Ana içeriğe geç
Sözlük

iddia ile cümle

iddia kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak, 13. Fırka bu iddiaları reddetmiştir.13 % widersprachen dieser Aussage.
Althusser olay anıyla ilgili bir şey hatırlamadığını iddia etmiştir.Althusser behauptete, er könne sich an das Ereignis nicht erinnern.
Yönetmen bu sırada daha iddialı bir Hollywood projesiyle ilgilendi.Der Regisseur wurde inzwischen in ein wesentlich ambitionierteres Hollywood-Projekt involviert.
Ancak Emre Uslu bu iddiayı yalanladı.Die Reichsverfassung ist verleugnet gez.
De Tounens'in çocuğu olmamasına rağmen, bazı akrabaları krallığın varisliği üzerine hak iddia etmişlerdir.Obwohl de Tounens keine Kinder hatte, eignete sich seine Verwandtschaft den Titel an.
Bu iddiasında da haklıdır.Mit dieser Erklärung hatte er auch recht.
Möbius'u takip edebilmek için özel olarak Almanca öğrenmiş ve Isaac Newton olduğunu iddia etmiştir.Um Möbius bespitzeln zu können, musste er eigens Deutsch lernen und sich als Sir Isaac Newton ausgeben.
Bu iddialar uluslararası düzeyde kabul edilmemiştir.Dieser Anspruch wird international nicht anerkannt.
Yazarın kendi iddiası üzerine ayrıca kendisine karşı tehditler yapılmıştır.Neben Lob für seine Arbeit finden sich darunter auch gegen ihn gerichtete Morddrohungen.
Fakat kendisi bu iddiaları her zaman reddetti.Er selbst bestritt solche Vorwürfe immer.
Gerek İslam alimleri, gerekse Kur'an'ın kendisi böyle bir iddiaya şiddetle karşı çıkmaktadır.Dadurch machte sich der Kalif vor allem bei denen Feinde, die den Koran auswendig konnten (siehe: Hafiz).
Kendinin Albert Einstein olduğunu iddia eder.Sie behauptete, sie sei eine Tochter von Albert Einstein.
1998'in Kasım ayında, eşcinsel olduğu iddiaları öne sürüldü.Im November 2008 outete er sich als homosexuell.
Bu kişi iddiasını kanıtlarla sunmakla yükümlüdür.Wer etwas behauptet, ist beweispflichtig.
Ancak kendisi ailesinin Sünnileştiğini iddia etmiştir.Für seine Familie kaufte er die Reichsherrschaft Justingen.
Bu iddia bu şekliyle kısmen doğrudur.Diese Behauptung stimmt teilweise.
Geri çekilmenin sebeplerine yönelik çeşitli iddialar vardır.Für ihren Rückzug wurden verschiedene Gründe angegeben.
Davanın iddianamesinde 49 ların lideri olarak yargılanmıştır.Dieser Prozess wurde als Prozess der 49 bekannt.
Bu kişinin Pomak olduğu iddia edilmektedir.Hier fühlt man sich, als ob man aufgehängt ist.
Bataryaların eskiden de bilindiğine dair birtakım iddialar mevcuttur.Vorher war man auf Batterien angewiesen.
Bu daha önce yapılan ve UGK güçlerinin eli geçtiği söylenen iddiaları yalanlayan bir görüntüydü.Das Wort Stetten, früher Steten, leitet sich ab vom Wort Wohnstätte.
Bu iddia Eylül ayında doğrulanmıştır.Das Urteil wurde im September 2003 bestätigt.
O ne silaha ne de pantolona asla dokunmadığını iddia etmektedir.Dias betont aber, dass er nie Uniform oder Waffen trug.
Ancak Şahinkaya, hakkındaki bu iddiaları kesin bir şekilde reddetmiştir.Nur eine Drehung um die Hochachse ist ihm verwehrt.
SS'lerin soykırım suçu işledikleri iddia edilen bölümü Allgemeine-SS’tir.Sie gehören, wie die gesamte Kriminalpolizei, zur SS.
Microsoft, iddiaları reddetti ve 2003 yılının Şubat ayında sözleşme ihlali iddiasıyla karşı dava açtı.Deuss klagte dagegen und bekam im Februar 2006 recht.
Bu iddialar İsviçre Bankacılar Birliği tarafından reddedildi.Aus dieser Fusion entstand die Schweizerische Bankgesellschaft.
Fakat bu iddia, yıllarca Polonya devletinin savunduğu argüman olmaya devam etti.Die Stadt kann daher mit Recht behaupten, Polens sommerliche Hauptstadt gewesen zu sein.
Parti liderleri bu iddiayı ısrarla reddetmişlerdir.Die Oppositionellen lehnten ein Eingehen auf diese Forderung ab.
Fakat bu iddialar fiyaskoya dönüştü.Dieses Unternehmen entwickelte sich zu einem Debakel.
İkili ayrıca bir iddiaya daha girdi.Ein Zweikampf wird ausgefochten.
