Klonlama diye duyduğunuz şey de işte bundan ibaret.細菌や古細菌の場合は、染色体は細胞内に一体化しているのですが
Kolun. Zırhtan ibaret karde,sin.O teu braço... um irmão que é só uma armadura...
Kolun. Zırhtan ibaret karde,sin.Tu brazo... tu hermano no tiene cuerpo...
Kolun. Zırhtan ibaret karde,sin.Το χέρι σου... ο αδερφός είναι μόνο η πανοπλία...
Kolun. Zırhtan ibaret karde,sin.Твоя рука... брат, состоящий из доспехов...
Konu bundan ibarettir.3년을 더 살게 되었는데 말이에요.
Konu bundan ibarettir.Cam atât.
Konu bundan ibarettir.C'est cela dont on parle.
Konu bundan ibarettir.Das ist alles.
Konu bundan ibarettir.Dat is het zo'n beetje.
Konu bundan ibarettir.E é assim.
Konu bundan ibarettir.Ennyi.
Konu bundan ibarettir.E questo è quanto.
Konu bundan ibarettir.Eso es todo.
Konu bundan ibarettir.To tyle na ten temat.
Konu bundan ibarettir.Горе-долу това е.
Konu bundan ibarettir.На этом все.
Konu bundan ibarettir.וזה פחות או יותר הכל.
Konu bundan ibarettir.هذا كل شيء
Konu bundan ibarettir.問題は臨床試験が終わった時
Konunun sadece erkek ve kadından, eril ve dişilden ibaret omadığını biliyorum.Estoy usando el género binario. Sé que hay más que hombres y mujeres, hay más que hombres y mujeres.
Konunun sadece erkek ve kadından, eril ve dişilden ibaret omadığını biliyorum.저는 남성과 여성으로 구분하는 이분법을 사용하고 있어요. 물론 남성, 여성으로만 구분하는것 보다 더 많은 방법이 있지만요.
Konunun sadece erkek ve kadından, eril ve dişilden ibaret omadığını biliyorum.Požívám pohlaví binárně, i když vím, že existuje víc než jen "muži a ženy", víc než "mužské a ženské".
Konunun sadece erkek ve kadından, eril ve dişilden ibaret omadığını biliyorum.Tôi đang dùng hệ nhị phân giới tính. Tôi biết có nhiều hơn là đàn ông và phụ nữ, có nhiều hơn là nam và nữ.
Konunun sadece erkek ve kadından, eril ve dişilden ibaret omadığını biliyorum.Tudom, hogy több ez, mint férfi és nő, férfi és női.
Konunun sadece erkek ve kadından, eril ve dişilden ibaret omadığını biliyorum.Uso la dualità di genere, lo so che c'è di più che uomo e donna, c'è più di maschio e femmina.
Konunun sadece erkek ve kadından, eril ve dişilden ibaret omadığını biliyorum.Używam systemu binarnego. Wiem, że istnieje więcej niż to.
Konunun sadece erkek ve kadından, eril ve dişilden ibaret omadığını biliyorum.Я использую гендерную пару. Я знаю, что речь не только о мужчинах и женщинах, о мужском и женском поле.
Konunun sadece erkek ve kadından, eril ve dişilden ibaret omadığını biliyorum.אני משתמש בחלוקה בין מגדרים. אני יודע שיש עוד חוץ מגברים ומנשים, יש חלוקות מעבר לזכר ונקבה.
Konunun sadece erkek ve kadından, eril ve dişilden ibaret omadığını biliyorum.أنا استخدم ثنائية الجنسين. أنا أعلم أن هناك ما هو أكثر من الرجال والنساء، هناك أكثر من الذكور والإناث.
Konunun sadece erkek ve kadından, eril ve dişilden ibaret omadığını biliyorum.男女以外のジェンダーもある 女性が加害者で
Konuyla ilgili birinci teori tüm hikâyenin bundan ibaret olduğu.A primeira teoria do caso é que estava tudo escrito. (Risos)
Konuyla ilgili birinci teori tüm hikâyenin bundan ibaret olduğu.Az első elmélet az, hogy így lett megírva.
Konuyla ilgili birinci teori tüm hikâyenin bundan ibaret olduğu.De eerste theorie is dat dat haar hele verhaal is.
Konuyla ilgili birinci teori tüm hikâyenin bundan ibaret olduğu.Den första teorin säger att det är allt hon skrev.
Konuyla ilgili birinci teori tüm hikâyenin bundan ibaret olduğu.Die erste Theorie besagt, mehr gibt es nicht dazu zu wissen.
Konuyla ilgili birinci teori tüm hikâyenin bundan ibaret olduğu.첫번째는, 이것은 세상이 써내려간 전부이라는 것입니다.
Konuyla ilgili birinci teori tüm hikâyenin bundan ibaret olduğu.La première théorie concernant ce cas est " c'est fini ".
Konuyla ilgili birinci teori tüm hikâyenin bundan ibaret olduğu.La prima teoria del caso è tutto quello che ha scritto.
Konuyla ilgili birinci teori tüm hikâyenin bundan ibaret olduğu.La primera teoría es que eso ha sido todo.
Konuyla ilgili birinci teori tüm hikâyenin bundan ibaret olduğu.Pierwsza z nich zakłada, że to już wszystko - dzieło skończone.
Konuyla ilgili birinci teori tüm hikâyenin bundan ibaret olduğu.Prima teorie este ca așa a fost scris.
Konuyla ilgili birinci teori tüm hikâyenin bundan ibaret olduğu.Prvá teória je, že "to je všetko, čo napísala".
Konuyla ilgili birinci teori tüm hikâyenin bundan ibaret olduğu.První teorie zní že "to je všechno, co napsala".
Konuyla ilgili birinci teori tüm hikâyenin bundan ibaret olduğu.Η πρώτη θεωρία λέει ότι έτσι είναι το γραμμένο.
Konuyla ilgili birinci teori tüm hikâyenin bundan ibaret olduğu.Первая теория достаточно прямолинейная.
Konuyla ilgili birinci teori tüm hikâyenin bundan ibaret olduğu.Първата теория на случая е всичко, което тя е написала.
Konuyla ilgili birinci teori tüm hikâyenin bundan ibaret olduğu.התאוריה הראשונה, זה מה שהיא אומרת.
Konuyla ilgili birinci teori tüm hikâyenin bundan ibaret olduğu.النظرية الأولى لهذه الحالة أن هذا هو كل ما حدث.
Konuyla ilgili birinci teori tüm hikâyenin bundan ibaret olduğu.「母なるものがそう決めたから」 この理論では
Kültür aile fikrini değiştirdi, aile ise bir fikirden ibarettir.Budaya telah mengubah gagasan keluarga, dan keluarga hanya menjadi sebuah ide.
Kültür aile fikrini değiştirdi, aile ise bir fikirden ibarettir.Kulttuuri on muuttanut perheen ideaa, ja perheestä on tullut pelkkä idea.
Kültür aile fikrini değiştirdi, aile ise bir fikirden ibarettir.La cultura ha cambiado la idea de familia, y la familia es solo una idea. En tal grupo;
Kültür aile fikrini değiştirdi, aile ise bir fikirden ibarettir.LA cultura ha cambiato l'idea di famiglia, e la famiglia è solo un'idea
Kültür aile fikrini değiştirdi, aile ise bir fikirden ibarettir.Η κουλτούρα (πολιτισμός) αλλάζει την ιδέα της οικογένειας, και η οικογένεια είναι απλώς μια ιδέα.
Kültür aile fikrini değiştirdi, aile ise bir fikirden ibarettir.Културата е променила идеята за семейството, а семейството е просто идея.
Kuulandığımız en son teknoloji yöntem bundan ibaret.Acesta este cea mai avansată metodă folosită azi.
Kuulandığımız en son teknoloji yöntem bundan ibaret.C'est la manière actuelle de le faire.
Kuulandığımız en son teknoloji yöntem bundan ibaret.Dies ist der aktuelle Stand der Diagnosetechnik.
Kuulandığımız en son teknoloji yöntem bundan ibaret.Dit is de stand van zaken van hoe we het doen.