Ana içeriğe geç
Sözlük

ibaret ile cümle

ibaret kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Fikir ayrılığına düştükleri konular sadece ayrıntılardan ibarettir.Dock syns det vilken släkt man tillhör bara i detaljerna.
Berkeley'e göre, nesnelerin özü, algılanmış olmalarından ibarettir.Berkeley menade att världen omkring oss existerar precis som våra sinnen uppfattar dem.
Garber’a göre “Mevcut fiyat verileri elmalarla armutların karıştırılmasından ibarettir”.Гарбер вважав, що «значною мірою, наявні дані про ціни є сумішшю яблук та апельсинів».
O zamanlar çoğu gökbilimci, bütün evrenin, bizim gökada Samanyolu'ndan ibaret olduğunu düşünüyordu.Більшість вчених тоді вважали, що Всесвіт складається тільки з нашої галактики.
Bu nedenle bu sav, büyük olasılıkla bir şehir efsanesinden ibarettir.Не знаю, може, це міська легенда?
Hükümdarlığının sonunda hakimiyet sürdüğü bölgeler sadece Şar Dağları ve Tuna arasındaki bölgeden ibaretti.До кінця свого царювання Стефан Урош контролював тільки територію між Шар-Планиною і Дунаєм.
Kâtiplik mesleği sadece yazı yazmaktan ibaret değildi.Письменник займався не лише художньою літературою.
Bu takımada yaklaşık 18 küçük adacıklardan ibarettir.За цей період до неї увійшло лише 18 клубів.
Çocukluğum sadece neşeden ibaretti.Дитинство не було щасливим.
Savaş yalnızca asker toplamak ve onlara ödeme yapmaktan ibaret olmaktan çıkmıştır.Залишається тільки реалізовувати — і платити патентовласникам.
İlk öğrenci kadrosu ise Erkek Muallim Mektebi’nden seçilmiş olan 6 kişiden ibaretti[3].Перший учнівський колектив складався з 6 осіб, відібраних із Чоловічої вчительської школи [1] .
Eldeki bilgilerin hemen hepsi kendi eserinden bildiklerimizden ibarettir.Své poznatky shrnul ve třídílném opusu Vše a všechno (All and Everything).
İkincisinde ise dört hurûftan ibaret olan Velâyet te onun içine dâhildir.Vypráví se v něm o dobrodružství čtyř hrdinů (dvou dvojčatech).
Ancak çağdaş Cürcan, sadece bir şehir ve civarından ibarettir.Občinu tvoří pouze jediné sídlo, a to vesnice Odranci (Adorjánfalva).
Aslında ilan, bir şakadan ibaretti.Tato přezdívka je vlastně vtip.
Bu ilkokul o zaman Orta Camii yanında ahşap bir binadan ibaretti.Zvonicí byla původně dřevěná konstrukce vedle budovy.
Aslında her şey bir döngüden ibarettir.Je to všechno opravdu jenom náhoda?
Bu ekonomik faaliyet sadece kendi geçimlerini sağlamaktan ibaret olmuştur.Taková stabilita nasvědčuje tomu, že si život podmínky sám udržoval.
25 haneden ibaret olan köyde 135 kişi yaşamaktadır.Ve vesnici žije 135 obyvatel.
Öğünleri ekmek, kahve ve sigaradan ibaretti.Dal přinést jídlo, kávu a cigarety.
Çocukluğum sadece neşeden ibaretti.Její dětství nebylo příliš radostné.
CD versiyonu, ilk konserden ibarettir.Firework Jedná se o první část koncertu.
Kalenin kapısı geçmişde birkaç kattan ibaret olmuştur.Zámecký park má několik částí podle přístupu.
Jewison'un modern sinema dili sadece görüntüsel kurgudan ibaret değildir.Dnes už víme, že Edisonův fonograf byl jen slepou uličkou vývoje.
2005'te Birleşmiş Milletler tarafından yapılan bir tahmine göre, Beyaz Rusya'nın %40'ı ormandan ibarettir.Conform unei estimări a ONU din 2005, 40% din teritoriul Belarusului este acoperit cu păduri.
2007'de, nüfusun %13,4'ü (1,23 milyon) yurtdışında doğan insanlardan ibarettir.Un recensământ din 2007 a arătat că 13,4% (1,23 milioane) din cetățenii suedezi s-au născut în altă țară.
Alfabe 22 harftan ibaret olup bunların tümü ünsüz harflerdir.În total alfabetul conține 22 de semne, toate fiind consonante.
Bizim girdiğimiz ilk mahalleler bir kül yığınından ibaretti".Cu aceasta, va fi pentru noi înainte de voi (?)
