Ana içeriğe geç
Sözlük

idareci ile cümle

idareci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
47
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ben bir sürü eyalet ekonomisi kalkınma ajansı idarecileriyle bu meseleleri görüştüm, bir sürü idareciyle.דיברתי עם הרבה מנהלים של סוכנויות לפיתוח כלכלי של המדינה על הנושאים האלה, עם הרבה מחוקקים בנושאים האלה.
Ben bir sürü eyalet ekonomisi kalkınma ajansı idarecileriyle bu meseleleri görüştüm, bir sürü idareciyle.多くの議員達に これらの議題について話をしました 経済発展について考える時
Dünya dönüyordu, tıpkı bizim idareciliğimiz gibi.Az évszakok váltakoztak, ahogy a vezetőség is.
Dünya dönüyordu, tıpkı bizim idareciliğimiz gibi.De aarde draaide rond, en ons management ook.
Dünya dönüyordu, tıpkı bizim idareciliğimiz gibi.Die Erde drehte sich, wie auch das Besetzungsunskarussell in unserem Management.
Dünya dönüyordu, tıpkı bizim idareciliğimiz gibi.Jorden roterade ... och ledningen likaså.
Dünya dönüyordu, tıpkı bizim idareciliğimiz gibi.지구는 돌았습니다. 우리의 관리에 따라서요
Dünya dönüyordu, tıpkı bizim idareciliğimiz gibi.La terra ruotò così come la gestione.
Dünya dönüyordu, tıpkı bizim idareciliğimiz gibi.La terre a tourné, et notre direction aussi.
Dünya dönüyordu, tıpkı bizim idareciliğimiz gibi.La Tierra giró, al igual que nuestra gestión.
Dünya dönüyordu, tıpkı bizim idareciliğimiz gibi.Pamantul s-a invartit, ca si conducerea noastra.
Dünya dönüyordu, tıpkı bizim idareciliğimiz gibi.Ziemia się zmieniła, tak samo nasz zarząd.
Dünya dönüyordu, tıpkı bizim idareciliğimiz gibi.Η γη γύρισε, και έτσι άλλαξε και η διοίκησή μας.
Dünya dönüyordu, tıpkı bizim idareciliğimiz gibi.День и ночь сменяли друг друга, как и наше начальство.
Dünya dönüyordu, tıpkı bizim idareciliğimiz gibi.Земята се въртеше, както и нашето ръководство.
Dünya dönüyordu, tıpkı bizim idareciliğimiz gibi.כדור הארץ הסתובב, כמו ההנהלה שלנו.
Dünya dönüyordu, tıpkı bizim idareciliğimiz gibi.دارت الأيام ، و دارت الدائرة على إدارتنا.
Dünya dönüyordu, tıpkı bizim idareciliğimiz gibi.(笑)
En güçlü idarecileri en çetin okullara ve en yetenekli öğretmenleri en zorlu sınıflara gönderiyorlar.가장 열악한 학교에 가장 능력있는 교장선생님을 초빙했죠, 그리고 가장 재능있는 교사들이 가장 힘든 교실을 이끌도록 했습니다.
En güçlü idarecileri en çetin okullara ve en yetenekli öğretmenleri en zorlu sınıflara gönderiyorlar.Získají ty nejlepší ředitele pro ty nejproblémovější školy, a nejlepší učitele do těch nejnáročnějších tříd.
En güçlü idarecileri en çetin okullara ve en yetenekli öğretmenleri en zorlu sınıflara gönderiyorlar.הם מושכים את המנהלים המצטיינים לבתי הספר הקשים ביותר, ואת המורים המוכשרים ביותר לכיתות המאתגרות ביותר.
En güçlü idarecileri en çetin okullara ve en yetenekli öğretmenleri en zorlu sınıflara gönderiyorlar.يوظفون أقوى المديرينلأصعب المدارس وأمهر المدرسين لأكثر الأقسام تحديا.
En güçlü idarecileri en çetin okullara ve en yetenekli öğretmenleri en zorlu sınıflara gönderiyorlar.困難な学級には優秀な教員が 配置されているのです また こういった国では 公共政策の全領域で
İdareci olarak büyük iş!Bien joué pour un manager !
