Ana içeriğe geç
Sözlük

ibaret ile cümle

ibaret kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Aslında gördükleri şey tek boyuttan ibarettir, tek bir çizgi.Ciò che vedono, in sostanza, è un'unica dimensione, una linea.
Aslında gördükleri şey tek boyuttan ibarettir, tek bir çizgi.Eles veem apenas uma dimensão, uma linha.
Aslında gördükleri şey tek boyuttan ibarettir, tek bir çizgi.Elles voient une seule dimension, une ligne.
Aslında gördükleri şey tek boyuttan ibarettir, tek bir çizgi.Lo que ven es, en esencia, una dimensión, una línea.
Aslında gördükleri şey tek boyuttan ibarettir, tek bir çizgi.Về cơ bản, những gì họ nhìn thấy chỉ là một chiều, một đường thẳng.
Aslında gördükleri şey tek boyuttan ibarettir, tek bir çizgi.Widzą w zasadzie jeden wymiar, linię.
Aslında gördükleri şey tek boyuttan ibarettir, tek bir çizgi.Ze zien slechts één dimensie, een lijn.
Aslında gördükleri şey tek boyuttan ibarettir, tek bir çizgi.Ό,τι βλέπουν έχει αποκλειστικά μία και μόνο διάσταση, μια γραμμή.
Aslında gördükleri şey tek boyuttan ibarettir, tek bir çizgi.Давайте посмотрим, как выглядит мир их глазами.
Aslında gördükleri şey tek boyuttan ibarettir, tek bir çizgi.מה שהם רואים הוא בעיקרון חד מימדי, קו.
Aslında gördükleri şey tek boyuttan ibarettir, tek bir çizgi.فما تراه هو في الأساس بُعد واحد، مجرد خط.
Aslında gördükleri şey tek boyuttan ibarettir, tek bir çizgi.一本の線です でもアボットのフラットランドでは
Aslında özenli benzetmelerden ibaret olan düşünme deneyleri kullandı ve en büyük buluşlarını gerçekleştirdi.그는 그의 가장 위대한 발견 중 몇을 찾아내는 데 본질적으로는 정교한 유추라고 할 수 있는 사고 실험을 훌륭하게 이용했습니다.
Aslında özenli benzetmelerden ibaret olan düşünme deneyleri kullandı ve en büyük buluşlarını gerçekleştirdi.Usó experimentos de ideas, que en esencia son analogías elaboradas, para lograr sus mayores descubrimientos.
Aslında özenli benzetmelerden ibaret olan düşünme deneyleri kullandı ve en büyük buluşlarını gerçekleştirdi.Провівши славетні мисленнєві експерименти - по суті, складні аналогії, він здійснив свої найбільші відкриття.
Aslında özenli benzetmelerden ibaret olan düşünme deneyleri kullandı ve en büyük buluşlarını gerçekleştirdi.נודע שהשתמש בניסויים מחשבתיים, שהם, למעשה, אנלוגיות משוכללות, כדי להגיע לכמה מהתגליות הגדולות ביותר שלו.
Aslında özenli benzetmelerden ibaret olan düşünme deneyleri kullandı ve en büyük buluşlarını gerçekleştirdi.وقد إستخدم بصورة مكثقة التجارب الفكرية التي ترفع من قدرته في القياس والمقارنة لكي يصل إلى بعض أعظم إكتشافاته
Aslında özenli benzetmelerden ibaret olan düşünme deneyleri kullandı ve en büyük buluşlarını gerçekleştirdi.思考的実験を用いていました いくつもの偉大な発見をしてきたのは知るところです 既知と未知を類推を通して
Aslında yaptığım şey, gayet basit bir şeyi oldukça uzun soluklu br şekilde açıklamaktan ibaretti. -A to bol zložitý spôsob, ako vysvetliť niečo veľmi jednoduché. Vypočítam príklad.
Aslında yaptığım şey, gayet basit bir şeyi oldukça uzun soluklu br şekilde açıklamaktan ibaretti. -I to była tylko bardzo rozwlekła droga wyjaśniania czegoś bardzo prostego, i pokażę to na przykładzie.
Aslında yaptığım şey, gayet basit bir şeyi oldukça uzun soluklu br şekilde açıklamaktan ibaretti. -이것은 아주 간단한 것을 길고 복잡하게 셜명하는 방법입니다 예를 들어보겠습니다
Aslında yaptığım şey, gayet basit bir şeyi oldukça uzun soluklu br şekilde açıklamaktan ibaretti. -Vypočítám příklad. Řekněme, že napětí je...
Aslında yaptığım şey, gayet basit bir şeyi oldukça uzun soluklu br şekilde açıklamaktan ibaretti. -Y esa fuera una manera larga de explicar algo muy simple. Voy a dar un ejemplo.
Aslında yaptığım şey, gayet basit bir şeyi oldukça uzun soluklu br şekilde açıklamaktan ibaretti. -І це був просто найнудніший спосіб розповісти дещо дуже просте, і я зроблю приклад.
Aslında yaptığım şey, gayet basit bir şeyi oldukça uzun soluklu br şekilde açıklamaktan ibaretti. -Това беше много дълъг начин за обяснение на нещо много просто, ще направя и един пример.
Aslında yaptığım şey, gayet basit bir şeyi oldukça uzun soluklu br şekilde açıklamaktan ibaretti. -וזו היתה בסך הכל דרך ארוכה של הסבר של משהו מאד פשוט, ואני אכין דוגמא.
Asya'nin sadece birşeyden ibaret olmadığını hatırlamkta fayda var.아시아가 단일체가 아니라는 것을 기억해야 합니다.
Asya'nin sadece birşeyden ibaret olmadığını hatırlamkta fayda var.Perlu diingat Asia bukan hanya satu negara.
Asya'nin sadece birşeyden ibaret olmadığını hatırlamkta fayda var.חשוב לזכור שאסיה אינה מיקשה אחת.
Asya'nin sadece birşeyden ibaret olmadığını hatırlamkta fayda var.من الجدير تذكر أن آسيا ليست شيء واحد.
Asya'nin sadece birşeyden ibaret olmadığını hatırlamkta fayda var.日本にいるとしたら
Başka bir tane çizeyim. Olay, görsellemekten ibaret.Así que vamos a decir que esto es mi eje x, es mi eje y.
Bazen sadece çöpten ibaretler ama basın abartıyor.A veces es basura, pero la prensa es ciega.
Bazen sadece çöpten ibaretler ama basın abartıyor.Cateodata e un gunoi, dar presa este ninsa.
Bazen sadece çöpten ibaretler ama basın abartıyor.Czasami to śmieci, ale prasa jest zawalona.
Bazen sadece çöpten ibaretler ama basın abartıyor.Des fois, c'est pourri mais la presse est impressionnée.
Bazen sadece çöpten ibaretler ama basın abartıyor.Đôi khi chúng khá rác rưởi, nhưng truyền thông đã làm mờ tất cả.
Bazen sadece çöpten ibaretler ama basın abartıyor.가끔은 진짜 별로인데도 기자들은 극찬해
Bazen sadece çöpten ibaretler ama basın abartıyor.Manchmal ist es Müll, aber die Presse läuft.
Bazen sadece çöpten ibaretler ama basın abartıyor.Qualche volta è immondizia, ma la stampa è fregata.
Bazen sadece çöpten ibaretler ama basın abartıyor.Soms is het troep maar de pers ziet het niet
Bazen sadece çöpten ibaretler ama basın abartıyor.Μερικές φορές πουλάω σκουπίδια, αλλά ο τύπος είναι ναρκωμένος.
Bazen sadece çöpten ibaretler ama basın abartıyor.Иногда, это просто мусор, но газеты в восторге.
Bazen sadece çöpten ibaretler ama basın abartıyor.Понякога е боклук, но пресата е овладяна.
Bazen sadece çöpten ibaretler ama basın abartıyor.לפעמים זה זבל, אבל העיתונות מסונוורת.
Bazen sadece çöpten ibaretler ama basın abartıyor.بعض الأحيان تكون قمامة، ولكن الصحافة منشغلة فلا تبالي.♪♫♪
Bazen sadece çöpten ibaretler ama basın abartıyor.コンピュータを買ったの じゃあソフトを買いな
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.Ce n'était pas une excuse pour raffiner quelques rendus graphiques.
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.Es ging nicht nur darum ein paar Grafikroutinen zu optimieren.
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.Hal ini bukanlah sekedar merubah beberapa prosedur grafis.
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.Het was geen kwestie van een paar grafische routines verbeteren.
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.이건 단순히 그래픽 처리부분을 일부 손 보는 문제가 아닙니다.
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.Nebylo to jen o tom vyladit nějaké grafické rutiny (standardní programy).
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.No fue solamente cuestión de poner a punto unas rutinas gráficas.
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.Nó không chỉ là việc điều chỉnh các đoạn chương trình đồ họa.
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.Non si trattava soltanto di aggiustare qualche programmazione grafica.
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.Nu a fost doar o mică îmbunătăţire a rutinelor grafice.
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.To nie była tylko kwestia dostrojenia kilku procedur graficznych.
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.Δεν ήταν απλά ένα θέμα ρύθμισης κάποιου κώδικα ρουτίνας γραφικών.
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.И это не было вопросом лишь настройки нескольких графических систем.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod