BK'nin, Avustralya'nın, Yeni Zelanda'nın, Fransa'nın ve Norveç'in iddiaları birbirlerince tanınmaktadır.Revendicarea norvegiană este recunoscută oficial de către Australia, Franța, Noua Zeelandă și Marea Britanie.
Bu farklı örgüt isimlerinin tek bir örgütün farklı isimlendirilmesi olduğu da iddia edilmektedir.În ciuda diferitelor configurații, este considerat un singur organism.
Parti liderleri bu iddiayı ısrarla reddetmişlerdir.Ministrul finanțelor a refuzat atunci sa comenteze aceste presupuneri.
Buna bağlı olarak bu bölgenin Kabe olabileceğine dair iddialar ortaya atılmıştır.Acest comportament indică faptul că teritoriul este ocupat.
Cleve Jr.'ın Dickie'yi koruyabileceğini ve orduda yardımcı olacağını iddia eder.În al doilea rând, Lee trebuia să spere că Hooker va sta în defensivă.
Bu fikir benim iddiamın temelidir.Această idee este baza cererii mele.
Bu fikir benim iddiamın temelidir.Această idee stă la baza revendicării mele.
Tom Mary'nin kim olduğunu bilmediğini iddia ediyordu.Tom pretindea că nu ştie cine e Mary.
Bu çok iddialı bir proje.Acesta este un proiect foarte ambițios.
Pérez-Álvarez, Kafka'nın şizoid kişilik bozukluğuna sahip olabileceğini iddia etti.Pérez-Álvarez szerint Kafka talán skizoid volt.
Oktar günümüzde antisemitizmin pagan ve Darwinist kökenleri olduğunu iddia etmektedir.Oktar manapság azt állítja, hogy az antiszemitizmus pogány és darwinista gyökerekkel rendelkezik.
Boşandıkları ikinci karısı Marcia Winslow, Ridgway'ın kendisini boğazladığını iddia etmiştir.Második felesége - Marcia Winslow - azt állította, hogy fojtogatta őt.
Bir ara Güney Amerika'da bulunduğu iddia edildi.Egyszer állítólag Dél-Franciaországban is találtak.
Yusufçuk adını, yüz güzelliği ve rengarenk kaftanı ile meşhur Yusuf peygamberden aldığı iddia edilir.A Jü (Yu) nevet adták neki, de Ta-jü (Dayu), vagyis Nagy Jü (Yu) néven ismert.
Bu gruplarda bu düşünceye sahip olan insanların sağcı olduklarını iddia edenler de bulunmaktadır.Ezekben (vannak) az igék a népnek, kik hisznek.
The Game, "120 Bars" şarkısıyla cevap verdi ve Lil' Eazy-E'nin şarkı sözlerini kendi yazmadığını iddia etti.Kiadta a "120 Bars" című dalt, melyben azt állította, Lil Eazy-E nem saját maga írja a dalszövegeit.
2008'de, Williams'ın arkadaşı aktör Max Beesley, Williams'ın gay olduğu iddialarını reddetti.2008-ban Max Beesley, Williams régi barátja visszautasította, hogy az énekes meleg volna.
İstanbul Sıkıyönetim Savcılığı, iddianameyi hazırlayarak mahkemeye sundu.Az Isztambuli Ügyészség viszont ejtette a vádat.
Yirmi yıl sonra, 1225 yılında, Flandre'de bir adam, ölü Baudouin olduğunu iddia etti.1225-ben Flandriában tűnt fel egy férfi, aki azt állította magáról, hogy ő Balduin.
Rodrigo ile çok sayıda suçlama iddiası bulunmaktadır.Rogers ellen számos vádat hoztak fel.
Bazı çalışmalar anafilaksi vakalarının yaklaşık %20'sinin bifazik olduğunu iddia etmektedir.Néhány tanulmány szerint az anafilaxiás eseteknek legalább 20%-a kétfázisos.
6 Ocak 2010'da ise Birmingham City 'nin Liverpool'a yaptığı £8 milyonluk bedelin rededildiği iddia edildi.2010. január 6-án kiderült, a Liverpool elutasította a Birmingham City 6 millió fontos ajánlatát Babelért.
Bazı kaynaklar 1901 yılında doğduğunu iddia etmektedir.Egyes források szerint 1930-ban született.
Desdemona babasının bu iddiasından goçunup gayet üzgün düşmüştür.Időközben Desdemonát az apja megvetéssel és utálattal bünteti.
Vaazlarındaki iddialarına göre Haile Selassie dünyaya geri dönmüş olan Mesih idi.Tanításaiban azt bizonygatta, hogy Hailé Szelasszié a „földre visszatért messiás”.
Seçim kampanyası süresince Obama hakkında birçok iddia dile getirilmiştir.A választási kampánya során Obama kampánystábjához rekord mennyiségű támogatás érkezett.
Ancak bu iddialar henüz ispatlanamamıştır, bazılarına göre o sadece hayalperest bir yazardı.Ennek mikéntjére eddig nem született magyarázat, és az is lehetséges, hogy csak író tévedés eredménye.
Bu olay kurban edildiği iddia edilen hayvan nedeniyle "Kara Koyun Komplosu" adıyla anıldı.Az esemény a „Fekete birkák összeesküvése” néven lett ismertté, utalva az áldozati állatokra.
A7'nin kol tahmincisinin 1998 patentini ihlal ettiği iddia edildi.Az A7 elágazásjósló egysége (branch predictor) állítólag egy 1998-as szabalmat sért.
Umarım bu kısa sürede son bulur" iddiasında bulundu.Remélem hamar megoldást találnak” – ecsetelte.
Polis, göstericileri "nefsi müdafaa" olarak vurduklarını iddia etti.A rendőrök - állításuk szerint - önvédelemből lőttek a tüntetőkre.
Demiryolunun inşası yerel koşullar altında çok iddialı bir girişimdi.A vasút építői extrém körülményekkel találták szembe magukat.
Bir kısım uzmanlar Ay'a iniş yapılmasıyla ilgili görüntülerin sahte olduğunu iddia etmişlerdir.Öt tény, ami bizonyítja, hogy a holdra szállás valódi volt.
Büyük dinozorların nasıl yok olduğuna dair bugüne değin birçok iddia ortaya atılmıştır.Mára számos röpképtelen tollas dinoszaurusz vált ismertté.
Resmi kaynaklara göre doğum günü 23 Temmuz görünmesine rağmen, doğum gününün 1 Temmuz olduğu iddia etti.Hivatalosan 1920. július 23-án született, de ő mindig azt állította, hogy születésnapja július 1-jén van.
Tekçilik (monism) ontolojik olarak zihin ve bedenin ayrı olmadığını iddia eder.A monizmus álláspontja ezzel szemben az, hogy az elme és a test eredendően nem különbözik.
Bu iddia bağımsız kaynaklarca hiçbir zaman doğrulanmamıştır.Állításait független forrásból nem erősítették meg.
YPG ise bu iddiaları reddetmiştir.Az YPG visszautasította ezt.
Kulun Beg'in ölümünden sonra kimse kağanlık iddiasında bulunmadı.A bácsi halála után senki sem használta a fürdőt.
2003 yılında Mtetwa alkollü araç kullandığı iddiasıyla gözaltına alındı.2003-ban letartóztatták ittas vezetésért.
Ne var ki bu iddialar geniş çaplı olarak kabul edilmiş değildir.Ezt a családnevet széles körben nem fogadták el.
PayPal, Amerikan hükümetinden gelen baskı iddialarıyla Wikileaks'in hesabını dondurarak bağışları engelledi.Ennek oka az volt, hogy a PayPal befagyasztotta a WikiLeaksnek érkező adományokat.
Sultanın Kösem'i "ihtiraslı" bir şekilde sevdiğini iddia eder.A szultán felesége annyira megkedvelte, hogy „Károlyom”-nak szólította.
Bu iddia Eylül ayında doğrulanmıştır.Szeptemberben a Szenteshez igazolt.
Bu iddialar İsviçre Bankacılar Birliği tarafından reddedildi.Kilétét svájci osztálytársai erősítették meg.
Karındeşen Jack'in kimliğine dair onlarca iddia ortaya atılmıştır ancak hiçbiri kanıtlanamamıştır.Bár számos elmélet született Hasfelmetsző Jack kilétét illetően, máig nem nyert egyik sem bizonyítást.
1934'ün sonlarında, Kirov'un cinayetine suç ortaklığı ettiği iddiasıyla tutuklandı ve hapse mahkûm edildi.1935-ben a Kirov elleni merényletben való részvétel vádjával letartóztatták.
Bazı iddialara göre karısı tarafından zehirlenmiş.Egyes feltételezések szerint megmérgezték.
"Cemiyete mutlak güven" taşıması nedeniyle, insanlarının katledildiğini iddia etmiştir.Kijelentette, hogy "a Népszövwetségbe vetett abszolút bizalma miatt" népét most lemészárolják.
Olay ismini, iddiayı tekrar gündeme getiren, Tanzanyalı Erasto B. Mpemba'dan almaktadır.A jelenséget újrafelfedezőjéről, Erasto B. Mpemba tanzániai diákról nevezték el.
İkili ayrıca bir iddiaya daha girdi.A kontra kétszeresére növeli a nyereményt.
Sona eren krediler, 2029 yılında suikast ile ilgili kayıtların kamuya açıklanacağını iddia ediyor.A merényletre vonatkozó aktákat 2029-ben hozzák nyilvánosságra.
Daha sonra ise bunun doğru olmadığını iddia eder.Később kiderült, az állítás nem igaz.
Üç kulvarda da iddialı olmak istiyoruz" dedi.Én három kontinensen ténykedtem.”
Mart 2014 itibarıyla bu iddialar hakkında net bir bilgi bulunmamaktadır.2014 márciusában megjelent a Nem kell többé félj című dala.
NSA bu iddiayı yalanladı.A NASA az értesülést cáfolta.
Nietzsche İngiliz psikologlarını, iddialarının psikolojik bir tutarsızlık içerdiğini söyleyerek de eleştirir.Neckham ugyanakkor kritizálja a párizsi mestereket a hiábavaló okoskodásokért.
Übey'in iddiaların asıl kaynağı olduğuna karar verildi.Mindez megerősíti Ripley gyanúját arról, hogy mi történhetett.
Fakat bölge üzerinde Polonya da hak iddia etmekteydi.Előbb azonban a nemesség követelésére le kellett mondania minden lengyelországi földbirtokáról.
Vurdumduymaz olduğunu iddia ederler.Beszámíthatatlanságra hivatkoztak.