Fakat bazıları da bu iddiaları konuşmaya devam etti.Άλλοι πάλι διαφωνούν και με τις εικασίες αυτές.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Οι ανεξάρτητοι παρατηρητές εκφράζουν την ανησυχία τους για τον τρόπο διεξαγωγής των εκλογών.
Göçmenlerin İspanyollar tarafından öldürüldüğü iddiaları da vardır.Υπάρχει και νεώτερη άποψη ότι δολοφονήθηκε από τους Ισπανούς κατακτητές.
İran ise iddiaları reddetmiştir.Iran afviste anklagerne.
Virjinya adı İngiltere'nin, Kuzey Amerika'daki en eski hak iddialarını da gösterir.Navnet "Virginia" er den ældste betegnelse for engelske landområder i Nordamerika.
Menzies’in iddiaları akademik çevreler tarafından reddedilmektedir.Michael Behes synspunkter er generelt afvist af det akademiske miljø.
Bilimsel olduğu iddiaları tartışmalıdır.Hvordan retfærdiggøres videnskabelige påstande?
Bazı kaynaklar Servet'in 1509'da doğduğu iddialarından dolayı daha erken tarihler verir.Nogle kilder angiver en tidligere fødselsdato baseret på Servetos egne angivelser af at være født i 1509.
Hukuki pozitivizmin başlıca iddiaları şunlardır: Kanunlar insanlar tarafından yaratılan kurallardır.I et tidligt udkast til stykket hedder det, at det er mændenes love, der gælder i samfundet.
Ertuğrul hakkındaki iddiaları bildiği için obaya gelir, Kocabaş'ı öldürür ve teslim olur.I sin beretning i Vandrer mod Lyset! gør han, Ardor, som sagt rede for sit fald, sin synd, og sin genrejsning.
Her halukarda bu iddiaların Britannicus'un düşmanları tarafından yapıldığı hatırda tutulmalıdır.Herfra angives historien at være fra nefiternes kongers optegnelser.
Bazı araştırmacılar bu iddiaları sözdebilim olarak nitelemişlerdir.Der er stadig mormoner, som tror på disse påstande.
Hükümet bu iddiaları doğru bulmuyor ve olay kapanıyor.Kongen efterkom ikke dette ønske, men sagen blev sat i bero.
Homoseksüellik iddiaları ve "ahlâksızlıklar" orduda biliniyordu.Han var meget optaget af modernisering og "indianisering" af hæren i Indien.
Virjinya adı İngiltere'nin, Kuzey Amerika'daki en eski hak iddialarını da gösterir.Navnet «Virginia» er den eldste betegnelsen for engelske landområder i Nord-Amerika.
Gazetelerde hakkındaki ihanet iddiaları arttı.Siden da har omfanget av sportsnyheter i avisene økt.
Dilbilimci Vacca ve şair Statius, Lucan'ın Nero'yu küçük düşüren şiirler yazdığı iddialarını destekler.Verker av grammatikeren Vacca og poeten Statius synes å støtte påstanden at Lucanus skrev niddikt om keiseren.
Ancak Şahinkaya, hakkındaki bu iddiaları kesin bir şekilde reddetmiştir.Slik var Stortingets avgjørelse bare en bekreftelse av kongens handling.
Fakat kendisi bu iddiaları her zaman reddetti.Han har kategorisk avvist slike beskrivelser.
Buna karşılık, bu iddiaların tamamen asılsız ve temelsiz olduğu ileri sürülmüştür.Alle disse anklagene synes å være fullstendig uten grunnlag.
Szpilman, Berman'ın güçsüzüm iddialarına asla inanmadı.Szpilman tak pernah percaya pengakuan tak berdaya Berman.
Mackay’ın kitabı bugün çokça basımı yapılan bir klasik olsa da iddiaları itirazlarla karşılaşmıştır.Meskipun buku Mackay adalah karya klasik yang banyak dicetak ulang hari ini, ceritanya tetap dipertentangkan.
Her üç varis de iddialarına destek bulmak amacıyla Roma'ya gitti.Oleh karena itu tiga ahli waris tersebut melakukan perjalanan ke Roma untuk mengklaim.
Buna karşılık, bu iddiaların tamamen asılsız ve temelsiz olduğu ileri sürülmüştür.Itulah sudut pandangku, dan saya berpegang pada itu secara mutlak dan tanpa syarat.
Bu yılın kış trasfer döneminde Juventus'a gideceği iddiaları ortaya atıldı.Pada jendela transfer musim dingin tahun 1991, Conte pindah ke Juventus.
Szpilman, Berman'ın güçsüzüm iddialarına asla inanmadı.Szpilman chưa bao giờ tin tưởng lời nhận định của Berman về việc hắn bất lực.
Suvorov bu iddialarını bazı savlara dayandırmaktadır.Sayenko nói trong khi đặt câu hỏi.
Bu sebeple İzlanda'da doğduğu iddiaları ortaya atılmıştır.Đó có thể lý do để tưởng tượng ông sinh ra tại Scotland.
Bazı gazeteler bu iddiaları "Kıbrıs'ın Loch Ness Canavarı" olarak adlandırmıştır.Hồ này nổi tiếng về huyền thoại của "quái vật hồ Loch Ness".
Pakistan ve Çin Halk Cumhuriyeti yetkilileri ise bu iddiaları reddetti.Trung Hoa Dân Quốc (Đài Loan), Cộng hòa Nhân dân Trung Hoa và Việt Nam Cộng hòa đều tuyên bố phản đối.
Yirminci yüzyıl ortalarında kadar pek az tarihçi bu iddiaları ciddiye almıştır.Vào đầu thế kỷ 20 dấu tích di cốt người tiền sử đã tìm thấy rất ít.
1998'in Kasım ayında, eşcinsel olduğu iddiaları öne sürüldü.Đến tháng 8 năm 2008, họ tuyên bố ly dị.
Woodson ailesi "Ailede bir Başkan" (A President in the Family) adlı kitapta kendi iddialarını sürdürdüler.ウッドソン家は『家庭における大統領』という本で彼らの主張を出版し続けている。
Buna karşılık, bu iddiaların tamamen asılsız ve temelsiz olduğu ileri sürülmüştür.もとより、こうした主張は根拠がなく、無効である。
Williams'ın 1996 sezonunda onun yerine Frentzen'i geçireceği iddiaları ortaya atıldı.ウィリアムズが1996年シーズンはヒルに代えてフレンツェンを起用するのではないかという憶測が高まった。
Flynn, bu iddiaların "çirkin ve yanlış" olduğunu söyledi.判事はこれらの証拠を「冒涜的で醜い」と評した。
Ancak şu ana kadar iddiaların geçerliliğinin kesin bir kanıtı ortaya konulmamıştır.ただしこの要求の有効性に対して国際法上の検証はこれまでなされていない。
Orada, KGB'nin iddialarına göre, 1973'te 70 yaşında intihar etti.『寛永伝』によれば寛永3年に70歳で死去したという。
Komploda parmağı olduğu iddiaları üzerine aynı yılın Temmuz ayında kendini asarak intihar etti.金子は7月獄中で自殺した。
Bilimsel olduğu iddiaları tartışmalıdır.これはもとの主張が科学的であったことの証である。
Ordu başta iddiaları yalanlasa da daha sonra sorumluluğu aldı. ^ Database始め兵部少輔を称し、後に後市正と称した。
Boğulduğu ya da sürgünde öldüğü iddiaları mevcuttur.検察は、彼女が自宅で窒息死または絞殺されたという見解を示している。
III. Richard'ın yeğenlerini kulede öldürttüğü iddiaları vardır.リチャード3世は囚われの甥たちを殺させる。
İddiaların haklı olup olmadığına mahkemeler karar vermektedir.4人の審判が正解かどうか判断する。
Newton'ın bu iddiaları astronomi tarihçileri tarafından pek tutulmadı.但是,Newton 的观点并不为多数天文史学家所接受。
Bell eşitsizlikleri Einstein'ın iddialarına en güçlü meydan okumadır.贝尔不等式是对爱因斯坦声明最有力的挑战。
Ertuğrul hakkındaki iddiaları bildiği için obaya gelir, Kocabaş'ı öldürür ve teslim olur.授華容縣知縣,選工科給事中,累陞兵科都給事中,死於任內。
Pakistan ve Çin Halk Cumhuriyeti yetkilileri ise bu iddiaları reddetti.中华民国政府和中华人民共和国政府均否认此事。
Buna rağmen Protection Technology, bu iddiaların yalan olduğunu halen kanıtlayamadı.不过,Protection Technologies 并未证实这些文章是恶意撰写的。
İddiaları yalanlayan Suriye Birleşmiş Milletler nezdinde şikayette bulunmuştur.内田吟風認為,羯是漢族對於外族的一種蔑稱。
Ancak Şahinkaya, hakkındaki bu iddiaları kesin bir şekilde reddetmiştir.但陳水扁與吳淑珍否認此項指控。
Birçoğu, bağımsız deneyimcilerin iddialarına dayanmaktadır.現多用以指稱不依附他者的獨立存在。
Fakat bazıları da bu iddiaları konuşmaya devam etti.然而,其他人也對這些主張提出過批評。
Bu iddiaların çoğu efsane halindedir ve tarihsel dayanağı bulunmamaktadır.書中大部份情節實屬虛構,不符合歷史。
Flynn, bu iddiaların "çirkin ve yanlış" olduğunu söyledi.艾倫稱這些指控「不真實和可恥的」。
Fakat kendisi bu iddiaları her zaman reddetti.다만 본인은 그런 이야기를 항상 부정.
III. Richard'ın yeğenlerini kulede öldürttüğü iddiaları vardır.당대에도 리처드 3세가 왕위를 탐해 조카들을 죽였다는 소문이 돌았다.
Iommi bu iddiaları yalanlamıştır.그러나 이것이 거짓말임이 밝혀지자 부하들을 거느리고 노략질을 하였다.
Bu daha önce yapılan ve UGK güçlerinin eli geçtiği söylenen iddiaları yalanlayan bir görüntüydü.그러면, 전제가 거짓(僞)이 되어(모든 배관공이 내성적인 것은 아니고, 마돈나는 배관공이 아니다), 결론도 거짓(僞)이 된다(마돈나는 내성적이지 않다).
Newton'ın bu iddiaları astronomi tarihçileri tarafından pek tutulmadı.뉴턴의 이론은 대부분의 천문학 역사 학자에 의해 받아들여지지 않았다.