Bazı iddialara göre karısı tarafından zehirlenmiş.Berichten zufolge wurde er vergiftet.
Bell eşitsizlikleri Einstein'ın iddialarına en güçlü meydan okumadır.Les inégalités de Bell représentent le plus grand défi aux affirmations d'Einstein.
Iommi bu iddiaları yalanlamıştır.Cependant ils se révèleront faux.
Orada, KGB'nin iddialarına göre, 1973'te 70 yaşında intihar etti.Selon le KGB il se serait suicidé en 1973.
Time dergisi iddialara göre 3 Temmuz 1939’da Hooke’un bir portresini yayınladı.Dans son numéro du 3 juillet 1939, le magazine Time a publié un portrait supposé de Hooke.
2002 yılı Şubat ayında farklı ABD yetkilileri iddiaları doğrulamaya çalışmıştır.Cependant, trois officiels américains avaient tenté de vérifier ces allégations en février 2002.
Aynı iddialar Klaus Barbie davası sırasında yeniden su yüzüne çıkmıştır.La controverse est relancée au cours du procès de Klaus Barbie.
Bazı iddialara göre karısı tarafından zehirlenmiş.Une légende raconte qu'il aurait été empoisonné par sa femme.
Rabiye Kadir bu iddiaları yalanladı.Hugh Richardson démentit ces allégations.
Bu iddialar uluslararası düzeyde kabul edilmemiştir.Cette voie n'est pas reconnue au niveau international.
Virjinya adı İngiltere'nin, Kuzey Amerika'daki en eski hak iddialarını da gösterir.Le nom Virginia est la plus ancienne désignation des terres réclamées par les Anglais en Amérique du Nord.
Gazetelerde hakkındaki ihanet iddiaları arttı.La censure s'agrandit sur les journaux.
Fakat kendisi bu iddiaları her zaman reddetti.Il avait toujours fermement démenti ces allégations.
Kitaptaki iddialar adı geçen kişilerin çoğunun hayatta olmamasından ötürü de tutarlı olamamaktadır.Il se nomment ainsi car les divinités qui y sont présentes ne sont pas éveillées.
Katılımcı sayısı ile ilgili değişik iddialar bulunmaktadır.Cependant les séries restent inégales quant au nombre de participants.
Hükümet bu iddiaları doğru bulmuyor ve olay kapanıyor.Cette conclusion ne sera cependant pas suivie d'actes et l'affaire est close.
Ancak Şahinkaya, hakkındaki bu iddiaları kesin bir şekilde reddetmiştir.Cependant les ions de même signe se repoussent.
Avusturya bu bölgeler üzerindeki iddialarından istisnasız vazgeçti.L'Autriche renonce à ses prétentions sur la Belgique.
Çok güzel olduğuna dair iddialar vardır.Il me suffit de savoir que c'est beau.
Bildiri birçok anti semitik iddiaları tekrarlar.Le Monde relève de nombreuses allusions antisémites.
Ancak Rusya bu iddiaları reddetmiştir.Toutefois, le Japon conteste cette affirmation.
Ayrıca Yusuf'un 111 yıl yaşadığını konusunda dayanaksız iddialar vardır.Selon les évangiles apocryphes, saint Joseph aurait vécu 111 ans.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Les candidats de l’opposition s’étaient retirés pour protester contre les irrégularités du scrutin.
Aynı iddialar Klaus Barbie davası sırasında yeniden su yüzüne çıkmıştır.La controversia volvió a surgir durante el proceso de Klaus Barbie.
Time dergisi iddialara göre 3 Temmuz 1939’da Hooke’un bir portresini yayınladı.La revista Time publicó, en la edición del 3 de julio de 1939, un retrato que era supuestamente de Hooke.
Buna rağmen Protection Technology, bu iddiaların yalan olduğunu halen kanıtlayamadı.Sin embargo, Protection Technologies nunca ha probado la falsedad de tales afirmaciones.
Rabiye Kadir bu iddiaları yalanladı.Bankhead desmintió dichas habladurías.
Avusturya bu bölgeler üzerindeki iddialarından istisnasız vazgeçti.Austria debió renunciar sin excepción a sus reclamaciones sobre estos Estados alemanes.
Flynn, bu iddiaların "çirkin ve yanlış" olduğunu söyledi.Planiol afirma que: "La causa es falsa e inútil".
7) iddialarına göre bu durumu lehine kullanmakta bir sakınca görmüyordu.En su testamento pareció no ser consciente de esta circunstancia.
