Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.Keď nabiješ posmievača, hlupák sa naučí opatrnosti, a pokarhaj rozumného, porozumie známosti.
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.거만한 자를 때리라 그리하면 어리석은 자도 경성하리라 명철한 자를 견책하라 그리하면 그가 지식을 얻으리라
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.Loveşte pe batjocoritor, şi prostul se va face înţelept; mustră... pe omul priceput, şi va înţelege ştiinţa. -
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.Lyö pilkkaajaa, niin yksinkertainen saa mieltä, ja jos ymmärtäväistä nuhdellaan, niin hän käsittää tiedon.
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.Percuoti il beffardo e l'ingenuo diventerà accorto, rimprovera l'intelligente e imparerà la lezione
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.Schlägt man den Spötter, so wird der Unverständige klug; straft man einen Verständigen, so wird er vernünftig.
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.Ubí posměvače, ať se hlupec dovtípí; a potresci rozumného, ať porozumí umění.
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.Ако биеш присмивателя, простият ще стане внимателен; И ако изобличиш благоразумния, той ще придобие знание.
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.לץ תכה ופתי יערם והוכיח לנבון יבין דעת׃
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.اضرب المستهزئ فيتذكى الاحمق ووبخ فهيما فيفهم معرفة.
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.鞭 打 褻 慢 人 、 愚 蒙 人 必 長 見 識 . 責 備 明 哲 人 、 他 就 明 白 知 識
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.鞭打 褻 慢 人 、 愚蒙 人 必長見識 . 責備 明 哲人 、 他 就 明白 知識
Çok fazla sayýda akademik makale indirdiđini söyledi, ve O'nu ibret olsun diye yakacaklardý."لأني نزلت مقالات من مجلات أكاديمية كثيرة" "ويريدون أن يجعلوني عبرة لمن يعتبر"
Çok fazla sayýda akademik makale indirdiđini söyledi, ve O'nu ibret olsun diye yakacaklardý.私は、「そんなこと?それが大問題なの? 本当に?一大事には思えないわ」
Çünkü Aaron'ý ibret olsun diye cezalandýrmak istiyorlardý.Bueno, yo creo que querían dar un ejemplo con Aaron y dijeron que lo deseaban.
Çünkü Aaron'ý ibret olsun diye cezalandýrmak istiyorlardý.Eh bien, j'imagine qu'ils voulaient faire d'Aaron un exemple.
Çünkü Aaron'ý ibret olsun diye cezalandýrmak istiyorlardý..حسنا، أظن أنهم أرادوا أن يجعلوا آرون عبرة لمن يعتبر وذكروا أن السبب الذي يجعلهم لن يتجاوزوا
Çünkü Aaron'ý ibret olsun diye cezalandýrmak istiyorlardý.そして彼らが......すぐさま重罪判決と懲役の要求を 進めようとしなかった理由は、この訴訟を
-Evet -O'ndan ibret aldýracaklardý?-Ano -On měl být tím příkladem?
-Evet -O'ndan ibret aldýracaklardý? -Evet Steve Heymann aynen bunu söyledi.المقابل: قال لكم أنه سيكون عبرة لمن يعتبر؟ .والد آرون: نعم، قاله ستيف هايمان
-Evet -O'ndan ibret aldýracaklardý? -Evet-Θα τον έκαναν παράδειγμα; - Ναι.
-Evet -O'ndan ibret aldýracaklardý? -Evet- От него щяха да произведат прецедент?
-Evet -O'ndan ibret aldýracaklardý? -Evetスティーヴン・ヘイマンはそう言いました。
-Evet -O'ndan ibret aldýracaklardý?Giờ tôi lắng nghe đây. Và cậu ấy nghĩ về vấn đề này<br/>một lúc, rồi nói, "Được."
-Evet -O'ndan ibret aldýracaklardý?- Ja. - Han skulle bruges som et eksempel?
-Evet -O'ndan ibret aldýracaklardý?Oui [Interviewer] Il allait servir d'exemple.
-Evet -O'ndan ibret aldýracaklardý?- Sì. - Che lui sarebbe stato un esempio?
-Evet -O'ndan ibret aldýracaklardý?- Sí. - ¿Él iba a ser el ejemplo? - Sí.
-Evet -O'ndan ibret aldýracaklardý?-Да. -Он собирался быть пример?
Gördüklerimi derin derin düşündüm, Seyrettiklerimden ibret aldım.A ja vidiac to priložil som svoje srdce, videl som a vzal som si naučenie.
Gördüklerimi derin derin düşündüm, Seyrettiklerimden ibret aldım.A vida to, posoudil jsem toho; vida, vzal jsem to k výstraze.
Gördüklerimi derin derin düşündüm, Seyrettiklerimden ibret aldım.Co ja ujrzawszy złożyłem to do serca mego, a widząc to wziąłem to ku przestrodze.
Gördüklerimi derin derin düşündüm, Seyrettiklerimden ibret aldım.Da ich das sah, nahm ich's zu Herzen und schaute und lernte daran.
Gördüklerimi derin derin düşündüm, Seyrettiklerimden ibret aldım.Ik zag dat en nam het ter harte; ik trok daar mijn les uit.
Gördüklerimi derin derin düşündüm, Seyrettiklerimden ibret aldım.J`ai regardé attentivement, Et j`ai tiré instruction de ce que j`ai vu.
Gördüklerimi derin derin düşündüm, Seyrettiklerimden ibret aldım.Jeg skued og skrev mig det bag Øre, jeg så og tog Lære deraf:
Gördüklerimi derin derin düşündüm, Seyrettiklerimden ibret aldım.내가 보고 생각이 깊었고 내가 보고 훈계를 받았었노라
Gördüklerimi derin derin düşündüm, Seyrettiklerimden ibret aldım.lyet én látván gondolkodám, és nézvén, [ezt] a tanulságot vevém abból:
Gördüklerimi derin derin düşündüm, Seyrettiklerimden ibret aldım.M'am uitat bine şi cu luare aminte, şi am tras învăţătură din ce am văzut.
Gördüklerimi derin derin düşündüm, Seyrettiklerimden ibret aldım.Minä katselin ja painoin mieleeni, havaitsin ja otin opikseni:
Gördüklerimi derin derin düşündüm, Seyrettiklerimden ibret aldım.Och jag betraktade det och aktade därpå, jag såg det och tog varning därav.
Gördüklerimi derin derin düşündüm, Seyrettiklerimden ibret aldım.Og jeg, jeg blev det var, jeg gav akt på det; jeg så det og tok lærdom av det:
Gördüklerimi derin derin düşündüm, Seyrettiklerimden ibret aldım.O que tendo eu visto, o considerei; e, vendo-o, recebi instrução.
Gördüklerimi derin derin düşündüm, Seyrettiklerimden ibret aldım.Osservando, riflettevo e, vedendo, ho tratto questa lezione
Gördüklerimi derin derin düşündüm, Seyrettiklerimden ibret aldım.Setelah kuperhatikan dan kurenungkan hal itu, kudapati pelajaran ini
Gördüklerimi derin derin düşündüm, Seyrettiklerimden ibret aldım.Ta nhìn xem , bèn để_ý vào đó ; Ta thấy và nhận được sự dạy_dỗ .
Gördüklerimi derin derin düşündüm, Seyrettiklerimden ibret aldım.Ta nhìn xem, bèn để ý vào đó; Ta thấy và nhận được sự dạy dỗ.
Gördüklerimi derin derin düşündüm, Seyrettiklerimden ibret aldım.Tedaj sem gledal in v srcu preudarjal in, videč to, sem posnel nauk:
Gördüklerimi derin derin düşündüm, Seyrettiklerimden ibret aldım.Yo observé esto y lo medité en mi corazón; lo vi y saqué esta enseñanza
Gördüklerimi derin derin düşündüm, Seyrettiklerimden ibret aldım.Τοτε εγω θεωρησας εσυλλογισθην εν τη καρδια μου ειδον, και ελαβον διδασκαλιαν.
Gördüklerimi derin derin düşündüm, Seyrettiklerimden ibret aldım.И посмотрел я, и обратил сердце мое, и посмотрел и получил урок:
Gördüklerimi derin derin düşündüm, Seyrettiklerimden ibret aldım.Тогава, като прегледах, размислих в сърцето си, Видях и взех поука.
Gördüklerimi derin derin düşündüm, Seyrettiklerimden ibret aldım.ואחזה אנכי אשית לבי ראיתי לקחתי מוסר׃
Gördüklerimi derin derin düşündüm, Seyrettiklerimden ibret aldım.ثم نظرت ووجهت قلبي. رأيت وقبلت تعليما.
Gördüklerimi derin derin düşündüm, Seyrettiklerimden ibret aldım.我 看 見 就 留 心 思 想 、 我 看 著 就 領 了 訓 誨
Gördüklerimi derin derin düşündüm, Seyrettiklerimden ibret aldım.我看見 就 留心 思想 、 我 看著 就 領 了 訓誨
Ve Aaron Swartz'ý size ibret olsun diye cezalandýrýyoruz."ولذا سنجعل من آرون سوارتز عبرة لمن يعتبر"
Ve Aaron Swartz'ý size ibret olsun diye cezalandýrýyoruz.アーロン・スワーツを見せしめにしようとしている」