Bazıları ise Edessalı Thaddeus ile Addai'nin aynı kişi olduklarını iddia etmektedirler.Seit Origenes wird meist angenommen, dass es sich bei Judas und Thaddäus um dieselbe Person handelt.
Fakat bu iddialar hiçbir zaman kanıtlanamamıştır.Diese Vermutungen konnten jedoch nie nachgewiesen werden.
Bunun üzerine Timur, iddia sahibine "Fakihleri ve kadıları dinledin.Dies wurde als Verkörperung von männlichen (quaderförmig) und weiblichen (rautenförmig) Aspekten gedeutet.
Bu "ıslık sesi" birkaç kilometre uzakta olan Hulme semtinden bile duyulduğu iddia edilmektedir.Es ist jedoch so laut, dass es bis zu einen Kilometer weit zu hören ist.
Bazı çocukların intihar saldırılarında yer aldıkları da iddia edilmektedir.Kinder scheinen bei den Bestattungen unterrepräsentiert zu sein.
Hakkındaki iddialar sebebiyle tutuklandı.Er ist wegen einer Dummheit in Arrest.
Vakıf, olmayan iddialar yaratıp sonra bunları çürütmüştür.So sprach ihn der Schöpfer an, und fragte ihn, was er dort tue.
Kur’anda belirtildiği gibi olmalıdır.... dediği iddia edilmektedir.Diese sollen, wie in der StVO beschrieben, behandelt werden.
Suikastın arkasında Mossad'ın ve kontrgerillanın olduğu da iddia edilmiştir.Er behauptete, dass der Mossad hinter dem Anschlag stecke.
Kitabın en az 1370 yıllık olduğu iddia edildi.Die Grabinschrift nennt 1370 als Todesjahr.
Orijinal soyadının Matuschansky olduğu iddia edilse de bu doğrulanamamıştır.Oft wurde geschrieben, sein richtiger Name sei Matuschanskayasky gewesen.
Tek haklı iddiamız.Die einzige Lösung.
Buna ek olarak, başka biyolojik yan etkiler olduğuna dair iddialar bulunmaktadır.Daraus werden sich weitere interessante biologische Fragestellungen ergeben.
Sezaryen kelimesinin "kesme" anlamına gelen caedere kelimesinden türetildiği de iddia edilir.Erfasst würde auch, wer vom Arbeitgeber „ausgesperrt“ wurde.
Tüm iddialar Dışişleri Bakanı Dean Rusk’ a karşı çevrilmişti.Zum Außenminister benannte er Dean Rusk.
Bu isyanı tetikleyen Lyanna Stark’ın Rhaegar tarafından zorla kaçırıldığının iddia edilmesiydi.Bald darauf wurde Lyanna anscheinend von Rhaegar entführt.
Patlamanın sebebi konusunda birçok iddia bulunmaktadır.Zur Ursache der Explosion wurden unterschiedliche Angaben gemacht.
Ancak, bazı bilim insanları bu fikirlerin yanlış olduğunu iddia ediyorlar.Anderenfalls hätten sie erkannt, dass solche Urteile Dummheiten seien.
Hak iddia edilen ancak hiç ele geçirilemeyen topraklar da mevcuttur.Immer wieder tauchen Besitzanteile auf, die sich nicht einfügen lassen.
Kendisi bu eseri, 1782'de girdiği bir iddia üzerine 6 ayda yazmıştır.So nannte er sich auch bei einem Verhör 1768.
Ancak Rusya bu iddiaları reddetmiştir.Russland wies die Vorwürfe zurück.
Daha sonra Ertuğrul teslim olur fakat hakkındaki iddialardan aklanacağından emidir.Diese wendet sich daraufhin von ihm ab und gibt ihm in ihrer Wut den Beweis für Hannas Untreue.
Diğer sanat tarihçileri Sargent'ın eşcinsel olduğunu iddia etmişlerdir.In der Wissenschaft wird kontrovers diskutiert, ob Andersen homosexuell gewesen sei.
Pakistan ve Çin Halk Cumhuriyeti yetkilileri ise bu iddiaları reddetti.Das CEI und das Weiße Haus wiesen diese Anschuldigungen zurück.
1959'da Çin, köpekler üzerinde kafa naklini iki kere başarıyla gerçekleştirdiklerini iddia etti.1989 sprach er zweimal zur möglichen Registrierung von Hunden.
Bazıları ise bunun baba veya dede yönünden olduğunu iddia etmektedir.Manche beschreiben es als Zuneigung zu Personen im Alter der Eltern oder Großeltern.
Bildiri birçok anti semitik iddiaları tekrarlar.Es gibt zahlreiche wiederkehrende Nebenfiguren.
Birim'in operasyonları hakkındaki gerçek bilgileri verdikleri iddiasındaydılar.ENDLICH die Wahrheit über meine Agententätigkeit | Eure Fragen.
Bu nedenlerle Ermenistan bölgede hak iddia etmektedir.Marokko erhob jedoch eigene Ansprüche auf das Gebiet.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
iddia ile cümle - Sayfa 26 - iddia kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App