Ana içeriğe geç
Sözlük

idare ile cümle

idare kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
II. Dünya Savaşı sırasında New York Şehri belediye idaresinin İstatistik Departman'ında çalışmıştır.Med 1. svetovno vojno je za Ministrstvo za orožje opravljal dela iz statistike.
İdari yargıda idare mahkemelerinin verdiği kararlara karşı da temyiz mümkündür.Na sodbe patrimonialnih sodišč je bila mogoča tudi pritožba.
Bölgeyi idare yetkisi Berkyaruk´ta kaldı.Upravna enota pa ostaja tam.
Boyman'ın cadılıkla suçlanma nedeni ise devlet idarecilerinin ölümlerini öngördüğünü iddia etmesiydi.G. Bowman je trdila, da je z obtožbo g.
MÖ 395'te Sparta idarecileri Lysander'i yönetimden aldılar ve bu nedenle Sparta donanma üstünlüğünü kaybetti.Bet 395 m. pr. m. e. Spartos valdovai nušalino Lysandrą nuo pareigų ir Sparta prarado laivyno galią.
Kendini Tanrı'nın sözcüsü ve bir medyum ilan eden Joseph Kony tarafından idare edilmektedir.Judėjimui vadovauja Josefas Kony, kuris save skelbia Dievo ir dvasių atstovu.
Gençliğinde, imparatorluk annesi ve asiller tarafında idare edildi.Šapuro jaunystėje imperiją kontroliavo jo motina ir kilmingieji.
Buradaki görevi Sovyet istihbarat faaliyetlerinin analizi işlerini idare etmekti.Tarnyba atlieka pagrindines FSB analitines funkcijas.
Gümrük idaresinde, sonra Cemiyeti Tıbbiyeyi Mülkiye'de, daha sonra Karantina İdaresinde doktor olarak çalıştı.Karantino daktarai, o vėliau gydytojai gyvendavo prie karantino.
1773'de Danimarka krallari idaresi sona erdi.1734 m. baigėsi jų valdovų dinastija.
İyi bir idareci ve politikacıydı.Jis buvo svarbus generolas ir politikas.
Bunu, Bizans idaresi izledi.Juos priglaudė Bizantijos gubernatorius.
Fakat devlet idarecileri onun ne dediğini anlamamaktadırlar.Draugai nesupranta, ką jis sako.
Bu iki idare birbirleriyle ilişkili olsa da, iki ayrı yönetim olarak var oldu.Jei direktorius turėdavo du vicedirektorius, tuomet šios funkcijos būdavo padalijamos.
Dış işlerin idaresi için tarafımızdan memurlar atanmıştır.Pareigūnai paskirti mūsų tvarkyti užsienio politiką.
Sovyet idaresi boyunca Ermenistan tarımsal ülkesi olmaktan çıkıp önemli bir sanayi ülkesine dönüştü.Valdant sovietams Armėnijos TSR transformavosi iš žemės ūkio krašto į svarbų pramoninį centrą.
16. yüzyılın ikinci yarısında "Bağımsız Belediye" şeklinde idare edilmeye başlandı.Įkurtas XX a. 2-ojoje pusėje kaip būsimas „atominis miestelis“.
1354'te batı Riveyara'da Ceneviz idaresinin merkezi oldu.1354 m. čia apsistojo Genujos vikaras Vakarų Rivjerai.
1986'dan itibaren tek seviyeli yerel idare birimidir.Nuo 1986 m. – vietinės reikšmės gamtos paminklas .
Bu askeri idarenin sonu oldu.Tuo jos karinės operacijos pasibaigė.
Bu kanardlar, yeni bir dijital fly-by wire uçuş kumanda sistemi tarafından idare edilmektedir.Stabilumo problemos buvo sprendžiamos naudojantis elektronine „fly-by-wire“ valdymo sistema.
Precontinent projelerini idare ediyordu.Parengė urbanistinių projektų.
1824 idare merkezi haline getirildi.1842 m. tapo apskrities centru.
Daha sonraları takımın idarecisi olmuştur.Vėliau buvo paskirtas vadovauti būriui.
Bölge Birinci Dünya Savaşı'nın neticesinde Britanya idaresine geçti.Pirmojo pasaulinio karo metu teritoriją pradėjo valdyti Jungtinė Karalystė.
Ayrıca 13 mahalli idare birliği bulunmaktadır.Apygardą sudarė 13 apskričių organizacijų.
Keşif: Devriye hareketi daha yakından idare edilebilir.Luure: patrullide liikumist saab jälgida lähemalt.
Albüm öncelikli olarak Bush yönetiminin Terörizmle Savaş'ı idare etmesinin eleştirileri üzerinde yoğunlaştı.Album keskendus põhiliselt Bushi valitsuse kritiseerimisele terrorismivastase sõja osas.
Harran'da da Selçuklu idaresi bir keşmekeş içinde idi.Hara soo on soo Harju maakonnas Kuusalu vallas.
1773'de Danimarka krallari idaresi sona erdi.1773. aastal Taani võim lõppes.
Belluno ili İtalyan yerel idare sistemine uygun olarak 69 komün olarak kurumlaşmıştır.Belluno provints jaguneb 69 omavalitsusüksuseks (comune).
İmparator idaresinde.Impeeriumi juhtimisest.
Ama devlet idaresi dizginlerinin hepsi kendi eline verilmişti.Kogu valitsuse suunamine oli tema kätes.
Yiyecek arama genellikle günlük olarak idare edilir.Toitu otsib ta tavaliselt päeval.
Devlet idaresinin orduda bulunmasıdır.Sõjaväeline režiim on endiselt võimul.
İstanbul Radyosu’nun kurulmasını sağlayan bir girişimci ve radyonun ilk idare müdürüdür.Lään on Eesti esimese eraraadiojaama Tartu Raadio looja ja kauaaegne peadirektor.
Okulda 29 kadrolu idareci ve öğretmen görev yapmaktadır.Koolis alustas tööd 29 õpetajat.
Siena Cumhuriyeti'nin hükümet idaresi Siena ordusu komutanlığını Piero Strozzi'ye verdi.Siena valitsus usaldas oma kaitse Piero Strozzile.
Roma piyadesini Postumius, atlı birlikleri ise Titus Aebutius Elva sevk ve idare etmiştir.Rooma jalaväge juhtis diktaator Postumius ja Rooma ratsaväe eest vastutas Titus Aebutius Elva.
Babası bir demiryolu inşa idarecisiydi.Tema isa oli raudtee liiklusala revident.
Wyre Borough Yerel İdare Konseyinde 55 tane yerel idare meclis üyesi bulunur.Kokku on Neuköllni kohalikus omavalitsuses 55 rahvasaadikut.
Abbys'i onlar idare ederler.Nende eest kannavad hoolt beefeaterid.
Adil savaşın idaresinde ayrım gözetilmelidir.Sõjapidamise põhjus peab olema õiglane.
Vicenza ili İtalyan yerel idare sistemine uygun olarak 121 komün olarak kurumlaşmıştır.Vicenza provints jaguneb 121 omavalitsusüksuseks (comune).
Beraat ettikten sonra idare mahkemesi kararıyla görevine geri döndü.Sundaravej pidi vastavalt kohtuotsusele kohe ametist taanduma.
Tenerife adası yerel idare bakımindan 31 belediye'ye bölünmüştür.Uluss jaguneb 31 kohalikuks omavalitsuseks.
Burası ilk defa doğrudan doğruya müslümanların idaresine girdi.See viis teda esimest korda otsekontakti Hitleriga.
Yerel idarelerin kanunlara göre refah hizmetleri sağlaması gerekmektedir.Seadustele toetudes jagab kohalik omavalitsus ressursi teenuste täitmiseks.
Bu görevi sırasında iyi bir idare sergileyerek asayişi sağladı.Sellel ametikohal ilmutas ta end hea organisaatorina.
Daha sonraları takımın idarecisi olmuştur.Mõni aeg hiljem sai ta SA juhiks.
Ulusal (diğer): Hükümetin diğer bir bakanlığı ya da organı tarafından idare edilen üniversiteler.Ühe klassi või näiteks riigi juhtimine teiste samalaadsete klasside (riikide) ees.
Bölge Araplar tarafından fethedilmesinin ardından 8. yüzyılda merkezi bir siyasi idareye kavuştu.7. ja 8. sajandil muutus araabia vallutuste tagajärjel poliitiline kord Vahemere maades põhjapanevalt.
Papalık Devleti idaresi altında Velletri hızla gelişti.Poola võimu all arenes Vilnius kiirelt.
Bu görevde Birleşik Krallık'ın uzun dönemli ekonomik strateji planlaması ve idaresi üzerinde uğraşmıştır.Kongressil toimus Seitseaastaku rahvamajanduse arendamise plaani läbivaatamine ja kinnitamine.
450$ kazanmaya başladı. Kendini idare etmeye başladı.그녀는 450달러를 법니다. 괜찮게 살아가고 있습니다.
450$ kazanmaya başladı. Kendini idare etmeye başladı.Cô kiếm được 450$ và đang làm việc tốt.
450$ kazanmaya başladı. Kendini idare etmeye başladı.Вона заробляла 450 доларів і все було в неї в порядку.
450$ kazanmaya başladı. Kendini idare etmeye başladı.Он зарабатывала 450 долларов и всё у неё в порядке.
450$ kazanmaya başladı. Kendini idare etmeye başladı.Тя изкарваше 450 долара, справяше се добре.
450$ kazanmaya başladı. Kendini idare etmeye başladı.היא הכניסה $450. היא הסתדרה.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod