 범천은 이것으로 인하여 소견을 내어 말하였다.
Tahmin edilenlerin aksine, onlara karşı papa hakkı iddiasında bulunmamıştır.그러나 이는 교황의 사전 승인을 얻지 못하였다.
Sabaha karşı 600 gözaltı iddiası…".“6회 시상식 수상결과”.
Bu iddiasında da haklıdır.דעה זו נכונה היא.
Ancak Dumas bu iddiasında tek başınadır.זמיר אינו לבד בהאשמה זו.
2 yıl sonra İngiliz düşmanlarıyla iş birliği yaptığı iddiasıyla tutuklandı ve bir süre ev hapsinde tutuldu.לאחר שנתיים, כנראה תחת לחץ של ברית המועצות, הוא הושם במעצר בית.