Ana içeriğe geç
Sözlük

iddialar ile cümle

iddialar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bazı kaynaklar Servet'in 1509'da doğduğu iddialarından dolayı daha erken tarihler verir.Nogle kilder angiver en tidligere fødselsdato baseret på Servetos egne angivelser af at være født i 1509.
Britanya hükümeti ise bu iddialara itiraz etmektedir.Imidlertid modsatte den engelske regering sig ideen.
Hukuki pozitivizmin başlıca iddiaları şunlardır: Kanunlar insanlar tarafından yaratılan kurallardır.I et tidligt udkast til stykket hedder det, at det er mændenes love, der gælder i samfundet.
Ertuğrul hakkındaki iddiaları bildiği için obaya gelir, Kocabaş'ı öldürür ve teslim olur.I sin beretning i Vandrer mod Lyset! gør han, Ardor, som sagt rede for sit fald, sin synd, og sin genrejsning.
Bazı iddialara göre İsa kış mevsiminde doğmamıştır.I forevangeliet fødes Jesus ikke i en stald.
Her halukarda bu iddiaların Britannicus'un düşmanları tarafından yapıldığı hatırda tutulmalıdır.Herfra angives historien at være fra nefiternes kongers optegnelser.
Daha sonraki dönemde bu iddialar doğru çıkmış ve Trabzonspor'la sözleşme imzalamıştır.Hun forlod dem igen et år senere og skrev en anden eksklusiv kontrakt med Anabolic.
Bazı araştırmacılar bu iddiaları sözdebilim olarak nitelemişlerdir.Der er stadig mormoner, som tror på disse påstande.
Hükümet bu iddiaları doğru bulmuyor ve olay kapanıyor.Kongen efterkom ikke dette ønske, men sagen blev sat i bero.
Homoseksüellik iddiaları ve "ahlâksızlıklar" orduda biliniyordu.Han var meget optaget af modernisering og "indianisering" af hæren i Indien.
Katılımcı sayısı ile ilgili değişik iddialar bulunmaktadır.Antallet af genstande man skal huske varierer i forhold til antal deltagere.
Bu iddialara ayrıca şu durumda ek olarak yapılabilir.Dette er også tillatt å gjøre i praksis.
Montfort, sonrasında sansasyonel iddialarda bulundu.Montfort våget seg senere på mer sensasjonelle påstander.
Virjinya adı İngiltere'nin, Kuzey Amerika'daki en eski hak iddialarını da gösterir.Navnet «Virginia» er den eldste betegnelsen for engelske landområder i Nord-Amerika.
Kendisi hakkında çıkan iddialar nedeniyle istifa etmiştir.Dette fordi folk vendte seg mot han gjennom tilbedelse.
Gazetelerde hakkındaki ihanet iddiaları arttı.Siden da har omfanget av sportsnyheter i avisene økt.
Dilbilimci Vacca ve şair Statius, Lucan'ın Nero'yu küçük düşüren şiirler yazdığı iddialarını destekler.Verker av grammatikeren Vacca og poeten Statius synes å støtte påstanden at Lucanus skrev niddikt om keiseren.
Ancak Şahinkaya, hakkındaki bu iddiaları kesin bir şekilde reddetmiştir.Slik var Stortingets avgjørelse bare en bekreftelse av kongens handling.
Bazı iddialara göre Hipokrat menenjitin varlığını fark etmiş olabilir.Det går f.eks. rykter om at kaspitigeren kan ha overlevd.
Buna ek olarak, başka biyolojik yan etkiler olduğuna dair iddialar bulunmaktadır.Men disse påvirker direkte også en rekke andre biokjemiske prosesser.
Elektrogravitasyonun Nikola Tesla tarafından keşfedildiğine dair iddialar da vardır.Teslaspole er en elektrisk induktiv koblingskrets, oppfunnet av Nikola Tesla.
Fakat kendisi bu iddiaları her zaman reddetti.Han har kategorisk avvist slike beskrivelser.
Britanya hükümeti ise bu iddialara itiraz etmektedir.Imidlertid motsatte den engelske regjeringen seg ideen.
Buna karşılık, bu iddiaların tamamen asılsız ve temelsiz olduğu ileri sürülmüştür.Alle disse anklagene synes å være fullstendig uten grunnlag.
Szpilman, Berman'ın güçsüzüm iddialarına asla inanmadı.Szpilman tak pernah percaya pengakuan tak berdaya Berman.
Mackay’ın kitabı bugün çokça basımı yapılan bir klasik olsa da iddiaları itirazlarla karşılaşmıştır.Meskipun buku Mackay adalah karya klasik yang banyak dicetak ulang hari ini, ceritanya tetap dipertentangkan.
Her üç varis de iddialarına destek bulmak amacıyla Roma'ya gitti.Oleh karena itu tiga ahli waris tersebut melakukan perjalanan ke Roma untuk mengklaim.
Bu iddialar uluslararası düzeyde kabul edilmemiştir.Negara ini tidak diakui secara internasional.
Bazı iddialara göre Özgür Suriye Ordusu'na bağlıdır.Beberapa di antaranya diduga pernah menjadi bagian dari Pasukan Suriah Bebas.
Bu iddialara ayrıca şu durumda ek olarak yapılabilir.Walaupun sebenarnya apapun bisa dibuat dengan metode ini.
