Ana içeriğe geç
Sözlük

ibre ile cümle

ibre kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Şüphesiz ki bunda aklını kullanan kimseler için büyük bir ibret vardır.De som gjør det, er vanligvis også i stand til å oppfatte lyder (høre).
Ayrıca Perusia başkalaroına ibret olması için yağmalandı ve ateşe verildi.Perusia ble i tillegg plyndret og brent ned som en advarsel for andre.
Atçalı da bundan ibret alır.Demikian pula dengan orang yang sedang lupa.
Hâla ibret almıyor musunuz?"Maka apakah kamu tidak memikirkan(nya)?"
Şüphesiz bunda inanan bir topluluk için (Allah'ın varlığını gösteren) ibretler vardır.”Sesungguhnya pada yang demikian itu terdapat tanda (kebesaran Tuhan) bagi orang-orang yang berpikir.
Şüphesiz ki bunda aklını kullanan kimseler için büyük bir ibret vardır.Bahwasanya dalam hal demikian terdapat Bukti-Bukti pertanda bagi kaum yang memikirkan.
Hâla ibret almıyor musunuz?"それでもあなたがたは慎しまないのか。
Şüphesiz ki bunda aklını kullanan kimseler için büyük bir ibret vardır.これはネタにされた人たちへの配慮である。
Yol göstermek, öğüt vermek, ibret aldırmak gibi kaygılar güdülmez.保護の裏付けなくして刑務教誨の徹底は期し得ない。
Şüphesiz ki bunda aklını kullanan kimseler için büyük bir ibret vardır.對於能思維的民眾,此中確有許多蹟象。
Kule, Osmanlıdan ayrılmak isteyen Sırplara ibret vermek için yaptırılmış daha sonra anıta çevrilmiştir.後來因為擔任失卻之陣保護神器者而忘記自己心中最大的願望(建立一個太平盛世)。
Atçalı da bundan ibret alır.附記於此。
İniş modu göstergesinin ibresi hareket ediyor.Аварийната система за охлаждане се задейства.
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.Bestraf een spotter, want dat is een les voor anderen; berisp een verstandige, dan krijgt hij inzicht.
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.Bij naśmiewcę, żeby prostak był ostrożniejszym; a roztropnego sfukaj, żeby zrozumiał umiejętność.
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.Če udariš zasmehovalca, preprostega bo izmodrilo, in če posvariš pametnega, napredoval bo v znanju.
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.Får Spottere Hug, bliver tankeløs klog, ved Revselse får den forstandige Kundskab.
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.Frappe le moqueur, et le sot deviendra sage; Reprends l`homme intelligent, et il comprendra la science.
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.Golpea al burlador, y el ingenuo se hará sagaz; amonesta al entendido, y captará conocimiento
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.Ha a csúfolót megvered, az együgyû lesz okosabb; és ha megdorgálod az eszest, megérti a tudományt.
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.Keď nabiješ posmievača, hlupák sa naučí opatrnosti, a pokarhaj rozumného, porozumie známosti.
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.거만한 자를 때리라 그리하면 어리석은 자도 경성하리라 명철한 자를 견책하라 그리하면 그가 지식을 얻으리라
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.Loveşte pe batjocoritor, şi prostul se va face înţelept; mustră... pe omul priceput, şi va înţelege ştiinţa. -
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.Lyö pilkkaajaa, niin yksinkertainen saa mieltä, ja jos ymmärtäväistä nuhdellaan, niin hän käsittää tiedon.
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.Percuoti il beffardo e l'ingenuo diventerà accorto, rimprovera l'intelligente e imparerà la lezione
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.Schlägt man den Spötter, so wird der Unverständige klug; straft man einen Verständigen, so wird er vernünftig.
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.Ubí posměvače, ať se hlupec dovtípí; a potresci rozumného, ať porozumí umění.
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.Ако биеш присмивателя, простият ще стане внимателен; И ако изобличиш благоразумния, той ще придобие знание.
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.לץ תכה ופתי יערם והוכיח לנבון יבין דעת׃
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.اضرب المستهزئ فيتذكى الاحمق ووبخ فهيما فيفهم معرفة.
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.鞭 打 褻 慢 人 、 愚 蒙 人 必 長 見 識 . 責 備 明 哲 人 、 他 就 明 白 知 識
Alaycıyı döversen bön kişi ibret alır, Akıllı kişiyi azarlarsan bilgisine bilgi katar.鞭打 褻 慢 人 、 愚蒙 人 必長見識 . 責備 明 哲人 、 他 就 明白 知識
Ama kuvveti buradan uygularsam ibreyi bu eksen etrafında döndürebilirim.하지만 제가 여기에 힘을 가하면 자는 고정된 점을 기준으로 돌아갈 것입니다
Ama kuvveti buradan uygularsam ibreyi bu eksen etrafında döndürebilirim.Naopak kdybych působil silou zde, rotovalo by pravítko okolo středu otáčení.
Ama kuvveti buradan uygularsam ibreyi bu eksen etrafında döndürebilirim.אבל, אם הייתי מפעיל כוח כאן, הייתי מסובב את המחוג מסביב לנקודת הציר.
Çok fazla sayýda akademik makale indirdiđini söyledi, ve O'nu ibret olsun diye yakacaklardý."لأني نزلت مقالات من مجلات أكاديمية كثيرة" "ويريدون أن يجعلوني عبرة لمن يعتبر"
Çok fazla sayýda akademik makale indirdiđini söyledi, ve O'nu ibret olsun diye yakacaklardý.私は、「そんなこと?それが大問題なの? 本当に?一大事には思えないわ」
Çünkü Aaron'ý ibret olsun diye cezalandýrmak istiyorlardý.Bueno, yo creo que querían dar un ejemplo con Aaron y dijeron que lo deseaban.
Çünkü Aaron'ý ibret olsun diye cezalandýrmak istiyorlardý.Eh bien, j'imagine qu'ils voulaient faire d'Aaron un exemple.
Çünkü Aaron'ý ibret olsun diye cezalandýrmak istiyorlardý..حسنا، أظن أنهم أرادوا أن يجعلوا آرون عبرة لمن يعتبر وذكروا أن السبب الذي يجعلهم لن يتجاوزوا
Çünkü Aaron'ý ibret olsun diye cezalandýrmak istiyorlardý.そして彼らが......すぐさま重罪判決と懲役の要求を 進めようとしなかった理由は、この訴訟を
-Evet -O'ndan ibret aldýracaklardý?-Ano -On měl být tím příkladem?
-Evet -O'ndan ibret aldýracaklardý? -Evet Steve Heymann aynen bunu söyledi.المقابل: قال لكم أنه سيكون عبرة لمن يعتبر؟ .والد آرون: نعم، قاله ستيف هايمان
-Evet -O'ndan ibret aldýracaklardý? -Evet-Θα τον έκαναν παράδειγμα; - Ναι.
-Evet -O'ndan ibret aldýracaklardý? -Evet- От него щяха да произведат прецедент?
-Evet -O'ndan ibret aldýracaklardý? -Evetスティーヴン・ヘイマンはそう言いました。
-Evet -O'ndan ibret aldýracaklardý?Giờ tôi lắng nghe đây. Và cậu ấy nghĩ về vấn đề này<br/>một lúc, rồi nói, "Được."
-Evet -O'ndan ibret aldýracaklardý?- Ja. - Han skulle bruges som et eksempel?
-Evet -O'ndan ibret aldýracaklardý?Oui [Interviewer] Il allait servir d'exemple.
-Evet -O'ndan ibret aldýracaklardý?- Sì. - Che lui sarebbe stato un esempio?
-Evet -O'ndan ibret aldýracaklardý?- Sí. - ¿Él iba a ser el ejemplo? - Sí.
-Evet -O'ndan ibret aldýracaklardý?-Да. -Он собирался быть пример?
Gördüklerimi derin derin düşündüm, Seyrettiklerimden ibret aldım.A ja vidiac to priložil som svoje srdce, videl som a vzal som si naučenie.
Gördüklerimi derin derin düşündüm, Seyrettiklerimden ibret aldım.A vida to, posoudil jsem toho; vida, vzal jsem to k výstraze.
Gördüklerimi derin derin düşündüm, Seyrettiklerimden ibret aldım.Co ja ujrzawszy złożyłem to do serca mego, a widząc to wziąłem to ku przestrodze.
Gördüklerimi derin derin düşündüm, Seyrettiklerimden ibret aldım.Da ich das sah, nahm ich's zu Herzen und schaute und lernte daran.
Gördüklerimi derin derin düşündüm, Seyrettiklerimden ibret aldım.Ik zag dat en nam het ter harte; ik trok daar mijn les uit.
Gördüklerimi derin derin düşündüm, Seyrettiklerimden ibret aldım.J`ai regardé attentivement, Et j`ai tiré instruction de ce que j`ai vu.
Gördüklerimi derin derin düşündüm, Seyrettiklerimden ibret aldım.Jeg skued og skrev mig det bag Øre, jeg så og tog Lære deraf:
Gördüklerimi derin derin düşündüm, Seyrettiklerimden ibret aldım.내가 보고 생각이 깊었고 내가 보고 훈계를 받았었노라
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod