Finlandiya’da yaşayan herkesin kendi dinini seçme ve ibadet etme özgürlüğü vardır.Alla som bor i Finland har rätt att själva välja sin religion och utöva den.
Finlandiya’da yaşayan herkesin kendi dinini seçme ve ibadet etme özgürlüğü vardır.Kaikilla, jotka asuvat Suomessa, on oikeus valita itse oma uskontonsa ja harjoittaa sitä.
Finlandiya’da yaşayan herkesin kendi dinini seçme ve ibadet etme özgürlüğü vardır.Todo aquel que viva en Finlandia tiene el derecho de elegir su propio credo y profesarlo.
Finlandiya’da yaşayan herkesin kendi dinini seçme ve ibadet etme özgürlüğü vardır.Toute personne qui vit en Finlande a le droit de choisir sa religion et de la pratiquer.
Finlandiya’da yaşayan herkesin kendi dinini seçme ve ibadet etme özgürlüğü vardır.Все, живущие в Финляндии, имеют право самостоятельно выбрать себе религию и исповедовать её.
Finlandiya’da yaşayan herkesin kendi dinini seçme ve ibadet etme özgürlüğü vardır.كل الذين يسكنون في فنلندا لديهم الحق في اختيار الديانة الخاصة بهم وممارسة شعائرهم الدينية.
Finlandiya’da yaşayan herkesin kendi dinini seçme ve ibadet etme özgürlüğü vardır.芬兰是宗教信仰自由的国家。所有芬兰居民都有权自由信教并参加宗教活动。您也有不信教的权利。任何人都不可被迫参加违反本人意愿的宗教活动。
Görünen o ki, et tüketmekten hiç bahsedilmiyor. Bu ibadeti oldukça ciddiye alıyorlar.Ei iau in serios acest sanctuar in timp.
Görünen o ki, et tüketmekten hiç bahsedilmiyor. Bu ibadeti oldukça ciddiye alıyorlar.Те вземат това светилище във времето много насериозно.
İsmi "Tanrı'nın Dünya Kilisesi" Normalde bir ibadet yeri olması gerekiyor.Se numeşte Biserica Globală a lui Dumnezeu. şi ar trebui să fie un loc generic de închinare.
İşte, bizim ibadetimiz bu.Questo è il nostro allenamento.
İşte bunu yapmanın bir yolu, çeşitli ibadetlerden geçiyor.E uno dei modi per farlo è quello di praticare varie tecniche.
Marry, alana daha önce gitmek, onun takipçisi olacağım, bu anlamda ibadet onu insanın çağırabilir.Casar-se, antes de ir a campo, ele vai ser seu seguidor, seu culto, nesse sentido, pode chamá-lo de homem.
Marry, alana daha önce gitmek, onun takipçisi olacağım, bu anlamda ibadet onu insanın çağırabilir.Casarse, antes de ir al campo, va a ser su seguidor, su culto en ese sentido puede llamarle hombre.
Marry, alana daha önce gitmek, onun takipçisi olacağım, bu anlamda ibadet onu insanın çağırabilir.Casatoreste-te, du-te înainte de la câmp, el va fi adept ta; cult dvs. în acest sens ar putea-l numesc om.
Marry, alana daha önce gitmek, onun takipçisi olacağım, bu anlamda ibadet onu insanın çağırabilir.Gifte sig, gå, før til felt, vil han være din følgesvend, din tilbedelse i den forstand kan kalde ham mand.
Marry, alana daha önce gitmek, onun takipçisi olacağım, bu anlamda ibadet onu insanın çağırabilir.결혼 필드로 이동하기 전에, 그는 당신의 추종자받을 것이다 그런 의미에서 여러분의 예배 그 사람이 전화 수 있습니다.
Marry, alana daha önce gitmek, onun takipçisi olacağım, bu anlamda ibadet onu insanın çağırabilir.Marry, aller avant au champ, il sera votre suiveur; Votre culte dans ce sens peut l'appeler homme.
Marry, alana daha önce gitmek, onun takipçisi olacağım, bu anlamda ibadet onu insanın çağırabilir.Marry, bevor zu Feld, wird er Ihr Nachfolger werden, Euer Gnaden in diesem Sinne kann man ihn nennen.
Marry, alana daha önce gitmek, onun takipçisi olacağım, bu anlamda ibadet onu insanın çağırabilir.Marry, jděte do pole Komu, bude mít své pokračovatele, vaše uctívání v tomto smyslu může mu zavolat člověka.
Marry, alana daha önce gitmek, onun takipçisi olacağım, bu anlamda ibadet onu insanın çağırabilir.Marry, menj, mielőtt a területen, ő lesz a követője, Az istentisztelet ilyen értelemben is hívják az ember.
Marry, alana daha önce gitmek, onun takipçisi olacağım, bu anlamda ibadet onu insanın çağırabilir.Marry, preden na terenu, bo on lahko vaš sledilec; Vaš bogoslužje v tem smislu lahko ga kličejo človek.
Marry, alana daha önce gitmek, onun takipçisi olacağım, bu anlamda ibadet onu insanın çağırabilir.Marry, zanim do pola, on będzie się wyznawcą; Twoje kultu w tym sensie można go nazywać człowiekiem.
Marry, alana daha önce gitmek, onun takipçisi olacağım, bu anlamda ibadet onu insanın çağırabilir.Sposare, prima di andare al campo, sarà il tuo seguace; tuo culto in questo senso può chiamarlo uomo.
Marry, alana daha önce gitmek, onun takipçisi olacağım, bu anlamda ibadet onu insanın çağırabilir.Trouwen, gaan voor naar het veld, zal hij je volgeling; Uw aanbidden in die zin kan noemen hem man.
Marry, alana daha önce gitmek, onun takipçisi olacağım, bu anlamda ibadet onu insanın çağırabilir.להתחתן, ללכת לפני לשדה, הוא יהיה חסיד שלך; פולחן שלך במובן הזה יכול לקרוא לו אדם.
Marry, alana daha önce gitmek, onun takipçisi olacağım, bu anlamda ibadet onu insanın çağırabilir.الزواج ، انتقل إلى حقل قبل ، وانه سوف يكون تابعا الخاص ؛ العبادة الخاصة بك في هذا المعنى قد يدعوه رجل.
Marry, alana daha önce gitmek, onun takipçisi olacağım, bu anlamda ibadet onu insanın çağırabilir.ティバルトロミオ、私は、なたは余裕が負担愛
Normalde bir ibadet yeri olması gerekiyor.Állítólag ez egy általános imahely.
Normalde bir ibadet yeri olması gerekiyor.C'est censé être un lieu de culte générique.
Normalde bir ibadet yeri olması gerekiyor.Das soll eine beliebige Religionsstätte sein.
Normalde bir ibadet yeri olması gerekiyor.E rappresenta un generico luogo di culto.
Normalde bir ibadet yeri olması gerekiyor.É suposto ser um local genérico de adoração.
Normalde bir ibadet yeri olması gerekiyor.Het is bedoeld als een algemeen kerkgebouw.
Normalde bir ibadet yeri olması gerekiyor.일반적인 예배당으로 지어진 것입니다.
Normalde bir ibadet yeri olması gerekiyor.Nó đáng nhẽ phải là một địa điểm thờ cúng linh thiêng.
Normalde bir ibadet yeri olması gerekiyor.Pełni rolę dowolnego miejsca kultu.
Normalde bir ibadet yeri olması gerekiyor.Se supone que es un templo genérico.
Normalde bir ibadet yeri olması gerekiyor.Она задумывалась как универсальное место для молитвы.
Normalde bir ibadet yeri olması gerekiyor.Предполага се, че трябва да е място за богослужения с общо предназначение.
Normalde bir ibadet yeri olması gerekiyor.זה אמור לייצג את כל אתרי הפולחן הדתי.
Normalde bir ibadet yeri olması gerekiyor.فمن المفترض أن تكون مكاناً عاماً للعبادة.
Normalde bir ibadet yeri olması gerekiyor.私がこの写真を撮影した後
O, kendisinin uygulamaya çalıştığı ibadetleri,그리고 그는 자신이 실천에 넣어 려 고 하는 것
O, kendisinin uygulamaya çalıştığı ibadetleri, liderinin de uyguladığını düşünüyordu.Und er glaubte, dass die Dinge die er praktizierte, ebenso von seinem Führer praktiziert würden.
Ona çalışmasını ve ibadet etmesini söyledim. Ve ardından şöyle dedim:Gli ho detto di concentrarsi nei suoi studi, di pregare, e gli ho detto,
Ona çalışmasını ve ibadet etmesini söyledim. Ve ardından şöyle dedim:Govorim mu, naj se osredotoči na njegov študij, naj moli.
Ona çalışmasını ve ibadet etmesini söyledim. Ve ardından şöyle dedim:Ich sage ihm, er solle sich auf das Lernen konzentrieren, beten, und ich sage,
Ona çalışmasını ve ibadet etmesini söyledim. Ve ardından şöyle dedim:Ik heb tegen hem gezegd zich te concentreren op zijn studie, om te bidden, en ik heb hem gezegd,
Ona çalışmasını ve ibadet etmesini söyledim. Ve ardından şöyle dedim:Jag säger till honom att fokusera på sina studier, på att be, och jag säger till honom,
Ona çalışmasını ve ibadet etmesini söyledim. Ve ardından şöyle dedim:Je lui ai dit de se concentrer sur ses études, ses pières, et je lui ai dit:
Ona çalışmasını ve ibadet etmesini söyledim. Ve ardından şöyle dedim:Saya menyuruhnya untuk fokus pada studinya, berdoa, dan saya berkata padanya,
Ona çalışmasını ve ibadet etmesini söyledim. Ve ardından şöyle dedim:لقد طلبت منه التركيز في دراسته والصلاة وقلت له،
Oregon'daki bir alışveriş merkezinde, Wisconsin'deki bir ibadethanede,오리건에 위치한 쇼핑몰에서, 위스콘신에 있는 사원에서
Oregon'daki bir alışveriş merkezinde, Wisconsin'deki bir ibadethanede,בניוטאון, או קניון קניות באוראגון, או בית תפילה בויסקונסין, או בית קולנוע
Oregon'daki bir alışveriş merkezinde, Wisconsin'deki bir ibadethanede,او مجمع تجارى في اوريجون , او معبد في ولاية وسكنسون ,
Oregon'daki bir alışveriş merkezinde, Wisconsin'deki bir ibadethanede,オーロラの映画館 シカゴの街角
Sana ibadeti sevdirecek, kullarını bize gönder Ya Rabbi, ey Rabbımız.الذين سيظهرون لنا طرق الشكر لك ، الذين سيجعلوننا نحن العبادة يا رب .
Sanskritçe de ruhani bir ibadet anlamını taşıyan "Bhakti" ismini kullanmamız gibi.바크티(Bhakti)라고 짓습니다.
Sanskritçe de ruhani bir ibadet anlamını taşıyan "Bhakti" ismini kullanmamız gibi.שפירושו בסנסקריט "עבודה רוחנית".