iddiası ile cümle

iddiası kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Arcadius, kendisini imparattorluk üzerinde kendi yönetimini kurma iddiası için için motive edebilirdi.O próprio Arcádio pode ter se motivado a afirmar sua própria vontade sobre o seu regente.
Fakat İrini'nin Midilli adasında 8 Ağustosta ölümü isyanın herhangi bir meşruluk iddiasını ortadan kaldırdı.Contudo, a morte desta em Lesbos a 8 de agosto, retirou aos rebeldes qualquer crédito de legitimidade.
Biz, Norrath'ı baştan sona yeniledik ve bunu gördüğünüzde siz de hak vereceksiniz." iddiasında bulundu.Mas você odiava a si mesma. / Shiki: No começo… eu também achava.
Tasavvuf bu iki görüş arasında bilginin başka bir kaynağı olduğu iddiasındadır.Campbell sugere que a verdade está em algum lugar entre as duas possibilidades.
Cizrespor ligden çekildi iddiası".Isso desequilibra o pleito."
Bazı eleştirmenler Carr'ın tarihe determinist bir bakış açısı olduğu iddiasında bulunmuştur.Muitos dos críticos de Locke tinham suspeitas de que Locke tinha tendências materialistas.
"Garih'in ailesi 'susturuldu' iddiası".«As Vítimas de Katyn foram cobertas com cal».
"İstanbul Fm'den Avrupa Müziğe Kıyak İddiası".«A música em FM».
Pienaar, ateş emrini kendisinin verdiği iddiasını da yalanlamıştır.Hij betichtte de zanger van misleiding, omdat hij zou hebben gelogen over wat de opnames inhielden.
Antik kaynakların iddiasına göre, askerler kendilerine söz verilen ödemenin ancak yarısını almışlardı.Antieke bronnen suggereren dat zij slechts de helft van het aan hun beloofde donativum hadden ontvangen.
Berkowitz'in iddiasına göre iblis ona komşusunun köpeği aracılığıyla öldürmesi için emirler gönderiyormuş.Berkowitz claimde dat hij moordde in opdracht van de hond van de buren, die bezeten zou zijn door een demon.
Temel iddiası "what you see is what you mean" (gördüğün kastettiğindir) (WYSIWYM) paradigmasını karşılamaktır.Dan zegt God: ‘Ga het paradijs binnen, en wat u daar ziet is voor u'." (het boek 'Moslim', nr. 1:302).
Ermenistan Cumhuriyeti'nin Türkiye toprakları üzerindeki iddiası bu ülkenin Anayasa'sında da yerini almıştır.Haïti heeft zijn claim op dit eiland zelfs vastgelegd in de Grondwet.
Yazarın kendi iddiası üzerine ayrıca kendisine karşı tehditler yapılmıştır.Desgevraagd geeft hij met tegenzin toe zelf ook dreigbrieven te hebben ontvangen.
Bu iddiasında da haklıdır.Daar heeft u op zich gelijk in.
Hac'da bulunanlara hitap ederek bu iddiasını duyurdu.Zijn rechtse tegenstanders spraken dit tegen.
En büyük görüş ise Türklerin Truvalıların soyundan geldiği iddiasıydı.Een belangrijkere factor lijkt de mentaliteit van de Turkse invallers te zijn geweest.
(Kıtanın ancak %15'i üzerinde hak iddiası olmamıştır.)(De opkomst was maar 10%.)
Galileo basit sarkaçların izokron oldukları iddiasında bulunmuştur.Galileo Galilei dacht dat de vlekken uit wolken bestonden.
1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı.In april 1793 werd hij verdacht van samenzwering tegen de republiek.
1957 yılında zimmete para geçirme iddiasıyla tutuklandı ve bir yıl hapis yattı.Hij werd in 1957 voor verduistering aangehouden en een jaar opgesloten.
Fakat kendince Guruluk iddiasında olan kimse, öğrencilerinden çok kendisiyle meşguldür.Hij verwierf een grote reputatie als bevlogen docent, zeer toegewijd aan zijn studenten.
Bu daha sonra ortaya çıkacak bir dizi zina iddiasının ilkiydi.Dit was een argument dat later zou overslaan naar andere strips van Liefeld.
Antlaşma ile Prusya, Alman devletlerinin liderliği iddiasından vazgeçti.De oorlog resulteerde in de Pruisische overheersing over de Duitse staten.
Pienaar, ateş emrini kendisinin verdiği iddiasını da yalanlamıştır.Według Basajewa jest to kłamstwo – twierdzi on, że szturm nie został sprowokowany przez napastników.
Tahmin edilenlerin aksine, onlara karşı papa hakkı iddiasında bulunmamıştır.Polscy biskupi na prośbę papieża nie stawili się przed nim.
General Krebs'in iddiasına göre Sovyet generali bu konuda yetkili değildi.Trudno panowie, widocznie generał „Wilk” nie mógł inaczej.