İdareci olarak büyük iş!Dobra robota jak menedżer!
İdareci olarak büyük iş!Ottimo lavoro come manager!
İdareci olarak büyük iş!Pekerjaanmu bagus sekali sebagai seorang manager
İdareci olarak büyük iş!Tare bine te mai descurci ca manager!
İdareci olarak büyük iş!Tolle Arbeit als Manager!
İdareci olarak büyük iş!Καλή δουλειά για μάνατζερ!
İdareci olarak büyük iş!Отлично ты работаешь!
Mısır"ın bilfiil idareci haline geldiفأصبحت الحاكم الفعلي للبلاد
Ordu bütün ülkede konuşlandırıldı Mısır"ın bilfiil idareci haline geldiArmén stationerades ut över hela landet och de blev de styrande i Egypten.
Ordu bütün ülkede konuşlandırıldı Mısır"ın bilfiil idareci haline geldiEl ejército se desplegó por todo el país y pasó a ser el gobierno de facto en Egipto.
Ordu bütün ülkede konuşlandırıldı Mısır"ın bilfiil idareci haline geldiHet leger werd ingezet en werd de nieuwe heerser van Egypte.
Ordu bütün ülkede konuşlandırıldı Mısır"ın bilfiil idareci haline geldiL'armée est déployée dans le pays entier et devient, de fait, le dirigeant du pays.
Proje idarecileri ile konuştuğumda bana şunu dediler: " Ben, işler iyice tehlikeli olmaya başladı.Amikor beszéltem a projektet vezető csapatommal, azt mondták: "Nézd Ben, az állapotok túl veszélyesek.
Proje idarecileri ile konuştuğumda bana şunu dediler: " Ben, işler iyice tehlikeli olmaya başladı.Când am vorbit cu echipa mea, mi-au spus, "Ben, condiţiile meteo sunt prea periculoase.
Proje idarecileri ile konuştuğumda bana şunu dediler: " Ben, işler iyice tehlikeli olmaya başladı.저의 프로젝트 매니저 팀과 통화를 했을때 - 그가 말하기를 "벤, 상황이 너무 위험해지고 있소
Proje idarecileri ile konuştuğumda bana şunu dediler: " Ben, işler iyice tehlikeli olmaya başladı.Quand j'ai parlé à mon équipe ils m'ont dit "Ecoute Ben, les conditions sont trop dangereuses.
Proje idarecileri ile konuştuğumda bana şunu dediler: " Ben, işler iyice tehlikeli olmaya başladı.Toen ik sprak met mijn projectmanagementteam. Ze zeiden: "Kijk, Ben, de omstandigheden worden te gevaarlijk.
Proje idarecileri ile konuştuğumda bana şunu dediler: " Ben, işler iyice tehlikeli olmaya başladı.Говорих с екипа ми и те ми казаха "Виж, Бен, условията вече са твърди опасни.
Proje idarecileri ile konuştuğumda bana şunu dediler: " Ben, işler iyice tehlikeli olmaya başladı.Когда я поговорил с менеджерами моего проекта, они сказали Бен, условия становятся чересчур опасными.
Proje idarecileri ile konuştuğumda bana şunu dediler: " Ben, işler iyice tehlikeli olmaya başladı.Коли я спілкувався зі своєю командою, вони сказали: "Послухай, Бене, умови стають надто небезпечними.
Proje idarecileri ile konuştuğumda bana şunu dediler: " Ben, işler iyice tehlikeli olmaya başladı.כאשר דברתי אם מנהלי הפרויקט שלי, הם אמרו "תראה בן, התנאים נעשים מסוכנים מידי.
Proje idarecileri ile konuştuğumda bana şunu dediler: " Ben, işler iyice tehlikeli olmaya başladı.عندما تحدثت إلى-- فريق إدارة المشروع الخاص بي، قالو،" أنظر، يا بن ، إن الأحوال الجوية تزداد خطورة.
Proje idarecileri ile konuştuğumda bana şunu dediler: " Ben, işler iyice tehlikeli olmaya başladı.「ベン、状況が危険になり過ぎている。君のすぐ南に 巨大な開水面がある。君を迎えに行きたい
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod