Görevini bırakma sebebi, hakkındaki Yolsuzluk iddialarıdır.Deve il suo nome al fatto che resiste alla corrosione.
Ancak Rusya bu iddiaları reddetmiştir.La Russia nega l'asserzione.
Polis, iddiaları reddetti; Ölümünü bir intihara olarak açıkladı.Il giudice respinse la richiesta, e lo dichiarò colpevole di omicidio condannandolo a morte.
Dumbledore da bu iddiaları destekliyordu.Viviani appoggiò entrambe le misure.
Pakistan ve Çin Halk Cumhuriyeti yetkilileri ise bu iddiaları reddetti.Il governo della Repubblica Popolare Cinese rigettò ogni accusa.
Kıvanç Ağaoğlu ırkçılık iddialarını reddetmiştir.Vittoria respinse le loro lamentele come pregiudizi razziali.
Onların iddiaları temelsiz.Их претензии необоснованны.
Iommi bu iddiaları yalanlamıştır.Он отверг такое утверждение.
İddiaları yalanlayan Suriye Birleşmiş Milletler nezdinde şikayette bulunmuştur.Он ещё и Тот, Кого отвергли жрецы всех народных религий.
Sovyetler Birliği'nin tüm resmi ilan toprak iddiaları karşılanmıştı.Все официально объявленные территориальные претензии СССР были удовлетворены.
Mısır, Suriye ve İran'ın Nazi suçlularını sakladıklarına inanılıyordu fakat bu ülkeler bu iddiaları reddetti.Египет, Сирия и Иран в этот период укрывали нацистских преступников, хотя они отвергают эти обвинения.
İran ise iddiaları reddetmiştir.Иран отверг эти обвинения..
Pakistan ve Çin Halk Cumhuriyeti yetkilileri ise bu iddiaları reddetti.Пакистан и КНР впоследствии опровергли эти утверждения.
Seçilmiş Başkan Trump ise bu iddiaları gülünç bularak: "Bu da yeni bir bahane.Ответом послужило насмешливое заявление: «Это будет весёлое развлечение!».
2002 yılı Şubat ayında farklı ABD yetkilileri iddiaları doğrulamaya çalışmıştır.К февралю 1902 года все претензии кредиторов были полностью удовлетворены.
Hatta bunun dışında gerçek olma olasılığı daha az olan bazı iddiaları da vardır.Там по определению должно было быть мало правды.
Polis, iddiaları reddetti; Ölümünü bir intihara olarak açıkladı.Полицейский знал об этом, но представил смерть как самоубийство.
Ordunun birimleri ve savunma ajansları böylesi iddiaları reddetti ve yalanladı.Сами гонщики и члены команды отрицали это.
Ordu başta iddiaları yalanlasa da daha sonra sorumluluğu aldı. ^ DatabaseАргумент сначала декрементится, а потом берётся. } - A аргумент инструкции по адресу.
Kıvanç Ağaoğlu ırkçılık iddialarını reddetmiştir.При этом он энергично отрицал расистские мотивы.
Yazar, hikâyeyi savaşta yaşadığı kötü tecrübeler sonucu yazdığı iddialarını kesinlikle reddetti.رفض الكاتب تماما ًكتابة نتيجة التجارب السيئة التي عاشها في الحرب.
İddiaları yalanlayan Suriye Birleşmiş Milletler nezdinde şikayette bulunmuştur.كذبًا وتسبب في تجاهل أهل البلدة لصراخه عندما أتى إليه ذئب حقًا.
Kazayı yapan sürücü Ahmet Burak Erdoğan'ın, olay tarihi itibarı ile ehliyetsiz olduğu iddiaları vardır.وهناك دعوات قضائية غير كافية ضد السائق أحمد بوراك إردوغان الذي قام بالحادثة بإعتبار تاريخ الحادث.
Bell eşitsizlikleri Einstein'ın iddialarına en güçlü meydan okumadır.كما تظل مبرهنة (لاتساويات) بيل Bell inequalities من أكبر التحديات التي تواجه فرضية اينشتاين.
Flynn, bu iddiaların "çirkin ve yanlış" olduğunu söyledi.وصف هاريس لاحقا آراء فلين بأنها "مختلطة ومضللة ومثيرة للسخط".
Ancak Rusya bu iddiaları reddetmiştir.إلا أن السلطات الروسية نفت ذلك.
Iommi bu iddiaları yalanlamıştır.وقال السعدي: كذاب.
İddialarının çoğu ya da düpedüz yalandı ya da çarpıtılmış doğrulardı.كانت كثير من ادعاءاته إما كذب أو تشويه وأنصاف الحقائق.
Bazı kaynaklar Servet'in 1509'da doğduğu iddialarından dolayı daha erken tarihler verir.تعطي بعض المصادر تواريخ أسبق لميلاد سيرفيتوس مستندة على إدعائه الخاص بأنه ولد في 1509.
Irak hükümeti sınırları kabul etmedi ve Kuveyt'in kendi parçası olduğu iddialarına devam etti.كما طالب بأن يلغي العراق إجراءاته التي ادعى بها ضم الكويت.
Eşcinsellik iddiaları politik bir silah olarak kullanılmıştır.أصبحت عمليات الانتحار الجماعية تستخدم كوسيلة من وسائل الاحتجاج السياسي.
Buna karşılık, bu iddiaların tamamen asılsız ve temelsiz olduğu ileri sürülmüştür.كانت هذه التعليقات متوقعة بالكامل وغير مثيرة للدهشة.
Ancak şu ana kadar iddiaların geçerliliğinin kesin bir kanıtı ortaya konulmamıştır.على الرغم من ذلك، لم ينشر حتى الآن أي دليل يثبت صحة هذا التصنيف.
Sansür iddialarıالرقابة
İşkence altındayken bile Sovyetler Birliği'yle ilgili tüm ilişki iddialarını yalanlar.Mesmo sob tortura, Sorge negou os seus vínculos com os soviéticos.
Iommi bu iddiaları yalanlamıştır.Tal alarido logo foi desmentido.
Bu iddiaları araştırmak için Rabbi 1980'lerde birkaç kere Hindistan'ı ziyaret etti.O Rabbi viajou à Índia várias vezes durante os anos de 1980 para investigar as reivindicações.
Bilimde itibar değerli olduğundan, Matthew etkisinin bazı iddiaları çekişmededir.Como crédito é valorizado na ciência, algumas afirmações específicas do efeito Matthew são controversas.
İskoçya bütün toprak iddialarından 1237 yılındaki York Antlaşması'ndan sonra vazgeçmiştir.A Escócia renunciou a todas as reivindicações à região como parte do Tratado de York (1237).
Fakat Joseph, annesinin ısrarlarına rağmen iddialarından vazgeçmedi.Contra a insistência da sua mãe, José II não desistia da sua reivindicação.
İran ise iddiaları reddetmiştir.O Irã geralmente nega essas acusações.
Pakistan ve Çin Halk Cumhuriyeti yetkilileri ise bu iddiaları reddetti.No entanto, os bancos suíços e as autoridades negaram essas alegações.
YPG ise bu iddiaları reddetmiştir.Aliko negou essas afirmações.
Kıvanç Ağaoğlu ırkçılık iddialarını reddetmiştir.Vitória negou suas queixas como preconceito racial.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Os partidos de oposição, por sua vez, fizeram acusações de irregularidades sérias na eleição.
Iommi bu iddiaları yalanlamıştır.Zo deed hij hen door bedrog vallen.
İran ise iddiaları reddetmiştir.Iran ontkent deze aantijgingen.
Daha sonra bir şikayet dilekçesi de aynı manipülasyon iddiaları nedeniyle FIFA'ya gönderildi.Het duel werd later ongeldig verklaard door de FIFA vanwege manipulatie.
Fakat kendisi bu iddiaları her zaman reddetti.Hij heeft deze aantijgingen altijd ontkend.
Hukuki pozitivizmin başlıca iddiaları şunlardır: Kanunlar insanlar tarafından yaratılan kurallardır.De positieve wetten zijn de wetten die door de soeverein tot stand zijn gebracht.
Bu iddialarından vazgeçince karşılığında hayatları, servet ve mülkleri bağışlandı.Deze bood haar protectie in ruil voor haar rechten en bezittingen.
Bu iddiaları araştırmak için Rabbi 1980'lerde birkaç kere Hindistan'ı ziyaret etti.Bij de Turkse overheid werd in de jaren negentig meermalen aangedrongen op een onderzoek naar de doodsoorzaak.
İddiaların aptalca.Je argumenten zijn dom.
Iommi bu iddiaları yalanlamıştır.W ten sposób stworzył kłamstwo.
İddialarının çoğu ya da düpedüz yalandı ya da çarpıtılmış doğrulardı.Wiele z tych stwierdzeń było wierutnymi kłamstwami lub zniekształconymi półprawdami.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Opozycja ogłosiła, że wybory nie mają sensu.
Sovyetler Birliği'nin tüm resmi ilan toprak iddiaları karşılanmıştı.Wtedy wyjawiono, że nieprawdą jest oficjalna wersja władz sowieckich.
Orada, KGB'nin iddialarına göre, 1973'te 70 yaşında intihar etti.W lidze meksykańskiej zadebiutował w wieku 17 lat, w 1973 roku.
Bu iddialarından vazgeçince karşılığında hayatları, servet ve mülkleri bağışlandı.W razie kapitulacji obiecywał mieszkańcom zachowanie życia i majątków.
Tasarı, gazetecilere iddialarını ispat etme hakkı tanımıyor.Stowarzyszenie nie uznaje takich osób za godnych nazywania dziennikarzami.