Buna karşılık, bu iddiaların tamamen asılsız ve temelsiz olduğu ileri sürülmüştür.Itulah sudut pandangku, dan saya berpegang pada itu secara mutlak dan tanpa syarat.
Ancak bu konuda çok az bilgi olduğundan, iddialar ancak kuşku olarak kalmıştır.Sebaliknya bila tidak memenuhi jumlah IP minimal tersebut, maka yang bersangkutan dinyatakan gugur.
Bu yılın kış trasfer döneminde Juventus'a gideceği iddiaları ortaya atıldı.Pada jendela transfer musim dingin tahun 1991, Conte pindah ke Juventus.
Szpilman, Berman'ın güçsüzüm iddialarına asla inanmadı.Szpilman chưa bao giờ tin tưởng lời nhận định của Berman về việc hắn bất lực.
Suetonius, bu iddialar hakkında çok özel şeyler yazmıştır.Aristotle đã viết về vùng nước khác thường này.
Suvorov bu iddialarını bazı savlara dayandırmaktadır.Sayenko nói trong khi đặt câu hỏi.
Bu sebeple İzlanda'da doğduğu iddiaları ortaya atılmıştır.Đó có thể lý do để tưởng tượng ông sinh ra tại Scotland.
Bazı gazeteler bu iddiaları "Kıbrıs'ın Loch Ness Canavarı" olarak adlandırmıştır.Hồ này nổi tiếng về huyền thoại của "quái vật hồ Loch Ness".
Pakistan ve Çin Halk Cumhuriyeti yetkilileri ise bu iddiaları reddetti.Trung Hoa Dân Quốc (Đài Loan), Cộng hòa Nhân dân Trung Hoa và Việt Nam Cộng hòa đều tuyên bố phản đối.
Yirminci yüzyıl ortalarında kadar pek az tarihçi bu iddiaları ciddiye almıştır.Vào đầu thế kỷ 20 dấu tích di cốt người tiền sử đã tìm thấy rất ít.
1998'in Kasım ayında, eşcinsel olduğu iddiaları öne sürüldü.Đến tháng 8 năm 2008, họ tuyên bố ly dị.
Öyle iddialar eğer dosyalandırıldıysa bile, grubun zaferinin ötesine geçemezdi.Tuy nhiên, dù văn tài xuất chúng, ông không vượt được kỳ thi hội tiếp theo đó.
Woodson ailesi "Ailede bir Başkan" (A President in the Family) adlı kitapta kendi iddialarını sürdürdüler.ウッドソン家は『家庭における大統領』という本で彼らの主張を出版し続けている。
Bu isyanın Ricimer tarafından kışkırtıldığı yolunda iddialar vardır.これは清の反発を恐れたためである。
Time dergisi iddialara göre 3 Temmuz 1939’da Hooke’un bir portresini yayınladı.タイム誌は1939年7月3日の号でフックと思われる肖像画が見つかったと発表した。
Buna karşılık, bu iddiaların tamamen asılsız ve temelsiz olduğu ileri sürülmüştür.もとより、こうした主張は根拠がなく、無効である。
Ancak bu konuda çok az bilgi olduğundan, iddialar ancak kuşku olarak kalmıştır.勢力的にかなり劣ることを知っていたからである。
Williams'ın 1996 sezonunda onun yerine Frentzen'i geçireceği iddiaları ortaya atıldı.ウィリアムズが1996年シーズンはヒルに代えてフレンツェンを起用するのではないかという憶測が高まった。
Flynn, bu iddiaların "çirkin ve yanlış" olduğunu söyledi.判事はこれらの証拠を「冒涜的で醜い」と評した。
Başlangıçta iddialara inanmayan Kanuni kendisine bu tür şeyler ile gelmemelerini ister.この理念を最初から追求しないような制定法は、無効とされねばならない。
Ancak şu ana kadar iddiaların geçerliliğinin kesin bir kanıtı ortaya konulmamıştır.ただしこの要求の有効性に対して国際法上の検証はこれまでなされていない。
Çok güzel olduğuna dair iddialar vardır.私は数が美しいということを知っている。
Önerme yerine, önerme yapan kişi tartışma konusu edilerek iddialara karşı çıkmak suretiyle yapılır.愚痴代弁 代わりに言って欲しい愚痴を募集。
Yalnız şehnaz-hâverân makamını yeniden canlandırdığı yolunda iddialar da söz konusudur. .玄旨帰命檀は、玄旨檀と帰命檀を合わせたものである。
Elektrogravitasyonun Nikola Tesla tarafından keşfedildiğine dair iddialar da vardır.ニコラ・テスラによる電磁波の研究が元になったとされる。
Himmler'in intiharının ardından bazı iddialar ortaya sürüldü.シンプソンの死については後に色々な臆測を呼んだ。
Bununla birlikte olayın TAK tarafından yapılmadığına dair iddialar da mevcuttur.そのため、意外にも事故は起きていないと言われる。
Cezayir'in de Suriye hükûmetine mühimmat desteği sağladığına dair doğrulanmamış iddialar vardır.また、実際にシリア電子軍が、シリア政府の支援を受けているという具体的な証拠は見つかっていない。
Ancak dönemler içerisinde çeşitli iddialar ortaya atılmıştır.優木まおみ 久本以外は不定期で出演する。
Orada, KGB'nin iddialarına göre, 1973'te 70 yaşında intihar etti.『寛永伝』によれば寛永3年に70歳で死去したという。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod