Buna karşılık, bu iddiaların tamamen asılsız ve temelsiz olduğu ileri sürülmüştür.كانت هذه التعليقات متوقعة بالكامل وغير مثيرة للدهشة.
Bazı iddialara göre Özgür Suriye Ordusu'na bağlıdır.الادعاء بأن الجيش السوري الحر على وشك الانهيار، لعدد من الأسباب.
Ancak şu ana kadar iddiaların geçerliliğinin kesin bir kanıtı ortaya konulmamıştır.على الرغم من ذلك، لم ينشر حتى الآن أي دليل يثبت صحة هذا التصنيف.
Sansür iddialarıالرقابة
İşkence altındayken bile Sovyetler Birliği'yle ilgili tüm ilişki iddialarını yalanlar.Mesmo sob tortura, Sorge negou os seus vínculos com os soviéticos.
Iommi bu iddiaları yalanlamıştır.Tal alarido logo foi desmentido.
Bu iddiaları araştırmak için Rabbi 1980'lerde birkaç kere Hindistan'ı ziyaret etti.O Rabbi viajou à Índia várias vezes durante os anos de 1980 para investigar as reivindicações.
Bilimde itibar değerli olduğundan, Matthew etkisinin bazı iddiaları çekişmededir.Como crédito é valorizado na ciência, algumas afirmações específicas do efeito Matthew são controversas.
İskoçya bütün toprak iddialarından 1237 yılındaki York Antlaşması'ndan sonra vazgeçmiştir.A Escócia renunciou a todas as reivindicações à região como parte do Tratado de York (1237).
Fakat Joseph, annesinin ısrarlarına rağmen iddialarından vazgeçmedi.Contra a insistência da sua mãe, José II não desistia da sua reivindicação.
Bazı iddialara göre Hipokrat menenjitin varlığını fark etmiş olabilir.Alguns autores sugerem que Hipócrates possa ter tido conhecimento da existência de meningite.
İran ise iddiaları reddetmiştir.O Irã geralmente nega essas acusações.
Pakistan ve Çin Halk Cumhuriyeti yetkilileri ise bu iddiaları reddetti.No entanto, os bancos suíços e as autoridades negaram essas alegações.
Ben bütün bu iddialar karşısında hep sustum.Escolho este meio de estar sempre convosco.
Eudoksia, bakıcı ailesinin hırslarının bir aracı olarak hazırlandığına dair iddialar vardır.Wendy Mayer acredita que Eudóxia foi preparada como um veículo para as ambições de sua família.
YPG ise bu iddiaları reddetmiştir.Aliko negou essas afirmações.
Aynı iddialar Klaus Barbie davası sırasında yeniden su yüzüne çıkmıştır.Há também citações do caso de Klaus Barbie.
Fakat bu iddialar fiyaskoya dönüştü.Isso acabou se tornando uma matéria.
Öne sürdüğü bu iddialar o zaman çok kabul görmedi.Talvez a ansiedade sobre o desafio que se seguiria foi demais naquele momento.
Kıvanç Ağaoğlu ırkçılık iddialarını reddetmiştir.Vitória negou suas queixas como preconceito racial.
Fakat bu iddialar hiçbir zaman kanıtlanamamıştır.Esta teoria nunca foi comprovada.
Ancak isabetli bir etkinlik ölçütünün yalnızca iddialardan daha öteye gitmesi gerekir.A procura de um Rei apropriado demonstrou finalmente ser mais que problemática para as Cortes.
Bu türde tarihsel veriler ve gerçek olaylar, kurgusal iddialarla beraber anlatılır.Que histórias e casos interessantes conhecia a respeito do Saci.
Geri dönüşü hakkında farklı iddialar mevcuttur.Segundo Matos, há controvérsias sobre a data de seu retorno.
Ne var ki bu iddialar geniş çaplı olarak kabul edilmiş değildir.Porém este fraccionamento não é universalmente aceite.
Marry Walcott, 1692 yılında, iddialar başladığı zaman 17 yaşındaydı.Se esta fosse a mesma Carrie White, ela teria 117 anos quando morreu, em vez de 116 anos.
1536 yılı sonunda hakkındaki iddialar neticesinde padişah tarafından görevinden alındı.Durante a Guerra do Conde de 1533-36, as suas propriedades foram ocupadas.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Os partidos de oposição, por sua vez, fizeram acusações de irregularidades sérias na eleição.
Buna bağlı olarak bu bölgenin Kabe olabileceğine dair iddialar ortaya atılmıştır.Isso, segundo ele, abriria espaço para a crise.
Iommi bu iddiaları yalanlamıştır.Zo deed hij hen door bedrog vallen.
