Ana içeriğe geç
Sözlük

idare ile cümle

idare kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Ama bir okul olabilirdi,bir idare olabilirdi, hastanede olabilirdi.Αλλά θα μπορούσε να είναι ένα σχολείο, μια κρατική υπηρεσία, ένα νοσοκομείο.
Ama bir okul olabilirdi,bir idare olabilirdi, hastanede olabilirdi.Но би могло да е в училище, в администрация, в болница.
Ama bir okul olabilirdi,bir idare olabilirdi, hastanede olabilirdi.С таким же успехом это могла быть школа, ведомство, больница.
Ama bir okul olabilirdi,bir idare olabilirdi, hastanede olabilirdi.אבל זה יכול להיות גם בי"ס, או ארגון, או בית-חולים.
Ama bir okul olabilirdi,bir idare olabilirdi, hastanede olabilirdi.لكن لا يمكن أن تكون في المدرسة، يمكن أن تكون في إدارة، يمكن في مستشفى.
Ama bir okul olabilirdi,bir idare olabilirdi, hastanede olabilirdi.病院もありうるでしょう 3つの場面について
Amaçları ampul üretimini idare altına almak ve dünya pazarını aralarında bölüşmek.Il loro obiettivo era controllare la produzione di lampadine e spartirsi il mercato mondiale.
Amaçları ampul üretimini idare altına almak ve dünya pazarını aralarında bölüşmek.Scopul lor a fost sa controleze productia de becuri electrice si sa imparta piata mondiala intre ei.
Amaçları ampul üretimini idare altına almak ve dünya pazarını aralarında bölüşmek.Účelem byla kontrola produkce žárovek a rozdělení si světového trhu mezi sebou.
Ancak, güvensizliğin tek idaresi politika olduğunda,-- ちょうど『1984』の話が出ていましたが --
Ancak, güvensizliğin tek idaresi politika olduğunda,하지만 정치가 불신을 관리하는 것 뿐이라면,
Ancak, güvensizliğin tek idaresi politika olduğunda,Maar wanneer politiek alleen gaat over beheer van wantrouwen,
Ancak, güvensizliğin tek idaresi politika olduğunda,אך כשפוליטיקה היא אך ורק ניהול של אי אמון,
Ancak, güvensizliğin tek idaresi politika olduğunda,ولكن عندما تكون السياسة هي وحسب إدارة إنعدام الثقة
Annem bir idareciydi.Äitini toimi hallinnossa.
Annem bir idareciydi.A minha mãe era gestora.
Annem bir idareciydi.Ibu saya adalah seorang administrator.
Annem bir idareciydi.어머니께서는 행정관이셨죠.
Annem bir idareciydi.Mama - administratorką.
Annem bir idareciydi.Mama a fost administrator.
Annem bir idareciydi.Mama je bila uradnica.
Annem bir idareciydi.Ma mère était administratrice.
Annem bir idareciydi.Meine Mutter war Verwaltungsangestellte.
Annem bir idareciydi.Mẹ tôi là một nhà quản lý.
Annem bir idareciydi.Mia madre era una direttrice.
Annem bir idareciydi.Mijn moeder was bestuurder.
Annem bir idareciydi.Moja mama administrátorka.
Annem bir idareciydi.Moje matka byla administrativní pracovnice.
Annem bir idareciydi.Η μητέρα μου ήταν διοικητική υπάλληλος.
Annem bir idareciydi.Майка ми беше администратор.
Annem bir idareciydi.Моя мама - адміністратором.
Annem bir idareciydi.Моя мама была администратором.
Annem bir idareciydi.אימי הייתה מנהלנית.
Annem bir idareciydi.وكانت والدتي مديرة.
Annem bir idareciydi.ですから 我が家には 普通に
Aralarındaki en büyük fark zamanı nasıl idare ettikleri.A legnagyobb különbség köztük az idő kezelése.
Aralarındaki en büyük fark zamanı nasıl idare ettikleri.A maior diferença entre eles é como lidam com o tempo.
Aralarındaki en büyük fark zamanı nasıl idare ettikleri.Cea mai mare diferenţă dintre ele e felul în care e procesat timpul.
Aralarındaki en büyük fark zamanı nasıl idare ettikleri.De adskiller sig især fra hinanden på måden, hvorpå de håndterer tid.
Aralarındaki en büyük fark zamanı nasıl idare ettikleri.Den största skillnaden mellan dem ligger i hur tiden hanteras.
Aralarındaki en büyük fark zamanı nasıl idare ettikleri.Der größte Unterschied zwischen ihnen ist der Umgang mit Zeit.
Aralarındaki en büyük fark zamanı nasıl idare ettikleri.Het grootste verschil tussen beide ligt in de omgang met tijd.
Aralarındaki en büyük fark zamanı nasıl idare ettikleri.두 주체의 가장 큰 차이점은 시간이라는 것을 어떻게 대하느냐는 것입니다.
Aralarındaki en büyük fark zamanı nasıl idare ettikleri.La mayor diferencia entre ellos es en su tratamiento del tiempo.
Aralarındaki en büyük fark zamanı nasıl idare ettikleri.La più grande differenza tra i due è come trattare il tempo.
Aralarındaki en büyük fark zamanı nasıl idare ettikleri.La plus grande différence entre eux, c'est la perception du temps.
Aralarındaki en büyük fark zamanı nasıl idare ettikleri.Najväčším rozdielom mezdi nimi je spôsob akým zaobchádzajú s časom.
Aralarındaki en büyük fark zamanı nasıl idare ettikleri.Największą różnicą między nimi jest postrzeganie czasu.
Aralarındaki en büyük fark zamanı nasıl idare ettikleri.Největší rozdíl mezi nimi je to, jak zachází s časem.
Aralarındaki en büyük fark zamanı nasıl idare ettikleri.Perbedaan terbesar antara mereka adalah dalam memaknai waktu.
Aralarındaki en büyük fark zamanı nasıl idare ettikleri.Sự khác biệt lớn nhất giữ chúng chính là thời gian.
Aralarındaki en büyük fark zamanı nasıl idare ettikleri.Suurin ero niiden välillä on ajan käsittely.
Aralarındaki en büyük fark zamanı nasıl idare ettikleri.Η μεγαλύτερη διαφορά μεταξύ τους είναι η διαχείριση του χρόνου.
Aralarındaki en büyük fark zamanı nasıl idare ettikleri.Найбільша відмінність полягає в їхньому підході до часу.
Aralarındaki en büyük fark zamanı nasıl idare ettikleri.Най-голямата разлика между тях е боравенето с време.
Aralarındaki en büyük fark zamanı nasıl idare ettikleri.Самое большое их различие заключается в их подходе ко времени.
Aralarındaki en büyük fark zamanı nasıl idare ettikleri.ההבדל הגדול ביותר ביניהם הוא ההתיחסות לזמן.
Aralarındaki en büyük fark zamanı nasıl idare ettikleri.أكبر الفوارق بينهما يكمن في التعامل مع الزمن.
Aralarındaki en büyük fark zamanı nasıl idare ettikleri.経験の自己の視点で見てみましょう 休暇に出かけるとします
Artık Dunedain'i idare edemeyeceğini düşünsemde, onun ellerine bağlı.Ale přesto si nemyslím, že povede Dúnadany dlouho poté, co si jej nasadí na prst.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod