Tamamı dolayısıyla mavi ve sarıdan ibaret bir senfoni olacak.O conjunto será então uma sinfonia de azul e amarelo.
İkincisinde ise dört hurûftan ibaret olan vilâyet te onun içine dâhildir.Na sua porção distal, torna-se uma das quatro artérias perfurantes (en).
Çocukluğum sadece neşeden ibaretti.Sua infância foi feliz.
Sözcük hazinesi ise 120 kök sözcükten ibarettir.O próprio vocabulário regional conta com centenas de palavras de origem negra.
Mahallenin kuruluşu tarihi söylentilerden ibarettir.O palácio disse que estas histórias não passam de rumores.
Osmanlı Ordusu ise 140 bin askerden ibaretti.Planeja-se que o Exército troque 140 mil armas.
Buluz'un edebiyatla alakası halk şiirini araştırmaktan ibaret değil.Não tem nada a a ver com a trova literária.
Aşağıda verilen liste bu husustaki genellemelerden ibarettir.A tabela abaixo compara tais genealogias.
Bütün bayram bundan ibaretti.A festa estava completa.
Piyade Tümeni'nden ibaretti) ve 29. Piyade Kolordusu (179. ve 184.A 189ª Divisão de Infantaria (em alemão:189.
Kül Tigin yazıtı mermerden yapılmış dört yönlü bir taştan ibarettir.A cobertura era um telhado de quatro águas.
Oyunculuk kariyeri 2013 yılına kadar ufak rollerden ibaretti.Os personagens tinham pequenas vinhetas e participações até 2013.
Bu yaklaşıma göre tarih, aslında sınıf mücadelelerinin toplamından ibarettir.Em muito a isso se deve a quase constante luta de classes do Renascimento.
Fikir ayrılığına düştükleri konular sadece ayrıntılardan ibarettir.Qualquer outra descrição difere somente em detalhes.
Ancak gördüğün sadece yanılsamadan ibarettir.O que temos visto é simplesmente fabuloso.
Berkeley'e göre, nesnelerin özü, algılanmış olmalarından ibarettir.Para Berkeley, uma coisa é um objecto apenas se puder ser percepcionada.
Her türlü hareket ve eylem, güç istencinin hiyerarşik olarak üstünlük kurma tasarısından ibarettir.Tudo isso soa, claro, como o trabalho de alguém que quer destronar o domínio da religião.
Öğünleri ekmek, kahve ve sigaradan ibaretti.Havia lavouras de café, cereais e algodão.
Her bir çağ ise sekiz Keh ten ibarettir.In elk dezer kooien konden dus acht wagens worden geplaatst.
Bu dağlar arasında yollar patikadan ibarettir.Zuidelijker komen zij slechts voor in (koele) bergstreken.
O, söylediği boş bir lâftan ibarettir.Hij zegt datgene wat niet (het geval) is.
(Ebû Saîd Ebü'l-Hayr) Tasavvuf ahlâktan ibarettir.Het is immers de vroomheid (hier: dapperheid) die de zege gebracht heeft.
Fakat gerçek, görünenden ibaret değildir.Er is geen duidelijke navel zichtbaar.
Köy iki mahalleden ibarettir.De Aweti bewonen twee dorpen in de regio.
Çocukluğum sadece neşeden ibaretti.Zijn jeugd was niet gelukkig.
Hiçbiri adlandırılmamış olan Hiç İçin Metinler ise bilinmeyenden gelen pek çok sesten ibarettir.Groot is de blindheid van degenen die hem aanroepen en hem niet hebben leren kennen'.
2 tümen ve bir tugaydan ibarettir.Twee etsen en een schilderij bij leven.
İşte ilk İspanyollar geldiğinde bölgenin durumu bundan ibaretti.Intussen waren de eerste Spanjaarden al ter plaatse.
Toplam popülasyonu sadece 100 yetişkin örnekten ibaret olduğu tahmin edilir.De totale omvang van de populatie wordt geschat op 100.000 volwassen dieren.
Fakat bu sadece bir söylenceden ibarettir.Dat bleek echter een gerucht.
Bu kabul, bir törenden ibaretti.Dit gaat met enig ceremonieel gepaard.
Ayrıca, Çoğran dağı da ormanlıktan ibarettir.Zadnie Góry są w większości zalesione.
