ibret ile cümle
ibret kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kıyamet, cehennem, cennet, cehennem ve ibret alınması gereken nesnelerden bahseder.Из них стоит назвать: «По вопросу о свойствах ружейного огня» и «Ружейный огонь и его применение».
Şüphesiz ki bunda aklını kullanan kimseler için büyük bir ibret vardır.وللناس فيها خبر يمنع ضعف سنده من إثباته».
Merkezi İbret şehridir.مدينة ( Cité ) أو بلدة ( Town ).
Ayrıca Perusia başkalaroına ibret olması için yağmalandı ve ateşe verildi.بيروسيا أيضاً تم نهبها وحرقها كتحذير للآخرين.
Sürekli rejim aleyhinde konuşan Profesörün ortadan kaldırılması diğerleri için de bir ibret oluşturacaktır.تجنب الظهور بمظهر الحكيم الواعظ دائماً فأنت قد تخطئ أيضاً.
Merkezi İbret şehridir.A cidade capital é a cidade de Gədəbəy.
Şüphesiz bunda inanan bir topluluk için (Allah'ın varlığını gösteren) ibretler vardır.”Porém, outras ainda as mantém em suas confissões de fé.
Ayrıca Perusia başkalaroına ibret olması için yağmalandı ve ateşe verildi.Perúsia também foi pilhada e incendiada como um aviso para outros.
Şüphesiz ki bunda aklını kullanan kimseler için büyük bir ibret vardır.Voorwaar, daarin is een teken voor een volk dat zijn verstand gebruikt.
Hâla ibret almıyor musunuz?"Wilt gij dan niet vrezen?"
Kaçmaya çalışanlar ibret olması için asılmakta ve teşhir edilmekteydi.Koeriers werden uitgezonden om hem daarvan te verwittigen.
Bu yüzden ibret olması için 100 askerin idam edilmesini ister.Verwacht werd dat er 100 getuigen zouden worden gehoord.
Şüphesiz bunda inanan bir topluluk için (Allah'ın varlığını gösteren) ibretler vardır.”On jest tarczą dla tych, którzy mu ufają”.
Hâla ibret almıyor musunuz?"Var det ingen som dömde dig?”
Şüphesiz bunda inanan bir topluluk için (Allah'ın varlığını gösteren) ibretler vardır.”Ett tecken för de troende är att han kommer att vara enögd.
Ayrıca Perusia başkalaroına ibret olması için yağmalandı ve ateşe verildi.Perusia ödelades och brändes som varning för andra städer.
Hâla ibret almıyor musunuz?"Ви ж не ударник!».
Hâla ibret almıyor musunuz?"Což není nikoho, kdo připomněl by si to nyní?
Kaçmaya çalışanlar ibret olması için asılmakta ve teşhir edilmekteydi.Ti, kteří zapomněli na minulost (Those who forget the past).
Sivrihisar ve Hortu'da hocanın davranışları öğüt, ibret dersi olarak yorumlanmaktadır.Ve Vale se vygenerovaná výjimka (error) skládá z domény (domain), kódu (code) a zprávy (message).
İsa'nın ibret verici kısa hikâyelerine geniş yer verir.Společnost sester Ježíšových má poměrně krátkou historii.
Hâla ibret almıyor musunuz?"Oare nu este fără nici un preț în ochii voștri?”
Diğer bir isteği de 'ibret ve nasihat mahiyeti taşıyan ayetlerin genişçe izah edilmesi' idi.Însuși Coranul este un semn care indică alte semne, surele.
Bir gün sonraki İbret temsilde yaşananları anlatan yazılarla çıktı.Amint elmondta, olyan regényt akart írni, amely a közelmúlt eseményeivel foglalkozik.
Merkezi İbret şehridir.Kaupunki on Gədəbəyn piirin keskus.
Bir gün sonraki İbret temsilde yaşananları anlatan yazılarla çıktı.Her beretter fortælleren, hvad der er sket siden hændelserne ved middagsbordet.
Hâla ibret almıyor musunuz?"Slike skal dere heller ikke spise sammen med.»
Şüphesiz ki bunda aklını kullanan kimseler için büyük bir ibret vardır.De som gjør det, er vanligvis også i stand til å oppfatte lyder (høre).
İbret, Tevfik Bey’in matbaasında basılıyordu.Og tok det med til sir Ectors slott.
Ayrıca Perusia başkalaroına ibret olması için yağmalandı ve ateşe verildi.Perusia ble i tillegg plyndret og brent ned som en advarsel for andre.
Atçalı da bundan ibret alır.Demikian pula dengan orang yang sedang lupa.
Hâla ibret almıyor musunuz?"Maka apakah kamu tidak memikirkan(nya)?"
Şüphesiz bunda inanan bir topluluk için (Allah'ın varlığını gösteren) ibretler vardır.”Sesungguhnya pada yang demikian itu terdapat tanda (kebesaran Tuhan) bagi orang-orang yang berpikir.
Şüphesiz ki bunda aklını kullanan kimseler için büyük bir ibret vardır.Bahwasanya dalam hal demikian terdapat Bukti-Bukti pertanda bagi kaum yang memikirkan.
Bir gün sonraki İbret temsilde yaşananları anlatan yazılarla çıktı.Suatu hari mereka berhasil menemukan petunjuk yang tertulis di dalamnya.
Hâla ibret almıyor musunuz?"それでもあなたがたは慎しまないのか。
Şüphesiz ki bunda aklını kullanan kimseler için büyük bir ibret vardır.これはネタにされた人たちへの配慮である。
Yol göstermek, öğüt vermek, ibret aldırmak gibi kaygılar güdülmez.保護の裏付けなくして刑務教誨の徹底は期し得ない。
Şüphesiz ki bunda aklını kullanan kimseler için büyük bir ibret vardır.對於能思維的民眾,此中確有許多蹟象。
Kule, Osmanlıdan ayrılmak isteyen Sırplara ibret vermek için yaptırılmış daha sonra anıta çevrilmiştir.後來因為擔任失卻之陣保護神器者而忘記自己心中最大的願望(建立一個太平盛世)。
Atçalı da bundan ibret alır.附記於此。
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.Bestraf een spotter, want dat is een les voor anderen; berisp een verstandige, dan krijgt hij inzicht.
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.Bij naśmiewcę, żeby prostak był ostrożniejszym; a roztropnego sfukaj, żeby zrozumiał umiejętność.
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.Če udariš zasmehovalca, preprostega bo izmodrilo, in če posvariš pametnega, napredoval bo v znanju.
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.Får Spottere Hug, bliver tankeløs klog, ved Revselse får den forstandige Kundskab.
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.Frappe le moqueur, et le sot deviendra sage; Reprends l`homme intelligent, et il comprendra la science.
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.Golpea al burlador, y el ingenuo se hará sagaz; amonesta al entendido, y captará conocimiento
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.Ha a csúfolót megvered, az együgyû lesz okosabb; és ha megdorgálod az eszest, megérti a tudományt.
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.Keď nabiješ posmievača, hlupák sa naučí opatrnosti, a pokarhaj rozumného, porozumie známosti.
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.거만한 자를 때리라 그리하면 어리석은 자도 경성하리라 명철한 자를 견책하라 그리하면 그가 지식을 얻으리라
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.Loveşte pe batjocoritor, şi prostul se va face înţelept; mustră... pe omul priceput, şi va înţelege ştiinţa. -
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.Lyö pilkkaajaa, niin yksinkertainen saa mieltä, ja jos ymmärtäväistä nuhdellaan, niin hän käsittää tiedon.
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.Percuoti il beffardo e l'ingenuo diventerà accorto, rimprovera l'intelligente e imparerà la lezione
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.Schlägt man den Spötter, so wird der Unverständige klug; straft man einen Verständigen, so wird er vernünftig.
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.Ubí posměvače, ať se hlupec dovtípí; a potresci rozumného, ať porozumí umění.
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.Ако биеш присмивателя, простият ще стане внимателен; И ако изобличиш благоразумния, той ще придобие знание.
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.לץ תכה ופתי יערם והוכיח לנבון יבין דעת׃
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.اضرب المستهزئ فيتذكى الاحمق ووبخ فهيما فيفهم معرفة.
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.鞭 打 褻 慢 人 、 愚 蒙 人 必 長 見 識 . 責 備 明 哲 人 、 他 就 明 白 知 識
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.鞭打 褻 慢 人 、 愚蒙 人 必長見識 . 責備 明 哲人 、 他 就 明白 知識