Yani, tek boyutlu bir uzay bir çizgiden ibarettir.Un espace unidimensionnel n'est rien d'autre qu'une ligne.
Yani, tek boyutlu bir uzay bir çizgiden ibarettir.Έτσι, ένα μονοδιάστατο διάστημα είναι μια απλή γραμμή.
Yani, tek boyutlu bir uzay bir çizgiden ibarettir.אז, חלל חד מימדי הוא פשוט קו.
Yani, tek boyutlu bir uzay bir çizgiden ibarettir.لذلك فإن الفضاء أحادي الأبعاد هو مجرد خط.
Yani, tek boyutlu bir uzay bir çizgiden ibarettir.二次元の空間は
Yapabildiğim kadarıyla hakkını vermeliydim. Şu anda Arapçam sözlük kullanmaktan ibaret.Mon arabe en est réduit maintenant à utiliser un dictionnaire.
Yaptığımız temel olarak Paul Farmer'ın Haiti'de yaptıklarını uygulamaktan ibaret.우리는 본질적으로 폴 파머씨가 하이티에서 했던
Yaptığımız temel olarak Paul Farmer'ın Haiti'de yaptıklarını uygulamaktan ibaret.במהות אנחנו מטמיעים את מה שפול פרמר עשה בהאיטי,
Yaptığımız temel olarak Paul Farmer'ın Haiti'de yaptıklarını uygulamaktan ibaret.نحن نقوم في الأساس بتطبيق ما فعله باول فارمار في هاييتي،
Yaptığımız temel olarak Paul Farmer'ın Haiti'de yaptıklarını uygulamaktan ibaret.地域の有給医療従事者の育成と訓練を行って
Yaţa,nefes al iţte senin tüm varlýđýn bundan ibaretTon existence n'est basée que là dessus
Yazıyı çözmek, zihinsel bir bulmacadan ibaret olmayıp,Decifreringen af teksten er ikke bare en intellektuelt gåde..
Yazıyı çözmek, zihinsel bir bulmacadan ibaret olmayıp,Descifrar la escritura no es sólo un rompecabezas intelectual,
Yazıyı çözmek, zihinsel bir bulmacadan ibaret olmayıp,Het ontcijferen van het schrift is niet zomaar een intellectuele puzzel.
Yazıyı çözmek, zihinsel bir bulmacadan ibaret olmayıp,Kirjoituksen tulkinta ei ole pelkkä älyllinen pulma; siitä on tullut kysymys, joka on lujasti kietoutunut
Yazıyı çözmek, zihinsel bir bulmacadan ibaret olmayıp,그 글을 해독하는 것은 단순한 지적인 퍼즐이 아니라
Yazıyı çözmek, zihinsel bir bulmacadan ibaret olmayıp,Odczytywanie pisma to nie tylko intelektualna łamigłówka.
Yazıyı çözmek, zihinsel bir bulmacadan ibaret olmayıp,Rozlúštenie písma nie je len intelektuálny rébus.
Yazıyı çözmek, zihinsel bir bulmacadan ibaret olmayıp,Розшифровка письма -- не просто задачка на інтелект.
Yazıyı çözmek, zihinsel bir bulmacadan ibaret olmayıp,Такая дешифровка
Yazıyı çözmek, zihinsel bir bulmacadan ibaret olmayıp,פיענוח הכתב אינה רק חידה אינטלקטואלית;
Yazıyı çözmek, zihinsel bir bulmacadan ibaret olmayıp,فك رموز النص ليس مجرد لغز فكري ؛
Yazıyı çözmek, zihinsel bir bulmacadan ibaret olmayıp,単なる知的パズルではなく 南アジアの政治や文化史と
Yemen tek bir çerçevede düşünülüyor, sırf bundan ibaret olduğu zannediliyor."É assim o Iémen". E isso não é justo.
Yemen tek bir çerçevede düşünülüyor, sırf bundan ibaret olduğu zannediliyor.거기서 많은 고정관념이 생겼으며 마치 그게 다인냥 보여진다는 것입니다.
Yemen tek bir çerçevede düşünülüyor, sırf bundan ibaret olduğu zannediliyor.Yemen es esto.
Yemen tek bir çerçevede düşünülüyor, sırf bundan ibaret olduğu zannediliyor.Yemen tóm lại là như thế này.
Yemen tek bir çerçevede düşünülüyor, sırf bundan ibaret olduğu zannediliyor.החושבים על תימן במסגרת אחת יחידה: זה כל מה שהיא תימן.
Yemen tek bir çerçevede düşünülüyor, sırf bundan ibaret olduğu zannediliyor.والتي تضع اليمن في اطار واحد وتصور اليمن ضمن ذلك الاطار فحسب
Yemen tek bir çerçevede düşünülüyor, sırf bundan ibaret olduğu zannediliyor.捉えてしまうことですが それは私や
Yeni hayatim, guzelligin, hos olanin ve duygularin ne olduğunu anlamaya çalışmaktan ibaret.Az új életem megérteni azt, hogy miről szól a szépség, a báj és az érzelmek.
Yeni hayatim, guzelligin, hos olanin ve duygularin ne olduğunu anlamaya çalışmaktan ibaret.Cercare di capire perché qualcosa è bello, perché è carino, o perché emoziona.
Yeni hayatim, guzelligin, hos olanin ve duygularin ne olduğunu anlamaya çalışmaktan ibaret.Chci v něm pochopit krásno a emoce.
Yeni hayatim, guzelligin, hos olanin ve duygularin ne olduğunu anlamaya çalışmaktan ibaret.Cuộc sống mới của tôi là cố gắng hiểu xem vẻ đẹp là gì và sự xinh xắn, và những cảm xúc.
Yeni hayatim, guzelligin, hos olanin ve duygularin ne olduğunu anlamaya çalışmaktan ibaret.Hidup baru saya mencoba memahami apa keindahan itu, apa kecantikan itu, dan apa emosi itu.
Yeni hayatim, guzelligin, hos olanin ve duygularin ne olduğunu anlamaya çalışmaktan ibaret.In mijn nieuwe leven zoek ik naar de betekenis van schoonheid en aantrekkingskracht en emoties.
Yeni hayatim, guzelligin, hos olanin ve duygularin ne olduğunu anlamaya çalışmaktan ibaret.제 새로운 삶에서는 아름다움이 무엇인지, 예쁜 것과 감성적인 게 무엇인지 알고자 합니다
Yeni hayatim, guzelligin, hos olanin ve duygularin ne olduğunu anlamaya çalışmaktan ibaret.Mein neues Leben befasst sich damit zu verstehen, was "Schönheit" ausmacht und "hübsch" und Emotionen.
Yeni hayatim, guzelligin, hos olanin ve duygularin ne olduğunu anlamaya çalışmaktan ibaret.Mi nueva vida consiste en tratar de entender lo bello, lo bonito y las emociones.
Yeni hayatim, guzelligin, hos olanin ve duygularin ne olduğunu anlamaya çalışmaktan ibaret.Moje nowe życie polega na próbie zrozumienia na czym polega piękno urok i emocje.
Yeni hayatim, guzelligin, hos olanin ve duygularin ne olduğunu anlamaya çalışmaktan ibaret.Mon nouveau style de vie est d'essayer de comprendre ce qu'est la beauté, et ce qui est joli, et les émotions.
Yeni hayatim, guzelligin, hos olanin ve duygularin ne olduğunu anlamaya çalışmaktan ibaret.O meu novo eu quer tornar as coisas fixes e divertidas.
Yeni hayatim, guzelligin, hos olanin ve duygularin ne olduğunu anlamaya çalışmaktan ibaret.Si in viata mea noua incerc sa inteleg ce este frumusetea, si ce este dragut, precum si ce sunt emotiile.
Yeni hayatim, guzelligin, hos olanin ve duygularin ne olduğunu anlamaya çalışmaktan ibaret.Η νέα μου ζωή είναι να προσπαθώ να καταλαβαίνω τί είναι η ομορφιά, και το "ωραίο" και τα "συναισθήματα".
Yeni hayatim, guzelligin, hos olanin ve duygularin ne olduğunu anlamaya çalışmaktan ibaret.Моя новая жизнь — попытка понять, что же такое красота, привлекательность и чувства.
Yeni hayatim, guzelligin, hos olanin ve duygularin ne olduğunu anlamaya çalışmaktan ibaret.Новият ми живот се опитва да разбере за какво е красотата, хубавото и чувствата.
Yeni hayatim, guzelligin, hos olanin ve duygularin ne olduğunu anlamaya çalışmaktan ibaret.У своєму новому житті я намагаюсь зрозуміти, що таке краса, що таке "гарно" і що таке "емоції".
Yeni hayatim, guzelligin, hos olanin ve duygularin ne olduğunu anlamaya çalışmaktan ibaret.החיים החדשים שלי הם לנסות להבין מהו יופי, ויופי ורגשות.
Yeni hayatim, guzelligin, hos olanin ve duygularin ne olduğunu anlamaya çalışmaktan ibaret.حياتي الجديدة تحاول فهم ما هي حقيقة الجمال والعواطف
Yeni hayatim, guzelligin, hos olanin ve duygularin ne olduğunu anlamaya çalışmaktan ibaret.それが新しい私です ものを素敵で楽しくするというのが 私の新しいテーマです
Yine de tarih sadece Romalı erkeklerden ibaret olamaz.하지만, 우리는 로마 남자들의 역사만 보여 줄 수는 없습니다.
Yine de tarih sadece Romalı erkeklerden ibaret olamaz.Natuurlijk waren er vrouwen in de Romeinse tijd. Hier komt ie dan.
Yine de tarih sadece Romalı erkeklerden ibaret olamaz. O halde hikayemize devam ediyoruz.Ale nie możemy mieć historii wyłącznie o rzymskich mężczyznach, a więc...
Yine de tarih sadece Romalı erkeklerden ibaret olamaz. O halde hikayemize devam ediyoruz.Cependant, nous ne pouvons nous contenter d'une histoire limitée aux Romains mâles, donc voilà.
Yine de tarih sadece Romalı erkeklerden ibaret olamaz. O halde hikayemize devam ediyoruz.Dù sao thì, không thể chỉ có lịch sử của riêng đấng mày râu nên chúng ta sẽ đi khám phá.
Yine de tarih sadece Romalı erkeklerden ibaret olamaz. O halde hikayemize devam ediyoruz.Es kann aber nicht nur die Geschichte der römischen Männer geben, also wollen wir mal.
Yine de tarih sadece Romalı erkeklerden ibaret olamaz. O halde hikayemize devam ediyoruz.No entanto, não podemos ter apenas a história dos romanos homens por isso, aqui vai.
Yine de tarih sadece Romalı erkeklerden ibaret olamaz. O halde hikayemize devam ediyoruz.Sin embargo, no podemos tener una historia sólo de hombres romanos por eso allá vamos.
Yine de tarih sadece Romalı erkeklerden ibaret olamaz. O halde hikayemize devam ediyoruz.Tuttavia, non possiamo avere una storia di soli uomini Romani, quindi eccovi quella delle donne.
Yine de tarih sadece Romalı erkeklerden ibaret olamaz. O halde hikayemize devam ediyoruz.Однако мы не можем говорить только о мужчинах, поэтому попробуем разобраться.