Ana içeriğe geç
Sözlük

iddialar ile cümle

iddialar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak bu iddialar henüz ispatlanamamıştır, bazılarına göre o sadece hayalperest bir yazardı.Una a minții, fără îndoială; probabil a autorului.
Hakkındaki farklı iddialardan dolayı cezaevine girdi.În închisoare a intrat în legătură cu diverse personaje certate cu orânduirea.
Dünya'nın diğer doğal uyduları, Dünya'nın Ay dışında da doğal uyduları olduğuna yönelik iddialardır.Sateliții naturali ai altor planete sunt, de asemenea, numiți "luni", după cea a Pământului.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Adversarii săi s-au retras denunțând condițiile de organizare a votului.
Onlar için artık Türkiye'de öldürülmeyecek adam yoktu" iddiaları yer aldı. ^ arşivTrebuie să înțelegeți că nu mai există în România loc pentru un rege”, a declarat Groza.
Flynn, bu iddiaların "çirkin ve yanlış" olduğunu söyledi.Unii curteni au descris-o pe Ecaterina ca fiind "vulgară și urâtă".
Bazı araştırmacılar bu iddiaları sözdebilim olarak nitelemişlerdir.Este o gândire falsă a celor care fac asemenea afirmații.
Ancak, 13. Fırka bu iddiaları reddetmiştir.George al III-lea a refuzat inevitabilul.
Gerçi, Darwin'in iddiaları; fosil kayıtları ile doğrulanmadan önce, hiçbir fosil kaydı yok iken söylenmişti.Ipotezele lui Darwin au fost propuse fără aducerea în sprijinul lor a unor dovezi fosile.
Sadece iddialarla değil, aynı zamanda başka edimsöz eylemle bilgi verilir.Vin nu doar să solicite o lucrare de specialitate.
Hakkındaki iddialardan 22 gün sonra serbest bırakıldı.Predicția a fost confirmată 22 de ani mai târziu.
Britanya hükümeti ise bu iddialara itiraz etmektedir.Miniștrii cabinetului britanic s-au opus însă unei asemenea hotărâri.
BK'nin, Avustralya'nın, Yeni Zelanda'nın, Fransa'nın ve Norveç'in iddiaları birbirlerince tanınmaktadır.Revendicarea norvegiană este recunoscută oficial de către Australia, Franța, Noua Zeelandă și Marea Britanie.
Buna bağlı olarak bu bölgenin Kabe olabileceğine dair iddialar ortaya atılmıştır.Acest comportament indică faptul că teritoriul este ocupat.
2008'de, Williams'ın arkadaşı aktör Max Beesley, Williams'ın gay olduğu iddialarını reddetti.2008-ban Max Beesley, Williams régi barátja visszautasította, hogy az énekes meleg volna.
Vaazlarındaki iddialarına göre Haile Selassie dünyaya geri dönmüş olan Mesih idi.Tanításaiban azt bizonygatta, hogy Hailé Szelasszié a „földre visszatért messiás”.
Ancak bu iddialar henüz ispatlanamamıştır, bazılarına göre o sadece hayalperest bir yazardı.Ennek mikéntjére eddig nem született magyarázat, és az is lehetséges, hogy csak író tévedés eredménye.
YPG ise bu iddiaları reddetmiştir.Az YPG visszautasította ezt.
Ne var ki bu iddialar geniş çaplı olarak kabul edilmiş değildir.Ezt a családnevet széles körben nem fogadták el.
PayPal, Amerikan hükümetinden gelen baskı iddialarıyla Wikileaks'in hesabını dondurarak bağışları engelledi.Ennek oka az volt, hogy a PayPal befagyasztotta a WikiLeaksnek érkező adományokat.
Bu iddialar İsviçre Bankacılar Birliği tarafından reddedildi.Kilétét svájci osztálytársai erősítették meg.
Bazı iddialara göre karısı tarafından zehirlenmiş.Egyes feltételezések szerint megmérgezték.
Mart 2014 itibarıyla bu iddialar hakkında net bir bilgi bulunmamaktadır.2014 márciusában megjelent a Nem kell többé félj című dala.
Nietzsche İngiliz psikologlarını, iddialarının psikolojik bir tutarsızlık içerdiğini söyleyerek de eleştirir.Neckham ugyanakkor kritizálja a párizsi mestereket a hiábavaló okoskodásokért.
Übey'in iddiaların asıl kaynağı olduğuna karar verildi.Mindez megerősíti Ripley gyanúját arról, hogy mi történhetett.
Çok güzel olduğuna dair iddialar vardır.Nevezetesen az, hogy gyönyörűek.
Rabiye Kadir bu iddiaları yalanladı.(Ezt Raji hazudta neki.)
Tüm iddialar Dışişleri Bakanı Dean Rusk’ a karşı çevrilmişti.Dean Rusk, amerikai külügyminiszter élesen elítélte az akciót.
Bataryaların eskiden de bilindiğine dair birtakım iddialar mevcuttur.Bár az egykori bányamunkások minden bizonnyal tudtak róla.
Geri çekilmenin sebeplerine yönelik çeşitli iddialar vardır.Több oka is volt a visszavonulásra.
Sagawa'nın iddialarına göre kadın uyanmış ve onu yere itmiştir.Sawaya elmondta, hogy Gaga felvette vele a kapcsolatot, hogy közreműködjön a klipben.
Fakat bu iddialar hiçbir zaman kanıtlanamamıştır.Gyakorlatilag ez soha nem talált bizonyításra.
Madde 22 – Yahudi manipulasyonları ve gücü hakkında geniş kapsamlı iddialarda bulunur.78–79. kánon A zsidók és muzulmánok megkülönböztető ruhaviseletei.
Hatta bunun dışında gerçek olma olasılığı daha az olan bazı iddiaları da vardır.Ezen kívül nagyon kevés tény van, amit biztosan lehet állítani róla.
Fakat bu iddialar hiçbir zaman kanıtlanamamıştır.Tätä ei ole kuitenkaan voitu koskaan todistaa.
Fakat Başkan Seraphina Picquery ve Sihir Güvenliği Müdürü Percival Graves iddiaları reddeder.Presidentti Seraphina Picquery ja pääaurori Percival Vaka ovat kuitenkin liian kiireisiä kuunnellakseen häntä.
Cameron, önce iddialarla bağlantısını inkar edip daha sonra ise kabul etti.Edwards kielsi ensin suhteen olemassaolon myöntäen sen myöhemmin.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Vangit esittivät protestinsa syyksi tyytymättömyyden oloihinsa.
İsyancılar ise iddiaları reddetti.Palestiinalaiset kiistivät väitteet.
Bu iddialar uluslararası düzeyde kabul edilmemiştir.Kansanäänestystä ei ole tunnustettu kansainvälisesti.
Saab'ın iddialarına göre bu yıl araçta 2000'den fazla değişiklik yapılmıştır.Saabin mukaan autoon tehtiin yli 2000 muutosta, eli uudistus oli mittava.
Zalad bu iddiaları reddetti.Öhman kiisti nämä väitteet.
Sosyolog Phillip Mendes, Gat'ın iddialarını desteklemektedir.Stefan Piesnackin muisti kuitenkin tukee Mehtälän väitettä.
2007 yılında kendisinin öldüğüne dair gündeme gelse de bu iddialar yalanlanmıştır.Hänen omasta kuolemastaan ilmoitettiin huhtikuussa 2007. artikkelia.
Ancak Rusya bu iddiaları reddetmiştir.Αργότερα η Ρωσία διαψεύδει αυτούς τους ισχυρισμούς.
Bu iddialar uluslararası düzeyde kabul edilmemiştir.Αυτή η πινακίδα δεν είναι καθιερωμένη διεθνώς.
Geri dönüşü hakkında farklı iddialar mevcuttur.Για την επιστροφή του υπάρχουν διάφορες παραδόσεις.
Ancak, Güney'in gerçekten Musevi olmadığı konusunda da iddialar vardır.Μα, επάνω μου είπαν ότι δεν έχει ποντίκια!
Britanya hükümeti ise bu iddialara itiraz etmektedir.Η κυβέρνηση της Δημοκρατίας της Κίνας αυτό το αμφισβητεί.
Halkçılık iddialarına karşın, halkın istekleri dikkate alınmamıştır.Παρά την εκπεφρασμένη επιθυμία του Προέδρου, κανείς δεν αναλάμβανε πρωτοβουλία.
Fakat bazıları da bu iddiaları konuşmaya devam etti.Άλλοι πάλι διαφωνούν και με τις εικασίες αυτές.
Bu iddialar İsviçre Bankacılar Birliği tarafından reddedildi.Η συσκευή αυτή αποκαλύπτει έναν ελβετικό τραπεζικό λογαριασμό.
Düşürdüğü uçakların sayısı hakkında değişik iddialar bulunmaktadır.Δοκιμάστηκαν ουραία διάφορων σχεδιάσεων στα αεροσκάφη που ακολούθησαν.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Οι ανεξάρτητοι παρατηρητές εκφράζουν την ανησυχία τους για τον τρόπο διεξαγωγής των εκλογών.
Göçmenlerin İspanyollar tarafından öldürüldüğü iddiaları da vardır.Υπάρχει και νεώτερη άποψη ότι δολοφονήθηκε από τους Ισπανούς κατακτητές.
İran ise iddiaları reddetmiştir.Iran afviste anklagerne.
Virjinya adı İngiltere'nin, Kuzey Amerika'daki en eski hak iddialarını da gösterir.Navnet "Virginia" er den ældste betegnelse for engelske landområder i Nordamerika.
Bazı iddialara göre karısı tarafından zehirlenmiş.Rapporten fastslog, at hun var blevet forgiftet.
Menzies’in iddiaları akademik çevreler tarafından reddedilmektedir.Michael Behes synspunkter er generelt afvist af det akademiske miljø.
Bilimsel olduğu iddiaları tartışmalıdır.Hvordan retfærdiggøres videnskabelige påstande?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod