Ana içeriğe geç
Sözlük

iddiaları ile cümle

iddiaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Bu iddiaların çoğu efsane halindedir ve tarihsel dayanağı bulunmamaktadır.Większość przetrwałych inskrypcji dotyczy faktów historycznych i nie zawiera żadnych przepowiedni.
Ancak Şahinkaya, hakkındaki bu iddiaları kesin bir şekilde reddetmiştir.W przeciwieństwie do nich, u haptodusa wyrostki kręgosłupa nie były wydłużone.
Fakat kendisi bu iddiaları her zaman reddetti.W takich przypadkach zawsze odmawiał.
Davacı tarafından mahkemeye sunulan dava dilekçesinde iddiaların yöneltildiği taraftır.Odpowiedź na skargę doręcza się skarżącemu.
Ancak Rusya bu iddiaları reddetmiştir.Rosja odcięła się od tych zarzutów.
R. Kelly, iddiaları yalanladı.R. Kelly nekar till brotten.
İddialarına göre, "istenildiği anda ve istenildiği kadar hidrojen üretilebilecek".Han kan nu låta sina muskler växa till vilken storlek han vill, närhelst han vill.”
2014 yılının başlarında çıkan transferde usulsüzlük iddiaları yüzünden görevinden istifa etmiştir.I början av 2014 fick hon uppehållstillstånd.
Ancak Rusya bu iddiaları reddetmiştir.Ryssarna ignorerade detta anspråk.
Omarion ve Chris Stokes, iddiaları yalanladılar.Oxenstierna och Christer var sysslingar.
Bir diğer tarihçi Necdet Sakaoğlu'na göre Kırım Hanı Mengli Giray'ın kızı olduğu iddiaları kanıtlanamamıştır.En vän berättade att Morrison aldrig hade hört talas om någon kvinna vid namn Gigi Lee.
Flynn, bu iddiaların "çirkin ve yanlış" olduğunu söyledi.Hermansson har kallat sitt ovannämnda uttalande för ”okunnigt och dumt”.
Hükümet bu iddiaları doğru bulmuyor ve olay kapanıyor.Fallet får inte någon lösning och ärendet avskrivs.
Übey'in iddiaların asıl kaynağı olduğuna karar verildi.Furys förutsägelse skulle visa sig vara sann.
İran ise iddiaları reddetmiştir.Іран заперечив ці претензії.
Mackay’ın kitabı bugün çokça basımı yapılan bir klasik olsa da iddiaları itirazlarla karşılaşmıştır.Хоча книга Маккея є класикою, нині її твердження піддають сумніву.
Bu iddiaların çoğu efsane halindedir ve tarihsel dayanağı bulunmamaktadır.Це повідомлення базується більше на легендах і не має підтвердження в історичних документах.
Buna karşın pankreas kanseri ile ilgili iddiaları yalanladı.Також у Бараниківці зафіксовано факти канабалізму.
Flynn, bu iddiaların "çirkin ve yanlış" olduğunu söyledi.Суддя назвав заяви Пресо «мерзенними, злими і огидними».
Fakat kendisi bu iddiaları her zaman reddetti.Проте видавці постійно відхиляли ці запити.
Hükümet bu iddiaları doğru bulmuyor ve olay kapanıyor.Губернатор затвердив це рішення і справу було закрито.
Rusya tarafı ise iddiaları ABD-Rusya ilişkilerine zarar verme amaçlı olduğunu belirterek yalanladı.Росіян звинувачують у змові з метою обдурити Сполучені Штати.
Menzies’in iddiaları modern akademik tarih çevrelerince kabul edilmemektedir.Часом зображення динозаврів не відповідають прийнятим академічною наукою.
Fakat kendisi bu iddiaları her zaman reddetti.Sám takováto obvinění vždy odmítal.
Ancak Rusya bu iddiaları reddetmiştir.Rusko tato obvinění popřelo.
1064 yılında Danimarka'daki hak iddialarından vazgeçen Harald, Svend tarafından Norveç kralı olarak tanınır.Harald se nároků na Dánsko vzdal v roce 1064, výměnou za to, že ho Sven uzná jako norského krále.
Rabiye Kadir bu iddiaları yalanladı.Bok však takové Křižanovo tvrzení označil za lež.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Protestující si stojí za tím, že volby byly zfalšovány.
Nietzsche İngiliz psikologlarını, iddialarının psikolojik bir tutarsızlık içerdiğini söyleyerek de eleştirir.Nietzsche nevěří anglickým psychologům, kteří spatřují vznik morálky ve zvyku.
ABD ve İngiltere bu iddiaları ne kabul etmek ne de inkar etmek için pek çaba sarfetmedi.Spojené státy nebyly schopny nebo ochotny tyto důkazy dodat.
Ancak Fransa iddiaları kabul etmemiş ve konunun tarihçilere bırakılması gerektiğini öne sürmüştür.Nebyl si jist, zda na ni má přistoupit, ale nechal se tradicionalisty přesvědčit.
Madonna, bu şarkının adının İsrailli bir şarkıcıdan geldiğini beyan ederek iddiaları yalanladı.Giorgia se mu svěřila, že jí otec pojmenoval na počest této písně.
Hitchens bu iddiaları reddetti.Prezident Inyo tyto dedukce odmítne.
Nazi Almanyası'nın 1938 yılında Almanca konuşulan bölge olan Sudetenland'ı alma iddialarına karşı çıktı.El s-a opus pretențiilor Germaniei Naziste din 1938 pentru regiunea Sudetă, în care se vorbea limba germană.
Ordu başta iddiaları yalanlasa da daha sonra sorumluluğu aldı. ^ DatabaseCu toate că mama ei era îngrijorată la început din cauza acestei decizii, mai târziu a sprijinit-o. ^ Database
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Adversarii săi s-au retras denunțând condițiile de organizare a votului.
Onlar için artık Türkiye'de öldürülmeyecek adam yoktu" iddiaları yer aldı. ^ arşivTrebuie să înțelegeți că nu mai există în România loc pentru un rege”, a declarat Groza.
Flynn, bu iddiaların "çirkin ve yanlış" olduğunu söyledi.Unii curteni au descris-o pe Ecaterina ca fiind "vulgară și urâtă".
Bazı araştırmacılar bu iddiaları sözdebilim olarak nitelemişlerdir.Este o gândire falsă a celor care fac asemenea afirmații.
Ancak, 13. Fırka bu iddiaları reddetmiştir.George al III-lea a refuzat inevitabilul.
Gerçi, Darwin'in iddiaları; fosil kayıtları ile doğrulanmadan önce, hiçbir fosil kaydı yok iken söylenmişti.Ipotezele lui Darwin au fost propuse fără aducerea în sprijinul lor a unor dovezi fosile.
BK'nin, Avustralya'nın, Yeni Zelanda'nın, Fransa'nın ve Norveç'in iddiaları birbirlerince tanınmaktadır.Revendicarea norvegiană este recunoscută oficial de către Australia, Franța, Noua Zeelandă și Marea Britanie.
2008'de, Williams'ın arkadaşı aktör Max Beesley, Williams'ın gay olduğu iddialarını reddetti.2008-ban Max Beesley, Williams régi barátja visszautasította, hogy az énekes meleg volna.
Vaazlarındaki iddialarına göre Haile Selassie dünyaya geri dönmüş olan Mesih idi.Tanításaiban azt bizonygatta, hogy Hailé Szelasszié a „földre visszatért messiás”.
YPG ise bu iddiaları reddetmiştir.Az YPG visszautasította ezt.
PayPal, Amerikan hükümetinden gelen baskı iddialarıyla Wikileaks'in hesabını dondurarak bağışları engelledi.Ennek oka az volt, hogy a PayPal befagyasztotta a WikiLeaksnek érkező adományokat.
Nietzsche İngiliz psikologlarını, iddialarının psikolojik bir tutarsızlık içerdiğini söyleyerek de eleştirir.Neckham ugyanakkor kritizálja a párizsi mestereket a hiábavaló okoskodásokért.
Übey'in iddiaların asıl kaynağı olduğuna karar verildi.Mindez megerősíti Ripley gyanúját arról, hogy mi történhetett.
Rabiye Kadir bu iddiaları yalanladı.(Ezt Raji hazudta neki.)
Sagawa'nın iddialarına göre kadın uyanmış ve onu yere itmiştir.Sawaya elmondta, hogy Gaga felvette vele a kapcsolatot, hogy közreműködjön a klipben.
Hatta bunun dışında gerçek olma olasılığı daha az olan bazı iddiaları da vardır.Ezen kívül nagyon kevés tény van, amit biztosan lehet állítani róla.
Fakat Başkan Seraphina Picquery ve Sihir Güvenliği Müdürü Percival Graves iddiaları reddeder.Presidentti Seraphina Picquery ja pääaurori Percival Vaka ovat kuitenkin liian kiireisiä kuunnellakseen häntä.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Vangit esittivät protestinsa syyksi tyytymättömyyden oloihinsa.
İsyancılar ise iddiaları reddetti.Palestiinalaiset kiistivät väitteet.
İddiaların arkası kesilmiyordu.Lopettamisen syynä olivat selkävaivat.
Saab'ın iddialarına göre bu yıl araçta 2000'den fazla değişiklik yapılmıştır.Saabin mukaan autoon tehtiin yli 2000 muutosta, eli uudistus oli mittava.
Zalad bu iddiaları reddetti.Öhman kiisti nämä väitteet.
Sosyolog Phillip Mendes, Gat'ın iddialarını desteklemektedir.Stefan Piesnackin muisti kuitenkin tukee Mehtälän väitettä.
Ancak Rusya bu iddiaları reddetmiştir.Αργότερα η Ρωσία διαψεύδει αυτούς τους ισχυρισμούς.
Halkçılık iddialarına karşın, halkın istekleri dikkate alınmamıştır.Παρά την εκπεφρασμένη επιθυμία του Προέδρου, κανείς δεν αναλάμβανε πρωτοβουλία.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod