Şimdiki online sözlükler bir ekrana fırlatılmış kağıttan ibaret.Los diccionarios electrónicos actuales son más hojas de papel en pantalla.
Şimdiki online sözlükler bir ekrana fırlatılmış kağıttan ibaret.Nuværende online ordbøger er papir, som er vist på en skærm.
Şimdiki online sözlükler bir ekrana fırlatılmış kağıttan ibaret.On-line slovníky jsou papírové slovníky hozené na obrazovku.
Şimdiki online sözlükler bir ekrana fırlatılmış kağıttan ibaret.Online woordenboeken zijn vandaag papier dat op een scherm is gegooid.
Şimdiki online sözlükler bir ekrana fırlatılmış kağıttan ibaret.Online-Wörterbücher sind momentan Papier, das auf einen Bildschirm geworfen wurde.
Şimdiki online sözlükler bir ekrana fırlatılmış kağıttan ibaret.Từ điển trực tuyến hiện nay là bản giấy quẳng lên màn hình thôi.
Şimdiki online sözlükler bir ekrana fırlatılmış kağıttan ibaret.Τα διαδικτυακά λεξικά αυτή τη στιγμή είναι σαν χάρτινες σελίδες ριγμένες πάνω στην οθόνη.
Şimdiki online sözlükler bir ekrana fırlatılmış kağıttan ibaret.Онлайн речниците в момента са хартия, хвърлена на екрана.
Şimdiki online sözlükler bir ekrana fırlatılmış kağıttan ibaret.Онлайн словари сейчас - это бумага перенесенная на экран.
Şimdiki online sözlükler bir ekrana fırlatılmış kağıttan ibaret.Онлайн-словники сьогодення є папером, перенесеним на екран.
Şimdiki online sözlükler bir ekrana fırlatılmış kağıttan ibaret.מילונים מקוונים כיום הם דפים זרוקים על מסך
Şimdiki online sözlükler bir ekrana fırlatılmış kağıttan ibaret.القواميس على الإنترنت الأن كأوراق نتصفحها على الشاشة .
Şimdiki online sözlükler bir ekrana fırlatılmış kağıttan ibaret.変わり映えしないのです リンクもたったの2つ!
Şimdi sanal kanallara bakalım. Bunlar sadece internetten ibaret değildir.iPhoneアプリやクラウドも含みます
Şimdi sanal kanallara bakalım. Bunlar sadece internetten ibaret değildir.먼저 가상 채널에 대해 살펴보죠 가상 채널에는 웹사이트뿐 아니라
Şimdi sanal kanallara bakalım. Bunlar sadece internetten ibaret değildir.لنلقي نظرة على القنوات الافتراضية التي لا تقتصر على الانترنت فقط، حيث تشمل
Siparişim masama geldiğinde küçük bir parçadan ibarettiA ajuns, şi porţia era minusculă.
Siparişim masama geldiğinde küçük bir parçadan ibarettiA když mi to donesli, bylo to malé.
Siparişim masama geldiğinde küçük bir parçadan ibarettiAztán kihozták, és nagyon kicsike volt.
Siparişim masama geldiğinde küçük bir parçadan ibarettiDe bestelling kwam, en het stuk was piepklein.
Siparişim masama geldiğinde küçük bir parçadan ibarettiDobil sem jed, zrezek je bil tanek.
Siparişim masama geldiğinde küçük bir parçadan ibarettiEs wurde serviert, und es war winzig.
Siparişim masama geldiğinde küçük bir parçadan ibaretti음식이 도착했을 때 보니 크기가 매우 작더군요.
Siparişim masama geldiğinde küçük bir parçadan ibarettiNó được mang ra, rất nhỏ.
Siparişim masama geldiğinde küçük bir parçadan ibaretti ÖfkelendimDan ketika disajikan, dan itu sangat kecil dan saya kesal.
Siparişim masama geldiğinde küçük bir parçadan ibarettiOg den ankom, og den var lillebitte.
Siparişim masama geldiğinde küçük bir parçadan ibarettiOn me l'a apportée, et c'était minuscule.
Siparişim masama geldiğinde küçük bir parçadan ibarettiPojawił się -- był maleńki.
Siparişim masama geldiğinde küçük bir parçadan ibarettiQuando arrivò, era minuscola.
Siparişim masama geldiğinde küçük bir parçadan ibarettiQuando chegou, era minúsculo.
Siparişim masama geldiğinde küçük bir parçadan ibarettiY me llegó, y era diminuto.
Siparişim masama geldiğinde küçük bir parçadan ibarettiЕе принесли, и она была крошечной.
Siparişim masama geldiğinde küçük bir parçadan ibarettiТо пристигна и беше мъничко.
Siparişim masama geldiğinde küçük bir parçadan ibarettiוהוא הגיע. והוא היה קטנטן.
Siparişim masama geldiğinde küçük bir parçadan ibarettiووصلت الشريحة ، لقد كانت صغيرة
Siparişim masama geldiğinde küçük bir parçadan ibaretti怒りを覚えました
Sizin hayatınız ve sevdiğiniz insanların hayatları onların satranç tahtasındaki birer piyondan ibarettir.A te életed és azok élete, akiket szeretsz csak parasztok a sakktáblán.
Sizin hayatınız ve sevdiğiniz insanların hayatları onların satranç tahtasındaki birer piyondan ibarettir.Euer Leben und das Leben Eurer Angehörigen sind für sie bloß Bauern auf dem Schachbrett.
Sizin hayatınız ve sevdiğiniz insanların hayatları onların satranç tahtasındaki birer piyondan ibarettir.Jou leven, en de levens van anderen, zijn niets meer dan pionnen op een schaakbord.
Sizin hayatınız ve sevdiğiniz insanların hayatları onların satranç tahtasındaki birer piyondan ibarettir.La tua vita e la vita di coloro che amiamo sono solo pedine nella loro personale scacchiera.
Sizin hayatınız ve sevdiğiniz insanların hayatları onların satranç tahtasındaki birer piyondan ibarettir.Sinun ja lähimmäistesi henki ovat vain pelinappuloita pöydällä.
Sizin hayatınız ve sevdiğiniz insanların hayatları onların satranç tahtasındaki birer piyondan ibarettir.Sua vida e a vida daqueles que você ama são apenas peões em um tabuleiro de xadrez.
Sizin hayatınız ve sevdiğiniz insanların hayatları onların satranç tahtasındaki birer piyondan ibarettir.Tu vida y la de quienes que amas son sólo peones en su tablero de ajedrez.
Sizin hayatınız ve sevdiğiniz insanların hayatları onların satranç tahtasındaki birer piyondan ibarettir.Twoje życie i życia twoich bliskich są dla nich tylko pionkami.
Sizin hayatınız ve sevdiğiniz insanların hayatları onların satranç tahtasındaki birer piyondan ibarettir.Váš život a životy těch, které milujete, jsou jen pěšáky na jejich šachovnici.
Sizin hayatınız ve sevdiğiniz insanların hayatları onların satranç tahtasındaki birer piyondan ibarettir.Viaţa dumneavoastră şi vieţile celor iubesc sunt doar pionii pe tabla de şah lor.
Sizin hayatınız ve sevdiğiniz insanların hayatları onların satranç tahtasındaki birer piyondan ibarettir.Η ζωή σου και η ζωή αυτών που αγαπάς είναι απλά πιόνια σε μια σκακιέρα.
Sıfır dereceli açı kapalı bir açıdır, bu noktadaki bir ışından ibarettir.만약 각도가 0도라면 그냥 닫혀있는 각을 뜻합니다 따라서 그냥 직선이 0도겠죠
Sıfır dereceli açı kapalı bir açıdır, bu noktadaki bir ışından ibarettir.Então você pode imaginar um ângulo onde esses dois raios desse ângulo formam uma linha.
Sıfır dereceli açı kapalı bir açıdır, bu noktadaki bir ışından ibarettir.Entonces éste ángulo aquí, suponiendo que si lo rotamos se parecería a ésto, esto sería un ángulo recto.
Sıfır dereceli açı kapalı bir açıdır, bu noktadaki bir ışından ibarettir.Jeśli macie do czynienia z kątem 0 stopni, jest to po prostu kąt zerowy. Jest to po prostu ramię w punkcie 0.
Sıfır dereceli açı kapalı bir açıdır, bu noktadaki bir ışından ibarettir.اذا كان لديك زاوية قياسها 0 درجة، فيكون لديك شكل شبيه بزاوية مغلقة --انه بالفعل شعاع على تلك النقطة
Sıfır dereceli açı kapalı bir açıdır, bu noktadaki bir ışından ibarettir.規模が大きくなるにつれて、 だんだん開いていき
Sonra insan genomu bize sadece 35.000 genden ibaret olabileceğimizi söyledi.A ľudský genóm povedal, možno máme len 35, 000 génov.
Sonra insan genomu bize sadece 35.000 genden ibaret olabileceğimizi söyledi.A pak, lidský genom říká, že snad máme jen 35 000 genů. A toto bylo skutečně --
Sonra insan genomu bize sadece 35.000 genden ibaret olabileceğimizi söyledi.Dan vertelde het menselijk genoom ons dat we misschien maar 35 duizend genen hadden.
Sonra insan genomu bize sadece 35.000 genden ibaret olabileceğimizi söyledi.Et puis le génome humain a dit, peut-être n'avons-nous seulement que 35,000 gènes.
Sonra insan genomu bize sadece 35.000 genden ibaret olabileceğimizi söyledi.Iar atunci genomul uman a spus, poate avem doar 35.000 de gene.
Sonra insan genomu bize sadece 35.000 genden ibaret olabileceğimizi söyledi.Inoltre, stando al genoma umano, forse abbiamo solo 35.000 geni.
Sonra insan genomu bize sadece 35.000 genden ibaret olabileceğimizi söyledi.많은 사람들이 정말 싫어했습니다.