Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.Не беше просто въпрос на настройка на някои графични програми.
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.Це було не просто справою налагодження деяких графічних процедур.
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.זה לא היה ענין של כוונון כמה פונקציות גראפיות.
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.لم يكن مجرد مسألة ضبط بعض تعليمات الرسوميات.
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.グラフィックスルーチンもなければ マウスドライバもなかったのです
Bedenimden ibaret olmadığımı biliyorum ve sizin de sizinkinden olmadığını da.Eu sei que não sou o meu corpo, e também sei que não são o vosso.
Bedenimden ibaret olmadığımı biliyorum ve sizin de sizinkinden olmadığını da.Ich weiß, dass ich nicht mein Körper bin. Und ich weiß auch, dass ihr nicht euer Körper seid.
Bedenimden ibaret olmadığımı biliyorum ve sizin de sizinkinden olmadığını da.Ik weet dat ik niet mijn lichaam ben, en ik weet dat jij niet het jouwe bent.
Bedenimden ibaret olmadığımı biliyorum ve sizin de sizinkinden olmadığını da.Io so che non sono il mio corpo, e so anche che tu non sei il tuo.
Bedenimden ibaret olmadığımı biliyorum ve sizin de sizinkinden olmadığını da.Ja viem, že nie som svoje telo a tiež viem, že vy nie ste svoje.
Bedenimden ibaret olmadığımı biliyorum ve sizin de sizinkinden olmadığını da.Jeg ved at jeg ikke er min krop, og jeg ved også at I ikke er jeres.
Bedenimden ibaret olmadığımı biliyorum ve sizin de sizinkinden olmadığını da.Je sais que je ne suis pas mon corps, et je sais aussi que vous n"êtes pas le vôtre.
Bedenimden ibaret olmadığımı biliyorum ve sizin de sizinkinden olmadığını da.전 제 육체 그대로가 아니에요. 여러분들도 마찬가지구요.
Bedenimden ibaret olmadığımı biliyorum ve sizin de sizinkinden olmadığını da.Saya tahu bahwa saya bukanlah milik saya. dan saya juga tahu bahwa Anda bukanlah milik Anda
Bedenimden ibaret olmadığımı biliyorum ve sizin de sizinkinden olmadığını da.Sé que no soy mi cuerpo, y también sé que no eres el tuyo.
Bedenimden ibaret olmadığımı biliyorum ve sizin de sizinkinden olmadığını da.Știu că nu sunt corpul meu și știu că nici voi nu sunteți al vostru.
Bedenimden ibaret olmadığımı biliyorum ve sizin de sizinkinden olmadığını da.Tudom, hogy nem a testem vagyok, és azt is tudom, hogy ti sem a testetek vagytok.
Bedenimden ibaret olmadığımı biliyorum ve sizin de sizinkinden olmadığını da.Vím, že nejsem mé tělo a také vím, že vy nejste ta vaše.
Bedenimden ibaret olmadığımı biliyorum ve sizin de sizinkinden olmadığını da.Wiem, że nie jestem tylko swoim ciałem i wiem, że ty nie jesteś swoim.
Bedenimden ibaret olmadığımı biliyorum ve sizin de sizinkinden olmadığını da.Ξέρω ότι δεν είμαι το σώμα μου, και επίσης ξέρω ότι ούτε εσείς είσαστε.
Bedenimden ibaret olmadığımı biliyorum ve sizin de sizinkinden olmadığını da.Знам, че аз не съм моето тяло и аз също знам, че вие не сте вашите тела.
Bedenimden ibaret olmadığımı biliyorum ve sizin de sizinkinden olmadığını da.Я знаю, что я — это не моё тело. И что вы — это не ваши тела.
Bedenimden ibaret olmadığımı biliyorum ve sizin de sizinkinden olmadığını da.בדיוק כפי שהוא נמצא בכל אחד מאיתנו. אני יודעת שאני לא הגוף שלי,
Bedenimden ibaret olmadığımı biliyorum ve sizin de sizinkinden olmadığını da.أعرف أني لست جسدي، و أنت لست جسدك.
Bedenimden ibaret olmadığımı biliyorum ve sizin de sizinkinden olmadığını da.皆さんの体だけが 皆さん自身ではないのです 外見や出身地
Belki de hikayeler, ruhu olan veriden ibarettir.A možno sú príbehy len údaje s dušou.
Belki de hikayeler, ruhu olan veriden ibarettir.A příběhy jsou možná jen data s duší.
Belki de hikayeler, ruhu olan veriden ibarettir.E forse la storie sono semplicemente dei dati con un'anima.
Belki de hikayeler, ruhu olan veriden ibarettir.Ehkä tarinat ovatkin vain tutkimusaineistoa, jolla on sielu.
Belki de hikayeler, ruhu olan veriden ibarettir.És az is lehet, hogy a történetek nagyon is olyan adatok, melyeknek lelke van.
Belki de hikayeler, ruhu olan veriden ibarettir.Et peut-être que les histoires ne sont rien d'autre que des données scientifiques avec une âme.
Belki de hikayeler, ruhu olan veriden ibarettir.I może historie są po prostu informacjami, które posiadają duszę.
Belki de hikayeler, ruhu olan veriden ibarettir.In mogoče so zgodbe samo podatki z dušo.
Belki de hikayeler, ruhu olan veriden ibarettir.이야기라는 것은 어쩌면 영혼이 담긴 데이터일지도 모르고
Belki de hikayeler, ruhu olan veriden ibarettir.Misschien zijn verhalen gewoon gegevens met een ziel.
Belki de hikayeler, ruhu olan veriden ibarettir.Mungkin cerita adalah data yang punya jiwa.
Belki de hikayeler, ruhu olan veriden ibarettir.Och kanske är berättelser bara besjälad data.
Belki de hikayeler, ruhu olan veriden ibarettir.Og måske er fortællinger bare data med sjæl.
Belki de hikayeler, ruhu olan veriden ibarettir.Talvez as histórias sejam só dados com uma alma.
Belki de hikayeler, ruhu olan veriden ibarettir.Und vielleicht sind Geschichten ja einfach Daten mit Seele.
Belki de hikayeler, ruhu olan veriden ibarettir.Và có lẽ những câu chuyện chỉ là những dữ liệu có tâm hồn.
Belki de hikayeler, ruhu olan veriden ibarettir. Ve belki ben de sadece bir hikaye anlatıcısıyım.Poate că poveştile sunt informaţii cu un suflet şi poate sunt doar o povestitoare.
Belki de hikayeler, ruhu olan veriden ibarettir.Y tal vez las historias sean solamente datos con alma.
Belki de hikayeler, ruhu olan veriden ibarettir.Και πιθανώς οι ιστορίες είναι απλώς δεδομένα με ψυχή.
Belki de hikayeler, ruhu olan veriden ibarettir.А може би историите са просто информация с душа.
Belki de hikayeler, ruhu olan veriden ibarettir.И, может быть, истории это просто информация, поданная с душой.
Belki de hikayeler, ruhu olan veriden ibarettir.І можливо історії - це факти подані з душею.
Belki de hikayeler, ruhu olan veriden ibarettir.ואולי סיפורים הם פשוט נתונים עם נשמה.
Belki de hikayeler, ruhu olan veriden ibarettir.وربما القصص هى مجرد معلومات لها روح.
Belki de hikayeler, ruhu olan veriden ibarettir.やっぱり私はストーリーテラーなんだと
Belki de kayak. Eğlenceden ibaret ve insanlar eğlenmeyi seviyorlar.스키. 그냥 재미있습니다. 사람들은 재미있는 것을 하기 위해 돌아다니는 것을 좋아합니다
Belki de kayak. Eğlenceden ibaret ve insanlar eğlenmeyi seviyorlar.Sau o alternativă la ski, deoarece este distractiv, iar oamenilor le place să se distreze.
Belki de kayak. Eğlenceden ibaret ve insanlar eğlenmeyi seviyorlar.To zabawne, a ludzie kochają ruch i zabawę.
Belki de kayak. Eğlenceden ibaret ve insanlar eğlenmeyi seviyorlar.Или каране на ски. просто е забавно, а хората обичат да се движат наоколо и да правят забавни неща.
Belki de kayak. Eğlenceden ibaret ve insanlar eğlenmeyi seviyorlar.Это весело, а людям нравится весело передвигаться по городу.
Belki de kayak. Eğlenceden ibaret ve insanlar eğlenmeyi seviyorlar.أو للتزلج على الثلوج. إنه ممتع، والناس بحاجة للاستمتاع أثناء تنقلاتهم.
Belki de kayak. Eğlenceden ibaret ve insanlar eğlenmeyi seviyorlar.そして今上げた産業の全てが-
Benzerlerini düşünün işte. Tamamen komediden ibaret.実にもって おかしなことです
Beynimiz milyarlarca aktif nörondan ibarettir, sinir hücrelerini uç uca eklediğinizde 170,000 km. oluyor.우리의 뇌는 170,000km의 축색돌기를 둘러싸고 있는 수십억개의 활동적인
Beynimiz milyarlarca aktif nörondan ibarettir, sinir hücrelerini uç uca eklediğinizde 170,000 km. oluyor.Aivomme koostuvat miljardeista aktiivisista neuroneista, noin 170 000 kilometrin yhteenlasketulla pituudella.