Bu iddialar uluslararası düzeyde kabul edilmemiştir.Deze aanspraak wordt internationaal niet erkend.
Britanya hükümeti ise bu iddialara itiraz etmektedir.De Britse regering protesteert.
İran ise iddiaları reddetmiştir.Iran ontkent deze aantijgingen.
Öne sürdüğü bu iddialar o zaman çok kabul görmedi.Vergiffenis vragen ging hem evenwel ook toen nog te ver.
Eser, hatalı iddialar da içermektedir.Of valt ze op de verkeerde jongens.
Daha sonra bir şikayet dilekçesi de aynı manipülasyon iddiaları nedeniyle FIFA'ya gönderildi.Het duel werd later ongeldig verklaard door de FIFA vanwege manipulatie.
Fakat kendisi bu iddiaları her zaman reddetti.Hij heeft deze aantijgingen altijd ontkend.
Katılımcı sayısı ile ilgili değişik iddialar bulunmaktadır.Tussen haakjes staat het aantal deelnemers.
Hukuki pozitivizmin başlıca iddiaları şunlardır: Kanunlar insanlar tarafından yaratılan kurallardır.De positieve wetten zijn de wetten die door de soeverein tot stand zijn gebracht.
Bu iddialar şöyle sıralanmaktadır.Deze rekbaarheid bedraagt ca.
Bu iddialarından vazgeçince karşılığında hayatları, servet ve mülkleri bağışlandı.Deze bood haar protectie in ruil voor haar rechten en bezittingen.
Söz konusu iddialara göre bu rakama tecavüz ve cinayet olayları da dahildir.Tevens beweerde men dat dit nummer verkrachting en moord verheerlijkt.
Bu iddiaları araştırmak için Rabbi 1980'lerde birkaç kere Hindistan'ı ziyaret etti.Bij de Turkse overheid werd in de jaren negentig meermalen aangedrongen op een onderzoek naar de doodsoorzaak.
Kendisi hakkında çıkan iddialar nedeniyle istifa etmiştir.Daarom nam hij zijn toevlucht tot een list.
Fakat bu iddialar fiyaskoya dönüştü.Deze evolueerde tot heerlijkheid.
Iommi bu iddiaları yalanlamıştır.W ten sposób stworzył kłamstwo.
İki yönde de iddialar bulunmaktadır. ^ HolmesObaj policjanci są w błędzie – mówi Holmes.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Opozycja ogłosiła, że wybory nie mają sensu.
Bununla birlikte olayın TAK tarafından yapılmadığına dair iddialar da mevcuttur.Interesują go też sytuacje kiedy cel nie został osiągnięty.
Söz konusu iddialara göre bu rakama tecavüz ve cinayet olayları da dahildir.Statyczne ujęcia są obecne także podczas scen zabójstwa i gwałtu.
Sovyetler Birliği'nin tüm resmi ilan toprak iddiaları karşılanmıştı.Wtedy wyjawiono, że nieprawdą jest oficjalna wersja władz sowieckich.
Daha sonraki dönemde bu iddialar doğru çıkmış ve Trabzonspor'la sözleşme imzalamıştır.Spędził tam tylko rundę jesienną po czym podpisał kontrakt z Dyskobolią.
Yeni Kronoloji'nin ortaya koyduğu iddialardan bazıları şu şekilde sıralanabilir.Może tu chodzić o Franków, którym kronikarze przypisywali takie pochodzenie.
Basayev'in ölümüne ilişkin iddialar aydınlatılamamıştır.Początkowo nie zdawano sobie sprawy ze śmierci Bachledy.
Orada, KGB'nin iddialarına göre, 1973'te 70 yaşında intihar etti.W lidze meksykańskiej zadebiutował w wieku 17 lat, w 1973 roku.
Elektrogravitasyonun Nikola Tesla tarafından keşfedildiğine dair iddialar da vardır.Kulę plazmową wynalazł Nikola Tesla.
Bu iddialarından vazgeçince karşılığında hayatları, servet ve mülkleri bağışlandı.W razie kapitulacji obiecywał mieszkańcom zachowanie życia i majątków.
Tasarı, gazetecilere iddialarını ispat etme hakkı tanımıyor.Stowarzyszenie nie uznaje takich osób za godnych nazywania dziennikarzami.
Bu iddialar uluslararası düzeyde kabul edilmemiştir.Akt ten nie został jednak uznany na arenie międzynarodowej.
Bu iddiaların çoğu efsane halindedir ve tarihsel dayanağı bulunmamaktadır.Większość przetrwałych inskrypcji dotyczy faktów historycznych i nie zawiera żadnych przepowiedni.