ABD ve İngiltere bu iddiaları ne kabul etmek ne de inkar etmek için pek çaba sarfetmedi.Realmente los británicos no desaprobaban ni reconocían aquella conquista.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Los partidos de oposición hicieron acusaciones acerca de graves irregularidades en las elecciones.
Bazı iddialara göre kapatılma kararı alınmıştır. ^ YerelnetLes encargan solucionar un caso. — Desarrollo.
Milliyet. s. 32. ^ "Komplo iddiaları".Número 32. “Fe de erratas.
Montfort, sonrasında sansasyonel iddialarda bulundu.Montfort luego se atrevió a hacer más afirmaciones.
Ancak, 13. Fırka bu iddiaları reddetmiştir.Los trece guías no se pudieron negar.
Britanya hükümeti ise bu iddialara itiraz etmektedir.Los británicos objetaron formalmente este último destino.
Tüm bu iddialara karşın bu girişimin bir kurgu olmadığını ifade eden kaynaklar da mevcuttur.En cualquier caso, hay pruebas que muestran que este intento de encubrimiento no tuvo éxito.
İlerleyen zamanlarda videoyla ilgili birtakım iddialar ortaya atıldı.Durante algún tiempo estuvieron activos los siguientes enlaces relacionados con la película.
YPG ise bu iddiaları reddetmiştir.El PSOE, se opuso a suscribirlas.
Marry Walcott, 1692 yılında, iddialar başladığı zaman 17 yaşındaydı.Anna Gottlieb, nacida en 1774, tenía doce años cuando se estrenaron Las bodas.
Bu tür iddialar her yıl yapılıyor.Tales subastas se realizan una vez al año.
Öne sürdüğü bu iddialar o zaman çok kabul görmedi.Su belleza por entonces bien conocida no obstaculizó en esto.
Onun bu ani ölümü üzerine zehirlenerek öldürüldüğü yönünde iddialarda ortaya atılmıştır.Falleció en el mismo mes de su elección, al parecer envenenado.
Fakat bu iddialar fiyaskoya dönüştü.En este punto se convierte en el Tangafjørður.
Eşcinsellik iddiaları politik bir silah olarak kullanılmıştır.La difamación como arma política.
Iommi bu iddiaları yalanlamıştır.Mentispesse) Questa gente (feat.
Fomenko, Nikolay Morozov’un ortaya koyduğu şüphe uyandıran iddialarla 1973 yılında ilgilenmeye başlamıştır.Fomenko si interessò nelle Teorie problematiche di Nikolaj Morozov durante il 1973.
Bu iddialar uluslararası düzeyde kabul edilmemiştir.Queste affermazioni non sono accettate a livello internazionale.
Bu iddialara ayrıca şu durumda ek olarak yapılabilir.E in questo caso specifico, potrebbe anche essere vero.
Bir timsah veya dev bir deniz yılanı olduğuna ilişkin iddialar da mevcuttur.Ma scoprono anche l'esistenza di un serpente marino gigantesco.
Virjinya adı İngiltere'nin, Kuzey Amerika'daki en eski hak iddialarını da gösterir.Il nome di "Virginia" è la più antica designazione di un territorio inglese in Nord America.
Bazı iddialara göre karısı tarafından zehirlenmiş.Non ha dubbi sul fatto che sia stato deliberatemente avvelenato dalla moglie.
Fakat bu iddialar hiçbir zaman kanıtlanamamıştır.Tuttavia tale evenienza non è mai stata provata.
Britanya hükümeti ise bu iddialara itiraz etmektedir.Il governo degli Stati Uniti si oppose a questa causa.
Geri dönüşü hakkında farklı iddialar mevcuttur.È dubbio il racconto del suo ritorno.
Yolsuzluk iddiaları sonucunda gecikmeler arttı ve sonunda Denizcilik Bakanlığı lağvedildi.Altri ritardi furono dovuti alle accuse di frode che portarono all'abolizione del ministero della marina.
R. Kelly, iddiaları yalanladı.Monsignor Ryan negò le accuse.
Ross Bölgesi Antarktika'daki toprak iddiaları Antarctica New Zealand resmi sitesiComitato neozelandese per i toponimi antartici Dipendenza di Ross
Bataryaların eskiden de bilindiğine dair birtakım iddialar mevcuttur.Ben presto si sentì la necessità di un batterista.