İlk başlarda Avrupalılar ile yerel Maori halkı arasındaki ilişki ticaretten ibaretti.Początkowo kontakty pomiędzy Europejczykami a Maorysami ograniczały się do wymiany handlowej.
Eski şehrin dışında Gazze sekiz mahalleden ibarettir.Gaza, poza Starym Miastem, posiada jedenaście dzielnic.
Dört duvardan ibarettir.Cztery ściany.
1900 yılında kulüp kurulduğunda Ajax amblemi bir Ajax oyuncusunun resminden ibaretti.W 1900 roku, gdy założono Ajax, herbem klubu był jedynie obrazek piłkarza Ajaksu.
Artık kararını vermişti; hayatı aşkla dans etmekten ibaret olacaktı.Już wtedy wiedziała, że swoją przyszłość wiąże z tańcem.
Jewison'un modern sinema dili sadece görüntüsel kurgudan ibaret değildir.Gejowska miłość w filmie nie jest już niczym niezwykłym.
Bu kabul, bir törenden ibaretti.Na pewno wiadomo jednak, że był to czas ucztowania.
Bu ekonomik faaliyet sadece kendi geçimlerini sağlamaktan ibaret olmuştur.Gospodarka ta prowadzona jest wyłącznie na własny użytek.
Burası 1 salon, 3 odadan ibarettir.III Piętro to trzy pokoje hotelowe.
Çocukluğum sadece neşeden ibaretti.Dzieciństwo spędziła w Cieszynie.
Fikir ayrılığına düştükleri konular sadece ayrıntılardan ibarettir.Wersja produkcyjna od koncepcyjne różnie się jedynie detalami.
Gebekilise 9 vergi nüfusundan ibarettir.Prowincja Gaziantep dzieli się na 9 dystryktów.
Hikâyenin gerçekte var mı olduğunu yoksa sadece Salieri'nin kuruntularından ibaret mi olduğunu bilemeyiz.Nie wiadomo jednak czy ludzie ci faktycznie istnieli czy była to tylko legenda samych paulicjan.
Cinnet akıldan ibârettir.Rozum pokonuje głupotę.
Toplam popülasyonu sadece 100 yetişkin örnekten ibaret olduğu tahmin edilir.Łączną wielkość populacji szacuje się na mniej niż 30 dojrzałych osobników.
Aikidonun felsefesi insanın kendi yaşam gücünü geliştirmekten ibarettir.Jakim próbom charakteru jest w stanie sprostać człowiek?
Aslında ilan, bir şakadan ibaretti.Czytelnicy traktują ogłoszenie jako żart.
Aslında bu şekilde isimlendirmelerindeki tek amaç bir şakadan ibaretti.Ze względu na swoje brzmienie nazwa ta staje się obiektem żartów.
Bu bulutlar çoğunlukla hidrojenden ve % 23–28 helyum ile az miktarda daha ağır öğelerden ibarettir.Dessa moln består huvudsakligen av väte, med ungefär 23–28% helium och en mindre del tyngre ämnen.
Köy günümüzde 90 haneden ibarettir.Idag uppgår antalet butiker till 90.
Ksenonun tabiattaki varoluşu dokuz kararlı izotoptan ibarettir.Naturligt förekommande xenon består nio stabila isotoper.
Fakat bu sadece bir söylenceden ibarettir.Dock är detta inte bekräftat utan är endast lösa rykten.
Hatta bazı şarkıları sadece skitten ibaretti.Några låtar blev till och med förbjudna.
Aslında ilan, bir şakadan ibaretti.Insamlingen var menad som ett skämt.
Pas-de-Calais ve Nord illerinden ibarettir.De spreds snabbt till andra områden i Pas-de-Calais och Nord.
Bu tarzda kullanılan rampalar sadece halfpipe'lardan ibaret değildir.Men den är inte halverad jämfört med PAL.
Ama portreyi hiçbir zaman insan resmi çizmekten ibaret olarak görmedi.Denna version kom dock aldrig längre än till designstadiet.
Kadro herkese açık olduğu için bu liste yoğunluklu katkı sağlayan kişilerden ibarettir.Riktning - är det tydligt för alla vad som är viktigast för organisationen?