Andolsun, Sebe' kavmi için oturduğu yerlerde büyük bir ibret vardır.There was evidence (of the truth) for the people of Sheba in their homeland.
Dışişleri bakanlığı, bunun diğerlerine ibret olması gerektiğini söyleyerek eyleme övgüde bulundu.The foreign ministry lauded the action, saying it should be a warning to others.
İşte bunda ibret alacak olanlar için dersler vardır. >> - Hicr Suresi 72-75Indeed in that are signs for those who discern. — Quran, Sura 15 (Al-Hijr), 72-75
Hâla ibret almıyor musunuz?"Habt ihr denn keinen Verstand?
Şüphesiz ki bunda aklını kullanan kimseler için büyük bir ibret vardır.In Bezug auf sie (sc. die Gottesfreunde) gibt es über Chidr eine wunderliche Geschichte.
Atçalı da bundan ibret alır.Die (Un)Vergessenen.
Yakarak imha işlemleri ibret oluşturabilmesi için zaman zaman toplum önünde de yapılmaktadır.Schon droht auch ihnen der Opfertod, dessen Stunde sie selbst bestimmen dürfen.
Hâla ibret almıyor musunuz?"N'est-il pas plutôt son héritier rebelle ? ».
Şüphesiz ki bunda aklını kullanan kimseler için büyük bir ibret vardır.Ciertamente, hay en ellos signos para gente que reflexiona.
Kıyamet, cehennem, cennet, cehennem ve ibret alınması gereken nesnelerden bahseder.El fuego: Ciudad sin sueño, Orestes parte y El fuego.
Hâla ibret almıyor musunuz?"¿Cómo es que no tenéis fe?».
Atçalı da bundan ibret alır.Quizás, así, se dejen amonestar.
Kaçmaya çalışanlar ibret olması için asılmakta ve teşhir edilmekteydi.Los que conocían (gnosis) esta verdad podían intentar escapar.
Hâla ibret almıyor musunuz?"Non c'è fra voi un uomo di coscienza?».
Yol göstermek, öğüt vermek, ibret aldırmak gibi kaygılar güdülmez.Ma non è un regista (e lo ammette).
Şüphesiz bunda inanan bir topluluk için (Allah'ın varlığını gösteren) ibretler vardır.”Così dice (e forse crede) la gente.
Şüphesiz ki bunda aklını kullanan kimseler için büyük bir ibret vardır.Воистину, в этом — знамение для людей размышляющих».
Yol göstermek, öğüt vermek, ibret aldırmak gibi kaygılar güdülmez.Это не угроза, а предупреждение, что может случиться с ними!».
Hâla ibret almıyor musunuz?"Неужели вы ничему не научились?».
Bu yüzden ibret olması için 100 askerin idam edilmesini ister.Для регистрации конфессии необходимо представить список из 100 верующих.
Kıyamet, cehennem, cennet, cehennem ve ibret alınması gereken nesnelerden bahseder.Из них стоит назвать: «По вопросу о свойствах ружейного огня» и «Ружейный огонь и его применение».
Şüphesiz ki bunda aklını kullanan kimseler için büyük bir ibret vardır.وللناس فيها خبر يمنع ضعف سنده من إثباته».
Ayrıca Perusia başkalaroına ibret olması için yağmalandı ve ateşe verildi.بيروسيا أيضاً تم نهبها وحرقها كتحذير للآخرين.
Sürekli rejim aleyhinde konuşan Profesörün ortadan kaldırılması diğerleri için de bir ibret oluşturacaktır.تجنب الظهور بمظهر الحكيم الواعظ دائماً فأنت قد تخطئ أيضاً.
Şüphesiz bunda inanan bir topluluk için (Allah'ın varlığını gösteren) ibretler vardır.”Porém, outras ainda as mantém em suas confissões de fé.
Ayrıca Perusia başkalaroına ibret olması için yağmalandı ve ateşe verildi.Perúsia também foi pilhada e incendiada como um aviso para outros.
Şüphesiz ki bunda aklını kullanan kimseler için büyük bir ibret vardır.Voorwaar, daarin is een teken voor een volk dat zijn verstand gebruikt.
Hâla ibret almıyor musunuz?"Wilt gij dan niet vrezen?"
Kaçmaya çalışanlar ibret olması için asılmakta ve teşhir edilmekteydi.Koeriers werden uitgezonden om hem daarvan te verwittigen.
Bu yüzden ibret olması için 100 askerin idam edilmesini ister.Verwacht werd dat er 100 getuigen zouden worden gehoord.
Şüphesiz bunda inanan bir topluluk için (Allah'ın varlığını gösteren) ibretler vardır.”On jest tarczą dla tych, którzy mu ufają”.
Hâla ibret almıyor musunuz?"Var det ingen som dömde dig?”
Şüphesiz bunda inanan bir topluluk için (Allah'ın varlığını gösteren) ibretler vardır.”Ett tecken för de troende är att han kommer att vara enögd.
Ayrıca Perusia başkalaroına ibret olması için yağmalandı ve ateşe verildi.Perusia ödelades och brändes som varning för andra städer.
Hâla ibret almıyor musunuz?"Ви ж не ударник!».
Hâla ibret almıyor musunuz?"Což není nikoho, kdo připomněl by si to nyní?
Kaçmaya çalışanlar ibret olması için asılmakta ve teşhir edilmekteydi.Ti, kteří zapomněli na minulost (Those who forget the past).
Sivrihisar ve Hortu'da hocanın davranışları öğüt, ibret dersi olarak yorumlanmaktadır.Ve Vale se vygenerovaná výjimka (error) skládá z domény (domain), kódu (code) a zprávy (message).
İsa'nın ibret verici kısa hikâyelerine geniş yer verir.Společnost sester Ježíšových má poměrně krátkou historii.
Hâla ibret almıyor musunuz?"Oare nu este fără nici un preț în ochii voștri?”
Hâla ibret almıyor musunuz?"Slike skal dere heller ikke spise sammen med.»
Şüphesiz ki bunda aklını kullanan kimseler için büyük bir ibret vardır.De som gjør det, er vanligvis også i stand til å oppfatte lyder (høre).
Ayrıca Perusia başkalaroına ibret olması için yağmalandı ve ateşe verildi.Perusia ble i tillegg plyndret og brent ned som en advarsel for andre.
Atçalı da bundan ibret alır.Demikian pula dengan orang yang sedang lupa.
Hâla ibret almıyor musunuz?"Maka apakah kamu tidak memikirkan(nya)?"
Şüphesiz bunda inanan bir topluluk için (Allah'ın varlığını gösteren) ibretler vardır.”Sesungguhnya pada yang demikian itu terdapat tanda (kebesaran Tuhan) bagi orang-orang yang berpikir.
Şüphesiz ki bunda aklını kullanan kimseler için büyük bir ibret vardır.Bahwasanya dalam hal demikian terdapat Bukti-Bukti pertanda bagi kaum yang memikirkan.
Hâla ibret almıyor musunuz?"それでもあなたがたは慎しまないのか。
Şüphesiz ki bunda aklını kullanan kimseler için büyük bir ibret vardır.これはネタにされた人たちへの配慮である。
Yol göstermek, öğüt vermek, ibret aldırmak gibi kaygılar güdülmez.保護の裏付けなくして刑務教誨の徹底は期し得ない。
Şüphesiz ki bunda aklını kullanan kimseler için büyük bir ibret vardır.對於能思維的民眾,此中確有許多蹟象。
Kule, Osmanlıdan ayrılmak isteyen Sırplara ibret vermek için yaptırılmış daha sonra anıta çevrilmiştir.後來因為擔任失卻之陣保護神器者而忘記自己心中最大的願望(建立一個太平盛世)。
Atçalı da bundan ibret alır.附記於此。
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.Bestraf een spotter, want dat is een les voor anderen; berisp een verstandige, dan krijgt hij inzicht.
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.Bij naśmiewcę, żeby prostak był ostrożniejszym; a roztropnego sfukaj, żeby zrozumiał umiejętność.
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.Če udariš zasmehovalca, preprostega bo izmodrilo, in če posvariš pametnega, napredoval bo v znanju.
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.Får Spottere Hug, bliver tankeløs klog, ved Revselse får den forstandige Kundskab.
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.Frappe le moqueur, et le sot deviendra sage; Reprends l`homme intelligent, et il comprendra la science.
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.Golpea al burlador, y el ingenuo se hará sagaz; amonesta al entendido, y captará conocimiento
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.Ha a csúfolót megvered, az együgyû lesz okosabb; és ha megdorgálod az eszest, megérti a tudományt.