O, söylediği boş bir lâftan ibarettir.Elle prononça contre elle une parole ; une parole furibonde !
Kâtiplik mesleği sadece yazı yazmaktan ibaret değildi.Sa curiosité ne se limitait pas aux textes écrits.
Artık kararını vermişti; hayatı aşkla dans etmekten ibaret olacaktı.C'est décidé, elle fera aussi de la danse.
O'na göre Kur'anda geçen namazlar sabah, akşam ve gece (Teheccüd) namazından ibarettir.Il est possible de se joindre à leur prière, que ce soit pour les laudes (le matin) ou pour les vêpres (soir).
İdeal ancak bir gayeye doğru olan eğilimden ibarettir.La volonté n'est rien d'autre que la raison pratique.
İlk başlarda Avrupalılar ile yerel Maori halkı arasındaki ilişki ticaretten ibaretti.Initialement, les interaction entre les indigènes maoris et les Européens se limitèrent à l'échange de biens.
Bundan dolayı, Oğul ezeli değildi, sadece oluştuğu Logos'tan ibaretti.Donc le Fils n'est pas éternel, contrairement au Logos qui l'a formé.
Fakat bu durum yalnızca bir propagandadan ibarettir (Dönemin destalinization propagandası).On rappelle qu'une intersection de convexes (resp. de fermés) est un convexe (resp. un fermé).
Alfabe 22 harftan ibaret olup bunların tümü ünsüz harflerdir.L'alphabet comporte 22 lettres, qui sont toutes en principe des consonnes.
Şehitlik bir kuyu üzerine inşa edilen anıttan ibarettir.C'est ce même mont-de-piété qui construit un étage au porche.
Söylentilerden ibaret bilgiler vardır.Vous pouvez imaginer les rumeurs.
Dört duvardan ibarettir.Sur quatre murs hauts.
Bu ekonomik faaliyet sadece kendi geçimlerini sağlamaktan ibaret olmuştur.Cette politique d'exclusivité aura porté ses fruits.
Eldeki bilgilerin hemen hepsi kendi eserinden bildiklerimizden ibarettir.Ils connaissent tout ce qui peut s'avérer (ou est) important pour eux.
Bu ikinci sürüm vinil formatındadır ve 500 kopyadan ibarettir.Cet album n'existe qu'en vinyles et est limité à 300 copies.
Ada, bir kale ve iskeleden ibarettir.Rappelons que l'île est une RUP et un DOM.
Bu kabul, bir törenden ibaretti.Présupposition : Tu es allé à un concert.
Yeniköy mahallesi sekiz mahalleden ibarettir.La ville est divisée en huit arrondissements.
Bu nedenle bu sav, büyük olasılıkla bir şehir efsanesinden ibarettir.L’existence de cette société semble relever d'une légende urbaine.
Doğaldır ki bütün bunlar kanıtlanamamış varsayımlardan ibarettir.Mais tout cela reste des hypothèses qu'aucun élément tangible ne vient confirmer.
Mağaraların yolları dağa işlenmiş merdivenlerden ibarettir.Les Jardins d'Étretat s'étendent sur les falaises de la Côte d'Albâtre.
Letâifnâme Eser mizahi ve gündelik hayat hakkında hikâyelerden ibarettir.Le « concert » se termine avec A Day in the Life, tel un rappel.
2005'te Birleşmiş Milletler tarafından yapılan bir tahmine göre, Beyaz Rusya'nın %40'ı ormandan ibarettir.De acuerdo a las estimaciones de la ONU en 2005, el 40 % de Bielorrusia estaba cubierto de bosques.
Bizim girdiğimiz ilk mahalleler bir kül yığınından ibaretti".Así desmintieron sus antecesores, hasta que gustaron Nuestro rigor.
Yahudi tarihi (aynı diğer ulusların tarihi gibi) sadece insan ve doğa olaylarından ibarettir.La historia judía, como las demás es un fenómeno puramente humano y natural.
Jagdtiger uzatılmış Tiger II şasesi üzerine yapılan kutu şeklinde bir üst yapıdan ibaretti.El Jagdtiger utilizaba una supestructura en forma de caja colocada encima de un chasis alargado del Tiger II.
(Ebû Saîd Ebü'l-Hayr) Tasavvuf ahlâktan ibarettir.El habitus es generalmente herbáceo (como gramíneas son en su mayoría).
Ama portreyi hiçbir zaman insan resmi çizmekten ibaret olarak görmedi.Para mí, el retrato nunca ha sido un artificio de la persona retratada.
Savaş yalnızca asker toplamak ve onlara ödeme yapmaktan ibaret olmaktan çıkmıştır.La consecuencia fue que unidades enteras se negaban a luchar hasta que les pagaran.
1900 yılında kulüp kurulduğunda Ajax amblemi bir Ajax oyuncusunun resminden ibaretti.En 1900, cuando el club fue fundado, el emblema del Ajax fue sólo una silueta de un jugador de fútbol.
Çocukluğum sadece neşeden ibaretti.Su infancia no fue muy feliz.
Bu eserler defalarca tekrarlanan birkaç ölçülük kısa parçalardan ibarettir.Como muchas piezas breves, funciona por repetición.
Zaten konuşmalarının çoğu gazetesinden okuduğu parçalardan ibarettir.La mayoría de su obra se dispersó por los periódicos donde trabajó.
Fakat bu sadece bir söylenceden ibarettir.Esto quedó en meros rumores.
Lortkipanidze; "Kanuni devrinde, Hemşin üç nahiyeden ibaretti.«Creo en la familia numerosa; toda mujer debería tener como mínimo tres maridos».
İki sınıftan ibarettir.Estas son de dos clases.
Seks hayatları ise kendi başlarına yaşadıkları tecrubelerden ibaret sadece (!).Esas lágrimas, las lágrimas son un regalo que los humanos solo tienen).
Hatta bazı şarkıları sadece skitten ibaretti.De hecho, algunas de las canciones eran profanas.
Taş evlerden ibarettir.Las casas son de piedra.
Gizli oyun en kolay uygulaması boş bir kağıda yazılan tercihten ibarettir.El trámite electrónico es más seguro que en papel.
Albümün ismi, grup üyelerinin kişiliklerini belirten birer kelimeden ibarettir.El título del álbum se refiere a como se pronuncia el nombre de la banda.
Her şey senin kendini kurtarmandan ibarettir” gibi maddelerle uyumlu” ileri sürmüştür.Retribuid, como cosa debida, a aquéllas de quienes habéis gozado como esposas.
Dört duvardan ibarettir.Pádel de cuatro paredes.
Bu kabul, bir törenden ibaretti.Es una confesión, casi.
Transformatör en basit halde, birbirine yakın konan iki sargıdan ibarettir.En su forma más simple son dos sencillos transistores realimentados entre sí.
Tekerlekler ay biçimi 2 tahta ile bunların arasında bir göbekten ibarettir.La luna acoge a ambos en su seno, sin abrirse, como la superficie del agua es atravesada por un rayo de luz.
En yaygın polihistidin etiketler 6 histidinden ibarettir.Los dados son los usuales de 6 caras.
Toplam popülasyonu sadece 100 yetişkin örnekten ibaret olduğu tahmin edilir.La población actual se estima que es menor de 100 individuos adultos.
Yiyecekleri bitkisel materyaller ve tohumlardan ibarettir.Su dieta consiste en semillas y material vegetal.
Yeni kurulan 4. Ordu'nun kurmayları, 34. Ordu'nun kurmaylarından ibaretti.Composición del III Ejército rumano. IV Cuerpo de Ejército.
Bu yapı bir esas salon ile yan odalardan ibarettir.La estrecha cocina es una de esas habitaciones.
Onun eserleri tam anlamıyla paranoya ve halüsinasyondan ibarettir.Ella reacciona con ira y paranoia.
Ailesi Anne baba ve ablasından ibarettir.Sus padres favorecieron a su hermana en lugar de ella.
Fakat gerçek, görünenden ibaret değildir.(Bambino): "ma non si vedono più i sentieri!
"Ölüm", işte şeylerin bu ritminin bir anına insanlar tarafından verilen bir addan ibarettir.Una lingua morta presuppone un popolo distrutto, questa è una verità inconfutabile».
Bir pentomino, dikgen bağıntısıyla (Greek πέντε / pente) beş eşleşik kareden ibaret bir polyomino'dur.Fortunato da Oria (Aurea) ebbe cinque figli: Oneca Fortúnez (ca.
Fakat bu sadece bir söylenceden ibarettir.Ma è solo una diceria... non è vero?
Bir fıkıh terimi olarak selam; karşılaşan iki Müslümanın birbirine yaptıkları dua cümlesinden ibarettir.Diadelfi Sono gli stami quando sono saldati tra di loro in due gruppi (uguali o diseguali).
1989 itibarıyla, kuvvetin yaklaşık 4.000 personelden ibaret olduğu düşünülmektedir.A partire dal 2009, si ritiene la forza di questa forza essere di circa 9.000 uomini.
Ancak gördüğün sadece yanılsamadan ibarettir.Vi è solo ciò che è giusto e ciò che è sbagliato.