Başkâhin, ‹‹Bu iddialar doğru mu?›› diye sordu.De hogepriester vroeg: "Is het waar wat zij zeggen?"
Başkâhin, ‹‹Bu iddialar doğru mu?›› diye sordu.Entonces el sumo sacerdote preguntó: --¿Es esto así
Başkâhin, ‹‹Bu iddialar doğru mu?›› diye sordu.Gli disse allora il sommo sacerdote: «Queste cose stanno proprio così?»
Başkâhin, ‹‹Bu iddialar doğru mu?›› diye sordu.Imam agung bertanya kepada Stefanus, "Apakah semua yang dikatakan oleh orang itu benar?
Başkâhin, ‹‹Bu iddialar doğru mu?›› diye sordu.In veliki duhovnik reče: Je li to tako?
Başkâhin, ‹‹Bu iddialar doğru mu?›› diye sordu.대제사장이 가로되 이것이 사실이냐
Başkâhin, ‹‹Bu iddialar doğru mu?›› diye sordu.Le souverain sacrificateur dit: Les choses sont-elles ainsi?
Başkâhin, ‹‹Bu iddialar doğru mu?›› diye sordu.Marele preot a zis: ,,Aşa stau lucrurile?``
Başkâhin, ‹‹Bu iddialar doğru mu?›› diye sordu.Men Ypperstepræsten sagde: "Forholder dette sig således?"
Başkâhin, ‹‹Bu iddialar doğru mu?›› diye sordu.Monda pedig a fõpap: Vajjon így vannak-é hát ezek?
Başkâhin, ‹‹Bu iddialar doğru mu?›› diye sordu.Niin ylimmäinen pappi sanoi: "Onko niin?"
Başkâhin, ‹‹Bu iddialar doğru mu?›› diye sordu.Och översteprästen frågade: »Förhåller detta sig så?»
Başkâhin, ‹‹Bu iddialar doğru mu?›› diye sordu.Tedy řekl nejvyšší kněz: Jest-liž to tak?
Başkâhin, ‹‹Bu iddialar doğru mu?›› diye sordu.Tedy rzekł najwyższy kapłan: A także się ma ta rzecz?
Başkâhin, ‹‹Bu iddialar doğru mu?›› diye sordu.Thầy các thượng phẩm bèn hỏi Ê - tiên rằng : Có phải thật như_vậy chăng ?
Başkâhin, ‹‹Bu iddialar doğru mu?›› diye sordu.Thầy các thượng phẩm bèn hỏi Ê-tiên rằng: Có phải thật như vậy chăng?
Başkâhin, ‹‹Bu iddialar doğru mu?›› diye sordu.Ypperstepresten sa da: Er dette sant?
Başkâhin, ‹‹Bu iddialar doğru mu?›› diye sordu.Ειπε δε ο αρχιερευς Τωοντι ουτως εχουσι ταυτα;
Başkâhin, ‹‹Bu iddialar doğru mu?›› diye sordu.Каже тодї архиєрей: Чи справді се так?
Başkâhin, ‹‹Bu iddialar doğru mu?›› diye sordu.Тогда сказал первосвященник: так ли это?
Başkâhin, ‹‹Bu iddialar doğru mu?›› diye sordu.ויאמר הכהן הגדול האמת הוא אשר דברו׃
Başkâhin, ‹‹Bu iddialar doğru mu?›› diye sordu.فقال رئيس الكهنة أترى هذه الامور هكذا هي.
Başkâhin, ‹‹Bu iddialar doğru mu?›› diye sordu.大 祭 司 就 說 、 這 些 事 果 然 有 麼
Başkâhin, ‹‹Bu iddialar doğru mu?›› diye sordu.大 祭司 就 說 、 這些 事 果然 有 麼
Benim bu söylediklerim Storm'un hızını dindirmedi, Birbiri ardına beylik iddiaları sıralamaya devam etti.Tempête fit feu de clichés d'une précision stupéfiante tel un sniper usant de foutaises en guise de munitions
Bilirsiniz, tıbbi iddiaların yanı sıra bir de şöylesi vardır, "Evet, bu derdinize derman olacak!"lääketieteellisiä asioita, mutta myös, se auttaa sinua...
Bilirsiniz, tıbbi iddiaların yanı sıra bir de şöylesi vardır,여러분도 아시다시피 건강에 관한 온갖 주장들, 또 여러 가지에 관한 주장들, 아, 네,
Bilirsiniz, tıbbi iddiaların yanı sıra bir de şöylesi vardır,Medizinische Behauptungen oder solche wie:
Bilirsiniz, tıbbi iddiaların yanı sıra bir de şöylesi vardır,Myslím tím, že mluvila o zdraví, ale také říkala věty typu:
Bilirsiniz, tıbbi iddiaların yanı sıra bir de şöylesi vardır,"Oh, sim, isto vai ajudar-vos...
Bilirsiniz, tıbbi iddiaların yanı sıra bir de şöylesi vardır,אתן יודעות, כן, כן, כל מיני טענות רפואיות, אך גם טענות לגבי, אה, כן,
Bilirsiniz, tıbbi iddiaların yanı sıra bir de şöylesi vardır,عن تأثير اليوجا على الصحة، وأشياء أكثر غرابة
Bilirsiniz, tıbbi iddiaların yanı sıra bir de şöylesi vardır,こうすれば
Birbiri ardına beylik iddiaları sıralamaya devam etti.Feuert weiter Klischees mit bizarrer Präzision
Birbiri ardına beylik iddiaları sıralamaya devam etti.ממשיכה לירות קלישאות בדיוק מרשים
Bu görüşün üzerine yeni iddialar inşaa ediyorsun; görüşünün kaya gibi sağlam olduğunu sanıyorsun.Ați clădit lucruri fantastice având-o la bază, mizând pe ea că este tare ca piatra.
Bu görüşün üzerine yeni iddialar inşaa ediyorsun; görüşünün kaya gibi sağlam olduğunu sanıyorsun.Ci hai costruito sopra cose fantasiose, fidandoti che fosse stabile come una roccia.
Bu görüşün üzerine yeni iddialar inşaa ediyorsun; görüşünün kaya gibi sağlam olduğunu sanıyorsun.Construímos coisas fantasiosas em cima dele, porque acreditámos que era sólido como uma rocha.
Bu görüşün üzerine yeni iddialar inşaa ediyorsun; görüşünün kaya gibi sağlam olduğunu sanıyorsun.Des théories fantasques se sont construites autour en le considérant comme une pierre angulaire.
Bu görüşün üzerine yeni iddialar inşaa ediyorsun; görüşünün kaya gibi sağlam olduğunu sanıyorsun.Fantazmagóriákat építettünk rá, bízva benne, hogy sziklaszilárd.
Bu görüşün üzerine yeni iddialar inşaa ediyorsun; görüşünün kaya gibi sağlam olduğunu sanıyorsun.Je hebt er elegante constructies bovenop gebouwd, omdat je ervan uit gaat dat het rotsvast is.
Bu görüşün üzerine yeni iddialar inşaa ediyorsun; görüşünün kaya gibi sağlam olduğunu sanıyorsun.그 위에서 기발한 것들을 세웠습니다. 바위처럼 단단하다고 의지하면서요.
Bu görüşün üzerine yeni iddialar inşaa ediyorsun; görüşünün kaya gibi sağlam olduğunu sanıyorsun.Man har bygget smukke ting ovenpå det, i forvisningen om, at det var bundsolidt.
Bu görüşün üzerine yeni iddialar inşaa ediyorsun; görüşünün kaya gibi sağlam olduğunu sanıyorsun.Man har konstruerat fantasifulla saker på det, förlitat sig på det som om det var gjort av sten.
Bu görüşün üzerine yeni iddialar inşaa ediyorsun; görüşünün kaya gibi sağlam olduğunu sanıyorsun.Na nim zbudowano wymyślne teorie, był solidny jak skała.
Bu görüşün üzerine yeni iddialar inşaa ediyorsun; görüşünün kaya gibi sağlam olduğunu sanıyorsun.Přidávali jste k němu další zvláštní věcičky, spoléhaje na to, že je pevné jako skála.
Bu görüşün üzerine yeni iddialar inşaa ediyorsun; görüşünün kaya gibi sağlam olduğunu sanıyorsun.Se han edificado cosas fantásticas sobre él, confiando que es sólido como una roca.
Bu görüşün üzerine yeni iddialar inşaa ediyorsun; görüşünün kaya gibi sağlam olduğunu sanıyorsun.Wir haben eine Menge fantasievoller Dinge darauf aufgebaut und verließen uns felsenfest darauf.
Bu görüşün üzerine yeni iddialar inşaa ediyorsun; görüşünün kaya gibi sağlam olduğunu sanıyorsun.Έχεις χτίσει ευφάνταστα πράγματα πάνω του, βασιζόμενος σε αυτό, σαν να είναι βράχος.
Bu görüşün üzerine yeni iddialar inşaa ediyorsun; görüşünün kaya gibi sağlam olduğunu sanıyorsun.Вы строили интересные теории на её основе, воспринимая ее как надежное основание.
Bu görüşün üzerine yeni iddialar inşaa ediyorsun; görüşünün kaya gibi sağlam olduğunu sanıyorsun.Конструирате фантастични неща върху нея, доверявайки се, че е стабилна като скала.
Bu görüşün üzerine yeni iddialar inşaa ediyorsun; görüşünün kaya gibi sağlam olduğunu sanıyorsun.בניתם דברים דימיוניים עליה בניתם עליה שתהיה איתנה כסלע.
Bu görüşün üzerine yeni iddialar inşaa ediyorsun; görüşünün kaya gibi sağlam olduğunu sanıyorsun.و بنيت اشياء خيالية على ذلك معتمدين على صحة النظرية و صلابتها
Bu görüşün üzerine yeni iddialar inşaa ediyorsun; görüşünün kaya gibi sağlam olduğunu sanıyorsun.岩のごとく頑丈だと信じていたのに それがいきなり覆されてしまった
Bu nedenle, bu iddiaların arkasaındaki bilimsel dayanağı didklemeye başlamamız gerektiğini fark ediyorsunuz.Astfel ne dăm seama că trebuie să începem să descoasem ştiinţa aflată în spatele acestor afirmaţii.
Bu nedenle, bu iddiaların arkasaındaki bilimsel dayanağı didklemeye başlamamız gerektiğini fark ediyorsunuz.Därför vet vi att vi måste börja riva i vetenskapen bakom detta.
Bu nedenle, bu iddiaların arkasaındaki bilimsel dayanağı didklemeye başlamamız gerektiğini fark ediyorsunuz.Jadi kita tahu bahwa kita perlu mulai membongkar ilmu pengetahuan di balik hal ini.
Bu nedenle, bu iddiaların arkasaındaki bilimsel dayanağı didklemeye başlamamız gerektiğini fark ediyorsunuz.그래서 우리는 이 배경의 과학을 후벼 잘못짜진 바늘땀을 풀기 시작해야 할 필요가 있습니다
Bu nedenle, bu iddiaların arkasaındaki bilimsel dayanağı didklemeye başlamamız gerektiğini fark ediyorsunuz.Látjuk, hogy el kell kezdenünk felfejteni a mögötte levő tudományt.
Bu nedenle, bu iddiaların arkasaındaki bilimsel dayanağı didklemeye başlamamız gerektiğini fark ediyorsunuz.Nous comprenons que nous devons commencer à démonter la science qui se cache derrière.