Avustralya Antarktika üzerinde en büyük alanda hak iddiasında bulunan devlet durumundadır.Australia obecnie zgłasza pretensje do największego obszaru.
Etika her şeyi açıklama iddiası içeren yapısı dolayısıyla, metafizik bir nitelikte de görülmüştür.Przy każdej z tez znajduje się wyjaśnienie dlaczego została uznana za heretycką.
Onun taht iddiası Lehlerin işine geldiği için onu desteklemişlerdir.Jego polityka sprawiła, iż był oskarżany o sprzyjanie Polakom.
Her iki taraf savaş telafisi iddiasından vazgeçecekti.Obie strony wyrzekły się wojny.
Suçlama veya İtham etme, bir gerçek veya tüzel kişiliğe karşı suç işlediği iddiasıyla isnatta bulunmaktır.By dopiąć swego, nie cofa się przed niczym, nawet fałszywym oskarżeniem czy zabójstwem.
Deccal dünyaya şerri hakim kılmak için savaşacak ve "Rablık" iddiasında bulunacaktır.Tendō uważa się za "pępek świata" i "wcielenie sprawiedliwości".
Bu iddiasında da haklıdır.Det visar sig också stämma.
1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı.Han blev anhållen 1864 anklagad för konspiration mot regeringen.
2012 yılında 'İhaleye fesat karıştırma' iddiasıyla gözaltına alındı, ardından serbest bırakıldı.(2012) Efter rånet: Häktad.
Bu kişi iddiasını kanıtlarla sunmakla yükümlüdür.Han har således att styrka påståendet genom sin bevisning.
Onun taht iddiası Lehlerin işine geldiği için onu desteklemişlerdir.Han gav dem nämligen mark för att de hjälpte honom att försvara sig mot pikter.
"Meclis'te 368 kişi var iddiası".Всього участь у засіданні взяли 368 депутатів.
İddiasına göre, Fry tek arkadaşıdır.Професору соромно, що Фрай — його родич.
Bu belki de Nero'nun sara nöbeti iddiasının da nedenidir.Тільки так вони зможуть довести невинність Сари.
Bu yıllardan itibaren günümüze kadar on binlerce UFO iddiası kaydedilmiştir.Do současnosti bylo zaznamenáno několik desítek tisíc hlášení o pozorování UFO.
Bu iddiasında da haklıdır.V některých prognózách měl pravdu.
Kardinal Feyerabend’in iddiasıyla aynı fikirde olduğunu veya olmadığını açıkça belirtmedi.Cardinalul nu a indicat clar dacă era sau nu de acord cu afirmațiile lui Feyerabend.
Her iki taraf savaş telafisi iddiasından vazgeçecekti.Amândouă părțile au renunțat la cerea unor compensații de război.
Bu iddiasında da haklıdır.Are, în felul său, dreptate.
Rodrigo ile çok sayıda suçlama iddiası bulunmaktadır.Rogers ellen számos vádat hoztak fel.
Desdemona babasının bu iddiasından goçunup gayet üzgün düşmüştür.Időközben Desdemonát az apja megvetéssel és utálattal bünteti.
Umarım bu kısa sürede son bulur" iddiasında bulundu.Remélem hamar megoldást találnak” – ecsetelte.
Kulun Beg'in ölümünden sonra kimse kağanlık iddiasında bulunmadı.A bácsi halála után senki sem használta a fürdőt.
2003 yılında Mtetwa alkollü araç kullandığı iddiasıyla gözaltına alındı.2003-ban letartóztatták ittas vezetésért.
1934'ün sonlarında, Kirov'un cinayetine suç ortaklığı ettiği iddiasıyla tutuklandı ve hapse mahkûm edildi.1935-ben a Kirov elleni merényletben való részvétel vádjával letartóztatták.
Ayrıca Papa'nın İslam dininde akılla Tanrı arasında bir ilişki olmadığı iddiası şiddetle eleştirildi.Emellett kinyilvánította, hogy hitbéli kérdésekben a pápa álláspontját nem lehet megkérdőjelezni.
Tugayın emekli muharipleri Katz hakkında iftira attığı iddiasıyla dava açtı.Az exférj azonban keresetet adott be, hogy Tesst ő nevelhesse.
Örneğin Göktürk, en büyük devlet olma iddiasını içerir.Ilyen például az olyan ember, aki azt állítja, hogy a szépség a legnagyobb kincs.
Bu iddiası temelde doğru olmakla birlikte eksikti.Tény, hogy a legtöbb esetben ez a vád igaz volt.
Yeni Yugoslavya devleti ancak 1996'da bu iddiasından vazgeçti.A válogatottban 1996-ban, Jugoszlávia ellen mutatkozott be.
Lucas kendi iddiasına göre 116.Anssi Laine säesti 16 osumalla.
Bu müzisyen ailenin iyi bir arkadaşı olduğu iddiasındadır.Child on kertonut olevansa yhtyeen musiikin suuri ystävä.
Bu iddiasında da haklıdır.Väittämä on mitä ilmeisimmin oikein.
İlgili Sayfalar