Ana içeriğe geç
Sözlük

ibaret ile cümle

ibaret kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Finansal kriz gercekten de sadece bu hızlı değişimi ivmelendirmeden ibaret bir olay.500年に及ぶ 西洋支配の終焉という 大きな変化を加速させました
Finansal kriz gercekten de sadece bu hızlı değişimi ivmelendirmeden ibaret bir olay.금융위기는 사실 상대적으로 작은 역사적 현상입니다. 이것이 거대한 변화를 가속화시키죠.
Finansal kriz gercekten de sadece bu hızlı değişimi ivmelendirmeden ibaret bir olay.המשבר הפיננסי הינו תופעה היסטורית שולית יחסית, שבדיוק האיצה את התזוזה העצומה הזו,
Finansal kriz gercekten de sadece bu hızlı değişimi ivmelendirmeden ibaret bir olay.الأزمة المالية حقاً تعتبر ظاهرة تاريخية نسبياً، التى وصلنا إليها سريعاً هذا التغير الضخم،
Gazeteciliğin tarihi de bundan ibarettir.A taká je podstata žurnalistiky.
Gazeteciliğin tarihi de bundan ibarettir.A taková je i podstata žurnalistiky.
Gazeteciliğin tarihi de bundan ibarettir.É essa a história do jornalismo. CA:
Gazeteciliğin tarihi de bundan ibarettir.En dat is de geschiedenis van het journalisme.
Gazeteciliğin tarihi de bundan ibarettir.E questo costituisce la storia del giornalismo.
Gazeteciliğin tarihi de bundan ibarettir.És ebből áll az újságírás történelme.
Gazeteciliğin tarihi de bundan ibarettir.Es la historia del periodismo.
Gazeteciliğin tarihi de bundan ibarettir.Et c'est là l'histoire du journalisme.
Gazeteciliğin tarihi de bundan ibarettir.Iar asta este şi istoria jurnalismului.
Gazeteciliğin tarihi de bundan ibarettir.In to je zgodovina novinarstva.
Gazeteciliğin tarihi de bundan ibarettir.Ja sitähän journalismin historia on.
Gazeteciliğin tarihi de bundan ibarettir.또한 저널리즘의 역사가 그러합니다.
Gazeteciliğin tarihi de bundan ibarettir.Og det er det, der er historien om journalistik.
Gazeteciliğin tarihi de bundan ibarettir.Sejarah jurnalisme memang seperti itu
Gazeteciliğin tarihi de bundan ibarettir.Und das ist die Geschichte des Journalismus.
Gazeteciliğin tarihi de bundan ibarettir.Và đó chính là lịch sử của ngành báo chí.
Gazeteciliğin tarihi de bundan ibarettir.Właśnie taka jest historia dziennikarstwa.
Gazeteciliğin tarihi de bundan ibarettir.Και αυτός είναι ο σκοπός της δημοσιογραφίας.
Gazeteciliğin tarihi de bundan ibarettir.И така посочва историята на журналистиката.
Gazeteciliğin tarihi de bundan ibarettir.И это то, что и составляет историю журналистики.
Gazeteciliğin tarihi de bundan ibarettir.ואלו הן תולדות העיתונות.
Gazeteciliğin tarihi de bundan ibarettir.وهذا هو محورتاريخ الصحافة .
Gazeteciliğin tarihi de bundan ibarettir.しかし リスクはありませんか?
Genin ne olduğunu söylemek hiç bir ilerleme sağlamıyordu. Bu sadece nükleer bilimden ibaretti.Det var ikke på vej noget sted hen, I ved, og sagde at genet var; det var bare nuklear videnskab.
Gün boyunca yapmaya çalıştığım bundan ibaret.C'est tout ce que j'essaie de faire, toute la journée.
Gün boyunca yapmaya çalıştığım bundan ibaret.Das ist es, was ich den ganzen Tag versuche.
Gün boyunca yapmaya çalıştığım bundan ibaret.Dat is wat ik probeer de hele dag.
Gün boyunca yapmaya çalıştığım bundan ibaret.Doar asta încerc să fac cât e ziua de lungă.
Gün boyunca yapmaya çalıştığım bundan ibaret.Đó là tất cả những những gì tôi đang cố gắng làm, suốt mọi ngày.
Gün boyunca yapmaya çalıştığım bundan ibaret.Egész nap csak ezekre keresem a választ.
Gün boyunca yapmaya çalıştığım bundan ibaret.Es lo único que trato de hacer, todo el día.
Gün boyunca yapmaya çalıştığım bundan ibaret.하루종일 그것만 생각합니다.
Gün boyunca yapmaya çalıştığım bundan ibaret.Non faccio altro, tutto il giorno.
Gün boyunca yapmaya çalıştığım bundan ibaret.Właśnie tym zajmuję się całymi dniami.
Gün boyunca yapmaya çalıştığım bundan ibaret.Това е всичко, което се опитвам да правя по цял ден.
Gün boyunca yapmaya çalıştığım bundan ibaret.Это всё, что я стараюсь делать целый день.
Gün boyunca yapmaya çalıştığım bundan ibaret.זה כל מה שאני מנסה לעשות, כל היום כולו.
Gün boyunca yapmaya çalıştığım bundan ibaret.هذا كل ما أحاول القيام به على مدار كل يوم.
Gün boyunca yapmaya çalıştığım bundan ibaret.他にも食事をしたり おやつをつまんだり
Gündüz vakti gördüklerimiz düz arazilerden ibaret.Amit napközben látunk, azok a tájaink.
Gündüz vakti gördüklerimiz düz arazilerden ibaret.Ce qu'on voit de jour, ce sont les paysages.
Gündüz vakti gördüklerimiz düz arazilerden ibaret.Ciò che vediamo durante il giorno sono i nostri paesaggi.
Gündüz vakti gördüklerimiz düz arazilerden ibaret.Dan zien we onze landschappen.
Gündüz vakti gördüklerimiz düz arazilerden ibaret.낮에 볼 수 있는 모습은 지구의 지형입니다.
Gündüz vakti gördüklerimiz düz arazilerden ibaret.Lo que vemos es nuestros paisajes.
Gündüz vakti gördüklerimiz düz arazilerden ibaret.Mutta laskeudutaan vähän syvemmälle vilkaisemaan tilannetta päiväsaikaan.
Gündüz vakti gördüklerimiz düz arazilerden ibaret.O que vemos durante o dia são as nossas paisagens.
Gündüz vakti gördüklerimiz düz arazilerden ibaret.Pe timp de zi se văd peisajele.
Gündüz vakti gördüklerimiz düz arazilerden ibaret.To, čo vidíme cez deň, je naša krajina.
Gündüz vakti gördüklerimiz düz arazilerden ibaret.Was wir bei Tageslicht sehen sind unsere Landschaften.
Gündüz vakti gördüklerimiz düz arazilerden ibaret.Za dnia widzimy różne krajobrazy.
Gündüz vakti gördüklerimiz düz arazilerden ibaret.То, что мы сможем увидеть днём — это земные ландшафты.
Gündüz vakti gördüklerimiz düz arazilerden ibaret.במבט באור יום.
Gündüz vakti gördüklerimiz düz arazilerden ibaret.ما نشاهده خلال النهار هي المناظر الطبيعية لكوكبنا.
Gündüz vakti gördüklerimiz düz arazilerden ibaret.これはブラジルアマゾンの中南部にある ロンドニア州です
Günümüzdeki toplumsal cinsiyet anlayışı salt eşitsizlikten ibaret.Die Verteilung der Geschlechterrollen ist eine große Ungerechtigkeit.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod