Ana içeriğe geç
Sözlük

ibaret ile cümle

ibaret kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
CD versiyonu, ilk konserden ibarettir.커버 곡만 실은 밴드의 첫 음반이다.
(Ebû Saîd Ebü'l-Hayr) Tasavvuf ahlâktan ibarettir.(יוצאי דופן: להיות (être) - étant)) שייכות (avoir) - ayant)).
Bundan dolayı, Oğul ezeli değildi, sadece oluştuğu Logos'tan ibaretti.לפיכך הבן אינו נצחי, אלא רק הלוגוס שממנו נוצר.
Ancak her yüzün orta küpçüğü aslında merkez mekanizmaya bağlı kare bir yüzeyden ibarettir.עם זאת, הקובייה המרכזית של כל צד היא למעשה אריח המורכב מריבוע אחד.
Bu çok küçük kesite sahip ve üst ucu kapalı bir tüpten ibarettir.הוא בעל חוטם גדול מאוד ולסת עליונה גדולה מהתחתונה.
Eseri iki kısımdan ibaret bir genel tarihtir.אלא שחוויה זו היא ממד משני בלבד.
Bura verilen bilgiler rivayetten ibarettir kesinlik belirtmez..אך אין להשערה זו הוכחות ברורות..
CIA'ya göre tutuklular yalnızca teröristlerden ibarettir.כלא מגידו, למשל, משמש רק לכליאתם של אסירים ביטחוניים.
Hiçbiri adlandırılmamış olan Hiç İçin Metinler ise bilinmeyenden gelen pek çok sesten ibarettir.Броят им е неизвестен, споменати са имената само на някои от тях.
Çift kılıçlı nişan, beşer şualı yedi şubeden (köşe) ibarettir.Нареждат се на втория (белите) и седмия (черните) хоризонтал.
Tamamı dolayısıyla mavi ve sarıdan ibaret bir senfoni olacak.Това ще представлява една симфония от синьо и жълто.
4576 manzum, 19 nesir satırından ibarettir.Епосът се състои от 4576 поетически и 19 реда проза.
Çoğu kez private network adreslerinden ibarettir (RFC 1918).Някои групи адреси са заделени чрез RFC 1918 за частни IP адреси.
Ksenonun tabiattaki varoluşu dokuz kararlı izotoptan ibarettir.Природният ксенон е смес от девет устойчиви изотопа.
Bu eserler defalarca tekrarlanan birkaç ölçülük kısa parçalardan ibarettir.Или множимото се повтаря толкова пъти, колкото са съставните части на множителя.
Tanrıların ruhları da aynı ögelerin çoğundan ibaretti.Освен богове се почитат и много духове.
Tek kovalent bağ, iki atom tarafından bölünmüş yani ortaklaşa kullanılan bir elektron çiftinden ibarettir.Прости, ако между двата атома е образувана само една обща електронна двойка.
Kalenin kapısı geçmişde birkaç kattan ibaret olmuştur.Откъм прохода за крепостта е имало вал с ров.
Ancak ana konu bundan ibarettir.Od nje su ostali samo temelji.
İşte ilk İspanyollar geldiğinde bölgenin durumu bundan ibaretti.Takva situacija vladala je i dolaskom prvih Španjolaca.
Söylentilerden ibaret bilgiler vardır.Ipak, informacije su smatrane glasinama.
Hatta bazı şarkıları sadece skitten ibaretti.Pjesma se samo djelomično koristi.
Bu çok küçük kesite sahip ve üst ucu kapalı bir tüpten ibarettir.Riječ je o veoma malome motoru s vrlo visokim naknadnim potiskom.
Mars, Dünya hariç tutulursa, Güneş Sistemi’ndeki herhangi bir sıradan gezegenden ibaret değildir.Premda iznimno udaljen od Sunca, nije konačnom granicom Sunčeva sustava.
Bu kabul, bir törenden ibaretti.Njezino je ustoličenje bilo velika proslava.
Uzunca bir süre kulübün amblemi Saint Ambrose bayrağından ibaretti.Dugi niz godina, Milanov grb je bio jednostavno zastava Milana, koja je izvorno bila zastava Svetog Ambrozija.
CD versiyonu, ilk konserden ibarettir.Krst CD bol zároveň ich prvý oficiálny koncert.
Çocukluğum sadece neşeden ibaretti.Jej detstvo nebolo šťastné.
Gramofon iki bölümden ibarettir: Plâk ve makine.IPv6 paket pozostáva z dvoch častí: hlavičky a nákladu.
Atılay'ın batma sebebi, olayın gerçekleştiği günlerde tahminlerden ibaretti.Prezývka Radar vznikla z toho, že mával predtuchy, čo sa stane.
