Dört girdi-çıktı durumundan ibaret olan sıradan bir mantık kapısından fazlası değil.Een simpele logische poort met vier input-output-staten.
Dört girdi-çıktı durumundan ibaret olan sıradan bir mantık kapısından fazlası değil.Ez egy szimpla logikai kapu, négy bemeneti-kimeneti állapottal.
Dört girdi-çıktı durumundan ibaret olan sıradan bir mantık kapısından fazlası değil.NAND tidak lebih dari logika sepele dengan empat lokasi input dan output.
Dört girdi-çıktı durumundan ibaret olan sıradan bir mantık kapısından fazlası değil.Není to nic víc, než triviální logická brána s čtyřmi stavy vstup-výstup.
Dört girdi-çıktı durumundan ibaret olan sıradan bir mantık kapısından fazlası değil.Nó chẳng hơn gì một cổng logic tầm thường với bốn đầu vào-ra.
Dört girdi-çıktı durumundan ibaret olan sıradan bir mantık kapısından fazlası değil.No es más que una compuerta lógica elemental con cuatro estados de entrada-salida.
Dört girdi-çıktı durumundan ibaret olan sıradan bir mantık kapısından fazlası değil.Non è altro che una semplice porta logica con quattro stati di input-output.
Dört girdi-çıktı durumundan ibaret olan sıradan bir mantık kapısından fazlası değil.Nu-i altceva decât o poartă logică banală cu patru faze de input-output.
Dört girdi-çıktı durumundan ibaret olan sıradan bir mantık kapısından fazlası değil.To banalna bramka logiczna z czterema stanami wejścia-wyjścia.
Dört girdi-çıktı durumundan ibaret olan sıradan bir mantık kapısından fazlası değil.Δεν είναι παρά μια κοινότυπη λογική πύλη με τέσσερις καταστάσεις εισόδου-εξόδου.
Dört girdi-çıktı durumundan ibaret olan sıradan bir mantık kapısından fazlası değil.Това е обикновена логическа врата с четири състояния за входни и изходни данни.
Dört girdi-çıktı durumundan ibaret olan sıradan bir mantık kapısından fazlası değil.Это не более чем тривиальный логический оператор с четырьмя состояниями входа-выхода.
Dört girdi-çıktı durumundan ibaret olan sıradan bir mantık kapısından fazlası değil.מדובר בשער לוגי טרביאלי, בן ארבעה מצבי קלט-פלט אפשריים.
Dört girdi-çıktı durumundan ibaret olan sıradan bir mantık kapısından fazlası değil.ليست أكثر من بوابة منطقية بسيطة لها أربع حالات للمداخل والمخارج.
Dört girdi-çıktı durumundan ibaret olan sıradan bir mantık kapısından fazlası değil.単純な論理ゲートです この旅路は 学生に こう言って始めます—
"Durum kısaca şundan ibaret:"A tények röviden ezek:
"Durum kısaca şundan ibaret: Beş için uzun bir ziyaret sırasında, yıllar önce"De feiten zijn in het kort deze: zo'n vijf jaar geleden, tijdens een langdurig bezoek aan
"Durum kısaca şundan ibaret: Beş için uzun bir ziyaret sırasında, yıllar önce"Τα γεγονότα είναι εν συντομία οι εξής: πέντε περίπου χρόνια πριν, κατά τη διάρκεια μιας μακράς επίσκεψης στο
"Durum kısaca şundan ibaret: Beş için uzun bir ziyaret sırasında, yıllar önce"Факти коротко такі: близько п'яти років тому, під час тривалих відвідин
"Durum kısaca şundan ibaret: Beş için uzun bir ziyaret sırasında, yıllar önce"Факты вкратце таковы: около пяти лет назад, во время длительных посещения
"Durum kısaca şundan ibaret:"Các dữ kiện được một thời gian ngắn này:
"Durum kısaca şundan ibaret:"Dejstva so na kratko ti: Nekateri pet
"Durum kısaca şundan ibaret:"Die Fakten sind kurz diese: Rund fünf
"Durum kısaca şundan ibaret:"Fakta är kortfattat dessa:
"Durum kısaca şundan ibaret:"Fakta-fakta secara singkat ini:
"Durum kısaca şundan ibaret:"Fakta jsou stručně tyto:
"Durum kısaca şundan ibaret:"Fakty są te krótko: około pięciu
"Durum kısaca şundan ibaret:"Fakty sú stručne tieto:
"Durum kısaca şundan ibaret:"Faptele sunt pe scurt urmatoarele:
"Durum kısaca şundan ibaret:"I fatti sono questi in breve:
"Durum kısaca şundan ibaret:"Kendsgerningerne er kort disse:
"Durum kısaca şundan ibaret:"사실은 간략하게 다음 위치 : 일부 다섯
"Durum kısaca şundan ibaret:"Les faits sont brièvement les suivantes:
"Durum kısaca şundan ibaret:"Tosiasiat ovat lyhyesti nämä:
"Durum kısaca şundan ibaret:"Фактите са накратко следните:
"Durum kısaca şundan ibaret:"העובדות הן בקצרה אלה: יש חמש
"Durum kısaca şundan ibaret:"إن هذه الحقائق هي باختصار : بعض خمسة
"Durum kısaca şundan ibaret:に長い訪問中に、数年前
Duyduğunuz diğer her şey, propagandadan ve karmaşadan ibaret.Al de rest is gewoon propaganda en verwarring.
Duyduğunuz diğer her şey, propagandadan ve karmaşadan ibaret.Cokoli jiného, co slyšíte, je propaganda a mlžení.
Duyduğunuz diğer her şey, propagandadan ve karmaşadan ibaret.Der Rest ist nur Propaganda und Lärm.
Duyduğunuz diğer her şey, propagandadan ve karmaşadan ibaret.이밖에 여러분이 듣는 것들은 단지 선전이고 혼동일 뿐입니다.
Duyduğunuz diğer her şey, propagandadan ve karmaşadan ibaret.Minden más, amit hallanak csupán propaganda és zavarkeltés.
Duyduğunuz diğer her şey, propagandadan ve karmaşadan ibaret.Orice altceva auziți e doar propagandă şi confuzie.
Duyduğunuz diğer her şey, propagandadan ve karmaşadan ibaret.Todo lo demás que se escucha es sólo propaganda y confusión.
Duyduğunuz diğer her şey, propagandadan ve karmaşadan ibaret.Tout le reste n'est que propagande et confusion.
Duyduğunuz diğer her şey, propagandadan ve karmaşadan ibaret.Tutto il resto è solo propaganda e confusione.
Duyduğunuz diğer her şey, propagandadan ve karmaşadan ibaret.Wszystkie inne głosy sieją tylko propagandę i dezorientację.
Duyduğunuz diğer her şey, propagandadan ve karmaşadan ibaret.Всё остальное, что вы слышите, — просто пропаганда и разнобой мнений.
Duyduğunuz diğer her şey, propagandadan ve karmaşadan ibaret.Всичко друго, което чувате, е просто пропаганда и объркване.
Duyduğunuz diğer her şey, propagandadan ve karmaşadan ibaret.כל דבר אחר שאתם שומעים הוא רק תעמולה ובלבול.
Duyduğunuz diğer her şey, propagandadan ve karmaşadan ibaret.أي شيء إضافي تسمعه هو فقط دعاية وفوضى .
Duyduğunuz diğer her şey, propagandadan ve karmaşadan ibaret.鍵はこれです:これは40万年分の記録です
Eğlenceden ibaret ve insanlar eğlenmeyi seviyorlar.Aπλά είναι διασκεδαστικό, και οι άνθρωποι λατρεύουν να κινούνται κάνοντας διασκεδαστικά πράγματα.
Eğlenceden ibaret ve insanlar eğlenmeyi seviyorlar.C'est juste marrant, et les gens adorent se déplacer en faisant des trucs marrants.
Eğlenceden ibaret ve insanlar eğlenmeyi seviyorlar.E' puro divertimento, e le persone amano andare in giro facendo cose divertenti.
Eğlenceden ibaret ve insanlar eğlenmeyi seviyorlar.Es divertido y a la gente le encanta andar por ahí haciendo cosas divertidas.
Eğlenceden ibaret ve insanlar eğlenmeyi seviyorlar.Es macht einfach Spaß und die Menschen lieben es herumzufahren und lustige Dinge zu tun.
Eğlenceden ibaret ve insanlar eğlenmeyi seviyorlar.או גלישת סקי. זה פשוט כיף, ואנשים אוהבים להסתובב ולהנות.
Elbette bu sadece verilerden ibaret değil.Ale nie chodzi tylko o suche dane.