İddiaların arkası kesilmiyordu.난서가 뒤를 이었다.
Kıvanç Ağaoğlu ırkçılık iddialarını reddetmiştir.일본은 왜 위안부 실체를 부정하는가.
Böylece daha önceki İsrail iddialarını geçerli kılmış oldu.이스라엘 백성은 시키는 대로 하였다.
Rabiye Kadir bu iddiaları yalanladı.예레미야는 이 거짓된 지혜를 규탄했다.
Ancak Rusya bu iddiaları reddetmiştir.רוסיה דחתה טענות אלה.
İran ise iddiaları reddetmiştir.איראן הכחישה את הטענה הזו.
Milliyet. s. 32. ^ "Komplo iddiaları".V.32", מתייחס לנושא זה.
Birçoğu, bağımsız deneyimcilerin iddialarına dayanmaktadır.רבים מהחיילים לא שמעו אודות הכרזת העצמאות.
Bazı kaynaklar Servet'in 1509'da doğduğu iddialarından dolayı daha erken tarihler verir.כמה מקורות מציינים תאריך מוקדם יותר, בהתבסס על טענה מקרית שהושמעה על ידי סרווטוס עצמו כי נולד ב-1509.
Bu iddiaların çoğu efsane halindedir ve tarihsel dayanağı bulunmamaktadır.רבים מהסיפורים המופיעים בו הם מיתולוגיים, ואינם מקור היסטורי מהימן.
Bulgaristan Kralı I. Boris'in izni olmadan, papalığın iddialarını hayata geçirmesi mümkün değildi.ללא הסכמת בוריס הראשון (שליט בולגריה), האפיפיורים לא יכלו לכפות את דרישותיהם.
Rabiye Kadir bu iddiaları yalanladı.Дъщеря му Живка Донева отрича тези твърдения.
Mackay’ın kitabı bugün çokça basımı yapılan bir klasik olsa da iddiaları itirazlarla karşılaşmıştır.Въпреки че книгата на Маккей е класика, често преиздавана в наши дни, тя е и подлагана на критики.
Pakistan ve Çin Halk Cumhuriyeti yetkilileri ise bu iddiaları reddetti.Правителството на САЩ и венецуелската опозиция, разбира се, отричат тези обвинения.
İddialarının çoğu ya da düpedüz yalandı ya da çarpıtılmış doğrulardı.Повечето от неговите твърдения са или пълни лъжи, или изопачени полуистини.
Zalad bu iddiaları reddetti.Лейн отрича тези твърдения.
Savcılık ifadesinde hakkındaki iddiaları reddetti.Обвинението е подкрепено със свидетелските показания.
Beraberinde Faurisson’u da Chomsky’nin iddialarına saygısız bir şekilde cevap verdiği için suçlamıştır.Погледнато от тази гледна точка, той не следва да бъде обвинен в публична лъжа за отношенията си с Люински.
Fakat bazıları da bu iddiaları konuşmaya devam etti.Все пак, някои проучвани противоречат на тези твърдения.
1998'in Kasım ayında, eşcinsel olduğu iddiaları öne sürüldü.През ноември тя официално поисква развод.
Panama Belgeleri'nde babasının vergi kaçırdığı iddiaları ortaya çıktı.Dio njegovih otkrića o utaji poreza bio je objavljen i u Panamskim dokumentima.
İddialarının çoğu ya da düpedüz yalandı ya da çarpıtılmış doğrulardı.Većina vijesti je napisana u obliku laži ili iskrivljene istine.
Birçoğu, bağımsız deneyimcilerin iddialarına dayanmaktadır.Velike sile priznaju neovisnost brojnih novih država.
Ancak Rusya bu iddiaları reddetmiştir.Ruská federácia však tieto obvinenia odmieta.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Protestujúci si stoja za tým, že voľby boli sfalšované.
Ancak Rusya bu iddiaları reddetmiştir.Rusija je te obtožbe zanikala.
Avusturya bu bölgeler üzerindeki iddialarından istisnasız vazgeçti.Avstrijske zahteve do teh dežel so bile brez izjeme preklicane.
Bu yılın kış trasfer döneminde Juventus'a gideceği iddiaları ortaya atıldı.Med zimskim prestopnim rokom so ga nato povezovali z Juventusom.
Beraberinde Faurisson’u da Chomsky’nin iddialarına saygısız bir şekilde cevap verdiği için suçlamıştır.Zatrjeval je, da je sodišče nepravilno prevajalo Čeferinove izjave.
İddialarının çoğu ya da düpedüz yalandı ya da çarpıtılmış doğrulardı.Daugelis jo tvirtinimų buvo arba akivaizdus melas, arba deformuota pusiau tiesa.
Senatörler hakkını teslim ederek İmparatorluğunu ve Caracalla'nın oğlu olduğu iddialarını kabul ettiler.Senatoriai pripažino jį imperatoriumi ir Karakalos sūnum.
Hukuki pozitivizmin başlıca iddiaları şunlardır: Kanunlar insanlar tarafından yaratılan kurallardır.Paprotinė teisė – pozityviosios teisės dalis, kadangi sukurta žmonių žmonėms.
Bu iddiaların çoğu efsane halindedir ve tarihsel dayanağı bulunmamaktadır.Dauguma pasakojimų yra mitiniai ir abejojama jų istorine verte.
Zalad bu iddiaları reddetti.Vitsut neid väiteid ei eitanud.
Bu iddiaların çoğu efsane halindedir ve tarihsel dayanağı bulunmamaktadır.Oletused sündmuste kohta põhinevad mitmel legendil, millest ühtki ei või pidada ajalooliselt usaldusväärseks.
Sony ise, sanatçının iddialarında doğruluk payı olmadığını savundu.Jüri Pihl võttis omaks, et osa tema väiteid olid sobimatud.
Yapılan soruşturmada, başka iddiaların aksine kendini astığı sonucuna varıldı.Teistel andmetel tunnistas ta ennast süüdistuse kahes viimases punktis siiski süüdi.
Saab'ın iddialarına göre bu yıl araçta 2000'den fazla değişiklik yapılmıştır.Endel Siff on väitnud et tuleval aastal valmistatakse ÜLE 9000 sellise toote.
Fakat kendisi bu iddiaları her zaman reddetti.Ise on ta alati eitanud oma süüd kõigis kuritegudes.
Tasarı, gazetecilere iddialarını ispat etme hakkı tanımıyor.Testamendi sisu ei pea tunnistajatele teatama.
O bir generalin oğlu olduğu gerçeği nedeniyle, torpil iddialarını engellemek için çok çalışmak zorunda kaldı.Troonil olles oli Zogil palju tegemist atentaatidest hoidumisega.
Akıllı Tasarım iddialarının da bir oyunbazlık olduğunu anlarsınız.어째서 지적 설계 운동이란 것이 근본적으로 사기인지 이해하시는 겁니다.
Akıllı Tasarım iddialarının da bir oyunbazlık olduğunu anlarsınız.מדוע התנועה הדוגלת בתכנון תבוני היא ביסודה תרמית.
Akıllı Tasarım iddialarının da bir oyunbazlık olduğunu anlarsınız.لماذا التصميم الذكي في الاساس مجرد خدعة.
Akıllı Tasarım iddialarının da bir oyunbazlık olduğunu anlarsınız.自然選択のプロセスが 発見したデザインは
Benim bu söylediklerim Storm'un hızını dindirmedi, Birbiri ardına beylik iddiaları sıralamaya devam etti.Tempête fit feu de clichés d'une précision stupéfiante tel un sniper usant de foutaises en guise de munitions
Bilirsiniz, tıbbi iddiaların yanı sıra bir de şöylesi vardır, "Evet, bu derdinize derman olacak!"lääketieteellisiä asioita, mutta myös, se auttaa sinua...
Bilirsiniz, tıbbi iddiaların yanı sıra bir de şöylesi vardır,여러분도 아시다시피 건강에 관한 온갖 주장들, 또 여러 가지에 관한 주장들, 아, 네,
Bilirsiniz, tıbbi iddiaların yanı sıra bir de şöylesi vardır,Medizinische Behauptungen oder solche wie:
Bilirsiniz, tıbbi iddiaların yanı sıra bir de şöylesi vardır,Myslím tím, že mluvila o zdraví, ale také říkala věty typu:
Bilirsiniz, tıbbi iddiaların yanı sıra bir de şöylesi vardır,"Oh, sim, isto vai ajudar-vos...
Bilirsiniz, tıbbi iddiaların yanı sıra bir de şöylesi vardır,אתן יודעות, כן, כן, כל מיני טענות רפואיות, אך גם טענות לגבי, אה, כן,
Bilirsiniz, tıbbi iddiaların yanı sıra bir de şöylesi vardır,عن تأثير اليوجا على الصحة، وأشياء أكثر غرابة
Bilirsiniz, tıbbi iddiaların yanı sıra bir de şöylesi vardır,こうすれば
Birbiri ardına beylik iddiaları sıralamaya devam etti.Feuert weiter Klischees mit bizarrer Präzision
Birbiri ardına beylik iddiaları sıralamaya devam etti.ממשיכה לירות קלישאות בדיוק מרשים
Bu nedenle, bu iddiaların arkasaındaki bilimsel dayanağı didklemeye başlamamız gerektiğini fark ediyorsunuz.Astfel ne dăm seama că trebuie să începem să descoasem ştiinţa aflată în spatele acestor afirmaţii.
Bu nedenle, bu iddiaların arkasaındaki bilimsel dayanağı didklemeye başlamamız gerektiğini fark ediyorsunuz.Därför vet vi att vi måste börja riva i vetenskapen bakom detta.
Bu nedenle, bu iddiaların arkasaındaki bilimsel dayanağı didklemeye başlamamız gerektiğini fark ediyorsunuz.Jadi kita tahu bahwa kita perlu mulai membongkar ilmu pengetahuan di balik hal ini.
Bu nedenle, bu iddiaların arkasaındaki bilimsel dayanağı didklemeye başlamamız gerektiğini fark ediyorsunuz.그래서 우리는 이 배경의 과학을 후벼 잘못짜진 바늘땀을 풀기 시작해야 할 필요가 있습니다