Berkeley'e göre, nesnelerin özü, algılanmış olmalarından ibarettir.Berkeleylle joku olio oli olemassa vain jos se aistittiin.
Toplam popülasyonu sadece 100 yetişkin örnekten ibaret olduğu tahmin edilir.Lajin kannaksi arvioidaan yli 10 000 aikuista yksilöä.
Parabol, bu eksene göre simetrik iki koldan ibarettir.Bo on symmetrinen, joten molempien päiden käyttäminen on samankaltaista.
Söylentilerden ibaret bilgiler vardır.Huhujen todenperäisyydestä ei ollut tietoa.
Titan modunda amaç karşı tarafın Titan’ını yok etmekten ibaret.Poikkeaman aiheuttaa Titanin monimutkainen anti-kasvihuoneilmiö.'
Tanrıların ruhları da aynı ögelerin çoğundan ibaretti.Τα πνεύματα των θεών αποτελούνταν από πολλά από τα ίδια αυτά στοιχεία.
İlk başlarda Avrupalılar ile yerel Maori halkı arasındaki ilişki ticaretten ibaretti.Αρχικά οι σχέσεις μεταξύ των ιθαγενών Μαορί και των Ευρωπαίων περιορίστηκαν στις ανταλλαγές αγαθών.
Üç sınıftan ibarettir.Αποτελείται από τρεις τάξεις.
Bu eserler defalarca tekrarlanan birkaç ölçülük kısa parçalardan ibarettir.Παίζουν μόνο λίγες απλές επαναλαμβανόμενες συγχορδίες.
Şehir nüfusunun tablosu: Nüfusun çoğunluğu ruslardan (76,7 %) ibarettir.Η πλειοψηφία των κατοίκων είναι ρωσικής καταγωγής (67,8%).
2 tümen ve bir tugaydan ibarettir.Δηλ. μία πλευρά και δύο γωνίες είναι αρκετό.
Yanına geldiğinizde taşlarla çevrili ve birbirinden farklı üç bölümden ibaret olduğunu fark edebilirsiniz.Όταν βλέπει τον κύριο του, χαίρεται τόσο που οι 3 σιδερένιες ζώνες έσπασαν η μία μετά την άλλη.
Buhara çok muhkem değildi ve savunması bir sıra sur duvarları ve önündeki hendekten ibaretti.Ο Χίκοκ, ως προληπτικό μέτρο, καθόταν συνήθως με την πλάτη του στον τοίχο.
Bundan dolayı, Oğul ezeli değildi, sadece oluştuğu Logos'tan ibaretti.Derfor var Sønnen ikke evig, men blot det logos, hvorfra han blev skabt.
Çünkü teklif, Allah'ın kendi kulları ve mülkleri üzerinde bir tasarruftan ibarettir.Ens intention for at angre og søge tilgivelse skal være at man søger Guds (Allahs) tilfredshed og intet andet.
Fakat bu sadece bir söylenceden ibarettir.Men det har kun været løse rygter.
İlk başlarda Avrupalılar ile yerel Maori halkı arasındaki ilişki ticaretten ibaretti.I starten var kontakten mellem de indfødte maorier og europæerne begrænset til udveksling af varer.
Çocukluğum sadece neşeden ibaretti.Hendes barndom var ikke lykkelig.
Burası 1 salon, 3 odadan ibarettir.Hallen er i tre etager, hvoraf den øverste er festsalen.
Ksenonun tabiattaki varoluşu dokuz kararlı izotoptan ibarettir.Naturligt forekommende xenon består af 9 stabile isotoper.
Mayın üzerinde bulunan tek metal kısım ateşleme fünyesinden ibaretti.Markedets eneste halmfyr med underforbrænding.
Üç sınıftan ibarettir.Den har tre klassetrin.
Bacakları yalnızca kemikten, dizleri iki küçük çıkıntıdan ibaretti.Eller hvor de kun går til knæene og skuldrene.
Mescid alçak tavanlı bir girişten sonra kıbleye doğru uzanan dikdörtgen bir sahından ibaret ahşap bir yapıdır.Kvist (bygningsdel) – er en bygningsdel, en fremspringende udbygning fra et tag.
Her şey atomlar ve atomların hareketliliğinden ibarettir.Det er den samlede vægt af atomets nukleoner samt elektroner.
Leibniz tözü diğerlerinden farklı ele alır; ona göre töz, etkin kuvvetten ibarettir.Men for andre edelsteiner er det omvendt; verdien bare øker (stjernesafir).
Bu bulutlar çoğunlukla hidrojenden ve % 23–28 helyum ile az miktarda daha ağır öğelerden ibarettir.Skyene består hovedsakelig av hydrogen, rundt 23–28 % helium og en mindre del tyngre grunnstoff.
Hatta bazı şarkıları sadece skitten ibaretti.Sangene deres var nesten bare ren fantasi.
Yöreler ise birkaç kentten ibarettir.Enkelte kommuner inneholder flere byer.
Ama sadece bir animedeki konunun bir başka animeye uydurulmasından ibaret değil sanırım."Tror han at vi aksepterer noen annen seksuell omgang enn den for å lage barn?»
Kağıthane ilçesi bugün 19 mahalleden ibarettir.Fergestrekningen er i dag en del av fylkesvei 91.
Parabol, bu eksene göre simetrik iki koldan ibarettir.Bisymmetrisk betyr at det er to symmetriplan.
Berkeley'e göre, nesnelerin özü, algılanmış olmalarından ibarettir.Berkeley mente at det å eksistere er bli oppfattet.
Gebekilise 9 vergi nüfusundan ibarettir.Sagay er inndelt i 9 barangayer.
Atılay'ın batma sebebi, olayın gerçekleştiği günlerde tahminlerden ibaretti.Og jeg tror tregheten skapte de øyeblikkene hvor man ble redd.
Sözcük hazinesi ise 120 kök sözcükten ibarettir.I dag har språket 120 offisielle ord.
Fakat gerçek, görünenden ibaret değildir.Sesungguhnya ‘ain (mata hasad) itu adalah benar adanya.
Mukadderat İlahi İrade Yasaları’nın değişmeyen gereklerinden ibarettir.Keindahan Hukum-hukum TUHAN yang tidak berubah.
Letâifnâme Eser mizahi ve gündelik hayat hakkında hikâyelerden ibarettir.Dalam kehidupan sehari-hari ada pembagian tugas yang jelas antara kaum lelaki dan perempuan.
Bu bulutlar çoğunlukla hidrojenden ve % 23–28 helyum ile az miktarda daha ağır öğelerden ibarettir.Awan ini kebanyakan terdiri dari hidrogen dengan sekitar 23–28% helium dan beberapa persen elemen berat.
Maddenin varlığı ancak "idrak edilmiş" olmaktan ibarettir.Yang tidak merasa sejahtera hanyalah rumah tangga orang banyak yang serakah akan ajaran agama).
Bir iddiadan ibaret olan bu bilginin bir kesinliği yoktur.Kebenaran kisah tersebut dengan demikian tidak diketahui secara pasti.
Ksenonun tabiattaki varoluşu dokuz kararlı izotoptan ibarettir.Xenon alami terdiri dari sembilan isotop stabil.
Salt çoğunluğu Iskra grubundan ibaretti.Sebagian pulau dilapisi oleh gletser.
Çoğunlukla kumtaşlarından ibarettir. ^ "Мазартаг" (Rusça).Dan sungguh sebagian besar umat manusia berlaku mengingkar terhadap pertemuan dengan Tuhan mereka.
Ölü olan kaza ise riyavetten ibarettir.Setiap orang yang bunuh diri yang tinggal hanya sobekan kain.
Vücutları 6-7 segmentten ibarettir.Setiap grup diisi enam sampai tujuh tim.
Gezegen kayaçlardan ibarettir ve yaşama olanağı çok zordur.Likungan desa Cipasung masih sangat asri, kehidupan penduduknya pun masih sederhana.
Fakat bu sadece bir söylenceden ibarettir.Tuy nhiên, đây cũng chỉ là lời đồn thổi.
Çocukluğum sadece neşeden ibaretti.Hạnh phúc tuổi thơ chỉ có bấy nhiêu mà thôi.
Kâtiplik mesleği sadece yazı yazmaktan ibaret değildi.Cả đời Đỗ Chu không làm gì, ngoài viết văn.
Kağıthane ilçesi bugün 19 mahalleden ibarettir.Ngày nay, phường được chia nhỏ thành 19 khu dân cư.
Pas-de-Calais ve Nord illerinden ibarettir.Nó bao gồm các tỉnh Nord và Pas-de-Calais.
Bu takımada yaklaşık 18 küçük adacıklardan ibarettir.Đuôi bao gồm ít nhất 18 đốt sống.
Sadece Beyrut şehrinden ibaret olan bu vilayet aynı zamanda Lübnan'ın başkentidir.Tỉnh lỵ của tỉnh Beirut cũng chính là thủ đô Beirut.
Aslında ilan, bir şakadan ibaretti.Nhưng sau đó, River lại tuyên bố đấy chỉ là lời nói đùa.
Bacakları yalnızca kemikten, dizleri iki küçük çıkıntıdan ibaretti.Cổ tay rất đơn giản, chỉ với hai xương nhỏ.
"Ölüm", işte şeylerin bu ritminin bir anına insanlar tarafından verilen bir addan ibarettir.死刑(しけい)は、対象者(死刑囚)を死亡させる刑罰である。
Onların kalpleri boşluktan ve zaferleri ise sadece bir iddiadan ibarettir!それらの護穎や内穎は膜質で透明。
O'na göre Kur'anda geçen namazlar sabah, akşam ve gece (Teheccüd) namazından ibarettir.具足或(あるいは)鍛冶番匠を召集め夜を日に続て急ぎけり。