Bu nedenle kendisinin Büyük Valide Sultan olduğuna ilişkin iddialar bir spekülasyondan ibarettir.Se descoperă, în cele din urmă, că este un spion al aceluiași sultan.
Yalnızca tiyatrodan ibaret değildi.Nu are nicio legătură cu teatrul.
Bu tarzda kullanılan rampalar sadece halfpipe'lardan ibaret değildir.Domeniile de management abordate în mediul PLM nu se limitează la cele menționate mai sus.
Çocukluğum sadece neşeden ibaretti.În tinerețe îmi era mai ușor.
Çünkü teklif, Allah'ın kendi kulları ve mülkleri üzerinde bir tasarruftan ibarettir.Sabatul este semnul perpetuu al lui Dumnezeu, al legământului veșnic dintre El și poporul Său.
Ama sadece bir animedeki konunun bir başka animeye uydurulmasından ibaret değil sanırım."Referitor la cei singuri, nu am alt sfat decât interzicerea pornografiei...”
Dört duvardan ibarettir.Négy fal között.
Ksenonun tabiattaki varoluşu dokuz kararlı izotoptan ibarettir.A természetben előforduló xenonnak kilenc stabil izotópja van.
Aslında her şey bir döngüden ibarettir.Igaz-e, hogy mindenben hátra vagyunk?
Berkeley'e göre, nesnelerin özü, algılanmış olmalarından ibarettir.Berkely szerint lenni és észleltnek lenni ugyanazt a dolgot jelenti.
İslâm toplumunda Allah’ın isimleri bu 99 isimden ibaret değildir.Az iszlámban Allahnak kb. 99 neve van pl.
Yalnızca tiyatrodan ibaret değildi.Csak a színházért voltam.
Bu sözlerin yazılı olmaması, sözlü aktarımlardan ibaret olması şarttır.A szavak nem kerülhetnek be kizárólagosan a hasonló szóalakok megléte miatt.
Oyunculuk kariyeri 2013 yılına kadar ufak rollerden ibaretti.Karrierje 1990-ben kezdődött kisebb színházi szerepekkel.
Yaratıkların kanı çok güçlü bir asitten ibarettir.Hatalmassá fog tenni bennünket a vér.
Her şey atomlar ve atomların hareketliliğinden ibarettir.Ezek atomok vagy atomi események.
Burada bilinmesi gereken en önemli nokta e-ticaretin sadece ürün satış sitesi açmaktan ibaret olmadığıdır.Jobs így felismerte, hogy egy lényeges pontot nem kontrollálnak még: a termékeik eladását.
İncil'in sözcük anlamlarından ibaret olması ona olanaksız gözüküyordu.Nélküle nem lehet érteni a Bibliát?
Öğünleri ekmek, kahve ve sigaradan ibaretti.Táplálékuk kenyér, víz és datolya volt.
Amerika'nın Vietnam Savaşındaki komploları bundan ibaret değildi.Abban az időben még nem volt világos, hogy Amerika elvesztette a vietnámi háborút.”
Bu döneme göre ölüm kaçınılmazdır ve hayat fanilikten ibarettir.A tökéletes boldogság már a múlté volt, és a halál is csak idő kérdése.
(Gentile'nin son hücumu formaliteden ibaretti.)(Atzél Gábor utolsó tisztessége alkalmával.)
Alfabe 22 harftan ibaret olup bunların tümü ünsüz harflerdir.Az ábécé 22 írásjegyből áll, ebből egy kivétellel mindegyik mássalhangzó.
CD versiyonu, ilk konserden ibarettir.A koncertlemez CD változata is bővebb.
Kâtiplik mesleği sadece yazı yazmaktan ibaret değildi.Írói pályafutását nem csak a kurzus határozta meg.
Ordular grubu, Alman 5. Panzer Ordusu ile İtalyan 1. Ordusu'ndan ibaretti.Joukkoina olivat Italian 1. armeija ja Saksan 5. panssariarmeija.
Fakat bu sadece bir söylenceden ibarettir.On mahdollista, että tuo väite on vain huhu.
Plebisit aslında bir imza toplamadan ibaretti.Lignante ei saanut signeerata töitään.
Evler genellikle 2 oda ve bir salondan ibarettir.Huoneet merkitään yleensä yhdeksi olohuoneeksi ja kahdeksi makuuhuoneeksi.
Bu takımada yaklaşık 18 küçük adacıklardan ibarettir.Siellä kasvaa peräti 18 eri rahkasammallajia.
Dört duvardan ibarettir.Kaikkiin neljään tuuleen.
Tanrıların ruhları da aynı ögelerin çoğundan ibaretti.Toisaalta monien jumalten kultit olivat keskenään hyvin samanlaisia.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ibaret ile cümle - Sayfa 10 - ibaret kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App