Pakistan ve Çin Halk Cumhuriyeti yetkilileri ise bu iddiaları reddetti.Правителството на САЩ и венецуелската опозиция, разбира се, отричат тези обвинения.
Bazı iddialara göre karısı tarafından zehirlenmiş.Има слухове, че е отровена от нейния съпруг.
Zalad bu iddiaları reddetti.Лейн отрича тези твърдения.
Savcılık ifadesinde hakkındaki iddiaları reddetti.Обвинението е подкрепено със свидетелските показания.
Beraberinde Faurisson’u da Chomsky’nin iddialarına saygısız bir şekilde cevap verdiği için suçlamıştır.Погледнато от тази гледна точка, той не следва да бъде обвинен в публична лъжа за отношенията си с Люински.
Fakat bazıları da bu iddiaları konuşmaya devam etti.Все пак, някои проучвани противоречат на тези твърдения.
1998'in Kasım ayında, eşcinsel olduğu iddiaları öne sürüldü.През ноември тя официално поисква развод.
Düşürdüğü uçakların sayısı hakkında değişik iddialar bulunmaktadır.Списъкът е подреден по броя на свалените самолети.
Söz konusu iddialara göre bu rakama tecavüz ve cinayet olayları da dahildir.Priznaje da je ipak svjedočio silovanju i ubojstvu.
Panama Belgeleri'nde babasının vergi kaçırdığı iddiaları ortaya çıktı.Dio njegovih otkrića o utaji poreza bio je objavljen i u Panamskim dokumentima.
Fakat bu iddialar bilimsel topluluklardan çok az destek görmektedir.Međutim, taj prijedlog nije naišao na podršku u znanstvenoj zajednici.
Bazı iddialara göre karısı tarafından zehirlenmiş.Pretpostavlja se da su je otrovala njezina braća zbog imovine.
Birçoğu, bağımsız deneyimcilerin iddialarına dayanmaktadır.Velike sile priznaju neovisnost brojnih novih država.
Ancak Rusya bu iddiaları reddetmiştir.Ruská federácia však tieto obvinenia odmieta.
Bu iddialar uluslararası düzeyde kabul edilmemiştir.Táto vlajka nebola medzinárodne uznávaná.
Bu iddialar şöyle sıralanmaktadır.Tento ohrev je teda bezpečný.
Fakat bu iddialarla ilgili kanıt yoktur.Pre tieto tvrdenia ale niet žiadnych dôkazov.
Fakat bu iddialar bilimsel topluluklardan çok az destek görmektedir.Táto hypotéza vo vedeckej komunite nemá veľkú podporu.
Geri dönüşü hakkında farklı iddialar mevcuttur.Medzi jej návratmi znie stále nová medziveta.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Protestujúci si stoja za tým, že voľby boli sfalšované.
Bu iddialar İsviçre Bankacılar Birliği tarafından reddedildi.Nepočítal s tým, ako mocný je švajčiarsky bankový sektor.
Kammler'in ölümünde farklı iddialar vardır: 7 Mayıs 1945 tarihinde siyanür kapsülü ile intihar ettiği.Himmler spáchal ešte pred súdom 23. mája 1945 samovraždu kyanidovú kapsulou.
Elektrogravitasyonun Nikola Tesla tarafından keşfedildiğine dair iddialar da vardır.Asynchrónny motor vynašiel Nikola Tesla.
Ancak isabetli bir etkinlik ölçütünün yalnızca iddialardan daha öteye gitmesi gerekir.Tieto extrémne behy však vyžadujú viac než len kondíciu.
Kendisi hakkında çıkan iddialar nedeniyle istifa etmiştir.On pa se užaljen odvrne od nje.
Ancak Rusya bu iddiaları reddetmiştir.Rusija je te obtožbe zanikala.
Avusturya bu bölgeler üzerindeki iddialarından istisnasız vazgeçti.Avstrijske zahteve do teh dežel so bile brez izjeme preklicane.
Bu yılın kış trasfer döneminde Juventus'a gideceği iddiaları ortaya atıldı.Med zimskim prestopnim rokom so ga nato povezovali z Juventusom.
Bu iddialara ayrıca şu durumda ek olarak yapılabilir.Ta model se lahko uporablja tudi v praksi.
Fakat bu iddialarla ilgili kanıt yoktur.Kar nas zadeva, ne postavljamo nobene trditve.
İlerleyen zamanlarda videoyla ilgili birtakım iddialar ortaya atıldı.Nenadoma se zavrti že prej posneti video DR.
Fakat bu iddialar hiçbir zaman kanıtlanamamıştır.Ta trditev pa sicer ni bila nikoli preverjena.
Beraberinde Faurisson’u da Chomsky’nin iddialarına saygısız bir şekilde cevap verdiği için suçlamıştır.Zatrjeval je, da je sodišče nepravilno prevajalo Čeferinove izjave.
Senatörler hakkını teslim ederek İmparatorluğunu ve Caracalla'nın oğlu olduğu iddialarını kabul ettiler.Senatoriai pripažino jį imperatoriumi ir Karakalos sūnum.
Britanya hükümeti ise bu iddialara itiraz etmektedir.JK vyriausybė paneigė šias pretenzijas.
Hukuki pozitivizmin başlıca iddiaları şunlardır: Kanunlar insanlar tarafından yaratılan kurallardır.Paprotinė teisė – pozityviosios teisės dalis, kadangi sukurta žmonių žmonėms.
Ayrıca ölüm şekli ve ölüm yerine yönelik olarak da farklı iddialar mevcuttur.A. Jis charakterizuoja gyvenimo pasirinkimą, priešingą mirties pasirinkimui.
Bu iddiaların çoğu efsane halindedir ve tarihsel dayanağı bulunmamaktadır.Dauguma pasakojimų yra mitiniai ir abejojama jų istorine verte.
Bu iddialar uluslararası düzeyde kabul edilmemiştir.Seda jagamist rahvusvaheliselt ei tunnistatud.
Zalad bu iddiaları reddetti.Vitsut neid väiteid ei eitanud.
Bu iddiaların çoğu efsane halindedir ve tarihsel dayanağı bulunmamaktadır.Oletused sündmuste kohta põhinevad mitmel legendil, millest ühtki ei või pidada ajalooliselt usaldusväärseks.
Sony ise, sanatçının iddialarında doğruluk payı olmadığını savundu.Jüri Pihl võttis omaks, et osa tema väiteid olid sobimatud.
Yapılan soruşturmada, başka iddiaların aksine kendini astığı sonucuna varıldı.Teistel andmetel tunnistas ta ennast süüdistuse kahes viimases punktis siiski süüdi.
Saab'ın iddialarına göre bu yıl araçta 2000'den fazla değişiklik yapılmıştır.Endel Siff on väitnud et tuleval aastal valmistatakse ÜLE 9000 sellise toote.
Bu iddialar İsviçre Bankacılar Birliği tarafından reddedildi.See on levinud Šveitsi pankades.
Fakat kendisi bu iddiaları her zaman reddetti.Ise on ta alati eitanud oma süüd kõigis kuritegudes.
Tasarı, gazetecilere iddialarını ispat etme hakkı tanımıyor.Testamendi sisu ei pea tunnistajatele teatama.
O bir generalin oğlu olduğu gerçeği nedeniyle, torpil iddialarını engellemek için çok çalışmak zorunda kaldı.Troonil olles oli Zogil palju tegemist atentaatidest hoidumisega.
Akıllı Tasarım iddialarının da bir oyunbazlık olduğunu anlarsınız.어째서 지적 설계 운동이란 것이 근본적으로 사기인지 이해하시는 겁니다.
Akıllı Tasarım iddialarının da bir oyunbazlık olduğunu anlarsınız.מדוע התנועה הדוגלת בתכנון תבוני היא ביסודה תרמית.
Akıllı Tasarım iddialarının da bir oyunbazlık olduğunu anlarsınız.لماذا التصميم الذكي في الاساس مجرد خدعة.
Akıllı Tasarım iddialarının da bir oyunbazlık olduğunu anlarsınız.自然選択のプロセスが 発見したデザインは
Ancak açık deniz sayılıyor çünkü kıta bölgesel iddialarda영토 주장에 대한 것을 미뤄둔 대륙이기 때문에
Ancak açık deniz sayılıyor çünkü kıta bölgesel iddialardaזהו למעשה מפרץ. הוא נחשב לים בינלאומי, מפני שהיבשת
Ancak açık deniz sayılıyor çünkü kıta bölgesel iddialardaولكنه يعتبر من أعالي البحار لأن القارة قد وضعت حدودا
Ancak açık deniz sayılıyor çünkü kıta bölgesel iddialarda凍結されているため 公海として見なされています
Aslında bir körfez. Ancak açık deniz sayılıyor çünkü kıta bölgesel iddialardaНа самом деле, это залив, а считается частью открытых морей, потому что не может никому принадлежать.
Başkâhin, ‹‹Bu iddialar doğru mu?›› diye sordu.E disse o sumo sacerdote: Porventura são assim estas coisas?
Başkâhin, ‹‹Bu iddialar doğru mu?›› diye sordu.A najvyšší kňaz povedal: Či je teda tomu tak?
Başkâhin, ‹‹Bu iddialar doğru mu?›› diye sordu.Da sprach der Hohepriester: Ist dem also?