Yahudi tarihi (aynı diğer ulusların tarihi gibi) sadece insan ve doğa olaylarından ibarettir.Judovska zgodovina izvira, enako kot zgodovina vsega človeštva, iz človeške aktivnosti in naravnih pojavov.
Kariyerine Senden İbaret (2000), Sen Yoluna...Med kariero junak, po njej...
Artık kararını vermişti; hayatı aşkla dans etmekten ibaret olacaktı.Takrat je odkrila svojo ljubezen do igranja.
Ordular grubu, Alman 5. Panzer Ordusu ile İtalyan 1. Ordusu'ndan ibaretti.Soldato Futuro je italijanski sistem opreme za vojaka 21. stoletja.
Bu takımada yaklaşık 18 küçük adacıklardan ibarettir.Tokių laivų plotis yra apie 18 konteinerių.
2007'de, nüfusun %13,4'ü (1,23 milyon) yurtdışında doğan insanlardan ibarettir.2007 m. duomenimis, 13,4 % visos Švedijos populiacijos (1,23 milijono žmonių) yra gimę už šalies ribų.
Çocukluğum sadece neşeden ibaretti.Vaikystė nebuvo laiminga.
Evler genellikle 2 oda ve bir salondan ibarettir.Namai stačiakampiai, paprastai dviejų kambarių.
Odun kömürü saf karbondan ibaret değildir.Deimantai nėra sudaryti vien tik iš anglies.
İşte ilk İspanyollar geldiğinde bölgenin durumu bundan ibaretti.Pirmieji europiečiai aplankę šią teritoriją buvo ispanai.
Köy günümüzde 90 haneden ibarettir.Kaimo plotas apie 90ha.
Yalnızca tiyatrodan ibaret değildi.Nemažiau ir teatrų.
Big Boss artık bir sıvıdan ibarettir.Didysis plėšikas yra didesnis už didįjį kirą.
2 tümen ve bir tugaydan ibarettir.Piisab paarist rohimisest ja muldamisest.
Çocukluğum sadece neşeden ibaretti.Tema lapsepõlv ei olnud kuigi õnnelik.
Berkeley'e göre nesneler birer düşünceden ibarettir, dünya aslında Tanrı tarafından düşünülmüş sözdür.Berkeley väitel on asi selles, et Jumal on tajumuste vahetu põhjus.
Nephesh havayı teneffüs etmekten ibarettir.Ilmub Salome, et värsket õhku hingata.
Pas-de-Calais ve Nord illerinden ibarettir.Pinnakihis ja põhjakihis on soolsus erinev.
Subaylarla askerlerin hareketi sırf yiğitlik ve fedakarlıktan ibaretti.Ordeniga autasustati ainult ohvitsere ning ainult sõjaliste teenete eest.
Burası 1 salon, 3 odadan ibarettir.Jaam on kolme lööviga ja ühe vestibüüliga.
13 numaralı slayt da bitiş sayfası. İşte sunum bundan ibaret. Forumlarda yöneltilen bir kaç soru vardı.Je vais épeler pour que vous puissiez aller à cette adresse si vous ne la voyez pas dans les commentaires.
Afrika gerçeğinin parçası olmalarına rağmen, gerçeklik, sadece bunlardan ibaret değildir.우리 아프리카 현실의 일부분이라해도 그것들이 현실의 전부는 아닙니다.
Afrika gerçeğinin parçası olmalarına rağmen, gerçeklik, sadece bunlardan ibaret değildir.למרות שכל אלה הם חלק בלתי נפרד מהמציאות שלנו באפריקה, זוהי לא המציאות היחידה.
Afrika gerçeğinin parçası olmalarına rağmen, gerçeklik, sadece bunlardan ibaret değildir.على الرغم من أنهم جزء لا يتجزأ من واقعنا الأفريقي، إنهم ليس الواقع الوحيد.
Afrika gerçeğinin parçası olmalarına rağmen, gerçeklik, sadece bunlardan ibaret değildir.それだけが事実ではないのです。 そのうえ、それらは小さな事実にしか過ぎません。
(Alkış) Işte herşey bundan ibaret.これがガンジー流のモノづくりです
Ama başarısız olduğu için, sapma, dikkat dağılımı ve çarpıtmadan ibaret bir kampanya yürütecek.بناءاً على ماحققه وبكل استحقاق. ولكن لأنه فشل فأنه سيقود حملة من المغالطات
Ama ben remiksin bileşenlerin sadece bunlardan ibaret olmadığını düşünüyorum.Aber ich denke nicht, dass dies die einzigen Bestandteile des Remix-Prozesses sind.
Ama ben remiksin bileşenlerin sadece bunlardan ibaret olmadığını düşünüyorum.Ale myslím si, že toto nejsou jediné komponenty remixů.
Ama ben remiksin bileşenlerin sadece bunlardan ibaret olmadığını düşünüyorum.Dar astea nu sunt doar componentele remixului.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod